Bilmek istediğin her şeye ulaş

Türkü

Müzik

Türkiye'nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin her çeşidini göstermek için, en çok kullanılan ad "türkü"dür. Türkü kelimesinin, Türk adının sonuna, ilgi eki olan "i" ekinin getirilmesiyle ortaya çıktığı anlaşılır. Türki: Türk’le ilgili, Türk'e özgü anlamında kullanılır. Kendine özgü ve değişik ezgilerle söylenen türkü zamanla anonimleşen bir nazım biçimidir. Türküler ana dörtlüklerle, onu izleyen nakaratlardan oluşur. Türkülerdeki dörtlüklere (üçlük veya ikilik de olabilir) “bent” adı verilir. Nakaratlar ise halk dilinde bağlama ve kavuştak olarak adlandırılır. Kavuştaklar her ezgiden sonra tekrar edilen ikilik (ya da daha çok) dizelerdir. Türkünün belli bir şekli yoktur. Bir koşma, bir semai, bir destan ya da herhangi bir halk şiiri türkü ezgisiyle söylendiğinde türkü olur. Bu yüzden türkü tipinin en belirgin özelliği "melodisidir". Türküler yukarıda saydığımız nazım biçimlerinin aksine hece vezninin her kalıbıyla söylenir. Yani hece sayısı itibariyle bir sınırlama olmaz. Türkülerin büyük çoğunluğu anonimdir ya da ağızdan ağza söylenirken söyleyeni kaybolmuştur. Türküler bu şekilde halkın malı olurlar. Türküler çoğu kez, bir doğa olayı ya da bir kahramanlık karşısında doğar ve yayılırlar. Türküler, doğdukları bölgenin özelliklerini koruyamazlar. Taşındıkları bölgelerde kişilerin, yer adlarının, hatta konuların bile değiştiği görüldüğü için, nerde doğduklarını saptamak güçleşir. Mahmut Ragıp Gazimihal, ezgilere göre usulsüz ve usullü türküler olarak iki ayırım yapar. Usulsüz olanlar; divan, bozlak, koşma, hoyrat ve Çukurova'yı içine alan uzun havalardır. Usullü olan türküler grubunda ise genellikle oyun havaları yer alır ki bunlara Konya'da oturak havası, Urfa'da kırık hava adı verilmektedir. Ezgilerine göre türküler: —Usullü (Oyun havaları) —Usulsüz (Uzun Havalar) Türklerde işlenen konulara göre de sınıflama yapan yazarlarımız vardır. Konular...

Mart 2015

Gurkan Bektaş,  yeni bir soru sordu.

Ocak 2015

Nazende   yeni bir  gönderide  bulundu.

Aralık 2014

Nazende   yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

Gesi Bağları türküsünün hikayesi nedir?

Uzaktan bir kız Gesi`ye gelin gelir. Anne ve basından bir türlü haber alamaz. Haber de gönderemez. Zâten küçük bir kız iken babasını kaybeden gelin, annesinden başkasına yanamaz; çünkü bilse bilse onu ancak annesi bilir, annesi anlar. Bu hasret onu kızgın bir çölde susuz kalmış ceylana çevirir. Eğrim eğrim, katar katar, sıra sıra uçan kuşlardan anasından, yâren ve dostlarından haber bekler. Onlara sorar onlarla konuşur.
Bağırışan kurbağalar, çalışan ırgatlar, dereden akan boz bulanık sular, bağ ve bahçeler, kırmızı mâvi güller, saç üstünde pişirilen fısır fısır kabaran bazlamalar, küçücük çocuklar; bağlara gelen Frenk turistler; yazın sıcağında yanıp kaynayan kumlar; kalaylananbakır sofra tasları; kokulu iğde dalları, Gesi bağlarında çeşit çeşit ötüşen kuşlar, şakıyan bülbüller; yürekte dinmeyen acılar, sıla ve gurbet acılar ve buna bağlı olarak göz pınarlarından süzülen yaşlar; kılınan namazlar, edilen niyazlar; dokunan halılar, salıncak yapmak için urgan atılan dallar; Gesi bağlarında eğlenen gülüp oynayan sarhoşlardan bile medet uman bir gelin. İşte bu hasretlik onu yanık yanık, dertli dertli söyletir. Kızın hikâyesi de böyle başlamış olur...

Eylül 2014

Canan Unalan, bir soruya yanıt verdi.

"Acem Kızı" türküsünün hikayesi nedir?

Acem kızı görenleri kendine hayran bırakacak güzellikte biriydi... Bembeyaz bir teni , simsiyah saçları , toprak rengi gözleri vardı... Her zaman o iri gözlerini çekik çekik sürmeler süslerdi... Her ne kadar çok hareketli gibi görünse de bir hüzün vardı gözlerinde... Gülümserken bile gitmeyen bir hüzün...

Ali hep ovaya çalışmaya gittiğinde görürdü onu. Öyle güzeldi ki bakmaktan alıkoyamazdı kendini... Bir yandan işini yapar bir yandan da sessizce ovanın ortasında açan çiçeği izlerdi...



