Bilmek istediğin her şeye ulaş

Toprak

Toprak, bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur. Toprağın üst tabakası insanların ve diğer canlıların beslenmesinde temel kaynak teşkil etmektedir. Bir gram toprağın içerisinde milyonlarca canlı bulunmakta ve ekosistemin devamı için bunların hepsinin ayrı önemi bulunmaktadır. Toprağın verimliliğini sağlayan ve humusça zengin olan toprağın 10 cm'lik üst tabakasıdır. Bilimsel anlamda toprak bir karışımdır. Dünyadaki toprakların ancak 1/10'inde üretim yapılabilmektedir. Türkiye'nin arazi varlığının ise yaklaşık %36'sı işlenmekte, %28'i çayır ve mera, %30'u orman ve fundalık olup, geriye kalan bölümü diğer araziler içinde yer almaktadır. Ekilebilir arazinin ancak %11'i sulanabilmektedir.

Haziran 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Fideler toprağa nasıl ekilir?

Tutku Yılmaz (@t_u_t_k_u) 'ın yanıtına ek olarak. Fidelerinizi dikimini dolunayın 3 gün öncesi ve 3 gün sonrası zaman aralığında yaparsanız kökleri daha iyi gelişecektir. Bunu zaten fidelerinizde de gözlemleyebilirsiniz; azalan ay dönemlerinde boylarında büyük bir değişiklik olmayacak kökleri büyüyecektir. Artan ay dönemlerinde de gözle görülür bir boy büyümesi olacaktır. Ayrıca fidelerinizi dikerken fidenin toprak üstünde kalan yeşil kısmını da toprağa gömmemeye dikkat etmelisiniz. O kısım gömülürse fideniz çürüyecektir.
Haziran 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Topraktaki renk ve tip farklılığının nedeni nedir?

Toprağın dane* boyutundaki farkları belirleyen faktörler:
Bu durum tamamen toprağın oluşum süreciyle ilgilidir. Toprak kayaşların çeşitli fiziksel ve kimyasal etkilerle parçalanmasından oluşur. Burada yerinde oluşan topraklar ve deltaları dolduran alüvyonlar gibi taşınmış topraklar diye ikiye ayrılır önce. Taşınmış toprakların tabii ki genel olarak dane boyutları yerinde oluşmuş olanlara nazaran çok daha küçüktür. Toprağı oluşturan fiziksel faktörler donan çatlak suları, çatlaklardaki tuzların kristalizasyonu, gece gündüz ani ısı değişimleri (çöller gibi), yangınlar, çatlaklardaki bitki kökleri, akarsular, gel git hareketleri, buzul hareketleri gibi çeşitlendirilebilir. Her bir farklı fiziksel etki kayaçların değişik boy ve şekillerde ufalanmasına neden olur.


Etki tabii ki sadece fiziksel değildir, toprak oluşumunda kimyasal etmenler de etkilidir. Mineraller katı kalıntı bırakacak ya da bırakmayacak şekilde suda çözünebilirler ya da bir mineral kimyasal tepkimeye uğrayarak diğer bir minerale dönüşebilir.


Bu çeşit çözünmede mesela feldispatlar çok küçük daneli killere dönüşebilir.


Toprağın rengini etkileyen faktörler: 1- Toprak nemi: Islanan toprak rengi koyulaşır, kuruyan ise açılır.


2- Yağış: Yağışı bol olan yerlerde toprak içindeki bazı renk verici maddeler yıkanıp aşağıya inerler. Yıkanmanın olduğu bu topraklar aynı zamanda içindeki kireçten de arındırıldığı için asit karakter gösterirler. Kuzey Anadolu sıradağlarının Karadeniz’e bakan yamaçlarındaki topraklar böyledir. Yüzeyden aşağı süzülen bu maddeler üst yüzeyde toprağın daha açık görünmesine neden olurlar.

3- Sıcaklık: Sıcaklık arttıkça toprak nemi azalacağından renk açılabilir. Aynı zamanda toprak nemini kaybedeceğinden oksitlenme artarak renk kızıla da dönebilir.

4- Güneşlenme süresi: Güneşlenme süresi uzadıkça toprağın nem kaybı ve oksitlenme oranı artar.

