Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkçe

Dil Bilimi

Türkçe veya Türkiye Türkçesi, ortak Altay dil ailesine bağlı Türk dillerinin Oğuz öbeğine üye bir dildir. Türk dilleri ailesi bünyesindeki Oğuz öbeğinde bulunur. Türkçe dünyada en fazla konuşulan 15. dildir. Türkçe Türkiye, Kıbrıs, Irak, Balkanlar, Orta Asya ve Orta Avrupa ülkeleri başta olmak üzere geniş bir coğrafyada konuşulmaktadır. Ayrıca bu dil, Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin resmî; Romanya, Makedonya, Kosova ve Irak'ın ise tanınmış bölgesel dilidir. Balkanlarda konuşulur. Bunun aynı öbekte (Oğuz Öbeğinde) bulunan Azerbaycanca ve Türkmence, İran, Güney Azerbaycan, Azerbaycan, Afganistan, Gürcistan ve Türkmenistan'da konuşulur. Türkçe birçok diyalekte sahip bir dildir. "İstanbul şivesi" Türkçenin yazı dilidir. Bu yüzden Türk dillerinde ve Anadolu şivelerinde bulunan "açık e", "hırıltılı h" ve "öndamaksıl n" fonemleri bulunmaz. Türk abecesinde, sekiz ünlü, 21 ünsüz harf bulunmaktadır, Azerbaycan alfabesinde 9 ünlü, 31 ünsüz harf bulunur. Genel olarak Türk Dilleri çok daha fazla sesi olan bir dildir; ancak Türkçede, diğer Türk dillerinde bulunan /ŋ/, /ɳ/, /q/, /w/, /ɛ/ gibi fonemler de bulunmaz. Türkçe çok geniş kullanımıyla birlikte zengin bir dil olmasının yanı sıra, özne-nesne-yüklem biçimindeki tümce kuruluşlarıyla bilinmektedir. Ayrıca, Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Bu nedenle kullanılan herhangi bir eylem üzerinden istenildiği kadar sözcük türetilebilir. Türkiye Türkçesi bu yönünden dolayı diğer Türk dilleri ortak ya da ayrık bulunan onlarca eke sahiptir.

Nisan 2017

Nevra, bir soruya yanıt verdi.

Nisan 2016

Melisa Esin Eser  yeni bir  gönderide  bulundu.

Aralık 2015

Mozambik_prensi  yeni bir  gönderide  bulundu.

Nazım Hikmet-Bir Dakika

Bir Dakika

Deniz durgun göl gibi, gitgide genişliyor
Sular kayalıklarda nurdan izler işliyor,
Engine sarkan gökler baştan başa yıldızlı..
Şimdi göğsümde kalbim çarpıyor hızlı hızlı.

Göklerden bir yıldızın gölgesi düşmüş suya
Dalmış suyun koynunda bir gecelik uykuya
Bazan uzunlaşıyor, bazan da kıvranıyor
Durgun suyun altında bir mum gibi yanıyor

Yakın olayım diye bu gökten gelen ize
Öyle eğilmişim ki kayalardan denize
Alnımdan düşen saçlar yorulmuş suya değdi
Baktım geniş ufuklar başımın üstündeydi

Bilemem nasıl oldu geldi ki öyle bir an
Yenilmez bir haz duyup denize atılmaktan
Kurtulmak ne kolaymış faniliğimden dedim
Doğruldum atılırken bir dakika titredim

Bir dakika sonsuzluk doldu taştı gönlümden
Bir dakika bir ömrü kurtarmıştı ölümden.
NAZIM HİKMET
Kasım 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

'Kültürsüz insan' diye bir kavram var mıdır? Belli bir kültüre ait olmayan veya hiçbir kültürü olmayan bir insan var mıdır?

Soruyu kültürsüz biri sormuş belli ki. Kültürsüz insan olur; insanın kültüründen bahsederken genel kültüründen bahsederiz. Okumamış, gezmemiş, görmemiş, öğrenmemiş insanla tam tersini yapmış insanı aynı kefeye koyamayız, ilki maymun atasını kabul etmese de atasından da geri evrimleşmiş bir yaratıkken ikincisi evrimleşerek atasını kat be kat aşmış bir yaratıktır.
Eylül 2015

Ali Bayram, bir soruya yanıt verdi.

Ünlü bir edebiyatçımızın, sanırım dilde tasfiyecilere yönelik olacak, bir cevabı vardı. Önce eski Türkçe bir cümle kuruyor sonra onu modern Türkçe'ye çevirince şeyinin şeyinin şeyi gibi bir cümle çıkıyor. Kimdir bu kişi ve cümlesi nedir?

