Bilmek istediğin her şeye ulaş

Trafik Sigortası

Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ya da kısaca trafik sigortası, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yapılması zorunlu olan sigorta. Herhangi bir kaza durumunda "karşı tarafın" malına veya canına verilen hasarı -kabahat oranına bağlı olarak- kısmen veya tamamen karşılar.Trafik Sigortası, Türkiye'deki en yaygın sigorta türlerinden biridir. Karayoluna çıkan tüm motorlu araçlar tarafından yaptırılması zorunludur. Polis kontrollerinde araçlarda bulunması beklenen belgelerden biri, trafik sigortası poliçesidir.Trafik Sigortası bir sorumluluk sigortasıdır ve karayolunda seyreden araçların üçüncü şahıslara vereceği maddi ve bedeni zararları karşılar. Aracı işleten kişinin kendi aracına veya kendi kendisine vereceği zararları karşılamaz, Kasko sigortasının yerine geçmez. Trafik sigortası, manevi tazminat taleplerini de karşılamaz.Trafik Sigortasında sigortalı kişi, Karayolları Trafik Kanunundaki tanım uyarınca işletendir. Türk hukukunda aracın işleteni araç sahibi olabileceği gibi uzun süreli kiralama yapan kişi gibi araç üzerinde önemli menfaati olan başka bir kişi de olabilir. İşleten kişi olan sigortalının adı poliçe üzerinde belirtilir.Trafik sigortası, zorunlu tarifeye bağlıdır. Teminat sınırı ve tavsiye niteliğindeki tarife primi Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenir ve yayımlanır. 2009 yılından itibaren teminatlar değil ama, ödenecek primler konusunda sigorta şirketleri serbest bırakılmıştır. Prim, aracın türü (otomobil, motosiklet, otobüs, vs.), ticari olup olmaması, kayıtlı olduğu il gibi bazı etkenlere bağlı olarak değişir. Normalde bir yıl süreyle düzenlenir, primi peşin ödenir. Trafik sigortası poliçesi, aynı zamanda makbuz yerine geçer. Trafik poliçesi ile birlikte verilmesi gereken trafik pulları ise, elektronik merkezi ortamda anlık takibin yapılabiliyor olması nedeniyle nisan 2011 tarihinden itibaren kalkmıştır.Sigortalanan...

Temmuz 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

GENERALİ ARAŞTIRDI: GECE GÜNDÜZ TRAFİKTEYİZ

2656

Generali Sigorta Araştırma Merkezi’nin (GAM) biraraya getirdiği çeşitli araştırma sonuçları ilginç detayları ortaya çıkardı. Buna göre İstanbul, Moskova’dan sonra Avrupa’nın trafikte en çok zaman geçirilen kenti oldu. Generali’nin, Türkiye ve Avrupa’da çeşitli kurumlar tarafından yapılan araştırmaları biraraya getirerek oluşturduğu profile göre Moskova ortalama yüzde 65 yoğunluk ile zirveye yerleşirken, İstanbul yüzde 57 yoğunluk ile ikinci oldu. Generali, İstanbul’da yaşanan trafik artışının önemli unsurlarından birisinin son yıllarda, otomobil satışlarına olan ilginin artması olduğuna dikkat çekiyor.

Farklı araştırmalardan edinilen bilgiye göre* Portekiz’den Rusya’ya kadar 59 ülkenin büyük şehirlerini kapsayacak trafik yoğunluk haritasına bakıldığında; Rusya’nın başkenti Moskova, yüzde 65 ile birinci sırada yer alırken, Türkiye’nin en büyük ve metropol şehri İstanbul yüzde 57 ile ikinci oldu. Polonya’nın başkenti Varşova’nın yüzde 44 ile üçüncü olduğu sıralamada, İtalya’nın Palermo kenti ile Fransa’nın Marseille şehri yüzde 40’lık trafik oranıyla dördüncülüğü paylaştı. Moskova’da trafiğin en yoğun olduğu zamanlarda bu oran sabah yüzde 114 olurken akşam yüzde 133’e ulaşıyor. Onu takip eden İstanbul’da ise yoğunluk oranları sabah yüzde 81’i, akşam ise yüzde 127’yi buluyor. Haftalık olarak ele alındığında ise İstanbul’da Pazartesi günleri sabah, Cuma günleri akşam saatlerinde yoğunluk zirve yapıyor.

TRAFİKTE ORTALAMA 64 DAKİKA VAKİT GEÇİRİYORUZ

Yoğunluğun zirve yaptığı günlerde trafikte bekleme süresinin 64 dakikaya ulaştığı görüldü. Günde ortalama 30 dakika sürdüğü düşünülen ev ve iş arasındaki trafikte yaşanan yoğunluk, yıllık olarak 118 saatlik bir gecikme yaratıyor.Generali Sigorta, daha önce farklı kuruluşlar tarafından yapılan araştırmaları biraraya getirerek trafik yoğunluğunun son derece yüksek olduğu İstanbul’da ve Türkiye genelinde, trafikte geçirilen zamanın önemine ve olası risklere dikkat çekiyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Generali, söz konusu durumun etkenlerinden birisinin şüphesiz Türkiye’deki GSYİH’nın 2008’den bu yana artışı ve aynı zamanda 2014 ilk çeyreğinde düşüş göstermiş olsa dahi önceki yıllarda yaşanan önemli artış olduğuna dikkat çekiyor. 2003 yılında Türkiye’de 1000 kişiye 95 araç düşerken, son 10 yılda görülen büyümeyle birlikte 2013 yılının verilerine göre 1000 kişiye 164 araç düşüyor. **

Trafikte günün önemli bir zamanını geçirdiğimizi hatırlatan Generali, Zorunlu trafik sigortası sahibi olmayan kesimin yüzde 7 ve kasko sahiplerinin yüzde 63 gibi çok düşük oranda olduğu Türkiye’de, ‘sigortalı olma’ bilincini artırmaya çalışıyor. Konuyla ilgili olarak Stratejik Planlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Petar Dobric şu açıklamada bulundu: “İstatistiklere göre** on yıl içerisinde (2003-2012) ehliyet sahibi kişilerin sayısı yüzde 53 oranında arttı. Fakat kazalar yüzde 185 oranında artarken, bu kazaların yüzde 90’ının maalesef sürücü hatalarından kaynaklandığı ortaya çıktı. *** Ayrıca, bu kazaların yaklaşık olarak yüzde 40’ı ise çarpışma ya da bir aracın diğerine çarpması sonucu meydana geldi. Sürücüler kendilerini çok iyi birer sürücü olarak görseler de, yol ve hava koşulları veya trafikte bekleme süresinin yarattığı stres ve gerginlik gibi sürücüleri etkileyen dış etmenlerin olduğunu aklımızdan çıkartmamız gerekir. Bu yüzden bir sigorta şirketi olarak görevimiz sürücüleri zor koşullarda desteklemek ve hayatlarını kolaylaştırmak. Bu yüzden Generali olarak insanlara Sigortanın Kolay Halini sunarak hayatlarını kolaylaştırıyoruz. Türkiye’de özellikle kişi başı gelirin artış göstermesiyle birlikte son 10 yılda otomobile olan ilgide artıyor ancak sigortalı oranına baktığımızda halen zorunlu olmasına rağmen Trafik Sigortası’nı yaptırmayan bir kesim bulunuyor.Amacımız varolan risklerle ilgili herkesi uyararak ülkemizdeki sigortalı sayısını arttırmak” dedi.
Haber: ishansigorta.com.tr/generali-arastirdi-gece-gunduz-trafikteyiz.aspx? pageID=505& nID=6576& NewsCatID=366
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

VEFAT TAZMİNATINA AYAR GELİYOR

2656

Sigortacılar, trafik sigortasında ödenen hasara yönelik yeni düzenleme için kolları sıvadı. Bu çerçevede; hasara aracılık edenlerin trafik kazası mağdurlarını zarara uğratmalarının önüne geçilecek, Suiistimal Bürosu kurulacak, trafik sigortasında zarar kişinin kendi sigorta şirketinden karşılanacak ve araçların tamirinde sadece sertifikalı eşdeğer parça kullanılacak. Başlatılan tüm bu çalışmalar da yıl sonunda tamamlanacak.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ramazan Ülger, özellikle trafik kazası mağdurlarını zarar uğratan hasar aracılarının sigorta sektörünün en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, destekten yoksun kalma tazminatı olarak adlandırılan vefat ve sakatlık tazminatlarının standart hale gelmesiyle bu sorunun çözüleceğini söyledi.
TSB’nin düzenlediği, sigortacılığın 2013 yılı ve 2014’ün ilk çeyrek sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda, sektörün oto sigortalarına yönelik projeleri de anlatıldı. Toplantıya; Ramazan Ülger, Başkan Yardımcıları Ragıp Yergin, Mete Uğurlu ile Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Gülen ve Genel Sekreter Vekili Mehmet Kalkavan katıldı.

