Bilmek istediğin her şeye ulaş

Terörizm (Türkiye)

Türkiye

Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör uygulayan organize gruplara terör örgütü; terör uygulayan şahıslara ise terörist denir.

Ocak 2016

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kasım 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Eski Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'un, 1 Mart 2003’teki tezkerenin reddedilmesiyle PKK’yı bitirme şansının kaybedildiğini iddia etmesi size neler düşündürüyor.

Alâkası yok. PKK olur, başka bir şey olur, bitirmek isteyen ilk önce bunu kafasına koyar ve uygular. Türkiye, birçok şeyi bitirmeyi yani çözüme kavuşturmayı, tamamlamayı kafasına koyan bir ülke olmuyor genelde. Bu sadece siyasi ve askeri alanlarda değil, diğer alanlarda da sözkonusu. İşler uzuyor, zamana yayılıyor, olması gerekenden pahalıya mal oluyor, halk mağdur oluyor.
Kasım 2015

Turck Turck, bir soruya yanıt verdi.

Eski Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ'un, 1 Mart 2003’teki tezkerenin reddedilmesiyle PKK’yı bitirme şansının kaybedildiğini iddia etmesi size neler düşündürüyor.

Bence burada politik sallamış, tezkerede ki, 25 maddeyi benden daha iyi bildiğide muhakkak, kim nederse desiz, tsk istemedi teskerenin geçmedi, şahsen bende istemeyenlerdenim, kaldı ki tğrkiye ve abd arasında 100 yıldır gizli bir savaş vardır. 1990 da körfez harekatında da abd ye destek amacıyla türkiye ırakka girecekti, dönemin genelkurmay başkanı karşı çıktı ve istifa etti, savaşa girecek komutan bulabilirsen girersin dedi. Ve öylede oldu olay kapandı. 1800 lerden beri o bölge tamamen karışık ve sorunlu tsk hiç bir zaman abd için 1 er, i dahi feda etmez.
Eylül 2015

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Şehit haberlerinin bitip, yüreğimizin artık soğuması için, sence devletin ne yapması gerekiyor?

Türkiyeyi bölmek, kendini başkan yapmak isteyen Recep Tayyip ve Erdoğan'ın acilen devletin başından uzaklaştırılıp akıl hastahanesine kapatılması gerekiyor. İç dış mihrak falan diyen cahillerin de susturulması gerekli. Amerika, İsrail falan diyen adını vermeyim şeylerin de acilen Arabistan, Kuveyt, Bahreyn gibi hem şeriat olan hem de insanların rahat ettikleri ülkelere gönderilmesi gerekmektedir. Bakın cahil kardeşlerim terör 9 haziranda seçimlerden iki gün sonra başladı. Bunu bu halka zaten RTE vaat etmişti. 400 mv verin işi sulh içinde çözelim dedi. Bunu anlamıyorsanız ne iç, dış mihrak anlarsınız ne de uluslararası politika, hem cahilsiniz hem de geveze. Bir suçlu aranıyorsa ilk olarak bir aynaya ardından da saraya bakılmalıdır.
Eylül 2015

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Şehit haberlerinin bitip, yüreğimizin artık soğuması için, sence devletin ne yapması gerekiyor?

Bence devletin artık gri duvarların arkasından çıkıp sokaklarda, parklarda dolaşıp hava alması gerekir.
Ağustos 2015

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Devlet bize ne yaptı? – Leyla Alp

