Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türban

Türban şu anlamlara gelebilir; Türban (kadın başörtüsü): Genellikle renkli desenli ve ipek kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan özel bir tür kadın başörtüsü. Eşarba göre biraz daha büyük boyutludur ve başa iğne kullanılarak bağlanır. Erkek başlığı olarak Türban veya Sarık: Genellikle pamuklu kumaştan yapılmış, başa veya fes, kavuk gibi bir iç şapkanın üzerine sarılan bir erkek başlığı. Sih ve bazı Kuzey Afrika ile Güneydoğu Asya müslüman toplumlarında yaygındır.

Kasım 2015

Dilara  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül 2015

Tarik, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de türban takmanın zorunlu hale gelmesini ister misiniz?

GÖRDÜGÜNÜZ gibi kimse zorunlu birsey istemez, zorunlu türbana herkez hayir diyor ama türbani zorla cikartmaya gelince en ön safda yer alanlar cogunlukda. Zorla soymaya evet, zorla kapanmaya hayir. Geldigimiz durum budur suan malesef ve bu tarihde yasanmis gerceklerdir.
Eylül 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

Tabii ki Patfaryanlar da eğitimlerinde özgür olmalıdır. Sonuçta bunun yeni bir din olması bir din olmadığı anlamına gelmiyor. Her din ilk geldiğinde yeniydi ve insanlar her yeni dine savaş açtılar ya da dinler insanlara. Her neyse Pastafaryanlık ABD'de resmi olarak kabul gören bir din, yani 350 milyonluk bir devlet buna saygı duyuyor. Diğer semavi dinlerin bu kadar büyük bir toplumda saygı görmesinin yüzyıllar aldığını düşünürsek oldukça mantıklı ve/veya kutsal bir din. Tabii ki onlar da dinlerinin gereği her neyse diğer insanlara zarar vermemek kaydıyla yapabilmeliler.
Mart 2015

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Türbanla başlayan Yeni Türkiye yolculuğunun geldiği nokta. Artık kimse yeterli tıbbi hizmet alamıyorum diye ağlamasın.

Kadavralara Don Giydiriyorlar!
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır, “Kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor” dedi. 869