TAZMİNATA STANDART

Ramazan Ülger, trafik sigortalarında ödenen vefat ve sakatlık tazminatları ile ilgili yeni bir düzenlemenin kaçınılmaz hale geldiğini ifade ederek, “Bu konu, sigortalı ile sigorta şirketi arasında yürütülen bir işlemden çok, arada bir takım organizasyonların para kazandığı ve mağdurdan daha çok menfaat temin ettiği bir sistem haline geldi. Bu sorunu kamu yönetimi ile birlikte hızlıca çözmemiz gerekiyor. Tazminat hesaplamasına belli bir standart getirilmesi trafik kazası mağdurlarını zarara uğratan hasar aracılarını da engelleyecek” dedi.
Ramazan Ülger, trafik sigortasında bir başka düzenlemenin de ‘doğrudan tazmin yöntemi’ olduğunu belirterek, “Sigortalılar, hasarını alabilmek için kusurlu tarafın sigorta şirketine başvuruyor. Herkesin kendi şirketine müracaat etmesi için çalışma yapıyoruz. Doğrudan tazmin sistemi dediğimiz bu çalışma ile trafik sigortası sahipleri hasar sonucu zararlarını karşı tarafından sigortacısından değil kendi şirketinden karşılayacak” şeklinde konuştu.

KASKODA PRİM DÜŞTÜ


Kasko sigortalarına da değinen Ramazan Ülger, yeni uygulamalarla hem kasko hem de trafik sigortasında iyi sürücü kötü sürücü ayrımına gittiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Bunun etkisi ile de hasarlar hızla düşmeye başladı. Hasar oranlarında ve sayılarında azalmayla birlikte kasko sigortalarının bizim açımızdan sonuçları da düzeldi; bu da fiyatlara yansıdı. Kasko fiyatlarında 2014’ün ilk çeyreğinde önemli düşüşler oldu. Henüz 2013 yılının sonundaki döviz artışları maliyetlere yansımadı ama bu dengeyi kurma adına bazı düzenlemelerin yapılması ya da bazı tedbirlerin alınması gerekiyor. ”

Emeklilik şirketleri zararda

Ramazan Ülger, sektör açısından 2013’ün en önemli gelişmelerinde birinin bireysel emeklilik sistemindeki devlet katkısı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Nisan sonu itibariyle sistemdeki katılımcı sayısı 4,5 milyona, fon tutarı 28 milyar TL’ye ulaştı. Ancak kesinti oranlarındaki yasal düzenleme nedeniyle şirketlerin gelirleri büyük oranda düşürüldü. 2012’de az da olsa kar edilirken, 2013’de 175 milyon TL gibi emeklilik şirketlerimiz teknik zarar etti ki. Sistemin kurgusunda tüm projeksiyonlarımız belli fon büyüklüğüne ulaşıp, başa baş noktasına ulaşmaktı ve o noktaya da gelmiştik. Düzenlemelerden sonra başa baş noktası negatife döndü. Bu işin sürdürülebilir olması için de bazı düzenlemeler yapılması lazım. ”

Sigorta pazarı yüzde 22 büyüdü

TSB’nin toplantısında Genel Sekreter Vekili Mehmet Kalkavan, 2013 yılında da büyümeye devam ettiğini belirterek, şunları söyledi:
“2013 yılında prim üretiminde hayat dışı ve toplamda yüzde 22, hayat sigortalarında ise yüzde 25 artış sağlandı. Geçen yıl hayat dışı sigorta branşlarında 879,3 milyon TL, hayat sigortalarında ise 428,3 milyon TL kar elde edildi. Bireysel emeklilikte ise 174,7 milyon TL zarar edildi. Böylece sigorta sektörünün geçen yılkı toplam teknik karı 1,1 milyar TL oldu. Sektörün toplam bilanço karlılığı ise 1,2 milyon TL olarak gerçekleşti. ”

Bilgi için:ishansigorta.com.tr/vefat-tazminatina-ay...
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

AVRUPA'DA TRAFİK SİGORTASI 4 KAT PAHALI

2656

Dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinden Generali, Avrupa'da ve Türkiye'de Zorunlu Trafik sigortasına ödenen rakamları araştırdı. Araştırmanın sonuçları, Avrupa'da zorunlu trafik sigortası için sürücülerin cebinden Türkiye'ye oranla dört kat daha fazla para çıktığını ortaya koyuyor. Söz konusu farklılığın temelinde birçok farklı parametrenin olabileceğini ileten Generali, tüm ülkelerde iyi
sürücüye iyi fiyat vermenin de önemine de vurgu yapıyor.
Dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinden Generali, Avrupa'da ve Türkiye'deki zorunlu trafik sigortasına ödenen rakamları araştırdı. Generali böylece değişik parametrelere dayalı olarak fiyatlandırmanın ülkeler bazında ne kadar fark edebileceğini ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, Avrupa'daki araç sahiplerinin zorunlu trafik sigortası için Türkiye'deki araç sahiplerine göre çok daha farklı rakamlar ödediğini gösteriyor. Avrupa'nın çeşitli ülkelerini kapsayan araştırmada
Türkiye, yıllık ortalama 89 Euro ile zorunlu trafik sigortasına ödenen miktarda son sırada yer alıyor. Listenin ilk sırasında ise yıllık ortalama 438 Euro ile İsviçre ve 431 Euro ile İtalya yer alıyor. İsviçre aynı zamanda GSYİH oranlarında bakıldığında geçtiğimiz yıllarda dördüncü sırada yer almıştı. İtalya ve İsviçre'yi sırasıyla
258 Euro'yla Avusturya ve 214 Euro'yla Almanya takip ediyor.
Doğu Avrupa ülkelerinde ise, zorunlu trafik sigortasının Batı Avrupa'ya kıyasla daha düşük olduğu göze çarpıyor. Bu ülkeler arasında Slovenya 212 Euro'yla ilk sırada yer alırken, onu sırasıyla 196 Euro'yla Hırvatistan, 136 Euro'yla Slovakya, 126 Euro'la Çek Cumhuriyeti ve ortalama 103 Euro'yla Polonya takip ediyor.
Sigorta devi Generali, araştırmasıyla ulaştığı bilgiler dahilinde güvenli sürüşün önemine de dikkat çekiyor. Avrupa ülkelerinde kaza oranı düşük olan sürücüler yıl içinde poliçelerini yenilerken, kaza yapmış sürücülere oranla çok daha az prim ödüyor. Konuyla ilgili olarak Generali Stratejik Planlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Petar Dobric şu açıklamada bulundu:
"Generali Sigorta olarak tüm sürücüleri güvenli sürüş konusunda çok daha hassas olmaya davet ediyoruz. Bu konu, kaza oranlarının en aza indirilmesi, can ve mal kaybının yaşanmaması adına çok büyük önem teşkil ediyor. Ayrıca, yıl boyunca herhangi bir kazaya karışmamış sürücüler kaza yapanlara oranla çok daha düşük primler ödeyerek zorunlu trafik sigortası poliçelerini yenileme imkanına sahip oluyor. Söz konusu değerlendirmeyi yaparken kuşkusuz aynı zamanda GSYİH oranlarını da unutmamak gerekiyor.''
Generali'nin Türkiye'de de uygulamaya koyduğu sistem ile olabilecek en iyi fiyatları verilerek, iyi ve güvenli sürücüler ödüllendiriliyor. Yeni fiyatlandırma birçok farklı parametrenin yanısıra müşterinin hasar geçmişine göre de biçimleniyor. Generali, fiyat tespitinde müşterilerin risk hesaplamasını tüm detaylarıyla dikkate alıyor. Neticede iyi sürücüler her zaman uygun fiyatlar ödüyor.

Haber için: ishansigorta.com.tr/avrupada-trafik-sigo...
Haziran 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

GENERALI'DEN SATIŞ SONRASI HİZMETE VURGU

2828

Geli Sigorta’nın Zorunlu Trafik Sigortası satın alan müşterilerine ‘Asistans Hizmeti’ kapsamında sunduğu ücretsiz lastik değişimi ve yakıt bitmesi durumunda yol yardımı hizmeti, Leo Burnett İstanbul yaratıcı ekibi tarafından kampanyanın ikinci reklam filminde anlatıldı. Film, tüm televizyon kanalları ve radyolarda eş zamanlı olarak yayınlandı.
Aylin ve Alper çifti otomobilleriyle yol alırken aracın lastiğinin aniden patlamasıyla şaşkınlık yaşar. Alper arabadan sinirli bir şekilde inerek ceketini çıkarır ve lastik değiştirmek üzere bagajda krikoyu aramaya başlar. Aylin, Alper’e lastik değiştirmek zorunda olmadığını söylediğinde Alper şaşırır ve merak içinde kendisi dışında bu işi kimin yapabileceğini sorar. Aylin, yolda kalınması halinde Generali’den Zorunlu Trafik Sigortası alan herkese ‘Generali Asistans Hizmeti’ dahilinde ücretsiz lastik değişimi hizmeti verildiğini ve tek yapmaları gerekenin Generali’den Ali’yi aramak olduğunu iletir. Generali Asistans Hizmeti tarafından yönlendirilen servis elemanının kısa sürede lastiği değiştirmesiyle film sona eriyor.