Yüzü koyun yatırılıp arkadan kelepçelenen 15-20 kişi… “Ne yaptı lan size bu devlet? ” diye bağıran bir barbar. Hakkari Yüksekova’da özel harekat timlerinin bir şantiyeye yaptığı baskında gözaltına aldığı inşaat işçilerine yaptığı bu “özel muameleyi” izledik. Bir özel harekat timi elinde kamerayla yüzüstü yatırılmış elleri arkadan bağlı işçilere “Ne yaptı lan size bu devlet? Hepinizi tanıyorum ben. Kim ki hainlik yapıyor karşılığını görecek. Türk’ün gücünü göreceksiniz” diye bağırıp tehditler savuruyor. Vatanı, hepsi ‘hain olan Kürt’ vatandaşlarından korumak için birinci dereceden sorumluluk hisseden bu özel tim can hıraş bağırıyor “Ne yaptı lan size bu devlet? ”
Devlet bize ne yaptı?
Her birimizin kişisel tarihi devletin bize ne yaptığının yanıtlarıyla dolu. 40 yaşındayım ve her bir yıl için devletin bize ne yaptığını sayfalarca anlatabilirim. Ama ben kısa bir özet geçeyim…
Bakalım devlet bize ne yapmış…
1 Mayıs 1977’de 33 kişi Taksim Meydanında öldürüldüğünde 2 yaşındaydım. Nergizin bir çiçek adını olduğunu sonradan öğrendim.
Üç yaşındaydım Maraş’ta Aleviler katledildi. Aleviliğin devlet için ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu öğrenmem için biraz daha büyümem gerekecekti.
Cezaevi ile ilk tanıştığımda beş yaşındaydım. 17 yaşındaki abim devleti yıkmaya çalıştığı için günlerce işkence gördükten sonra tutuklanmıştı. 17 yaşındaki Erdal Eren’i astılar. İdam bir insanı başka bir insanın asması demekti. Ve beş yaşında bir çocuk için abisinin de asılabileceğini düşünmek dehşetti.
9 yaşında Ölüm Oruçlarını öğrendim. Su, şeker ve tuz… Apo, Fatih, Hasan, Haydar… 4 devrimci tek tip elbiseye karşı gün gün eriyerek can verdi. Devlet kendi hapishanesindeki insanlara Diyarbakır’da bok yediriyor, Mamak’ta marş söyletiyor, Metris’te tek tip elbise giydirmeye çalışıyordu. Ve bunca vahşetin arasında yaşayan bir evladının olması şans sayılıyordu.
Sekiz ilde Olağanüstü Hal ilan edildiğinde 12 yaşındaydım ve benimle aynı yaştaki çocukların bırakın hava karardıktan sonra sokakta oynamasını sokağa çıkmasının bile yasak olduğunu sonradan öğrendim. Hava karardıktan sonra oynamak için uygun olmayan şehirlerde öldürülecek kadar büyümüştü yaşıtlarım.
İlk 1 Mayıs’a gitmek istediğim yıl, 1989’da Mehmet Akif Dalcı öldürüldü. 18 yaşında bir işçiydi. Ve benden sadece dört yaş büyüktü…
1992’de çoğu benden küçük en az 117 çocuk devlet dersinde öldürüldü… Ve hepsine “bölücü terörist” dendi.
93’de Sivas’ta cayır cayır yakıldı insanlar. Dönemin başbakanı “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” dedi.
