Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkiye Tarihi

Türkiye Tarihi veya Türk Anadolu ve Rumeli Tarihi, 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı veya Büyük Selçuklu Devleti'nin Anadolu'ya giriş tarihinden günümüze kadar olan süreçtir. Bu süreçte Anadolu ve Rumeli'deki Türk tarihi dönemlere ayrılabilir.

Ocak 2012

Hatice Erin @haticeerin

Önerebileceğiniz tarihi romanlar hangileridir?

İskender Pala - Katre-i Matem tavsiye ederim.
Ağustos 2011

Sevda @sueno

Cem Yılmaz'ın bir reklam filmindeki ünlü "asfalt ağladı be!" sloganıyla birlikte anılır hale gelen arabayla hız tutkusu 2 bin yıl önce de pistleri ağlatıyormuş! Stratonikeia'da 2 bin yıllık 'yarış sahnesi' bulundu.

Ya geçmişin kalıntıları, çok ironi bir şekilde ortaya çıkıyor bazen. Örneğin bir kitapta okumuştum -30 yıllık bir kitaptı (Tanrıların Arabaları/Erick Von Daniken)- 3000 yıllık gözlüklü heykel bulunduğunu söylemişti.
Mart 2012

June @june

Çok partili sistem kim tarafından ve ne zaman Türkiye'ye getirilmiştir?

1946 yılında İsmet İnönü tarafından getirilmiştir ve demokrat partinin kurulmasıyla gerçekleşmiştir.
Aralık 2011

Penelope @ayarsizpenelope

Kızılderililer aslında Türk müdür?

Bu söylentinin doğruluğu henüz ispatlanmadı ama genel olarak türk oldukları idda ediliyor. Türk olduklarını düşünmeye başladım bende...
Haziran 2015

Insan @insanevladi

Türkiye'yi gelecek 5-20-50 yıl içinde nelerin beklediğini düşünüyorsunuz?

Fatih Sultan Mehmet gibi Kanuni Sultan Süleyman gibi Yavuz Sultan Selim gibi Mustafa Kemal Atatürk gibi Ali Adnan Menderes gibi Halil Turgut Özal gibi Necmettin Erbakan gibi önderler liderler çıkmadığı sürece çok ama çoook berbat aynı zamanda yeni mevlanalara yeni mehmet akif lere yeni yunus emrelere ihtiyac var en önemliside 600 sene Kur'anı Kerimi rehber edindik dünyaya hükmettik 90 sene avrupayı rehber edindik bir baltaya sap olamadık
Ocak 2015

Osman Tüysüz @osmanraul7

Gazeteci - yazar Soner YALÇIN hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Fetullahçılar ve akp nin tezgahı ile hapse tıkılmış, öteden beri derin devlet ilişkilerine meraklı, derin siyaset ve devleti anlatan çok satan kitapları olan , kurtlar vadisinin fenomen olduğu dönemde danışman olarak çalışan kıvırcık saçlı, uzun sakallı denişik bir adem oğludur.
Aralık 2014

Düşünce Hırsızı @dusuncehirsizi

Tarih dergilerine yaklaşımlarınız ve önerileriniz nelerdir?

Tarih konusunda dergilerin çok sağlıklı bir takip etme yöntemi olduğunu düşünmüyorum.
Fakat karmaşalı konularda bilgi logoritmasını rahat bir şekilde oluşturabilmek açısından farklı görüşlere ulaşabilmek için de bir yerde faydalı görüyorum.

Türk Tarih Kurumu'nun 1937'den beri yayımladığı "Belleten" dergisi Türkiye'nin en uzun ömürlü tarih dergisidir.
Bunun dışında yine bazı dergi kaynaklarına aşağıdaki linkten de ulaşabilirsiniz.
Bknz. tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye'de_yayıml. . .
Kasım 2014

Ece Naz Sonat @lorquina

Bütün dünyada Öğretmenler Günü 5 Ekim'de kutlanırken,Türkiye'de neden 24 Kasım'da kutlanır?

Atamız 24 Kasım 1928'de resmi olarak millet Mektepleri Başöğretmeni olmuştur. Aslında karar meclisten 11 Kasım'da çıkmıştır ama resmileşmesi 24 Kasım'ı bulmuştur. 1981'de Atatürk'ün 100. Yaş gününde 24 Kasımın öğretmenler günü olarak kutlanmasına karar verilmiştir. Atatürk'ü sevmeyen öğretmenlerimiz kutlamasın zaten...