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır, “Kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor” dedi.
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır, “21. Yüzyılda, bilim çağında, bilimle rekabetin hızla arttığı bir çağda tıp fakültelerinde kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor” dedi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” öncesinde “laiklik ve kadın” paneli düzenledi. Panelde, laiklik kavramının kadın hakları açısından önemine değinilerek “din”, “vicdan özgürlüğü”, “din ve devlet işlerinin ayrılması” konuları tartışıldı.
Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasoyunu (Birleşik Kamu-İş) Genel Başkanı Hasan Kütük, “Laiklik ve Kadın” konulu panelin açılış konuşmasını yaptı. Vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ı hatırlatan Kütük, “Belki ilk değil, son da olmayacak. Çünkü bu olayı ilk defa yaşamadık. 2009 yılında Münevver Karabulut ve Cem Garipoğlu cinayetinde de yaşadık ve bu cinayetlerle Türkiye’ye yerinde oynadı. 6 yaşındaki Gizem Akdeniz’de vahşice katledildi. Belki de bu kaybettiğimiz insanlar sadece kaybettiğimizi yurttaşlar değil, bu insanlarla birlikte insanlığımızı da kaybettik” ifadelerini kullandı.
Kadın cinayetlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan iyi niyetli açıklamaların yeterli olmadığına dikkat çeken Kütük, ‘Ülke olarak bu işi sadece cinayetler boyutuyla değerlendirirseniz sorunun çözümüne ilişkin de sağlıklı bir değerlendirme yapmış sayılmayız. Olayın ekonomik, sosyal, siyasal ve psikolojik boyutuyla değerlendirmesi gerekir ve çözümüne ilişkin bir arayış gerekir. Cinayetlere ilişkin iyi niyetli çözümler sonuç vermiyor. Bu cinayetlerin sorumlusu 13 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarıdır” şeklinde konuştu.
“LAİKLİK VİCDAN HÜRRİYETİDİR”
“Laiklik ve Kadın” konusunun seçilmesinin önemli olduğunu söyleyen Birleşik Kamu-İş Genel Eğitim, Basın-Yayın Sekreteri Semra Pektopal ise “Atatürk, laikliği din ve devlet işlerinin ayrılması olarak tanımlayıp, her vatandaş için vicdan hürriyetinin sağlanmasını istedi. Bu amaçla laikliği savunmuştur ve çıkarmıştır. Laiklik, sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, tüm vatandaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğünün de sağlanmasıdır” diye konuştu.
“DİN SİYASETİN ARACI OLARAK KULLANILAMAZ”
Pektopal, “Laik idarede; din, devlet işlerine karışmaz. Yasalar yapılırken dine göre değil çağın koşullarına göre ayarlanmasını ister” dedi ve ekledi:
“Evrensel değerler ve evrensel normların ele alınmasını ister. Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimseye belli bir din ve mezhep anlayışı dayatılamaz. Din ve mezhep hiçbir zaman siyasetin aracı olarak da kullanılamaz”
“AKP’NİN TANRISI PARADIR”
“Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte din ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesini sağlamıştır” sözlerini kullanan Pektopal, “Dinin siyaset sahnesinde araç olarak kullanılması dine zarar verirken buna karşı geliştirilmiş laiklik düşüncesi dinin daha temiz bir ortama taşınmasını sağlayarak dinin özgürleşmesinin yolunu açmıştır. Ama günümüzde bu düşünceden oldukça uzaklaşıldı. AKP, 13 yıldır halkımızın dini duygularını kullanarak iktidar oldu. Her sıkıştığında can simidi gibi dine sarıldı ve kullandı. Din maskesi adı altında halkımıza acı, gözyaşı zam ve zulümden başka hiçbir şey getirmedi. Bunların tanrısı para tanrısıdır. İşlerine geldiği için dini kullanırlar. Sömürülerini daha rahat yapabilmek için dine sarılırlar” düşüncesini dile getirdi.
“163 MİLYON KIZ DOĞMADAN ÖLDÜRÜLÜYOR”
İstanbul Barosu Avukatlarında Pınar Akbina da, dünya nüfusunun 7 milyar olduğunu ve bu nüfusun yarısının kadınlardan meydana geldiğini belirtti. Akbina, “TÜİK istatistiklerine göre Türkiye’nin nüfusu 76 milyon 667 bin 864 kişiden oluşuyor. 38 milyon 194 bin 504 kişisi kadın; 38 milyon 473 bin 360 kişi erkek fakat dünyada erkek-kadın nüfus dengesinde 66 milyon kadın eksik olarak değerlendirildi. Doğu ülkelerinde erkek çocuklarının tercih edilmesi önemseniyor. Bu anlayış şunu yapıyor: Ultrasonla bebeğin hangi cinsiyetine olduğu öğrenilerek, tercihini erkekten yana kullanılıyor. Dünyada 163 milyon kız çocuğu doğmadan kürtajla alınıyor. Bu durum Çin ve Hindistan gibi ülkelerde yaygın olarak görülüyor” bilgisini verdi.
“TÜRKİYE KADIN ERKEK EŞİTSİZLİĞİNDE YÜKSELİŞTE”
BU düzende insan soyunun sürmesinde en temel işlevi gören kadınların erkekler tarafından aşağılandığını ve ezildiğine dikkat çeken Akbina, “Türkiye, Ortaçağ gericiliğine götürülmek isteniyor. Dünyadaki rakamlara göre Türkiye’de 2006 yılında 135 ülke arasında cinsiyet eşitsizliğinde 105’nci sıradayken 124’cü sıraya geriledi. Ülkemizde okuma yazma bilmeyen kadın oranı 3. 8 milyonu buluyor. Korkunç bir rakam. Çocuk gelinlerin yüzde 26’sını 16-19 yaş arasındaki çocuklar oluşturuyor” değerlendirmesine işaret etti.
“TIP FAKÜLTELERİNDE KADAVRALARA DON GİYDİRİLİYOR”
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır da “Laik ve bilimsel eğitim olmadan ne kadına şiddet ne de çocuk istismarının önüne geçemeyiz. Laik eğitim; bilimsellikten ve çağdaşlıktan yararlanmaktır. 21 yüzyılda bilim çağında bilimle rekabet hızla arttığı bir çağda tıp fakültelerinde kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor. Böyle kodlamalar yapan bir toplum haline geldik. Kadınlar, hem dinde hem de toplumda ihtiyaç duyulduğu zaman övülen konumdadır. Ama uygulamada dövülen ve hor görülen insanlardır” görüşlerini duyurdu.