Sokak ortasında öldürülen gençler, faili meçhuller, yakılıp, boşaltılan köyler… Göçe zorlanan insanlar… Anadilinden başka dil bilmediği için dayak yiyen çocuklar… Koruculuğa zorlanan insanlar. Dipçikle tecavüze uğrayan kadınlar… “Öldürülecek işadamları” listeleri…
Bitmeyen devlet zulmüne başkaldıran, ”dur” diyen herkesin başını koparmak için her yerde hazır ve nazırdı devlet.. ‘Olmayan Kürtler’ hakları için dağın yolunu tuttuğunda onları yok etmek için başka 20 yaşındaki çocukları sürdü. Tam otuz yıl boyunca ‘BEKAASI İÇİN’ üniformaları farklı ama yaşları aynı gençleri birbirine düşman etti, öldürttü.
Büyümüştüm ve devlet bana baskılar, işkenceler, kelepçeler, gözaltılar, zindanlar almıştı. Gözaltında ‘yok’ ediliyordu yaşıtlarım. Gece yarıları yapılan infazlara ‘çatışma’ süsleri veriliyordu. ‘Hayata Dönüş ‘ adı verilen operasyonlarda canımızın yarısı arkadaşlarımız öldürülüyordu. Açlık kokuyordu ülke ve karanlık bir türlü aydınlanmıyordu…
12 yaşında Uğur Kaymaz kapısının önünde 13 kurşunla öldürülüyordu…
Ceylan Önkol’un parçalarını eteklerinde topluyordu annesi…
Roboski’de katır sırtında taşınıyordu ölüler. Ve devlet özür bile dilemiyordu…
Yüzükoyun yatırdığı insanlara avazı çıktığı kadar bağırıyor barbar “Ne yaptı lan size bu devlet? ”
İşte tam da bunu yaptı devlet. Bizi yüzükoyun yere yatırıp başımızı kaldırmamızı izin vermeden, başımızı her kaldırdığımızda başımıza vurarak “bu devlet size ne yaptı” diye diye öldürdü, işkence yaptı, parçaladı, yani ömrümüzü yedi…
“Ne yaptı size lan devlet” diye bağırıyor” barbar.
Çocuklarımızı aldı mesela, çocukluğumuzu aldı.
Erdal Eren’i astı, Ceylan Önkol’u parçaladı, Uğur Kaymaz’ı kurşunladı, Yahya Menekşe’yi panzerle ezdi, Berkin Elvan’ı başından vurdu… Yüzlerce çocuğu öldürdü!
Kemiklerimizi sakladı bu devlet… 17 bin faili meçhul var bu ülkede. 17 bin insanın kim tarafından neden öldürüldüğü biliniyor ama bilinmiyor! Binlerce insanın oğulları, kızları, sevdikleri için ağlayacakları mezar taşları bile yok!
Ölünecek işler buldu bize bu devlet… Öldürecek patronlar… Otoyol inşaatında, madende, barajda göz göre göre ölmemizi izledi. İş kazası adı altında yüzlerce cinayete ortak oldu. Ölmeyeni tekmeledi…
Doğamızı talan etti. Derelerimizi kuruttu, ormanlarımızı yaktı…
Köylerimizi boşalttı, evlerimizi başımıza yıktı…
Yüzlerce hapishane yaptı bize bu devlet, üstümüze milyonlarca gaz bombası attı. Binlerce savaş uçağı havalandırdı, bombaladı…
Gezi’de, Reyhanlı’da Lice’de ve daha birçok yerde bir sürü kadını, erkeği çocuğu öldürerek, öldürülmesini izleyerek coğrafyayı bize katliamlarla öğretti.
“Ne yaptı size lan bu devlet” diye bağırıyor” barbar.
Haklı… Devlet bize daha ne yapsın?
Ağustos 2013