5- Drenaj problemi: Drenaj problemi olan topraklar nemli topraklardır. Bu tür topraklarda alg-yosun oluşumu gözlenir ve buna göre renk alırlar.

6- Toprak dane büyüklüğü : Toprak dane büyüklüğü arttıkça toprağın genel rengi gittikçe açılır, küçüldükçe koyulaşır. Kil tanecikleri kum taneciklerine göre daha koyu renklidir. Absorbsiyon özelikleri, fiziksel birleşme-çekim güçleri killi topraklarda çok daha fazladır. Yüzeysel çekim oluştururlar.

7- Toprak tekstürü-toprak tane yapısı: Toprak taneciklerini yüzey yapıları ne kadar amorf ve düz yüzeyi ne kadar az ise görünümleri de o kadar koyu olur. Örneğin kum taneciği bir küredir ve çevreye yansıttığı ışık eşittir. Dolayısıyla açık renk görünür. Kil ise daha amorf yapıdadır ve bazı yerlerinde ışığı tutar. Bu da daha koyu görünmesine neden olur.

8- Yükselti: Yükselti arttıkça daha iri daneli kum ve çakıl içerikli topraklarla karşılaşırız. Bu da rengin açık görünmesine neden olur. Yükseltinin olduğu yerde eğim de varsa heyelan ve erozyon da meydana gelecek, minik daneli toprak aşağılara sürüklenecek, daha iri daneler kalacaktır.

9- Bakı: Güney bakılar sıcak olduğu için oksitlenme ve nem kaybı vardır. Nem kaybı varsa açık renkli, oksitlenme varsa kırmızı renkli olabilirler. Güneydoğu Toroslar’ın eteklerinde görülen kumlu topraklar açık renklidir.

10- İçindeki humin maddeler: Toprağın içindeki humin maddeleri, içerdiği humus formlarına bağlıdır. Diğer bir deyişle meydana gelen ölü örtünün oluşum kaynağına. Humus oluşumu sıcak ve rutubetli iklimlerde artar. Sıcaklık düşerse rutubet de düşeceğinden humus oluşumu azalır. Humuslaşma yüzdesi oldukça düşük olan soğuk iklimlerdeki humin içeren topraklar bu nedenle grimsi esmerdir. Humuslaşma yüzdesi arttıkça renk koyulaşmakta, buna yağış da eklenince siyah renk almaktadırlar. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu toprakları genel olarak organik maddece fakir ve açık renklidirler. (Değerli bir taş olan Kehribar, Rusya- altık denizi kıyılarında bulunan fosilleşmiş reçinelerdir. Siyah renk eldesinde kullanılan kömür madeni bitkilerin fosilleşmiş kalıntılarından oluşur. Fosilleşme olayını Karbonlaşma olarak da adlandırabiliriz. )

11- İçindeki oksitlenmiş demir bileşikleri: Oksitli demir bileşikleri toprağa kahverengi-kızıl-kırmızı- sarı renk verirler. Oksitlenme olayı yüksek sıcaklıklarda, havanın nemini kaybederek , demirin oksijen ile birleşmesi ile oluşur. Demir pasının oluşumu ile aynı tutulabilir. Sıcak iklimlerdeki işte bu demirli topraklara HEMATİT denir .

Tarih boyunca Hematit topraklardan mora çalan kırmızı elde edildiği gibi turuncuya çalan kırmızı da elde edilmiştir. (Yontma Taş Devri, -40.000 yıllarında, Fransa-Yonne’deki mağara resimlerinde; odunkömürü isi siyahı, sarı ve kızıl –HEMATİT- topraklardan elde edilen aşı boyalarının kullanıldığı anlaşılmıştır. -15.000 yıllarına ait olarak yine Fransa’nın güneybatısındaki Lascaux mağarasında bu pigmentlerle (topraklardan ve diğer doğal malzemelerden elde edilen kuruboya maddeleri) yapılmış yüzlerce mağara resimleri bulunmuştur. Çoğunluğu at figürleri olmak üzere ; geyikler, sığırlar, bizonlar, aslan-kaplan, ayı, kuş ve bir adet de insan figürüne rastlanmıştır. Kırmızı ve sarı aşı (ochhe-Alm. : kiremit: bildiğiniz üzere killi topraktan elde edilir. ) boyaları ile odun isi siyahına yeni renklerin eklendiği görülmüştür. Bu renkler; kahverengi, siyah (manyetit), kireçten elde edilen beyaz renk, boyamalarda çeşitliliği arttıran yeni pigmentlerdir, yani renkli tozlardır. İspanya –Altamira mağarasında gözalıcı kırmızılıktaki bizon figürleri ile süslü kuşatıcı yüzeyler -10.000 yıllarına ait kullanılan renkler konusunda bize bilgi vermektedir. YKY Genel Kültür Dizisi - Renkler)

