Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tekstil

Dokumacılık, hayvansal, bitkisel veya kimyasal lifli kullanım ürünleridir. Giyilebilen her şey ve bazı dekorasyon ürünlerini de içine alan üretim sektörüdür. Dokumacılık; kullanılıcak malzemenin elde edilmesinden (pamuk, keten, jut, sisal vb tarladan, ipek, yün veya kıl ise hayvandan, sentetik ise uretimden) kullanıma hazır hale gelene kadar (kumaş, dikili mamul ya da ev tekstili) geçirdiği sürecin tamamına verilen addır. Aslında batı dillerinden gelen tekstil kelimesi, sadece "kumaş" demek iken, Türkçede bu terim çok daha geniş anlamlara kavuşmuştur. Dokumacılık sektörü 2 ana başlığa ayrılmaktadır. Hazır giyim Ev Dokumacılığı

Şubat 2018

Seda Atadan, bir soruya yanıt verdi.

Tekstilde aynı model olup farklı renklerde satılan ürünlerin fiyatları neden farklıdır?

Tekstil ürünlerinin gördüğü; renk, tuşe, finish prosesine göre maliyet değişmektedir.
Pek çok şekilde renk ürün gamına göre farklı metodlarla oluşturulabilmektedir.
Ürüne vermek istenen tuşe ( doku hissi) , görünüm renk ( eskitme efektli antik boya gibi vs)
kumaş boya olarak yapılan örn: t-shirt bu Ürünün soluk renkli görünmesi istenirse kumaş boya mal özel bir yıkama yapılarak soldurulur bu maliyettir. ( yıkama daha uygun fiyatlıdır)
yada ürün yarı mamül boyasız kumaştan yapılır sonra parça boya yapılarak renk verilir buda ek maliyet olarak ürüne yansır. ( parça boya yıkamaya göre daha fiyatlıdır)
yada ipliği boyalı çizgili( ringel) bir s-shirt ile kumaş boya kumaşın fiyatı aynı değildir aynı ürün dikildiğinde buda maliyete yansır.
denim ( jean) yıkamalara göre renk alır ve aynı model aynı kumaş dahi olsa;
yıkama nın ağırlığına göre;
taş yıkama
tint yıkama
tint+taş yıkama ,
ağartma +yıpratma vs..
Mart 2015

Julius Caesar , bir soruya yanıt verdi.

Aldığım trikonun etiketinde 'Bu üründe pigment boyama kullanılmıştır. İlk yıkamadan sonra boya akabilir ve ürün eskimiş bir görüntü alabilir.' şeklinde yazıyor. Niçin bu boyama çeşidi kullanılmış olabilir?

Cevap basit pigment boya uygulamasının ekonomik, basit ve çevreci bir yöntem olması ayrıca doğal renklere yakın, renk gamının geniş olmasıda yaygın kullanılmasında diğer etkenler.
Mart 2015

Cuma Çopur, bir soruya yanıt verdi.

Tekstilde gauge ne anlama gelir? Satın almayı düşündüğüm trikonun özelliklerinde gauge=14 GG yazıyordu. Diğer bir trikoda bu değer 21 GG. Şimdi hangisi daha iyi ya da kaliteli?

Genelde piyasada özellikle de yuvarlak örme de gauge yerine fein(fayn) kullanılıyor-bir inçteki iğne sayısını belirtiyor ve direkt kaliteyi etkiliyen bir parametre degil, daha çok kullanılan ipligin kalınlığı veya istenilen döküme göre farkli faynlar kullanılıyor-gauge de numara arttıkca örgünün sıklığı da artıyor.(Kalın numara iplikler genelde dusuk gauge makinalarda oruluyor).
Kasım 2014

Seda Atadan, bir soruya yanıt verdi.

Yazın serin tutan kışın ise sıcak tutan kumaşlar hakkında bildikleriniz nelerdir?