kaynak:yurtgazetesi.com.tr/gundem/kadavralara-d. . .
Şubat 2015

Münevver İlbey, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de türban takmanın zorunlu hale gelmesini ister misiniz?

Bence öyle zorunluluk getirilmez getirilemez. Insanların özgür iradesine dayatma yapılamaz ki böyle yapilirsa Islamı basitleştirmiş ve bayağılaştırmış olurlar.
Kasım 2014

Recep Şahin Sargın, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

İnançlara saygılıyım ama adamların inancı gerçekten komik yani elde olmadan gülüyor insan :) o yüzden bu taleplerini samimi şekilde gülerek karşılıyorum :)
Kasım 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

Ana okulundan üniversiteye kadar radikal İslam'ın üniforması olan türbanın serbest olduğu bu ülkede tabii ki abes bir soru olmuş bu. (Kendim sormuştum gerçi, çok abesmiş :) Tabii ki her dine eşit uzaklıkta olduğunu defalarca vurgulayan sarayzadenin hükumeti döneminde her türlü dini özgürlük olacaktır. Yahudiler takkeleriyle ya da melon şapkalarıyla okula gidebilirler. Fanatik Hristiyanlar rahibe kıyafetleriyle gidebilirler. Pastafaryanlar da tabii ki kendilerine has başörtülerini kullanmakta serbestlerdir. Pastafaryan baş örtüsüne savaş açmak kendi üniformalarını tehlikeye atar.

Ah bir de Kur'an'dan okudum başörtüsünün alien tipi takılması gibi bir zorunluluk yok. Öyle olduğunu iddia edenler tamamen götlerinden kural uyduruyorlar aslında tahta olmalı, yok bu da olmadı. Yani Kur'an diyor ki kadın örtüsüyle ziynetlerini örtmeli. Sanırım o zamanların Arap Müslümanları bizim günümüz Türk Müslümanları gibiymiş. Ziynet görünce koparıp götürüyorlarmış. Öncelikle Kur'an başını ört diyor ama saçının tek teli bile görünmesin gibi bir şartı yok, ardından da ziynetleri ört diyor yani ziynet taşımayan bir kadın başını normal bir eşarpla ya da Anadolu tipi yazmayla falan bile örtse Allah için içi dışı fesat radikal İslamcıdan daha makbul oluyor. Zaten Allah'ın şart koştuğu örtüyü illa üniforma şeklinde bağlayacam bununla da bu ülkenin laikliğine savaş açacam demeyi de Allah çok hoş görmüyordur. Allah'ın örtüsünü kişisel çıkarları için kullananlar mutlaka cezalandırılacaklardır.

