Bilmek istediğin her şeye ulaş

TDK (Türk Dil Kurumu)

Türk Dil Kurumu, Türkçeyi incelemek, gelişmesi için çalışmak amacıyla kurulan kurum.

Mayıs 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Kültür kavramının sözlük anlamı nedir?

Sözlük anlamını sorduğunuza göre iki büyüğe danıştım geldim:

TDK der ki:

kültür
isim Fransızca culture
1. isim Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin
"Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir. " - E. İ. Benice

2. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü
"Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir. " - S. Birsel

3. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi
"Bir memlekette kitap kültürü ne kadar zenginse günlük konuşma da o kadar zengin olur. " - M. Kaplan

4. Bireyin kazandığı bilgi
"Tarih kültürü kuvvetli bir kişi. "

5. Tarım

6. biyoloji Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme
"Mikrop cinsinden canlı bir varlığın muayyen bir ortam içinde çoğalmasına da kültür denilir. " - M. Kaplan


Diğer büyüğümüz Nişanyan etimolojisi konusunda der ki:

Kültür
~ Fr culture 1. Toprağı ekip biçme, tarım, 2. Terbiye, eğitim ~ Lat cultura a. A. < Lat colere, cult- ekip biçmek, toprak işlemek +tura
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Bir dilin zengin olmasını kelimenin birden fazla anlam taşıması mı yoksa her anlama karşılık gelen bir kelimenin olması mı belirler?

İkisi de değildir. Bir dilin zengin olması o dilde ifade edilmesi istenen/gereken her şeyin bir karşılığı olmasıdır. Tüm nesnelerin o dilde bir ismi olması, tüm eylemlerin bir fiili olması gerekmektedir. Burada zenginliği iki kola ayırabiliriz. Mesela dilimiz çoğu nesnenin adını çoğu elemin fiilini yabancı dillerden almıştır. Bu diller ilk olarak Arapça, Farsça ardından Fransızca, ispanyolca, İtalyanca, az biraz Almanca ve son zamanlarda da İngilizce'dir. Bu dilleri dilimizden çıkartabilseydik eğer korkarım konuşamaz, yazamaz hale gelirdik. Bu durum bir açıdan ana dilimizin fakirliğini gösterirken diğer bir açıdan da modern dilimizin zenginliğini gösterir. Öncelikle bu dili konuşan kişiler olarak yukarıda saydığım dillerin hepsine aşina olduğumuzdan onları kolayca öğrenebiliriz. Onlar sayesinde her nesnenin bir adı her eylemin bir fiili vardır. Bu durumda zenginlik ithal edilmiştir ama mevcuttur.

Diğer bir zengin dil örneği olarak felsefenin, matematiğin, mühendisliğin dili olan Almancayı göstermek isterim. Almancada her nesnenin Almanca bir adı, her eylemin almanca bir fiili vardır. Dışarıdan çok az sözcük ithal etmişlerdir. Örneğin bizim havalı bir şekilde televizyon dediğimiz nesneye Almanlar gerçekten "uzgöreç"in Almancası olan Fernseher derler. Hatta öyle ki Almancada neredeyse tüm aletler işlevine göre Almanca isimlendirilirler, ismini bilmediğiniz tüm eşya ve aletleri işleviyle isimlendirdiğinizde %99 doğru sözcüğü bulmuş olursunuz. Bu da diğer şekilde bir zengin dildir.

Hangisinin gerçek zenginlik olduğuna siz karar verin... .
Ağustos 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mart 2013

A. Sakin, bir soruya yanıt verdi.

Bir dilin zengin olmasını kelimenin birden fazla anlam taşıması mı yoksa her anlama karşılık gelen bir kelimenin olması mı belirler?

Bu aslında çok basit cevabı olan bir soru. Biz dili kullanarak kendimizi ifade etmeyi, olan biteni anlatmayı sağlarız. Dilin amacı da budur. Nesneyi ya da eylemi anlatmaktır. O halde bir dil ile yaptıklarımızı, düşündüklerimizi, hislerimizi ne kadar iyi anlatabilirsek o dil o kadar iyidir. Yani bir dilin gücü insan aklına gelebilecek her türlü nesne ve fiili ne kadar iyi ifade edebilirse o kadardır.
Ocak 2013

Sevin Aydınoğlu, bir soruya yanıt verdi.