Reklam filmi lastik arızası gibi arabayla seyahat eden herkesin sıkça karşılaşabileceği bir sorunun çok kolay bir şekilde çözülebileceğini ve bunun için Generali’den ‘Zorunlu Trafik Sigortası’ alınmasının yeterli olacağını ekrana taşıyor. Film, kampanyanın ilkinde olduğu gibi izleyenlerin yine büyük beğenisini kazandı.

Reklam kampanyasıyla ilgili olarak, Generali Sigorta adına Generali Türkiye Strateji ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Petar Dobric’in yorumları şöyle oldu: “Generali Sigorta olarak Zorunlu Trafik Sigortası satın alan tüm müşterilerimize ücretsiz verdiğimiz ‘Asistans Hizmeti’yle hayatı kolaylaştıran çözümler sunmaya devam ediyoruz. Sigortanın Kolay Halini sunan Generali, zorunlu trafik sigortası kapsamında lastik değişimine ek olarak yakıt bitmesi durumunda yakıt desteği, sağlayarak yolda giderken karşılaşılabilecek olası risklere karşı güven sağlıyor. Böylece yolda başınıza gelebilecek her türlü durumda da sürücülere destek olarak hayatlarını kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Sigortalılarımıza Generali’den alacakları Prestij Trafik Sigortasıyla birlikte ayrıca, araç çilingir hizmeti, akü bitmesi durumunda şarj veya çekme hizmeti de sunuyoruz. Bu da sigortalılarımıza sadece satış anında kolaylık sağlamak değil aynı zamanda satış sonrası da zor durumlarda hayatlarını kolaylaştırmayı amaçladığımızı gösteriyoruz. ”

Çekimleri İstanbul’da 1 günde gerçekleştirilen reklam filminin prodüksiyonunu Spark Film üstlendi. Büyük beğeni toplayan reklam filminin yönetmenliğini Emre Şahin yaptı.

Haber için: ishansigorta.com.tr/generaliden-satis-sonrasi-hizmete-vurgu.aspx? PageID=505& nID=6563& NewsCatID=366
Mayıs 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

GENERALİ'DEN UYGUN TRAFİK SİGORTASI

Zorunlu trafik sigortası, sürücülerin yalnızca üçüncü şahıslara ve üçüncü şahıs mallarına zararı kapsıyor. Generali Türkiye’de bir ilkle bu uygulamayı müşteri lehine çevirerek, teminatlarla sürücülerin kendilerini ve araçlarını da güvence altına almasını sağlıyor.

Sigortacılık sektöründe bir ilk gerçekleştiren Generali, zorunlu trafik sigortasında 69TL’den başlayan fiyatlar sunuyor. Prestij Trafik Sigortası ürünüyle her müşteri gerekli koşullara sahip olduğu ölçüde %70’e varan indirimli fiyattan yararlanabiliyor. Böylece Generali’nin zorunlu trafik sigortasına sahip olanlar, üçüncü kişilere karşı sorumluluklarının yanı sıra kendilerini de güvence altına alabiliyor. Generali’nin Prestij Trafik Ürünü sayesinde araç çilingir hizmeti, lastik değişim hizmeti, yakıt bitmesi durumunda aracın çekilmesi gibi hizmetler ücretsiz olarak sunuluyor.

Herkes İçin Kasko Generali’de!

Sürücüler tarafından pahalı bulunan kasko ürünleri ise yine farklı fiyatlandırmalarla müşterilere ulaşıyor. Prestij Kasko Ekstra, Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra isimli ürünlerin, müşteriler tarafından en sık ihtiyaç duyulan ek teminatları, piyasada yer alan ortalama fiyatlarının 1/5 oranında sunuluyor. Bu ürünler ayrıca müşteriler tarafından en sık ihtiyaç duyulan çarpışma riskini de güvence altına alıyor. Böylece Generali, müşterilerinin hasar geçmişlerine, araç ve poliçe sahibi bilgilerine göre en adil fiyatları sunuyor.

Stratejik Planlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Petar Dobric yeni ürün yelpazesi ve yeni fiyat politikasını şu sözlerle değerlendirdi; “Mini Kasko Ekstra, 4-7 yaşındaki araçlar için ve Mini Kasko, 7 yaşından daha eski araçlar için geliştirilmiş ürünlerdir. Böylelikle yeni pazarlar oluşturuyoruz. Düşük kasko fiyatlarımızın bir sonucu olarak müşteri segmentlerimizin her birini mutlu edecek hizmetlerimiz mevcut. Hasar geçmişlerinin tümünü analiz ederek bu ürünleri oluşturduk. Hasar tespitlerinin %80’inin, 2,000 TL altında olan araç kazaları olduğunu gördük. Bu yüzden müşterilerimiz neden daha fazla ödemek zorunda kalsın ki? Bu hususu göz önüne alarak gerçek ihtiyaçlar ve riskler için müşteriye özel tasarlanmış ürünler oluşturduk. Hasarların %65’inin ise aracın araca çarpması sonucu meydana geldiğini ve %56’sının yol yardımına ihtiyaç duyduğunu belirledik. Tüm bu veriler Türkiye’de zorunlu trafik sigortası ve kasko için belirleyici özellikler oldu. ”

Generali’nin Türkiye’ye sunduğu bu ürünler, Avrupa’daki ürünlerle karşılaştırıldığında kapsamlı bir sigorta teminatına sahip. Hatta Avrupa’daki yol yardımı hizmetleri sınırlı olurken Generali Türkiye, Zorunlu Trafik sigortasında Cam Kurtaran teminatı ve Ekstra Asistans gibi ekstra garantilere ilaveten kapsamlı yol yardımı ve araç tahsisi sağlanıyor. Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra gibi sınırlı ürünler Avrupa’da sunulurken sadece çarpışma kazasını kapsıyor. Mini Kasko kullanım yaygınlığı Macaristan’da %20 ve Slovakya’da %16 civarındayken, Mini Kasko Ekstra kullanım yaygınlığı ise %5-%10 oranında dikkat çekiyor.

Haber için: ishansigorta.com.tr/generaliden-uygun-tr... .
Nisan 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

GENERALİ'DEN "ROBİN HOOD" FİYATLANDIRMASI



Avrupa'nın en büyük 3 sigorta şirketinden birisi olan Generali, Türkiye pazarına yeni bir fiyatlandırma stratejisi sunuyor. Bu yeni fiyatlandırma, hasar geçmişi olmayan iyi sürücüleri ödüllendirerek Generali ürünleri için farklı bütçelerle çeşitli seçenekler sunuyor. Generali Sigorta, Robin Hood'da olduğu gibi oluşturduğu farklı fiyat seçenekleriyle hasarsız araç sürücülerine büyük avantaj sunuyor.

Yeni fiyatlandırmayla, büyük şehirlerde yaşayan özellikle 35-50 yaş arası, küçük veya orta ölçekli araç kullanan kişiler ve hasar geçmişi az olanlar daha uygun fiyat alma şansına sahip oluyor. Yeni otomobil sahibi olan genç ebeveynler de Generali'nin avantajlı fiyatlarından yararlanabiliyor.

Generali Sigorta Stratejik Planlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Petar Dobric uygulamayla ilgili şu yorumda bulundu: "Hasar geçmişi olmayan sürücüleri hedeflerken, bir ayrıcalıkları olması gerektiğini düşündük. Onlara özel bir tarife oluşturduk. Böylece hasar geçmişi olmayan sürücülere daha da uygun fiyat sağlayan bir tarifeyle karşılarına çıktık. Ayrıca büyük bir adımla, zorunlu trafik sigortasında sabit fiyattan %70'e kadar indirim teklif ediyoruz. "

Generali, olabilecek en iyi fiyatları vererek, iyi ve güvenli sürücüleri ödüllendiriyor. Yeni fiyatlandırma, müşterinin hasar geçmişine göre biçimleniyor. Generali, fiyat tespit edilirken müşterilerin risk hesaplamasını dikkate alıyor. Neticede iyi sürücüler her zaman uygun fiyatlar ödüyor.

Petar Dobric ayrıca şu yorumları ekledi:
"Öncelikle hasar geçmişi olmayan sürücüler üzerine odaklanıyoruz. Yani hasar geçmişi olmayanlar bizden daha iyi fiyat teklifi alıyorlar. Bunu şu nedenle yapıyoruz; bazı şirketler, hasar geçmişi olanlara ödenen fiyatı karşılamak için hasara sahip olmayanların fiyatlarını artırabiliyor. Bu durumun adil olmadığına inanıyoruz ve her bir müşterinin kendi riski için ödeme yapmasını istiyoruz. Bu yüzden tüm hasar geçmişi olmayan müşteriler için onlara özel tasarlanmış çözümler ürettik. "

Bu ana fiyatlandırma stratejisine ek olarak Generali, Prestij Trafik Sigortası ile zorunlu trafik sigortasında %70'e varan indirim sağlıyor. Müşterilere sunduğu fiyat tekliflerini hazırlarken en ileri teknoloji ile risk hesaplaması yapan Generali'de müşterinin yararlanabileceği indirim tutarı, tazminat talebi geçmişlerine, araç verilerine ve poliçe sahibinin kişisel bilgilerine göre tespit ediliyor.