Bu kişi ve tümcesini bilmiyorum ama edebiyatçı Cemil Meriç’in Türkçe’deki özleştirme akımına şiddetle karşı olduğunu ve yaşamı boyunca bununla mücadele ettiğini biliyorum. Yine bildiğim bir şey de, yaşadığı yıllarda Cemil Meriç’in (“teyyare” değil de) “uçağa” bindiği, günümüzde hâlâ yaşıyor olsaydı (“kompüter” değil de) “bilgisayar” kullanıyor olacağıdır.
Haziran 2015

İbrahim Öztürk  yeni bir  gönderide  bulundu.

UYDUR UYDUR

7 Mart 1933:
TDTC Genel Merkez Kurulu toplanır. Arapça ve Farsça’dan gelen kelimelere savaş açılır, yerlerine yeni “tilcikler” konması için karar alınır

Valide yerine doğurgaç, baba yerine doğurtgaç, aşevi yerine otlangaç, belediye için uray, mebus için saylav, sanat için dorut gibi ucubeler dayatılır ki milletimiz Agopça der bunlara...

KAKINÇ, aldatı, YONTU, söylev, gömüt, imge, NESNEL, avunç, bağıt, kaydırgaç, erek, varsıl, Açgı, basçık, alnaç, alışkı, İÇERİK, ansıma, ÇAVLAN, ardıl,

Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim...
Ya bunlar Türkçe değil, ya da ben Türk değilim! Necip Fazıl Kısakürek

1415
Nisan 2015

Chidocrin, bir soruya yanıt verdi.

Dilbilgisi hataları beyinle alakalı olabilir mi?

Disleksi, imla ve dilbilgisi hatalarına neden olabiliyor.
Şubat 2015

Seyda Kartal, bir soruya yanıt verdi.

Herşey, hiçbirşey, birçok, birkaç, hiçbir, herhalde gibi sözcükler nasıl yazılır? Birleşik mi yazılmalıdır?

Ygs zamanı hazırlanırken şu şekide ezberlemiştim:
-'şey' her zaman ayrı yazılır
-uyumsuzlar birleşik yazılır uyumlular ayrı gibi bir kurallandırmayla aklımda ezberlemiştim, birçok mesela 'bir' ile 'çok' u ayrı ayrı değerlendirdiğimizde birbirine uyuşmuyorlar bir tekil çok çoğul gibi uyumsuz, bir le az mesela uyumlu biraz vs vs .. Tabi doğruluğu tartışılır bazı kelimelerde işe yarıyor
Ocak 2015

Fazlı Özdemir, bir soruya yanıt verdi.

Temiz Türkçe için neler yapabiliriz?

Dili temizlemek başlangıç olarak, kullandığı kelimeler anında milyonlara ulaşan kişiler tarafından yapılmalıdır. Örneğin bir haber "spiker"i, ünvanı bile Türkçe olmayan kişinin TV dünyası tarafından halka yabancı birisi gibi tanıtılması ve kendisinin de 1 saatlik zaman dilimi içerisinde, öğrendiği farklı dildeki kelimeleri (daha çok İngilizce kelimeler kullanılıyor) Türkçe kelimelermiş gibi halka takdim etmesi...
İngilizce'de sonu (suffix) -ion (yerine göre; t-ion, s-ion) ile biten kelimelerin neredeyse tamamı bugün dilimize haber bültenleri başta olmak üzere, politikacılar, spor yorumcuları, radyo programları, diziler ve sinema filmleri... Tarafından [-y-on] eki getirilerek ne yazık ki Türkçeleştirilmektedir. Bugün, hemen hemen her alanda bu gibi örnekler doygunluk sınırının çok ötesinde ve kabul edilemez seviyededir.
Söz sahibi konumunda olmadığımız için de bu konuda ne kadar duyarlı olursak olalım kendi neslimizi yetiştirmekten öteye gidemeyiz.

Duyarlılık konusu bugün için "halk"la birlikte bir üst seviyeye çıkmadıkça söylediklerimizi kimseye duyuramayız.

Ne yazık ki sosyal algının esiriyiz.
Aralık 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Türk dilinde harf reformu hakkında.

Arkadaşın biri Linkedin'de aşağıdaki istatistikî veriyi paylaşmış. Görüşlerinize sunuyorum.

972

210 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Dil Bilgisi

144 Kullanıcı   41 Soru   89 Yanıt

Kelime

28 Kullanıcı   16 Soru   54 Yanıt

Güzel Konuşmak

67 Kullanıcı   10 Soru   21 Yanıt

Atasözleri

100 Kullanıcı   11 Soru   49 Yanıt

Türkçe Deyimler

24 Kullanıcı   9 Soru   50 Yanıt