İki sorununda tek cevabı var: Yün. Yün, kışın sıcak yazın serin tutar. Nedeni ise; nem çekme kabiliyeti en yüksek elyaf türüdür, ne içteki havayı dışa ne dıştaki havayı içe verir bu da ısı yalıtımını sağlar. Köylerde eskiden yaşlı amcaların yaz kış yün şapka (takke, bere) giymeleri bu neden iledir.
Yazları en serin tutanı genelde keten olarak biliriz ama bunun nedeni; yünün hem kullanım hem de konfor olarak diğer elyaflardan daha zor oluşu (çabuk keçeleşmesi vb). Yünden sonra keten hem hafif hem de doğal elyaf olarak yazın tercih edilmektedir, pamuk elyafı ile de kolaylıkla karışımlı olarak kullanılabilmesi artı bir özellik olduğu içindir (keten elyafı yapısı itibari ile çok kırışır ancak pamuk keten karışımlı giyim eşyası kullanımı için daha konforludur ütü tutması daha yumuşak olması gibi özellikleri sağlamak için). Bir tekstil giyim eşyasında öncelik her zaman kullanıcının yaşam koşullarına uygun kaliteyi yakalamak önem kazanır buna göre istenen niteliklere, görünüme ve kullanıma uygun giyim eşyaları yapılır.
Haziran 2014

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

Gelelim Kenevirin Faydalarına

Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir. Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar. Bir ağaç 20-50 yılda yetişir, kenevir dört ayda… Kenevir 8 kez kâğıda dönüştürülebilir, ağaç 3 kere… Dönüşümlü ziraatta uygun yaz bitkisidir, dünyanın her yerinde kolaylıkla yetişir. Çok az suya ihtiyaç duyar. Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur, dayanıklıdır. Tüm petrokimya ürünleri yenilenebilir olarak kenevirden daha ucuza üretilebilir.

kenevir

Daha kapsamlı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
siyahtavan.com/siyah/esrar-yasal-olmali
Mart 2014

Pelin Şen, bir soruya yanıt verdi.

Nano tekstil nedir?

Tekstil endüstrisindeki bir devrimdir. Bu teknolojide nano malzemeler kullanılarak, daha önce hayal bile edemediğimiz, çeşitli fonksiyonlara sahip kumaşlar elde edilir.

Tekstil

Mesela suyu itme özelliğiyle üzerine bir bardak meyve suyu dökülen pantolonun kirlenmesine engel olunabilir. Yakın gelecekte bu alanda daha büyük gelişmeler bekleniyor. tişört üzerindeki nano sensörler ile kalp atışlarımız, vücut ısımız ve kan şekerimiz düzenli olarak kontrol edilecek, istenmeyen bir durum olduğunda da, bizleri, ya da kablosuz bir hatla doktorumuzu haberdar edebilecek.
.
Çorap ipliğinin, gümüş nano parçacıkları ile katkılandırılması, çorap içerisinde bakteri ve mikrop barınmasını, dolayısıyla kokmasını önelyecek.

Tekstil

Bu gelişmenin savaş alanlarına da büyük katkısı var. Yaralanan askere ait bütün bilgileri, kablosuz hatla merkeze bildirebilecek ve kısa süre içerisinde, gerekli müdahalenin yapılmasına olanak sağlayacak... Ayrıca üniforma, gerektiğinde çok sert bir zırha dönüşebileceği gibi, askerin gereksinim duyacağı enerjiyi de güneşten sağlayabilecek. Dediğim gibi, devrim adeta.

Tekstil
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Optik lifler nasıl elde edilir?

Burada çok güzel anlatıyor, biraz İngilizce olsa daha iyi anlaşılıyor ama film de güzel:
Şubat 2014

Metin Sahin, bir soruya yanıt verdi.

Şubat 2014

Seda Atadan, bir soruya yanıt verdi.

Tekstil sektörünün sorunları sizce nedir?