Generali bu yeni inovatif fiyatlandırma ve ürün stratejisi ile birlikte, gelecek yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren en üst düzey teknolojiye sahip sigorta şirketi olmayı hedefliyor.

Haberin kaynağı için: ishansigorta.com.tr/generaliden-robin-ho... .
Mart 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

OTOMOBİL SAHİPLERİNE SİGORTA UYARISI

11904

Kasko ve zorunlu trafik sigortalarına 8-10 ay taksit yapılırken, Hazine, sigortacılık
mevzuatı uyarınca yüzde 25'i peşin, kalanı 5 taksit olmak üzere ödeme yapılabileceğini, peşinat ödenmediği sürece sigorta sözleşmesinin yürürlüğe girmeyeceğini bildirdi. Hazine, zorunlu trafik sigortasında sigorta şirketinin karşı tarafın hasarını ödeyip ödemediğinin kontrol edilmesi gerektiğini, aksi takdirde gecikme faizi talebiyle karşılaşılabileceğini belirtti.

Hazine Müsteşarlığı, sigorta yaptıran vatandaşlardan gelen soruları yanıtladı. Kredi kartında 9 taksit sınırlaması öncesi bir vatandaş, sigorta poliçesini on taksit yaptırıp yaptıramayacağını sordu. Hazine'nin verdiği yanıtta, sigortacılık Mevzuatına göre, sigortaya ilişkin ücretin peşin ya da taksitle ödenme olanağı bulunduğu, mevzuatta aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, taksitlendirme yapılmasına karar verilmesi durumunda, genel olarak, toplam primin en az yüzde 25'i peşin ödenmek suretiyle, kalan tutarın 5 taksit halinde ödenebileceği belirtildi.

Zorunlu sigortalara ilişkin çoğu zaman peşin ödeme esasının kabul edildiği vurgulanan yanıtta, "Unutmayın! Peşinat ödenmediği sürece sigorta sözleşmesi yürürlüğe girmez. Bu itibarla bir sigorta sözleşmesi için 10 taksit yaptırma imkanınız bulunmamaktadır" denildi.

FAİZ İSTENEBİLİR

Bir vatandaş da kendisinin kusurlu olduğu kazada karşı tarafın hasarının zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanmaması nedeniyle hasar tutarının faiziyle istendiğini, ne yapması gerektiğini sordu.

Hazine ise zarar gören kişilerin uğradıkları hasarın giderilmesi için yasal olarak doğrudan kusurlu tarafa ya da onun sigorta şirketine başvurma hakkına sahip olduğunu belirtti. Böyle bir tazminat talebi ile karşılaşılması durumunda sigorta şirketini haberdar ederek gerekli tazminat ödemesinin yapılmasının istenebileceği, ya da ödemeyi kendisi yapıp sonrasında sigorta şirketinin yükümlülüğünde olan kısmını tahsil edebileceği kaydedildi. Yanıtta, "Zarar gören kişinin hasarının giderilmesine yönelik olarak sigorta şirketinizin yasal süreler içinde tazminat ödemesinde bulunup bulunmadığını kontrol etmeniz, gelecekte zarar gören üçüncü şahısların faizi içerir talepleri ile karşılaşmanızı engelleyecektir" ifadesine yer verildi. (HABERTURK)

Kaynak: ishansigorta.com.tr/otomobil-sahiplerine... .
Mart 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

GENERALİ SİGORTA PROFİLİNİ ÇIKARDI

2656

Dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinden Generali, Türkiye’nin sigorta alışkanlıklarını araştırdı. Çarpıcı sonuçların ortaya çıktığı araştırmaya göre Türkiye’de yaşayanlar sigorta yaptırırken yüzyüze iletişimi tercih ediyor. Erkekler kadınlara oranla daha çok sigorta yaptırıyor ancak araştırma, teknolojide erkeklerin sınıfta kaldığını ve kadınların bir adım daha önde olduğunu gözler önüne seriyor.

İşte Generali’nin Trafik ve Kasko’ da Türkiye sigortalı profilini ortaya koyan araştırma sonuçları;

TÜRKYE’DE YAŞAYANLAR ARKADAŞ HATIRI DEĞİL GÜVEN ARIYOR

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de yaşayanlar hayatlarını kolaylaştıran yeniliklere kolay adapte oluyor. Denemeye açık ancak her zaman önce ‘GÜVEN’ arıyor. Seçeceği sigorta şirketine kendisi karar vermek istiyor, kimsenin etkisi altında kalmıyor. Arkadaş tavsiyesinden çok bildiği, araştırdığı, güvendiği sigorta şirketinearacını emanet ediyor.

İNTERNETTEN ARAŞTIRIYOR ACENTE’DEN SATIN ALIYORUZ

Türkiye’de yaşayanlar dokunmak, görmek kısacası ‘yüzyüze iletişim’ istiyor. Trafik sigortası yaptıranların yüzde 80’i, KASKO yaptıranların ise yüzde 85’i acente kanalını tercih ediyor.

Ancak öncesinde araştırma WEB üzerinden yapılıyor. Kadın – erkek farketmiyor, Türkiye'de yaşayanların yüzde 60’ı sigorta yaptırmadan önce internet üzerinden araştırma yapıyor, bilgi topluyor. Yani internetten araştırıyor ancak sigortasını acenteden satın alıyor.

KADINLAR DAHA TEKNOLOJİK

Sigortalanma sürecinde kadın ve erkek oranına bakıldığında ise işin rengi değişiyor. Erkekler kadınlara oranla daha çok sigorta yaptırıyor ancak araştırma, teknolojide erkeklerin sınıfta kaldığını ve kadınların bir adım daha önde olduğunu gösteriyor... Erkeklerin yüzde 79’u acentelere başvururken; kadınların yüzde 27’si internet ve çağrı merkezi yöntemiyle, yüzde 25’i bankalar aracılığıyla, yüzde 21’i ise acenteler üzerinden sigorta yaptırıyor.
Bir kaza durumunda erkekler yüzde 70 ile acentelerini ararken kadınların yüzde 27’si ilk olarak sigorta şirketini arıyor.

ARABA ALIRKEN AKLIMIZA GELİYOR

Araştırma Türkiye’deki sigorta bilincini de ortaya koyuyor. Sigorta kavramı Türkiye’de yaşayanların aklına otomobil aldığında geliyor. Sigortalılar ihtiyacına göre ve iyi bir servise iyi para ödemeyi kabul ediyor. İnternet kullanımında eğitim ve gelir düzeyi etkili oluyor. Eğitim ve gelir arttıkça internet kullanımı artıyor.

Dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinden Generali, yaptığı araştırmayla ortaya çıkan sigorta alışkanlıklarına paralel olarak sunduğu ürün ve hizmetlerle de satın alma sürecinde tüketicilere geniş bir yelpaze sunuyor. Motorlu Kara Taşıt Araçları ve Trafik Sigortası başta olmak üzere; yangın, nakliyat, sorumluluk, ferdi kaza, hırsızlık, havacılık, mühendislik, acente mesleki sorumluluk ve DASK gibi birçok farklı sigorta türünde ürün seçeneği bulunuyor.

Haber için: ishansigorta.com.tr/generali-sigorta-pro... .
Şubat 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

TÜKETİCİYİ SEVİNDİREN YENİLİK

Sigorta

Kasko branşında Nisan 2013’te yapılan değişikliklerin ardından, trafik sigortasında da tüketici lehine kapsamlı bir geliştirme üzerinde çalışıldığını belirten Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, böylelikle oto sigortalarında sigortalının beklentilerin doğru bir çerçevede karşılanacağını söyledi

2013 yılının Nisan ayında kasko branşında yapılan düzenlemelerin ardından yeni bir döneme girildiğini belirten Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, bu düzenlemenin, sigortacılarla tüketiciler arasında yaşanan sorunların kalkmasına yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi. Yeni düzenlemenin kasko sigortasını daha anlaşılır kıldığını, yanlış anlaşılmaları ve bundan doğan mağduriyetleri giderdiğini de vurgulayan Yergin, kaskoda yeni bir dönemi başlatan düzenlemelerin yanında, trafik sigortasında da tüketici lehine kapsamlı bir geliştirme üzerinde çalışıldığını dile getirdi.