Acem kızı ara sıra başını kaldırır ve Ali'nin gözlerinin içine bakardı... Dudaklarında anlık bir gülümseme olur , sonra başını öne eğerdi... Bu bakış bu gülümseme Ali için dünyaya bedeldi...

Geceler boyu Ali Acem kızı'nı göreceği sabahları bekler ve heyecandan uyuyamazdı...


Bir gün tüm cesaretini topladı artık onunla konuşmalıydı... Uygun zamanı bekledi ve onu yalnız kaldığı bir an yakaladı ve dur acem kızı korkma dedi... Seni her gün izliyorum. Gel benim sevdiğim ol... Acem kızı'nın gözlerinden bir damla yaş aktı ve koşarak uzaklaştı Ali'nin yanından... Ali anlam verememişti bu gözyaşlarına...


O günden sonra acem kızı hiç gelmedi... Ali korktu ona bir şey mi oldu diye... Ama çok zaman sonra öğrendi ki sevdiği kız başka bir köye ve üstelik yaşlı bir adama başlık parası için gelin verilmişti... Artık tadı yoktu yaşamanın... Ali günlerce ovada dolaştı ve bu türkü döküldü dudaklarından her soluğunda acem kızı diye haykırdı...

Acem kızı bu türküyü duydu mu ya da Ali'nin bu türküyü kendisine yazdığını biliyor mu bilinmez ama bizler yıllardır söyler ve yaşarız bu yarım kalan sevdayı...
Ağustos 2014

Ahmet Avcı, bir soruya yanıt verdi.

En sevdiğiniz türkü sözleri hangileridir?

Bekle buğday tanesi





Bekle kar altında kalan buğday tanesi
Yine onun sularıyla yeşereceksin
Gözyaşların çare değil ağlama büyü
Başını dik tutabilirsen boy vereceksin
Her yanında allı morlu
Güller açar türlü türlü
Bu fırtına dünden belli
Başedeceksin
Korku kâr eylemez bir kez yolla düşene
Sen bir aşkın içindesin yaşayacaksın
Dört yanını börtü böcek sarsa ne çıkar
Toprağa sıkıca sarıl başedeceksin
Her yanında allı morlu
Güller açar türlü türlü
Bu fırtına dünden belli
Başedeceksin
Mayıs 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

"Çanakkale Türküsü"nün melodika notaları nasıldır?

İki şekilde çalabilirsin:
  1. do re re re do si do la la sol la la si do sol fa mi re fa mi re la la la la sol la sol fa sol sol fa la sol fa mi re re do mi fa sol la sol sol mi fa mi mi re re
  2. do re re re do si do la sol la la si do la la sol sol do re re re do si do la sol la la si do la la sol sol la la la la la sol la sol fa la sol la mi re do mi fa sol la fa mi fa mi mi re re

Mayıs 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Gesi Bağları türküsünün hikayesi nedir?

Kayseri'de annesi ile yaşayan genç kız, annesinden uzakta bulunan Gesi kasabasına gelin gider. Annesini özler fakat uzaktır, kocası da vurdumduymaz biridir. Aynı şekilde kaynanası sürekli ona eziyet eder. Böylece günler, yıllar bu şekilde büyük bir özlemle geçer. Sonunda annesinin ölüm haberini alır. Gelin kız, kendini Gesi bağlarına atar ve Gesi Bağları türküsünü söylemeye başlar. Türkü böyle ortaya çıkar.
Mayıs 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

"Acem Kızı" türküsünün hikayesi nedir?

Aşık Hüseyin, yörenin bir çok yoksulu gibi kışın Çukurova'ya çalışmaya
gider. Akşam üzeri bir amele kahvesinde yalnız başına garip garip otururken karşı
masada bir grup amele kendi aralarında bir kızdan söz ederler ve biraz sonra da o
kızı görmeye gideceklerini söylerler. Çaylar içilip karşı masadaki ameleler güle
oynaya ve şakalaşarak yola koyulunca Aşık Hüseyin de onları izler. Yolun
sonunda bir saza (pavyon) ulaşılır. Öbürleri girer, Aşık da arkalarından girer içeri.
Biraz sonra sahneye Aşık'ın aklını alan ve Acem Kızı diye takdim edilen sanatçı
kız çıkar. Türkü bu kıza söylenmiştir.
Mayıs 2014

Osman Tüysüz, bir soruya yanıt verdi.

Halk türkülerinin bildiğiniz ilginç hikayeleri nelerdir?

Büyük üstâd Volkan Konak'ın bestelediği bir şarkı, türkü olan 'Cerrahpaşa' hikayesi. Çok duygu yüklü bir şarkıdır ve Konak hangi programda okursa, söylerse gözleri dolar, ağlamaya başlar. Bir babanın Cerrahpaşa Hastanesindeki ölümünü anlatır.

25 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.