Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türk Futbolu

Futbol

YÖNLENDİR Türkiye'de futbol

Mart 2015

Ali Bayram, bir soruya yanıt verdi.

Futbol yazarı olmak istiyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim?

Futbol sosyal medyası stadagel.com adlı sitede dilediğiniz gibi yazabilirsiniz.
Eylül 2014

Eyyub Mehmet Gül, bir soruya yanıt verdi.

Sporda e-bilet dönemine geçilmesini sağlayan Passolig uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence berbat bişey insanları maçtan soğutuyolar cnm. Tek sorunda bu deil bazı arkadaşlarım passolig olmasına rağmen maça giremiolar
Ağustos 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Futbolda unutamadığınız en önemli an nedir?

Benim nesil 1986 Dünya kupasını kazandıran bu golü gayet iyi hatırlar. :)

Ağustos 2014

Russel Westbrook, bir soruya yanıt verdi.

Futbolda unutamadığınız en önemli an nedir?

Ayhan akman'a yapılan faul önemi tartısılır ama unutulcağını zannetmiyorum
Haziran 2014

Koray Bozkurt, bir soruya yanıt verdi.

Futbol yazarı olmak istiyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim?

Belli bir kuralı yoktur. Bizim ülkemiz için eski hakemler ve futbocular ya da uzun süre gazetecilik yapmış olanlar futbol yazarı oluyor. Temel olarak iyi yazılar yazabilme yeteneğine sahip olmak önemlidir.

Yazı yazma yeteneğinin yanında yabancı dil iyi olan ve hızlı düşünebilen biri olmak önemlidir. Çünkü futbol yazarları anında yazı yazarlar. İzlerken yazıyı oluşturmak, hızlı davranan ve iyi bir mesaj çıkarıcı olan herkes futbol yazarı olabilir.
Nisan 2014

Gündüz Ayar, bir soruya yanıt verdi.

Sporda e-bilet dönemine geçilmesini sağlayan Passolig uygulaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Fişlenme, banka kazığı, gereksiz icatlar anahtar kelimeleriyle tanımlanabilir. Gereksiz icat çünkü ara ara maça giden adamın Passolig'e ihtiyaç duymayacağını düşünmüyorum. Banka kazığı çünkü ben maç izlemek için neden bir bankaya para ödeyeyim? Önceden sadece bilete para veriyordum. Haklı olarak karta para vermek istememek en doğal hakkım. Fişlenmek çünkü futbol kulüpleri için zorunlu bir hale getirildi ve kartta tüm bilgiler kayıtlı.

Diğer yandan uzun kuyruklarda beklememek kulağa hoş görünüyor ama Passolig'in bunu nasıl sağlayacağını hala anlamış değilim. Siz değil Passolig, parmak izi taramasıyla hemen geçişe izin veren bir uygulama yapsanız bile Galatasaray-Fenerbahçe maçında uzun kuyruk oluşmamasını engelleyemezsiniz.

Aynı uygulama İtalya'da yapıldı. Şiddeti önlemek amacıyla yapıldı ama hiçbir etkisi kalmadı. Yoğun eleştiriler üzerine kaldırıldı.
Mart 2014

Beşire Mansız Tozar  yeni bir  gönderide  bulundu.

Savaşta Değil Maçtayız!!