Trafik sigortasında yeni dönem

Öncelikle üçüncü şahısları koruyan trafik sigortasının tanımı ve kapsamının netleştirilmesinin hedeflendiğini belirten Yergin, “Bu konu, karayolunun tanımından, sağlık giderlerinin kapsamına, bedeni zararların içeriğinden, bakıcı giderlerinin hangi hallerde tazmin edileceğine kadar geniş kapsamdadır. Bu konuların hepsi şu an uygulamada belirsizlik taşıyan, bu nedenle trafik sigortasının tanımını belirsizleştiren ve yine bu nedenle birçok tazminat talebinin mahkemelere taşınmasına neden olan konulardır. Amaç sigortalının mağduriyetini önlemek ve kısa sürede tazminatı ödeyerek, trafik sigortasından beklentileri doğru bir çerçevede karşılamaktır” şeklinde konuştu.

Bu kapsamda üzerinde çalışılan bir diğer konunun da “Doğrudan Tazmin Sistemi” olduğunu belirten Yergin, bu sistemin trafik sigortasında zarar gören tarafın, zararını gidermek için karşı tarafın sigorta şirketine gitmesi yerine kendi sigortacısına başvurması olduğunu söyledi. Bu sayede sigortalının öncelikle kendi bildiği ve seçtiği şirketinden hizmet almasının hedeflendiğini ifade eden Yergin, şirketlerin de kendi sigortalısına hizmet verme şansı yakalayacağını, böylece sigortalının memnun olmasının önemsendiği bir sürecin yaratılacağını söyledi. Trafik ve kasko hizmetinin aynı sigorta firması tarafından verilmeye başlanmasıyla bütünsel/kombine ürünlerin değerinin de daha anlaşılır hale geleceğini ifade etti.
Yergin, “Tüm bunlara, Trafik ve kasko poliçesini tek poliçede birleştiren TrafiKasko ürünümüz tek poliçede tam güvence sunarken, hem tüketicilere fiyat avantajı sağlıyor, hem taksit imkânı sunuyor, hem de poliçe takip işlemlerini kolaylaştırıyor. Sektörde ilk olma özelliğini taşıyan bu ürünümüz araç sahibi bir tüketicinin ihtiyacı olabilecek tüm teminatları bir arada sunuyor. Bu uygulamanın Türkiye’deki öncüsü oluyor olmak ise bize ayrı bir gurur veriyor” diyerek sözlerini tamamladı. (Milliyet)

Haberin kaynağı için:ishansigorta.com.tr/tuketiciyi-sevindire... .
Şubat 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

MOTORSİKLET BİR YAŞAM BİÇİMİ

Honda (Motosiklet)

“Motosiklet bir yasam biçimi”

"Öyle bir geçer zaman ki"
dizisinin çok sevilen Süleyman'ı, "Doksanlar" dizisinin ilgiyle izlenen Bekir'i ve Mutluhan Honda'nın motosiklet müşterilerinden Renan Bilek ile, hayatını, oyunculuğunu, motosiklet tutkusunu ve Mutluhan'ı konuştuk…

Sizi tanıyabilir miyiz?
1968 doğumluyum. Galatasaray Lisesi'nde okudum. Nerelisin derseniz, İstanbulluyum diyorum çünkü anne-baba da İstanbul doğumlu, ama köklerde Arnavutluk var. Beşiktaş'ta geçti çocukluğum ve gençliğim, daha sonra Anadolu yakasına yerleştim. Çünkü Avrupa yakasında yaşamak ulaşım ve trafikten dolayı artık çok zor, ama yine de karşıya geçtiğim zaman evime geldiğimi hissediyorum. Evliyim, 4, 5 yaşında bir kızım var. İletişim fakültesi mezunuyum, radyo televizyon sinema bölümünde okudum, sonra gazetecilik yüksek lisansı yaptım. Aynı zamanda müzisyenim. Oyunculukta alaylıyım ama çok değerli ustalarla çalıştım. Ferhan Şensoy'un yanında yetiştim. Önce nöbetçi tiyatroda amatör topluluğuna girdim, sonra orta oyunculara Ferhan Abi kadrosuna geçtim.

Orada oyun müziklerini hem çaldım hem yaptım. Baktım ki müzisyenliğim ön plana çıktı, Ferhan Abinin tiyatrosunda da müzisyen olmaya başladım. Dedim ki ben ayrılayım artık çünkü tiyatro yapmak istiyorum. Sonra hayat bana çok farklı kapılar açtı. Ancak tiyatroya başlama sebebim; müzisyen olarak sahnede nasıl duruluyor, elinizi kolunuzu nasıl koymanız lazım onu öğrenmek içindi.

Ama sahnenin tozunu yuttunuz mu bırakamıyorsunuz. Bu arada müziğimi de hep korumak istedim, kendi sözlerimi yazacağım, kendi müziğimi yapacağım diye düşündüm. Zamanında söz yazdığım sanatçılar da oldu ancak çok da popüler kültüre inanmıyorum ve öyle bir niyetim de yok şu anda. Biraz da benim şarkılarım hayata dair şarkılar. Dolayısı ile bana özel oluyor daha çok.

Bitirdiğiniz okuldan dolayı yazarlık ta var sizde, bununla ilgili özel bir çalışmanız var mı?
Evet, sol gazetesinde yazıyorum, ayrıca "Aramızda Kalsın" isimli tek kişilik bir oyunum var, onu da ben yazdım. Ama öyle çok fazla da vaktim olmuyor hikaye, öykü, kitap yazmak için. Ferhan Şensoy'un öğrencisi olduğum için tiyatroda elim kalem tutuyor ne mutlu ki. Ama ileride bunu daha farklı değerlendirmeyi düşünüyorum. Şu anda hem vaktim yok hem de her yere birden açılmayı istemiyorum. Yaptığım işleri en iyi şekilde yapmak benim için daha öncelikli ve önemli. Şu anda bir televizyon dizisi var çalıştığım ve onu iyi yapmak zorunda olduğum. Tek kişilik oyunum var güzel oynamak zorunda olduğum. Bir taraftan da müzisyenliğim var albüm hazırla, konserler ver diyen insanlar var, dolayısı ile artık konser repertuarı yapıp ona hazırlanmak da istiyorum. Dolayısı ile bir de kitap hazırlamaya, yazarlığımı kullanmaya vaktim kalmıyor. Eh birde ailem var, onlara da zaman ayırmam ve onlarla da yaşamam lazım. Bu yıllar da tekrar geri gelmiyor.

"Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisiyle tüm Türkiye sizinle tanıştı, bu dizinin hayatınızdaki rolünden bahseder misiniz?
"Öyle bir geçer zaman ki" dizisi devam ederken, "Aramızda Kalsın" isimli tek kişilik oyunumu sahneye koydum. Birçok kişi; "ya bu Süleyman değil mi, komedi de ne? " gibi şeyler söyledi, yakıştıramadılar bana. Ama benim kökenim aslında Ferhan Şensoy'dan dolayı komedi. Öyle bir geçer zaman ki benim hayatımda bir dönüm noktasıdır. Beni bu diziye öneren Coşkun Irmak oldu. Nerdeyse mesleği bırakma noktasına gelecekken bu diziyle tanıştım. Tek kişilik gösterime seyircinin gelmesinde de, şu anda yaptığım işlerde de Coşkun Irmak ve eşinin büyük önemi vardır. Bunu hayatım boyunca unutmayacağım. Tabiri caiz ise ben bir park yeri arıyordum, Coşkun Irmak bana park yerini gösterdi. "Bak işte burada park yeri var, gir buraya da sıkış" dedi. Ben baktım bana park yeri küçük geliyor, yönetmen dedi ki arka tamponu arabaya kondur ön tamponla önde ki arabayı ittir yerini genişlet. Ben park ederken tabi bir de Mete Horozoğlu gel gel dedi. Bu da bu tür ilişkilerde çok önemli. Benim rolümün ön plana çıkmasında Mete Horozoğlu'nun da çok büyük desteği oldu. Süleyman'da benden parçalar var, o Galatasaray mezunuydu, çünkü ben Galatasaray mezunuyum, Süleyman gitar çalıyor şarkı söylüyor, çünkü ben de bunları yapıyorum, motosiklete biniyor, çünkü ben motosiklete biniyorum. Ama ben çift el tabanca kullanamıyorum mesela. Yazar malzemeyi tanıyınca çok daha keyifli yazıyor. Bize de çok büyük sürprizler yaptı. Biz Süleyman'ı böyle beklemiyorduk. Süleyman'ı seyirci de sevdikçe rol ister istemez ön plana çıktı. Bu da işini iyi yapmakla alakalı, biz Mete Horozoğlu ile daha önce hiç tanışmamamıza rağmen bizi eski arkadaş sanıyorlardı çünkü çok güzel bir denge kurduk. Suskun sahnelerde bile birbirimize bakarken öyle gerçek bakıyoruz ki yönetmen bunu fark edip ayrı sahne koymaya

başladı. Ben herkesin bir zamanı olduğuna inanıyorum. Benim zamanım da bu diziyleymiş. Başta Coşkun Irmak, eşi Gülizar Irmak, Zeynep Günaltan ve oyuncu olarak Mete Horozoğlu'nun benim hayatımda hep ayrı bir yeri olacak, çünkü bu dizi ve bu ilişkiler benim hayatımın en önemli kırılma noktasıdır.