Terra cotta olarak piyasada kullanılan zemin kaplama malzemeleri bu topraklardan (terra rosa) elde edilmektedir. Daha ılıman ve yağışlı bölgelerde bu topraklar yıkanarak mineralce fakirleşmekte, renkleri açılarak sarımsı kahverengi renk almaktadırlar. Buna GÖTİT denmektedir. İtalya’daki Siena – Floransa; meşhur üzüm bağlarının olduğu bölge toprakları işte böyle topraklardır. Götit topraklar ısıtıldıklarında, içindeki nemi kaybederek oksitlenmekte ve yeniden kırmızı renge dönüşmektedir. Hematit hidratlanırsa sarımsı kahverengi renk almaktadır. Buna LİMONİT denmektedir.

12- İçindeki redüklenmiş demir bileşikleri: Redüklenme olayı; oksitlenmenin tersine, daha düşük sıcaklık ve daha çok yağış altında meydana gelir. Nemli ve serin bölgelerde redüklenme olayları hüküm sürer, oksitlenmiş demir yıkanıp gider ve toprak beyaz-gri ve mavi renk alır. Eğer redüklenme tam manası ile gerçekleşmemişse; yeşil-mavi renkler oluşur. Redüklenme tam manası ile gerçekleşmeyip devamında hidroksi bileşikleri oluşursa toprak çok güzel koyu yeşil ve koyu mavi renk kazanır. Buna yeşil pas da denir. Ferrooksit dediğimiz FeO ise mavimsi gri renktedir. Redüksiyona uğramış, yıkanmıştır.

13- İçindeki kireç bileşikleri: Beyaz renkli topraklar kalker anataşından ayrışmış olan kalsitler, jipsler, kuvarslar toprağa beyaz renk vermektedir. Pamukkale travertenleri kalsitlere en güzel örneklerdir. Yurdumuzda mermer yataklarından çoğunlukla beyaz renkli mermer çıkarılır.

14- İçindeki diğer maddeler: Manganez içeren topraklar siyah renklidirler (MANYETİT adı verilir; güçlü manyetik özelliklere sahip olduğu için eskiden pusula yapımında kullanılmıştır), feldspatlar pembe, mavi, eflatun, beyaz gibi değişik renkte olabilir, kalker anataşı bazı şartlar altında yeşil topraklar oluşturur, demirsülfürün redüklenmesi ile toprakta siyah renk meydana gelir. Hidratlanmış demir fosfat , VİVİANİT dediğimiz parlak mavi renkli toprak oluşumuna neden olur.

Afganistan’da Bedehşan’da Lapislazuli taşlarının çıkarıldığı topraklar (Türkçemizdeki ‘’lacivert’’ ; Farsça, Lapislazuli taşının çıkarıldığı yer olan Lazhward’dan adını almıştır), içinde Pirit bulunan redükte olmuş FeOH topraklarıdır. Sert ve siyah renkl volkanik bir taş olan Bazalt anataşından ufalanma sonucu oluşan topraklar koyu renklidir. En güzel örneği de Erzurum-Kars ve Karacadağ çevresinde görülmektedir.

15- Yıkanma, birikme, çökelme, buharlaşma, ayrışma, püskürme, başkalaşma, aşınma gibi coğrafi olaylar: Toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını dolayısıyla da rengini etkilemektedir. Çökelmelerde kil, mil oluşumları, buna bağlı olarak da koyu renk göze çarparken, yıkanmanın olduğu bölgelerde açık ve soluk renkler, birikmelerin olduğu bölgelerde tuz oluşumları nedeniyle beyaz renkler göze çarpmaktadır. Silisyumdioksit içeren kuvars kumları ve çözünen tuz içeren topraklar ; örneğin Tuzgölü, Burdur gölü, Acıgöl çevresindeki topraklarda bu rengi görebiliriz. Ayrıca özel yapıları nedeniyle benekli topraklara da rastlanmaktadır.