Bir dilin zengin olmasını kelimenin birden fazla anlam taşıması mı yoksa her anlama karşılık gelen bir kelimenin olması mı belirler?

Bence ikisi de değildir. "Dil" bir toplumun alt ve üst yapısal tüm yaşantısının ürünüdür. O toplum ekonomide, sanatta, tarımda, felsefede, matematikte, bilimde, teknolojide ve diğer alanlarda ne kadar çalışkan, üretkense o alanlardaki dilini de o kadar zenginleştirebilmiştir. Dilimize bu kadar çok yabancı sözcüğün sızma nedeni, önce ekonomik yoksunluklarımız sonra da teknoloji, bilim, endüstri, özgür düşünce, felsefe konularında zayıf kalmamız, icat eden değil icat edileni kullanan bir toplum olmamızdır.

Dil bir toplumun bakış açısını, psikoljisini de ele verir; örneğin kullanılan sözcüklerden o toplumun "kadına", "çocuğa", "tarıma" "dine" vb. verdiği değeri anlarsınız. Türkçe'de 3. tekil şahıslarda cinsiyet ayrımı yoktur, "o" deriz, eski Türk topluluklarının cinsiyet yaklaşımı, kadına verdiği değer konusunda bir fikir verebilir. Şimdiki Türkçe'den ve atasözlerinden yola çıkarak da nasıl "maço" bir toplum oluştuğunu, kadını değersizleştirdiğini görmek mümkün, küfürler doğruda kadını hedef almakta ve aşağılamaktadır. O toplumun ne kadar homofobik olduğunu, muhafazakar olduğunu, dindar olduğunu, aydınlanmadan nasibini alıp almadığını vb. dilinden anlayabilirsiniz.

İngilizce'de "Whole" sözcüğü bütün anlamına gelir, "health", "heal" sözcükleri ile aynı köklere (Irvin Yalom - Varoluşçu Psikoterapi) sahiptir, kendini bütün hissetmek ile sağlıklı olmak arasında bağlantı kuran bir toplumsal bakış açısı taşır bu sözcükler.

Dil başlı başına bir felsefedir, felsefesini dile dayandıran ve dilden ayrı düşünmeyen filozoflar vardır, L. Wittgenstein, Lacan gibi.

Dil hayatı, geçmişi, geleceği anlamanın şifresidir, içimize zerk edilmiş yaşam kültürünün ta kendisidir, o dili sorgulamaya ve kendi dilimizi aramaya başladığımızda yeni bir dilin de ve yaratıcılığın da kapılarını aralarız.

Dolayısıyla daha derin sorgulamalar yapan, bir konuyu derinlemesine okumaktan öğrenmekten haz duyan ve kendisine tek doğruymuş gibi öğretileni kabul etmeyip, sorgulayan, yanıtlar arayan, bunu hayatına yansıtan nesiller yetiştermeyi bilen ve bu konuda gençliğe ve onun heyecanlarına saygı ve hoşgörüyle yaklaşan toplumlar her açıdan zenginleşmeye devam edeceklerdir.

Temmuz 2012

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Türk Dil Kurumu yabancı sözcüklere Türkçe karşılık önermede başarılı mıdır?

yaw yok böyle şeyler efsane, 1980 önesi sağcıların , arapça ve farsçayı kullanmamaya özen gösteren ulusalcı solcuları aşağılamak için uydurduğu saçmalık bunlar.

günaydın

bilgisayar

konuk

duyarga

sağduyu

bilişim

iletişim

gibi güzel kelimeler bulmuş bir kurumdur TDK. elbette bazı gereksiz buluşlarıda var örneğin

"belgegeçer"

yani

faks.

eğer 20 yıl önce olsaydı bu isim kulağımıza otururdu ama faks ismi kulağımıza oturup tam bir konuk kelime olunca

belgegeçer

saçma kalıyor bu tür buluşları var TDK nın hatalı.

ayrıca hostes , konuksal avrat değil: uçan memeli :)) daha başarılı :))

Temmuz 2012

Rukiye, bir soruya yanıt verdi.

Türk Dil Kurumu yabancı sözcüklere Türkçe karşılık önermede başarılı mıdır?

TDK'nın ilginç önerilerden bir kaçını duyunca çok şaşırmıştım.
_Marş=ulusal dütdürüt.
_hostes=konuksal avrat.
_E_mail=elmek

9 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.