5 Ekim UNESCO'nun aldığı karara göre kutlanan öğretmenler günüdür ve tüm ülkelerde de kutlanmaz. Mesela Çek Cumhuriyeti 28 Mart, Hindistan 5 Eylül, İran 2 Mayıs, Malezya 16 Mayıs, Peru 6 Temmuz, Slovakya 28 Mart günlerinde kutlar. Şahsi olarak Atamızın başöğretmen ilan edildiği günün modern varlıklarını ve önemlerinin büyük kısmını Atamıza borçlu olan öğretmenlerimizin günü olarak kutlamamızı çok anlamlı buluyorum. Atamız olmasaydı medrese hocaları günü olurdu, belki de olmazdı. Yalnız öğretmenlerimiz istiyorsa 5 Ekim'de de gayrı resmi kutlama yapabiliriz ☺

Yanlış anlaşılmasın, öğretmenlerimiz bizim için çok önemli, iyi ki de varlar. . .
Ekim 2014

Mahmut Biltekin @mahmutbiltekin

Türkiye'de ne zamandan beri kaşık ve çatal kullanılıyor?

Avrupada Rönesans başlangıcına, diğer bir deyişle insanların titizliğin ve temizliğin farkına varmalarına kadar, bütün bir tarih boyunca yemek yerken eller kullanıldı. Tabii bunun da bir adabı vardı. Yemek yerken kullanılan parmak sayısı o kişinin statüsünü gösteriyordu. Normal insanlar beş parmaklarını kullanırlarken asiller üç parmaklarını yüzük parmağı kesinlikle kullanılmadan kullanıyorlardı. Aslında Latince çatal anlamına gelen kelime, çiftçilerin hasadı havaya atıp savurmada kullandıkları dev çatalların isminden türemiştir. Bunların çok küçükleri Türkiyede Çatal Höyükde yapılan kazılarda bulunmuş ama ne işe yaradıkları, milattan 400 yıl öncesinde sofralarda yemek yemede kullanılıp kullanılmadıkları tam anlaşılamamıştır. Çatal konusunda kesin bilinen bir şey, ilk defa 11. Yüzyılda Toskanada İtalyada ortaya çıktığıdır. İki uçlu olan bu çatallara insanlar Tanrının bahşettiği yiyecek yine Tanrının verdiği parmaklarla yenilebilir diye şiddetle karşı çıktılar. İnsanların yüzyıllar boyu süren, yemek yerken çatal kullanmaya karşı direnme gibi tavırların tarihte örneği azdır. 17. Yüzyıla kadar süren bu direnmenin bir başka cephesi daha vardı. Yiyeceği bıçakla tutup, ısırarak yemeye alışmış erkekler çatal kullanmayı kadınsı bir davranış olarak görüyorlardı. Bu arada Fransız ihtilalinin biraz öncesinde Fransada yavaş yavaş dört uçlu çatallar kullanılmaya başlandı. Zamanla çatal kullanmak lüks, asalet ve statü göstergesi oldu. Çatalla birlikte sofralarda her insan için ayrı tabak ve bardak kullanmak adeti de gelişti, toplumun tüm sınıflarına ve giderek dünyanın diğer yerlerine de yayıldı. Kaşığın kullanılmaya başlanması ise tarih kadar eskidir. İnsanlar, çatala karşı gösterdikleri direnci kaşığa göstermemişlerdir. Bu, şüphesiz sıvı bir şey içmek için eli kullanmanın iyi bir alternatif olmamasından kaynaklanmıştır. En eski zamanlara ait kazılarda bile, taş, kemik, ağaç veya madenden yapılmış kaşık veya benzeri şeylere rastlanmaktadır. Kaşıktaki en önemli gelişmeler sapının şeklinde olmuştur. Yemek yerken çatal niçin sol elde tutuluyor? Resmi yemeklerdeki en sıkıcı durumlardan biri de budur. Sağ ellerini kullanan insanlar için sol elle çatala hükmetmeye çalışmak sıkıntı verir. Hele etin yanında, aynı tabakta pilav da varsa, sol eldeki çatalla pirinç tanelerini düşürmeden ağza ulaştırmak gerçekten alışkanlık ister. Bereket çorba kaşığı için böyle bir kural yok da sıcak çorbayı üstümüze başımıza dökmeden içebiliyoruz. Çatal bıçak ile yeme adabımızı, kökeni saray ve asil sınıfına dayanan Avrupa kültüründen almışızdır. Her zaman rahat hareket etmeyi seven Amerikalılar ise bu görgü kuralına pek uymazlar. Eti sağ ellerindeki bıçakla kesip, ellerindeki çatal ile bıçağı takas ettikten sonra sağ ellerine aldıkları çatalla yerler. Yemekte eti kestikten sonra bıçağı masaya bırakarak çatalı soldan sağa alıp eti ağza götürmek, sonra çatalı sola, bıçağı tekrar sağ ele almak ve bu hareketi yemek boyunca tekrarlamak yemek yeme hızını düşürür. Yemeği yavaş yemek bazı toplumlarda yemeğe saygı ifadesi olarak görülürken, bazı toplumlarda ise bu davranış yemek adabı bakımından saygısızlık olarak karşılanır. Bir görüşe göre Amerikalıların çatalı tutuş şekillerinin ardında rahatlık değil alışkanlık yatıyor. 1700lü yılların ortalarına kadar Amerika çatalsız bir toplumdu. İnsanlar yemek yerken sadece bıçak ve kaşık kullanıyorlardı. Kaşık kesilen eti tutmaya yararken bıçak hem kesmeye hem de batırıp ağza götürmeye yarıyordu. Daha sonraları sofralardaki bıçakların uçları yuvarlaklaştı. Eti kestikten sonra kaşığı sağ ele alıp eti ağza götürmek alışkanlığı başladı. Çatal kullanılmaya başlanınca da aynı alışkanlık devam etti. Avrupalılar ise aradaki bu kaşık kademesini hiç yaşamadılar. Yemeği ağza götürmek bakımından doğrudan bıçaktan çatala geçtiler. Yemeğin temposunu düşürmek gibi bir görgü kuralları yoktu. Sağ elini kullanan bir insan için bıçağı sol elle ileri geri hareket ettirip eti kesmek zordu ama sol elle çatalı ete batırıp ağza götürmeye alışılabiliyordu. Asil sınıfının her zaman zorlayıcı ve göslerişe yönelik nezaket kuralları, çatal kullanımı halka yayılınca da devam etti. Avrupada ve oradan yayılan kültürlerde, yemek süresince çatalın sol, bıçağın sağ elde tutulması gelenek haline geldi. Avrupalılar çatalı ellerinde tutarlarken çatalın uçları yere bakar. Amerikalılar ise çatalı sağ elde uçları yukarı bakacak şekilde tutarlar. Yemeklen sonra tatlı yenilirken çatalın sağ elde olması ise hiçbir kültürde görgüsüzlük anlamına gelmiyor.
Temmuz 2013