Taraftar takımının 12 numaralı oyuncusudur. Ve futbol, taraftarıyla anlam bulan bir spordur. Bir takıma gönül vermek, renkleriyle bütünleşmek, tezahürat yapmak. Hepsi bu sürecin bir parçası. Kimimiz renklerini sevdik, kimimiz abimizden, babamızdan miras aldık bu sevgiyi. Rekabeti yaşamak, sevinci, bazen de hüznü hissetmek. Fair-play ruhuyla renklere aşık olmak. Bir takımla coşmak, bir golle havaya uçmak. Bir golle üzülmek. Takımınız sizi asla terk etmeyecek bir yakınınız gibidir(yani siz istemedikçe) . Özü sevgi, coşku ve birlikteliktir taraftarlığın.
Elbette böyle bir bağlılık bazılarına anlamsız gelebilir. Zaten herkese anlamlı gelmesi ortada bir sorun olduğunu gösterirdi; her neyse…
Bazı insanlara saçma gelen bu durumda şu soruları sormalıyız:
-Peki bu kadar taraftar neden var?
-Neden bir takıma bağlanma ihtiyacı duyuyoruz?
Cevabı araştırmalarla(genellikle erkekleri kapsayan) aranmış olup şöyle sıralanabilir:
“Sosyalleşme, iletişim kurma isteği,
Öz saygıyı güçlendirme,
Ait olma duygusu,
Kendilerini ödüllendirme,
Günlük stres ve sorumluluklardan uzaklaşma,
Sıradanlığı kırma,
Birlik, beraberlik ve bağlılığı güçlendirme,
Rahatlama, kafa dağıtma,
Özdeşleşme, sosyal kimlik edinme ”
Özdeşleşme genellikle takımın başarısıyla doruğa ulaşabiliyor. Maçtan sonra “başardık” diyen insanlara rastlamak mümkün. Bireyin hayatında yaşadığı başarısızlıklar sebebiyle de bir takımla, bir insanla özdeşleşmeye ihtiyaç duyabilmektedir.
Aynı zamanda futbolla birlikte bireydeki engellenme sonucu ortaya çıkabilen saldırganlık sağlıklı bir şekilde aktarılıyor(agresyon) . Birey takımını harekete geçirebilmek adına bağırıyor, marşlar söylüyor. Ancak son zamanlarda bu durum Türkiye’de ne yazık ki sağlıksız bir hal aldı. Bu da taraftarlığa gölge düşürüyor ve durum holiganlığa dönüşüyor. Takımını sevdiğini sanan bazı taraftarlar(!) takımlarına en büyük zararı verdiklerinin farkında olmayabiliyor. Takımına deyim yerindeyse karasevda ile bağlanan taraftarlar diğer takımları takım olmanın ötesinde düşman görmeye başlıyor ve aralarında oynanan her maç bir savaşa dönüşüyor. Sonucunda hakemlere, statlara, rakip taraftara, futbolculara, yöneticilere saldırılan görüntüler ortaya çıkıyor. Zarar gören yine takım ve gerçek taraftar oluyor. Seyircisiz oynama ve yüksek miktarlarda para cezaları takıma fatura ediliyor.
Holigan ve taraftar olmayı ayırt edebilen futbol sevdalılarından olmak dileğiyle :)


YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:
ultras-istanbul.over-blog.de/pages/TARAFTAR_-1035721.html
kisiselgelisimyolculugu.blogspot.com/2010/05/futbol-ve-taraftarlk-psikolojisi.html

Aralık 2013

Onur Tayfun, bir soruya yanıt verdi.

Türk futbolundaki yabancı sınırlaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Serbest olmasında yanayım. Şu andaki düzen var olduğu sürece Türk futbolcusu kendisini asla geliştirmez. Ne yazık ki toplum olarak bu tembelliğe sahibiz. Yerli oyunculara etmeyeceği paralar verilip karşılığı alınamamakta ne yazık ki. Bir takımda "Tam Rekabet Ortamı" yaratıldığı ve adaletli bir forma dağıtımı yapıldığı taktirde özellikle Türk futbolcusu kendisini geliştirmek zorunda kalacaktır.
Aralık 2013

Onur Tayfun, bir soruya yanıt verdi.

Futbolda unutamadığınız en önemli an nedir?

  • Başlı başına George Hagi,
  • Taffarel'in UEFA kupası finalinde Henry'nin kafa topunu kurtarışı,
  • Popescu'nun Uefa Kupası finalinde son penaltıyı gole çevirme anı,
  • Avrupa Süper Kupası'nda "Süper Mario Jardel" in golü,
  • 2002 Dünya Kupasında Hasan Şaş'ın Brezilya'ya attığı gol,
  • Ronaldinho'nun 2003 yılında Barcelona'ya transfer olması,
  • Barcelona'da devam eden mücadelede Deco'nun oyundan çıkıp yerine Messi'nin resmi olarak ilk kez forma giymesi,
  • Zinedine Zidane'nin 2006 Dünya Kupası Finalinde Materazzi'ye attığı kafa,
  • Herry Kewell'ın Uefa Avrupa Liginde Bourdaeux'ya sol ayakla attığı müthiş gol,
  • İstanbul'da oynanan Şampiyonlar Ligi Finali,
  • Euro 2008'de ki Çek Cumhuriyeti maçında Nihat Kahveci'nin attığı 2. Gol,
  • Aynı turnuvada Semih Şentürk'ün Hırvatistan'a 120. Dakikada attığı gol,
  • 2012-2013 sezonunda Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final Mücadelesinde Türk Telekom Arena Stadında oynanan Galatasaray - Real Madrid maçında Galatasaray'ın attığı 3 gol ve tribünlerin 4, 4, 4, 4 diye yaptığı tezahürat,
  • 2013-2014 sezonunda Şampiyonlar Ligi Gruplarının son mücadelesinde Wesley Sneijder'in Juventus'a attığı gol.
Aralık 2013

Onur Tayfun, bir soruya yanıt verdi.

5 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.