Dizi oyunculuğu artık sizin için önemli diye düşünebiliriz o zaman?
Hem önemli hem değil diye düşünüyorum. Çünkü ben bunu bir iş olarak görüyorum, dükkan açmak gibi sabah dokuz akşam altı çalışıyorsunuz. Televizyon seyircisinin profili başka bir şey. Dizilerde oynadığınız rolü çok benimsiyor, sizi o rolle özdeşleştiriyor ve çok ciddiye alıyor. Ben hala Süleyman olarak biliniyorum mesela. O yüzden televizyonda kötü adam rolü oynayamam diye düşünüyorum, geri dönüşümü tehlikeli olabiliyor. Ama sinema öyle değil, sinema seyircinin bile isteye seçtiği, ücret ödeyip emek harcayarak geldiği, bilinçli bir tercih. Film boyunca içinden belki kızsa da, çıkınca vay be adam güzel oynamış diyor. Televizyonda her gün evin içinde olduğunuz için sinemada yarattığınız etkiyi yaratmak çok güç. O yüzden sinema filmlerinde oynamak isterim. En son "Hükümet Kadın" filminin ilkinde kısa bir rol aldım, çünkü "Öyle bir geçer zaman ki" dizisi devam ediyordu ve çok büyük bir mesai harcıyorduk, zamanım yoktu. Ama bundan sonrası için düşünebilirim. Şu anda "Doksanlar" dizisinde Bekir rolünü canlandırıyorum. O da çok keyifli bir yapım ve izleyici de beğeniyle takip ediyor. Hatta haftada iki güne çıkması bile konuşuluyor kanal tarafından. Çok keyifli bir ekip var orada da, ben de zevkle ve keyifle oynuyorum.
,
Kaç yıldır motosiklet kullanıyorsunuz?
13 yıldır motosiklet kullanıyorum. İlk motosikletim Vespa idi, annem çok karşı çıktığı için 30 yaşından sonra ancak motor kullanmaya başladım. İzmir'de yaşadığım sıralarda ilk motorumu aldım, 59 model bir motordu ama ilk olduğu için onu kullanmak ta, onunla uğraşmak ta çok keyifliydi. İzmir'den İstanbul'a gelirken orada bir dostuma bıraktım çünkü çok eski bir motor olduğu için buraya getirilecek bir durumda değildi.

Peki, Honda ile nasıl tanıştınız
İstanbul'a döndüğümde buranın trafiği beni çok rahatsız etti ve kaşınmaya da başladım motosiklet için. Motosiklet bakarken pek çok markayı denedim ama boyum uzun olduğu için hiç birinde çok da rahat ettiğimi söyleyemem. Yosi Mizrahi var, oyuncu, onun da BMW F 650 motoru vardı, gel bunu bir dene dedi. Onun motoruna bir oturdum, ayakta ile oturma arasındayım inanılmaz rahat ettim çökmüyorum, otururken kasılmıyorum, uzanmıyorum, dedim ki evet benim motorum böyle bir şey olacak ve sonra bakınmaya başladım. Küçüklükten beri benim için motor Japon markasıdır. Sonra bir motor beğendim ve sahibi de benim Galatasaray'dan bir arkadaşım çıktı Honda Transalp aldım ondan. Ve ilk Honda ile tanışmam bu motorla oldu ve devamında da hep Honda motorlar kullandım.

Mutluhan'la nasıl tanıştınız?
Bir ara motosikletimi sattım ve arabaya geçtim. Ama mutsuz olmam uzun sürmedi. "Öyle bir geçer zaman ki" dizisinin bitmesine yakın Doksanlar dizisine de yeni başlamıştım. Dizinin platosu Darıca'da olduğu için iki kere arabayla Darıca'ya gittim. Dedim ki olmaz, hemen motor almalıyım ve Mayıs ayında şu anda kullandığım motorumu aldım. Tabi ki Honda dışında başka bir motor düşünmüyordum ve sizin Kızıltoprak'taki yerinize gittim. Aslında ben Honda Africa Twin bakıyordum, gönlümde o vardı. Ancak yine bir arkadaşım kullandığım motorları bildiği için sen bununla rahat edemezsin dedi ve Honda NC 700x al dedi. Hem yakıt olarak çok ekonomik, çekimlere gideceksin, hem de çok rahat bir motor dedi. Hakikaten hiç kafamda yokken sizin Kızıltoprak'taki mağazanızda denedim ve çok da memnun kaldım ve siyah rengini aldım. Mutluhan ile tanışmam böyle oldu. Orhan Bey ve Güray Bey çok ilgilendiler benimle. Daha sonra bakımlar içinde Maltepe'deki plazanıza gelmeye başladım. Burada Baran Bey ile tanıştık. Bana çok yardımcı oldu ve beni çok iyi anlayabildiğini düşünüyorum. Bir kere küçük bir problem oldu aradım hemen servisinizi, dedim "sorun var ama ben getirebilecek durumda değilim, küçük bir şey, zamanım da yok. Siz birini gönderebilir misiniz? Belki burada yapılacak bir şeydir" dedim. Baran Bey tamam dedi ve birini gönderdi, yerinde yaptılar ve çok da memnun kaldım bu hizmet ve anlayıştan dolayı. Uzun yıllar da devam etmeyi düşünüyorum. Hatta araç olarak da Honda'ya geçmeyi düşünüyorum, yeni çıkan CR-V aracınızı
çok beğendim. İnşallah da uzun yıllar bu ilişkimiz devam eder.

Haber için:ishansigorta.com.tr/motorsiklet-bir-yasa...
Şubat 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

"Son Model Kasko: TrafiKasko"

Sigorta

Liberty Sigorta'dan yeni bir reklam kampanyası: "Son Model Kasko: TrafiKasko"

İnsanların daha emniyetli ve daha güvenli hayatlar yaşamasına yardım etmek misyonu doğrultusunda çalışan Liberty Sigorta, reklam kampanyalarına bir yenisini daha ekledi. "TrafiKasko ile tek poliçede tam güvence" fikri ile araç sigortalarının maddi ve manevi zararı en aza indirmesinin öneminin ön plana çıkarıldığı ve yaygın mecra kullanımı ile yayına giren reklam kampanyası, "Son Model Kasko: TrafiKasko" sloganıyla yola çıktı. Trafikte sigortalı olmanın önemine vurgu yapan reklam kampanyası, Liberty Sigorta'nın yenilikçi ürünlerinden trafik sigortası ve kaskoyu bünyesinde barındıran TrafiKasko'yu tüketiciyle buluşturuyor. TrafiKasko, Liberty Sigorta'nın yenilikçi ve yaratıcı sigortacılık çözümlerinin yansıması olarak müşterinin karşısına çıkıyor.

Müşterilerinin sigorta ihtiyaçları konusunda oldukça duyarlı olduklarını ve bu anlamda yaratıcı sigortacılık çözümleri sunmanın Liberty Sigorta'nın temel prensiplerinden biri olduğunu dile getiren Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, "Bu yaklaşımla sunduğumuz ürünlerimiz ile güvenli bir geleceğin yapı taşlarını oluşturacağımıza inanıyoruz. Bu kapsamda yeni reklam kampanyamızla TrafiKasko ürünümüz hakkında tüketicileri hem bilgilendirmeyi hedefliyor hem de sigortalı olmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.

Müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştırıyoruz
Müşterilere güvenli hayatlar sunarken onların hayatlarını da kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten Yergin, "TrafiKasko ürünümüz de bunun önemli bir göstergesi. Trafik Sigortası ve Kasko poliçesini tek poliçede birleştiren TrafiKasko ürünümüz tek poliçede tam güvence sunarken, tüketicilere hem fiyat avantajı sağlıyor, hem 12 taksitte ödeme imkanı sunuyor, hem de poliçe takip işlemlerini kolaylaştırıyor "dedi.

Öncü bir Ürün
Pek çok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da uzun yıllardır Trafik Sigortası ve Kaskonun iç içe geçmiş olarak paketler halinde bir arada sunulduğunu vurgulayan Yergin "Yurtdışındaki bu gelişmelere paralel olarak yarattığımız TrafiKasko ürünümüz araç sahibi bir tüketicinin ihtiyacı olabilecek tüm teminatları bir arada sunuyor. Bu uygulamanın Türkiye'deki öncüsü oluyor olmak ise bize ayrı bir gurur veriyor" dedi.