Bir dokun bin ah işit durumunda olduğunu kabul etmek gereken bir sektör konumunda düşütü. Maalesef eski iş şekilleri artık büyüyen ve globalleşen dünyada Türkiye pazarını daraltmıştır. Bu konuya bir kaç açıdan bakarak yorum yapmak istiyorum.

birincisi; Öncelikle kendini baltalayan Ülkem olarak bakarsak; Tekstil en çok iş istihdamı yaratan sektörlerden olmasına karşın yaklaşık 20 yıl öncesinden başlayan Tr içi iş planlaması ve politikalarının yanlış kararlarından kaynaklı tabiri caiz ise bindiği ağacı kesmiştir. Teşviklerin ve üretim in yurt dışına kaydırılmasını amaçlayan bir zihniyet ile baş etmek için o zamanlar yapılması gereken mal ithalatı için önlem alınmamış ve içeride pek çok tekstil orta büyük ölçekli kumaş fabrikası, dikim atölyeleri, iplikçisi çok geniş baktığımızda pek çok kapıya kilit koyulmasına neden olmuştur. Son 2 senedi ithalatı yapılan hazır giyim ürünlerine ortalama %35-42 arası kalan vergiler bindirildiği için iç piyasada biraz ( ayakta kalabilenler) iç piyasaya ürün yaptırmaya başlamışlardır. Çok geç alınan bir karardır. Üretimi olmayan al sat yapan bir ülke ve işsizlik sorunu artı kalifiye pek çok beyaz ve mavi yaka insan istihdam sorunu oluşturdu. Tekstilde bu da maaşlara yansıdı ve ucuza insan emeği her kademesine sıçramış durumda

ikincisi; Bir zamanlar İtalya dan Fransa ya kadar kalitesi ile büyük markalara üretim yapan Tr maalesef teşviklerin çekilmesi ile ihraç edemez hale geldi istenilen fiyatları veremez duruma düştü ve buda başka bir sorun yaratarak, müşteri bazında başka pazarlar arayışı hatta istediği pazarı oluşturma arayışına kadar gitti ve dünyada bırakın Çin, Hindistan, Mısır ı Sri- Lanka ya kadar tekstil olmayan yer kalmadı. Ve çoğu marka Tr den ayağını çekti.

üçüncüsü; hantal ve bilinçsiz oluşumu... Tekstil oluşumları genelde inşaat ve benzeri ile uğraşan firmaların daha sonradan el attıkları bu işte para var diye 85-90 lar dan sonra kurulan fırsat kapısı algısı ve kalite algısı olmadan sadece dolara güvenilerek ( altın al sat para kazanma fikri, devlet teşviği için yalnız girenler ) ihracat yapan bu işe giren pek çok eğitimsiz patron , girişimci ile başlaması ve kaliteleşme markalaşmadan çok anlık kazanç ile ve bu fikrin getirisine bakılanlar ile döndü uzun süre asıl eğitimlerin 95 sonrası başladığı ki malumunuz kriz dönemi hali hazırda başlamıştı. Kendisine ait markalaşma ve marka kurma konusunda çok geç hareket etmesi nedeni ile de dünya markası olamayan marka girişimleri ile maalesef kendini avutan bir pazarda kalabildi. ( bu dönemi çok iyi değerlendirip sadece markalarla çalışan 2 -3 işletmeyi tenziye ediyorum en azından kendi markaları olmada dev markaların tercihi kalabildiler)

dördüncüsü; Tabi ki dev dünya markaların Tr ye girmesi ve rekabet piyasayı alışından satışına çeşitliliğine kadar hem olumlu hem olumsuz etkisi altına almıştır. çeşitlilik için olumlu ama adet ile baş edilemediği için aynı fiyatlara mal etme şansı olmayan orta ve küçük TR markalar yavaş yavaş kaybolmuşlardır.

tüm bunlara bakıldığında kör topal son kalan kaleleri ile devem eden bir tekstil sektörü son demlerinde devam etmektedir kanısındayım.

87 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Tekstil Tasarım

13 Kullanıcı   3 Soru   8 Yanıt