Sonuçta şahsi çıkarlar uğruna Alien gibi ortalıkta gezmek serbestse ki serbest, her dinin vecibeleri de serbest olmalı.
Kasım 2014

Ozan Eryılmaz, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

Soru başlığını gördüğümde nüfus cüzdanındaki din hanesiyle ilgili bir talep olduğunu düşünmüştüm fakat yazıyı okuyunca öyle olmadığını anladım. Keşke öyle olsaydı, o zaman daha konuşulası bir konu olurdu. Makarna süzgeci konusuna gelince, eleştirdikleri nokta doğru olsa da yöntemleri yanlış;

Kılık kıyafet yönetmeliğinde yapılan değişiklikten önce öğrencilerin kafalarında makarna süzgeciyle okula gitmeleri disiplin suçu kapsamına giriyordu fakat artık yönetmelikteki "baş açık bulunur" ifadesi ortaöğretim öğrencileri için geçerli değil. Yani, yeni düzenlemenin Pastafaryan çocukların başlarını makarna süzgeciyle örtmelerinin yolunu açtığı söylenebilir. Bu açıdan talepleri milli eğitim bakanına ulaşırsa muhtemelen bakan da bu açıklamayı yaparak üste çıkacaktır. Nüfus cüzdanları için semavi din dayatmasına dikkat çekmek daha faydalı olurdu diye düşünüyorum.
Kasım 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

Ehehe haklı bu patafaryanlar.
senin kutsalın başkasının kutsalına saygısızlık edebileceğin sonucunu doğurabiliyorsa ki her ne kadar saçma-absürd gelirse gelsin o vakit sorarlar adama! Senin ki canda bizim ki patlıcan mı diye :))
şimdi araştırdım biraz:
bu pastafaryanların bir kutsal kitapları var. aynı diğerlerinde olduğu gibi.
e bir tanrıları da var. aynı diğerlerinde olduğu gibi.
e az buz değil 1 milyonu geçkin din mensupları da var. bu da azımsanamayacak bir rakam.
e madem ki kafalarında ki o her ne lokumsa o şeyi kutsal görüyorlar, o zaman arkadaşlara saygıyla yaklaşmak gerekiyor.
bu durumu inkar eden herkes faşist ve benzeri sıfatların birer temsilcisidir kanımca...
ayrıca dün uydurulmuş bir şeyde değilmiş yahu bu din. 1 milyon ciddi rakam. Tak kardeşim kafana eleği.
al eline de sarımsak dövücüyü. Ne bilim ketçap- sos falan... Takıl işte kitabına göre : D
gerisi bayat hikaye. . .
Kasım 2014

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

The Gospel of The Flying Spaghetti Monster adlı kutsal kitabı okursanız anlayacaksınız ki Pastafaryan inancı diğer inançlardan daha az saçma veya daha az gülünç değildir. Hem zorlama da yok, ne güzel, yapmasan memnun olurum diyor Uçan Spagetti Canavarı.
Şaka bir yana parodi de olsa bir dini bu kadar sevebileceğim aklıma gelmezdi. :) Eğitimdeki taleplerini de destekliyorum. Sonuçta kimse Uçan Spagetti Canavarı'nın yokluğunu ispat edemez. Bırakın onlar da inançlarına göre yaşasın o zaman... Ramen.
Kasım 2014

Güzin Turhan, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

Yani kafasinda makarna súzgeciyle gezen bir takim adami garipsememek icin inanin cok zorlanirim. Hala bu makarnali tanri inancina sahip insanlara anlam verebilmis degilim.
Kasım 2014

Devrim Deniz Bardakcı, bir soruya yanıt verdi.

Pastafaryanların eğitimde özgürlük taleplerini nasıl karşılıyorsunuz? Açıklamadaki habere bakabilirsiniz...

... pastafaryan inanışın varlığından bi'haber ateistliğimle mutlu mesut yaşarken sizin bu sorunuz üzerine bütün dengelerim altüst oldu. Böylesi parodik bir inanışın ki gülmeden edemiyorum eğitimde özgürlük taleplerini (ütopik) saçmalık olarak niteliyor şiddetli bir akıl tutulmasına bağlıyorum (kişilerin dini inanışlarına saygı duymak koşuluyla) her türlü din ya da din odaklı öğretiyi Anarşist bakış açısıyla reddeden Ateist bir kadınım.
Bkz:
Uçan spagetti canavarına tapıyor, birayla kutsanıyorlar...
"şakadır bu ya dimi şakadır şaka" :) :)
Daha fazla

6 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.