*Zemin terminolojisinde her bir toprak parçacığına dane denir.
Mayıs 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Toprak kirliliğinin nedenleri nelerdir?

Toprak kirliliğine neden olan başlıca etkenler
1) Ev, işyeri, hastane, ve sanayi atıkları
2) Radyoaktif atıklar
3) Hava kirliliği nedeniyle oluşan asit yağmurları
4) Gereksiz yere aşırı yapay gübre ve ilaçlama yapılması
5) Suların kirletilmesi ve bunun sonucunda su kirliliğini toprak kirliliğine neden olması ve özellikle toprak kirliliğinin yeraltı sularının kirlenmesine neden olmaktadır.

Toprak kirliliğini önlenmesi için yapılması gerekenler
1) Verimli topraklar üzerinde sanayi ve yerleşim alanları kurulmamalı ve yeşil alanlar çoğaltılmalı
2) Ev ve sanayi atıkları toprağa zarar vermeyecek şekilde depolanmalı ve toplanmalıdır. Hatta ayrıştırılmalı ve geri dönüştürülmelidir.
3) Tarım ilaçlarının ve yapay gübre kullanımlarında yanlış uygulamalar önlenmeli
4) Nükleer enerji kullanılımı bilinçli şekilde yapılmalıdır.
Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Toprakla ilgili doğal afetler nelerdir?

Heyelan
Toprak kaymasıdır. Yamaç bir zeminin yer çekimi, eğim, su ve benzeri etkilerle hareket etmesidir. Yavaş yavaş olacağı gibi hızlı da olabilir. Türkiye'de heyelan en çok Doğu Karadeniz'de görülür.

Birkaç çeşidi vardır. Asıl heyelanlar zeminden kaynaklanır. Toprağın zemine sert tutunamamasıyla asıl heyelanlar gerçekleşir. Genellikle bol yağışlı ve dik arazilerde görülür.

Toprak

Göçmeler ise kaşık şeklinde içbükey kopmalar şeklinde yer değiştiren topraklarla oluşur. Kayan kısımlar geri doğru çarpılır. Sonuçta, başlangıçtaki eğim değişir; yüzey yeni bir eğim kazanır.

Toprak

Heyelanların genel sebepleri:
  • Yağış ve eğimin fazla olması.
  • Toprağın killi olması.
  • Kar erimeleriyle toprağın suya doyması.

Korunma yolları:
  • Yamaçların setlerle tutulması.
  • Zeminin sertleştirilmesi.
  • Araziyi ağaçlandırma.
  • İstinat duvarı yapılması.




Erozyon
Erozyon veya aşınım toprak kaymasına benzer fakat çok daha yüzeyseldir. Arazideki toprağın akarsu, rüzgar gibi etkenler nedeniyle aşınmasıdır. Fakat erozyon çok daha tehlikelidir. Çünkü erozyon nedeniyle bugün dünyanın %30'u çölleşmiş bulunmaktadır. Erozyon tarımı, hayvancılığı olumsuz etkilemekte; ekonomik alanda büyük zarar vermektedir.

Erozyonun nedenleri:
  • Arazinin eğimli olması: Eğimli arazilerde toprak daha kolay aşınır ve taşınır.
  • Bitki örtüsünün tahribi: Bitkilerin tahribi toprağın çıplak kalmasına ve dolayısıyla erozyonun kolaylaşmasına neden olur.
  • Toprak yapısı: Sadece toprağın yapısı bile erozyonda etkilidir. Kuru ve tanecikli topraklar erozyona elverişlidir.
  • Arazinin yanlış kullanımı: Erozyon riski bulunan arazilerde bitkilerin tahribi, aşırı otlatma gibi insandan kaynaklanan etkenler de erozyonun oluşmasında etkili faktördür.

Toprak
Meşhur peri bacaları su erozyonuyla oluşan yer şekilleridir.