Odak Grup çalışmaları yapıldı
Liberty Sigorta Pazarlama Direktörü Hanzade Aytaçlı ise yeni reklam kampanyaları ile ilgili şöyle konuştu: "Reklam çalışmalarımız öncesinde acente ve müşterilerimiz ile ayrı ayrı odak grup çalışmaları yaptık. Araç sigortaları konusunda beklentilerini ve ihtiyaçlarını sorguladık; mevcut ürünümüz hakkında fikirlerini aldık. Bu çalışmalar sonucunda yenilikçi bulunan TrafiKasko ürünümüz ile Liberty Sigorta markasının temsil edilmesi gerektiği sonucuna vardık. "

Kampanya beğeni gördü
İnsan odaklı, hayatı kolaylaştıran çözümler ile tüketicinin yanında olduklarını vurgulayan Aytaçlı, reklam kampanyasında da bu öngörü ile hareket edildiğine dikkat çekti. Marka bilinirliği sağlamasının yanı sıra barındırdığı "Call to Action" teması ile 11 Kasım – 8 Aralık tarihleri arasında televizyon, radyo, gazete ve internet mecralarında yayında olacak kampanyalarında, tüketicileri Liberty acentelerine uğrayıp TrafiKasko poliçesi yaptırmaya yönlendirmek için hem popüler hem de kamuoyunda sevilen bir oyuncu olan Engin Altan Düzyatan'ın seçildiğini belirten Aytaçlı, "Engin Altan Düzyatan da reklam kampanyamızaönemli bir katkı sağladı. Kampanyamız, gerek yenilikçi ürünümüz TrafiKasko'yu tüketiciler ile buluşturmasıyla gerekse ilgi çekici senaryoya sahip reklam filmiyle ses getirdi. Oldukça dikkat çeken TrafiKasko reklam kampanyası ile hem sigortalılarımızdan hem de acentelerimizden olumlu geri dönüşler aldık. Sosyal medyada ise hakkımızda konuşanlar arttı. Bu ilgiye paralel olarak, sosyal medya kullanıcılarının TrafiKasko ürünü hakkındaki tüm sorularını yanıtlamak üzere Liberty Sigorta'nın resmi Twitter hesabından gerçekleştirilen ve Genel Müdürümüzün yanısıra UW'den (Teknik) sorumlu Genel Müdür Yardımcımız ile Satışt'an sorumlu Genel Müdür Yardımcımızın katılımıyla canlı bir oturum gerçekleştirdik. Sigorta sektöründe ilk defa uygulamaya aldığımız ve 3. Kere gerçekleştirdiğimiz bu uygulama da tüketiciler tarafından beğeniyle karşılandı.

Haberin detayı için:ishansigorta.com.tr/son-model-kasko-traf...
Ocak 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

SİGORTASIZ ARAÇ BAŞLARINA DERT AÇTI

Geçen yıl mayıs ayında 8 öğretmenin hayatını kaybettiği Kayseri'deki trafik kazasıyla ilgili ilginç gelişme yaşanıyor. Bu gelişme, sigortanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Noyan Doğan, Hürriyet'teki köşesine bu ilginç gelişmeyi aktardı. İşte o yazı:

1 Mayıs 2013'te Kayseri'de meydana gelen kazada 8 öğretmen hayatını kaybetti.

Kazaya karışan Karacaşar Belediyesi'ne ait minibüsün, sigortasının olmadığı ortaya çıktı. Güvence Hesabı, ölenlerin yakınlarına ödediği 1 milyon 50 bin liralık tazminat için belediyeye haciz işlemi uygulatınca Karacaşar Belediye Başkanı, "Beldeyİ satsak bu para çıkmaz" diyerek isyan etti.
Tarih, 2013'ün Mayıs ayı… Kaçımız hatırlıyor bilmiyorum ama bir hatırlatma yapayım. 1 Mayıs günü, Kayseri'de meydana gelen trafik kazasında 8 öğretmenimiz hayatını kaybetmişti. Hatırlamadınız mı? Biraz daha detay vereyim.
Nevşehir'in, Karacaşar beldesindeki ilkokul öğretmenleri, aileleri ile birlikte 1 Mayıs tatilinde; Kayseri'deki Kapuzbaşı Şelaleleri'ne geziye giderken, içinde bulundukları minibüs kontrolden çıkarak, baraj gölüne uçmuştu. Kazada, 8 öğretmen hayatını kaybetmiş, 24 kişi de yaralanmıştı.
O kazanın üzerinden 7 ay geçti ve sigortacılar, hayatını kaybeden 8 öğretmenin yakınlarına trafik sigortasının dışında, toplam 1 milyon 50 bin lira tazminat ödedi. Yaralanan 24 kişinin tedavisi ise halen devam ediyor. Tedavisi süren yaralılardan sakat kalan olursa da bu kişilere ayrıca tazminat ödenecek.
Şimdi, diyeceksiniz ki, ne var bunda; bir kaza olmuş -ki, her yıl böyle onlarca ölümlü kaza oluyor- sigortacılar da tazminatları ödemiş. Haklısınız ama bu kazada, hem tazminat ödenene kadar hem de tazminat sonrası yaşananlar filmlere konu olacak türden. Anlatayım… Güler misiniz, ağlar mısınız okuduktan sonra siz karar verin.

KAZADA 8 ÖĞRETMEN ÖLDÜ

Önce, 1 Mayıs 2013'ten yani, kazanın olduğu günün öncesinden başlayalım… Nevşehir'e bağlı Karacaşar beldesinin belediyesi, belediye gelirlerine katkı olması için iki adet minibüs alıyor. Bu minibüslerle hem belde içinde taşımacılık yapılıyor hem de özel günlerde vatandaşlara kiralanıyor.
Nitekim, kazanın olduğu gün de öğretmenler ve aileleri, 1 Mayıs tatilini değerlendirmek için Karacaşar Belediyesi'ne ait bu minibüslerden birini kiralayarak, Kapuzbaşı Şelaleleri'ne gezmeye gidiyor.
Ancak minibüsün trafik sigortasının dışında; şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapabilmesi için bir de zorunlu olan 'koltuk ferdi kaza sigortası' yaptırması gerekiyor. Sigortayı yaptıracak olan da Karacaşar Belediyesi… Minibüsün trafik sigortası var, onda bir sorun yok. Ancak, belediyenin koltuk sigortasından haberi olmadığı için sigorta da yaptırılmıyor. Ve 1 Mayıs günü de kaza meydana geliyor, 8 öğretmen hayatını kaybediyor.

1 MİLYON LİRALIK TAZMİNAT

Tabii sigorta olmadığından, ortada da ölümlü bir kaza olduğundan devreye Güvence Hesabı giriyor. Hani şu, trafikte sigortasız araçların kazalarda, üçüncü kişilere verecekleri bedeni zararları karşılamak amacıyla kurulan, Güvence Hesabı…
Güvence Hesabı, kazada ölen öğretmenlerin yakınlarına toplam 1 milyon 50 bin lira vefat tazminatı ödüyor. İşte, asıl trajikomik hikaye de bundan sonra başlıyor.
Güvence Hesabı, sigortasız araçların verdiği bedeni zararları karşılıyor ama kanunen zorunlu olan sigortayı yaptırmamak suç olduğundan; Güvence Hesabı, ödediği tüm tazminatı sigortayı yaptırmakla sorumlu olandan, hukuk yoluyla talep ediyor. Ödenmezse, haciz işlemi bile uygulanıyor.
Güvence Hesabı da bu kazadan dolayı ödediği 1 milyon 50 bin lirayı, Karacaşar Belediyesi'nden istiyor. Karacaşar, küçük bir belde… Belediye deseniz, belde belediyesi. Anlayacağınız, bırakın 1 milyon lirayı, 200 bin lira ödeyecek maddi güce bile sahip değil.
Nitekim, 1 milyon lirayı duyarak, şaşıran Belediye Başkanı, "Bizim beldeyi satsak bu para çıkmaz" diyor.

BELEDİYE ZOR DURUMDA

Güvence Hesabı, Karacaşar Belediyesi'ne haciz işlemi yapıyor ama haciz yoluyla bile bu paranın karşılanması mümkün değil. Belediyeden, iki yılda, taksitlerle bu parayı ödemesi isteniyor… Bu da mümkün değil. Karacaşar Belediye Başkanı Muammer Akcan ise 8-9 yılda, aylık 5-10 bin lira ödeyerek, belki bu parayı kapatabileceği önerisinde bulunuyor; o da, İller Bankası'ndan pay alabilirse.
Durum halen netlik kazanmış değil. Ama şu bir gerçek, Karacaşar Belediyesi çok zor durumda. Neden? Üç kuruş gelir olsun diye aldığı minibüse, yıllık 300-400 lira sigorta primi ödemekten kaçan belediye, şimdi 1 milyonluk tazminat ödemek zorunda.
Sanmayın ki, Karacaşar Belediyesi bir ilk… Özellikle belediyelere bu şekilde ticaret yapmak hakkı tanındıktan sonra birçok belediye; kamyonlarının, iş makinelerinin, araçlarının zorunlu sigortalarını, maliyetleri artırıyor gerekçesiyle yaptırmıyor. Sonra ödenemeyecek yüklü tazminatlarla karşı karşıya kalıp zor duruma düşüyor. Benden uyarması…

Haber için:ishansigorta.com.tr/sigortasiz-arac-basl... .
Ocak 2014

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

TRAFİK SİGORTASI VE KASKO BİR ARADA TRAFİKASKO

Sigorta

Trafik sigortası ve kaskonun yurt dışında bir arada sunulduğunu ve bu uygulamanın sigortada yaygınlığı artırdığını vurgulayan Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, Türk sigorta sektöründe de bu uygulamanın hayata geçmesi ile oto sigortalarının daha çok kişiye ulaşacağını belirtti.