Alper Altuğ, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölünüyor mu?

Torpilin, çifte standardın bazı kurumlara hiç girmemesi gerekiyordu. Toplum olarak bu konuda sınıfta kaldık.

80'li yıllardan bu yana hangi kurumu incelerseniz inceleyin durum aynı. Stratejik öneme sahip ordumuzda da durum maalesef farklı değil.

Askerde tehlikeli ve olumsuz şartlarda vatani görevini yapan insanlar hep aynı çevreden, fakirlik yokluk çeken insanlardan.

Böyle olunca ne mi olur; yapılan hatalar düzeltilmez ve aynı hatalar tekrarlanır çünkü şikayet mekanizması bu çevrelerin insanında asla mahkemelere yansımaz.

Aynı sistem ABD gibi ülkelerde de geçerli fakat hukuk sistemi belli ki bu durumu kaldırıyor.

Bugün savaşa girsek ne kadar insanın bu ülkeden kaçacağını tahmin etmek bile istemiyorum.

Yani devir değişti ama bazı değerlerimiz değişmemeliydi.
Ağustos 2013

Samet Polat, bir soruya yanıt verdi.

Temmuz 2013

Erdi Gündüz, bir soruya yanıt verdi.

Sizce Türkiye'de terör ne zaman son bulacak?

Türkiye en güçlü olmadan bu sorun hiç bir zaman bitmeyecek gibi. Tamam biraz karamsar yaklaşmış olabilirim ancak görünen o ki bizi hiç bir zaman rahat bırakmayacaklar ve hep bir şeylerle meşgul edecekler.
Haziran 2013

Karl Engelpert, bir soruya yanıt verdi.

Yurtsever Demokratik Gençlik- Hareketi'nin (YDG-H) Cizre’de asayiş timi kurmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Gündüz Ayar (@applesafari) Gezi Parkı'nda olanları, ceberrut devleti, devletin yalanlarını, devletin medyasını, parkta türkün, kürdün, ermeninin alevinin, sunninin, ibnenin, lezbiyenin, travestinin, ülkücünün, beşiktaşlının, galatasaraylının, fenerbahçelinin kolkola nasılda yaşayabildiğini gördükten sonra hala "sözde açılım", "sözde kürt", "sözde demokrasi gibi" devlet diliyle konuşmanızı anlayamıyorum.

Devlet sana dost kürde zalim mi olsun? Bu bakışın eleştirdiğiniz RTE bakışından gram farkı yoktur.
Haziran 2013

Murat Koyuncu, bir soruya yanıt verdi.

Yurtsever Demokratik Gençlik- Hareketi'nin (YDG-H) Cizre’de asayiş timi kurmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Görünen köy uzakta değildir. Maalesef devlete vatana sahip çıkamadık. Şimdi olduğu gibi yapılan tüm yanlışlıklara tüm olumsuzluklara olmaz denip tüm olurlara sadece sustuk. Tüm değerlerimiz bir bir elimizden alınırken sadece arkasından baktık. Şimdi tüm bu olanların suçunu hükumete atmak yerine kendi vatandaşlığımızı gözden geçirmeliyiz. Bu vatan için ne yaptık. Ne yapıyoruz. Bu vatan için canını malını veren insanlara ne yaptık onlara sahip çıka bildik mi? Boş boş oturup klavye delikanlılığı yapmaktan öteye gidebildik mi? Ben yapılanları artık normal görüyorum sahip çıkamadığın değerlere sahip çıkarlar arkadaşlar. Biz davamıza biç bir zaman sahip çıkamadık. Yazdıklarım yanlış anlaşılmasın bu sadece bir eleştiri. Umarım bir gün kafamız tink eder ve vatana sahip çıkmayı öğreniriz. Ağaca çıkmayı öğrendik sanırım artık sıra vatanda yoksa o da elden gidecek....
Haziran 2013

Gürkan Çakıcı, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de terör sorununun bittiğine inanıyor musunuz?

Terör sorunu, Türkiye'nin maddi-manevi önüne set çeken en büyük sorundur. Bitmesini canı gönülden istemekle beraber şu an tamamen bittiğini düşünmüyorum, yalnızca durakladığını düşünüyorum. Zira terör bitti denilince bitmiyor. O terörün ortaya çıkış sebebi olanların yani destekleyicilerinin belli talepleri var. Bunları anayasa değişikliği, ana dilde eğitim gibi istekler halka anlatılan kadarıyla. bu adımlar şu an için atılmamıştır ve dolayısıyla sorunun tekrar patlaması da şaşırtıcı olmayacaktır. Adımlar atıldığı takdirde bitmeye yüz tuttuğunu görmek mümkün olacaktır.
Haziran 2013

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kahraman Türk Polisi

Faiz lobisi destekli, dış mihrak güdümlü marjinal gruplardan oluşan ve nedense bir arada eylem yapan çapulcu teröristlerin yaptığı çiçekli saldırının üstüne kahraman Türk polisi gereken cevabı biber gazı ve plastik mermilerle (plastik mermilerden emin değilim, şehir efsanesi de olabilir) verdi.

A.K.P. (Adalet Ve Kalkınma Partisi)
Daha fazla

17 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.