Toprak
Rüzgar erozyonu ile oluşan bir yer şekli.

Erozyondan korunmak için:
  • Ağaçlandırma ve bitkilendirme çalışmaları yapmak önemlidir.
  • Ormanlar tahrip edilmemelidir.
  • Nadas alanlar azaltılmalı ve nöbetleşe ekim yapılmalıdır.
  • Aşırı otlatma engellenmelidir.
  • Baraj göl gibi su toplama alanlarının çevreleri ağaçlandırılmalıdır.
  • Araziler eğime dik sürülmelidir.
  • Rüzgarın etkisini kırmak için engeller oluşturulmalıdır.
  • Eğimli araziler taraçalandırılmalı ve aşırı işlenilmemelidir.
  • En önemlisi insanlar buna karşı bilinçlendirilmelidir.

Toprak
Erozyonda insan faktöü önemlidir. Bu nedenle bilinçlendirme erozyona karşı en büyük ve etkili mücadeledir.

Toprak
Taraçalandırılmış bir arazi.


Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Kasım 2013

Eski Inploider, bir soruya yanıt verdi.

Cemre nedir?

İlkbahar aylarının gelmesi ile birlikte önce havanın ısınması sonra suyun sonra da toprağın ısınması anlamında "cemre düştü" deyimi vardır.
Şubat 2013

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Cemre ilk nereye düşer?

Cemre Şubat ayının 20'sine doğru ilk önce havaya düşer.27'sinde suya,son olarak Mart'ın ilk haftası da toprağa düşer.
Şubat 2013

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Cemre nedir?

Cemre kelime anlamı olarak kor haline gelmiş ateş yani köz anlamına gelir. Cemrenin birer hafta arayla hava, suya ve toprağa düştüğüne inanılır. Ama sadece bir tabirdir. Yani bilimsel bir gerçek değildir.
Ağustos 2012

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Peribacalarının oluşumu nasıldır?

Kapadokyada bazı geceler, rüzgar öyle bir sert esiyor ki yazın ortasında böyle ise kışın nasıldır diye düşünmeden edemiyor insan. ve bu rüzgar alan bölge kayseriye sadece 60 km uzaklıkta yani erciyesten kalkıp oraya gelen küllerin zamanla sertleşerek kaylaştığı ve üzerlerindeki kaya yapısının rüzgar, sel, soğuk v.b doğa olayları ile daha az yıprandığı sonucunda da şapka gibi kaldığı belli oluyor, hele hele zaman bulur da vadiye inerseniz yüz yıllar önce olmuş bu doğa olaylarının izlerini çok net görebiliyorsunuz. Bilim insanları da bu oluşumların bu şekilde olduğunu ispatlamışlar zaten ancaktüm bu bilimsel tespitlere rağmen ben hala uzaylılardan kıllanıyorum :)
Ağustos 2012

Bozkurt Yurdakul, bir soruya yanıt verdi.

Peribacalarının oluşumu nasıldır?

@GNCKSE'nin cevabına ilave olarak: Peribacalarının oluşması için öncelikle en az bir volkan gereklidir. Kapadokya'daki örnekte, bu volkan Erciyes Dağı'dır. Erciyes'in püskürttüğü volkanik tüf sayesinde bu harikulade yapılar oluşabilmiştir.
Temmuz 2012

Gonca Köse, bir soruya yanıt verdi.

Peribacalarının oluşumu nasıldır?

Peribacaları, vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarların tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ortaya çıkmıştır. Rüzgarın aşınması devam ettikçe oluşum başlıyor. Şapka görümünü ise şu şekilde kazanmıştır; Peribacalarının üst kısmındaki şapka daha sert ve dayanıklıdır. Alt katman ise daha yumuşaktır. Şapka kısmında bulunan ağır katman aşağı doğru baskı yaparak alttaki hafif katmanın alttaki hafif katmanın sertleşmesine neden olur. Bu sayede bu kısım rüzgar aşındırmasına daha dirençli olur. Rüzgarın gücü büyük kaya parçalarının aşınarak yok olmasına neden oluyor. Ancak taşın ağırlığı ile sertleşen bölüm yok olmadığı için bu şekil oluşuyor.

Coğrafya
Daha fazla

14 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.