İnsanların daha emniyetli ve daha güvenli hayatlar yaşamasına yardım etmek misyonu doğrultusunda çalışan Liberty Sigorta, reklam kampanyalarına bir yenisini daha ekledi. "TrafiKasko ile tek poliçede tam güvence" fikri ile araç sigortalarının maddi ve manevi zararı en aza indirmesinin öneminin ön plana çıkarıldığı ve Kasım ayında yaygın mecra kullanımı ile yayına giren reklam kampanyası, "Son Model Kasko: TrafiKasko" sloganıyla yola çıktı. Trafikte sigortalı olmanın önemine vurgu yapan reklam kampanyası, Liberty Sigorta'nın yenilikçi ürünlerinden trafik sigortası ve kaskoyu bünyesinde barındıran TrafiKasko'yu tüketiciyle buluşturuyor. TrafiKasko, Liberty Sigorta'nın yenilikçi ve yaratıcı sigortacılık çözümlerinin yansıması olarak karşımıza çıkıyor.

TEK POLİÇEDE TAM GÜVENCE

Müşterilerinin sigorta ihtiyaçları konusunda oldukça duyarlı olduklarını ve bu anlamda yaratıcı sigortacılık çözümleri sunmanın Liberty Sigorta'nın temel prensiplerinden biri olduğunu dile getiren Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, "Bu yaklaşımla sunduğumuz ürünlerimiz ile güvenli bir geleceğin yapı taşlarını oluşturacağımıza inanıyoruz. Bu kapsamda yeni reklam kampanyamızla TrafiKasko ürünümüz hakkında tüketicileri hem bilgilendirmeyi hedefliyor hem de sigortalı olmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu. Yergin, yeni kampanyaları ile ilgili şöyle konuştu: "Müşterilerimize güvenli hayatlar sunarken onların hayatlarını da kolaylaştırmayı hedefliyoruz. TrafiKasko ürünümüz de bunun önemli bir göstergesi. Trafik ve kasko poliçesini tek poliçede birleştiren TrafiKasko ürünümüz tek poliçede tam güvence sunarken, tüketicilere hem fiyat avantajı sağlıyor, hem 12 taksitte ödeme imkanı sunuyor, hem de poliçe takip işlemlerini kolaylaştırıyor. "

ÖNCÜ BİR ÜRÜN
Pek çok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da uzun yıllardır Trafik ve Kasko sigortasının iç içe geçmiş olarak paketler halinde bir arada sunulduğunu vurgulayan Yergin "Trafik sigorta limitlerinin artmasıyla Türkiye'de de bu sisteme doğru bir gidişat olacağını öngörüyoruz. Trafik Sigortasının maddi limitleri, ortalama araç değerine yaklaşmaya başladığında, tüketicinin kaskoya duyduğu ihtiyaç nispeten azalmaya başlayacak ve büyük ölçüde kasko ve trafik teminatlarının iç içe geçtiği kombine ürünlere duyulan ihtiyaç artacak. Tüketici davranışlarının değişmesiyle, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi kombine ürün ihtiyaçları daha da fazla hissedilecek. Yurtdışındaki bu gelişmelere paralel olarak yarattığımız ve sektörde ilk olma özelliğini taşıyan TrafiKasko ürünümüz araç sahibi bir tüketicinin ihtiyacı olabilecek tüm teminatları bir arada sunuyor. Bu uygulamanın Türkiye'deki öncüsü oluyor olmak ise bize ayrı bir gurur veriyor" dedi.

Haber detayı için:ishansigorta.com.tr/trafik-sigortasi-ve-... .
Aralık 2013

İshan Sigorta  yeni bir  gönderide  bulundu.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SİGORTA PRİMLERİ HAKKINDA

Sigorta

SDK raporuna göre, 2012 yılında sigorta sektörü 19. 8 milyar prim üretti. Türkiye'nin dünya prim üretimi içindeki payı yüzde 0. 24'e çıkarken, kişi başı prim üretimi yıllık 144 dolar oldu. Dünyada kişi başına düşen ortalama primse 655 dolar olarak gerçekleşti.

Sigorta sektörünün verdiği teminat tutarı 2012 yılında 49 trilyon 714 milyar liraya ulaştı. Sigorta Denetleme Kurulu'nun (SDK) 2012 yılı "Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Faaliyetleri Hakkında Raporu"nda yer alan verilere göre, sektörün ekonomiye verdiği teminat tutarı GSYİH'nin 35 katını aştı. Rapora göre 2012 yılında Türkiye'nin toplam gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) 1 trilyon 416 milyar lira olarak gerçekleşti.

SDK raporuna göre 2012 yılında sigorta sektörü toplam 19. 8 milyar lira prim üretirken, reel olarak yüzde 11. 1 oranında büyüdü. Sektör 2012 yılında toplam 12 milyar 559 milyon lira tazminat ödedi.

2012 yılında Türkiye'nin dünya prim üretimi içindeki payı yüzde 0. 24'e çıkarken, kişi başına prim üretimi de yıllık 144 dolar oldu. Dünyada kişi başına düşen ortalama prim ise 655 dolar olarak gerçekleşti.

47. 5 MİLYON POLİÇE

2012 yılında sigorta sektörü hayat dışında toplam 47 milyon 493 bin poliçe keserken, akdedilen sözleşme sayısı 72 milyon 609 bine ulaştı. DASK kapsamında kesilen poliçe sayısı 4. 8 milyon ve konutların sigortalılık oranı da yüzde 28. 3 oldu. Hayat sigortalarında da 12 milyon 643 bin yeni ferdi poliçe kesildi. 2012 yılında toplam 12 milyon 897 bin trafik sigortası poliçesi kesilirken, bu alandaki sigortalılık oranı yüzde 75. 7 olarak gerçekleşti. 2012 yılı sonunda Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki (BES) katılımcı sayısı 3. 1 milyon kişiye, toplam katkı payı 16. 2 milyar liraya, toplam fon tutarı ise 20. 3 milyar liraya ulaştı.

İSTİHDAM ARTIYOR

SDK'nın raporuna göre 59 şirketin faaliyet gösterdiği sektörde, 2011 yılında 16 bin 783 olan toplam personel sayısı 2012'de 17 bin 521'e çıktı. 2012 verilerine göre sektörde 98 broker, 16 bin 827 acente, 20 bin 176 bireysel emeklilik aracısı, 1. 396 sigorta eksperi ve 1. 926 tarım eksperi faaliyet gösteriyor.

2012 yılında 12. 6 milyon hayat ve 47. 5 milyon hayat dışı poliçe satışıyla bir önceki yıla oranla hayat dışı branşta poliçe sayısında yüzde 7. 46 oranında artış sağlandığı konusunda açıklamalarda bulunan Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü Dr. E. Baturalp Pamukçu, Türk sigorta sektöründe, hayat branşında 2012 yılında 12. 6 milyon adet ve hayat dışı sigorta branşlarında ise 47. 5 milyon adet olmak üzere şirketler tarafından toplam 60. 1 milyon adet poliçe üretildiğini söyledi. Pamukçu, "Tanzim edilen poliçe sayısı bir önceki yıla göre hayat dışı branşlarda yüzde 7. 46 oranında artarken, hayat dalında yüzde 22. 87 oranında azalmıştır. Sigortacılık sektörü gelişmekte olan piyasalarda genelde GSYİH'ye paralel bir gelişme sergilemektedir. Ancak, sektörün gelir esnekliği birden yüksek olduğu için, kişi başına gelir arttıkça gelirden sigortaya ayrılan pay yükselmektedir" şeklinde konuştu.

TOPLAM TEMİNAT TUTARI GSYİH'NİN 35 KATI

AIG Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Sema Bulutlu ise şu şekilde değerlendirmelerde bulundu: "Sigorta sektörünün gelir esnekliği 1'den yüksek olduğu için kişi başına gelir arttıkça gelirden sigortaya ayrılan pay da yükselmektedir. Yani toplam prim üretimi ekonomideki büyümeden daha yüksek oranda artarken buna karşılık gelir azaldıkça da sektör ekonomiden daha hızlı küçülmektedir. Bu kapsamda geçen yıl GSYİH reel olarak yüzde 2. 2 oranında artarken toplam prim üretimi yüzde 8. 6 oranında artış göstermiştir. Prim üretimi gelirden daha hızlı arttığı için toplam prim üretiminin GSYİH'ye oranı da yüzde 1. 32'den yüzde 1. 40' yükselmiştir. 2011 yılına göre vermiş olduğumuz toplam teminat tutarı yüzde 26. 94 oranında artarak GSYİH'nin 35 katını aşmıştır. "

Haber için:ishansigorta.com.tr/kisi-basina-dusen-si. . .
Daha fazla