İlginc Adam @ilgincadam

Haziran 2012

Aykut Kardaş @unknow

Kemankeşlik nedir?

Tam ne olduğunu bilmesemde şunu söyleyebilirim kemankeşlik okcuya verilen ad. Yani okuduğum tarihi kitaplarda okcu yerine kemankeş deniliyordu. Okuduğum kitaplar Osmanlı zamanında geçiyordu.
Haziran 2012

Aykut Kardaş @unknow

Tarih boyunca Türk kavminin arması ve bayrağı olmuş hayvan simgeleri nelerdir?

Bunu iki ayrı kalemde incelemek gerekiyor. Birincisi Tarihte ki yerini almış Türk bayrak ve Armaları ikincisi ise Halen devam edin Türk bayrak ve armaları.

Türkiye Tarihi

Bu resimde (ejderha niyetine olsa gerek) timsah, kartal at, tavus kuşu (muhtemelen zümrüdü anka niyetiyle resmedilmiş) ve kurt figürleri var

Türkiye Tarihi

Din. teknoloji, savaşlar v.b gereği olsa gerek artık hayvan figürlerinden vaz geçilerek daha çok grafik ve soyut ifadeler içeren bayraklar oluşmuş burada bir tek gagavuzlar da kurt figürü gördüm.

ve bir link faydası olur sanırım.

halukakcam.com/bayraklar/bayrak3.htm
Şubat 2012

Jdmone @jdmone

Tarihin bazı konularda manipüle edilerek aktarıldığını düşünüyor musunuz?

Düşünüyorum hem de çok var.Kimisinin amacını gerçekten anlamak çok güç.Atatürk niye olmadığı halde sarışın olduğu sürekli vurgulanır hiç bir zaman anlamamışımdır..
Daha fazla

367 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Harf Devrimi

1 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Osmanlı Tarihi

231 Kullanıcı   42 Soru   71 Yanıt

Türk Tarihi

46 Kullanıcı   9 Soru   32 Yanıt

1980 Darbesi

8 Kullanıcı   2 Soru   4 Yanıt

İslamiyet Tarihi

39 Kullanıcı   9 Soru   11 Yanıt

Lozan Antlaşması

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt