Bilmek istediğin her şeye ulaş

Dünya Sorunları

Dünya

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Ağustos 2016

Insan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dünya'daki kötülükler

Eğer bir Yaratan varsa neden Dünya'daki kötülükleri engellemiyor?
Klasik, klişeleşmiş, inançsızların arkasına sığındığı, bazı kardeşlerimizin de aklına takılan bir sorudur.
Arkadaşlarım, insan Dünya'ya bir hayat yaşayıp yok olsun, vakit geçsin torba dolsun diye gönderilmemiştir. İnsan Allah'ı tanımak, bilmek, anlatmak ve ibadet etmek için gönderilmiş ve sonsuza dek yaşayacak olan bir varlıktır. Allah insana özgür iradesini de vermiş, vicdanını da vermiş, aklını, mantığını da vermiş, ve çeşitli kişilerle, insanın ölümden sonra yaptıkları nedeniyle ceza veya mükafat alacağını söylemiştir.
Eğer insan yaptıkları nedeniyle anında ceza veya mükafat alsa bunda bir mantık olmaz, zorunlu ahlak olur.

Ayrıca Dünya'daki bu kötülüklerden kurtulmanın en iyi yolu Allah'ın yoludur:

-Fakirlik: Zekat 5 önemli farzdan biridir. Dünya'daki zenginler her sene paralarının 1/40'ını fakirlere verse, Dünya'da ne açlık kalır, ne evsiz kalır, ne fakir kalır. Ayrıca sadaka da dinimizce çok tavsiye edilen bir şeydir ve bu da ayrı bir katkı sağlayacaktır.
-Egoizm: Kibir Allah'ın direkt olarak yasakladığı bir konudur. Ayrıca bir hadis-i şerifte Resulullah'ın(sav) "Kalbinde zerre miktar kibir bulunan kimse asla cennete girmeyecektir. "(Müslim, İman 147; Ebu Davud, Edeb 29, (4091); Tirmizî, Birr 61, (1999)) dediği rivayet edilir.
-Cehalet: Cahillik dinimizin yasakladığı bir şeydir. "... O halde sakın cahillerden olma"(Enam-35), "… Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? …” (Zümer- 9)," Sen afyolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir. "(Araf -199). Bu konuda ayet ve hadisler çoğaltılabilir.
-Zulüm: Hiç yazmaya ihtiyaç duymuyorum.
-Güvensizlik: Son zamanlarda özellikle göze batan güvensizlik sorunu. Ortada güvenilebilecek, korkmadan herhangi bir şeyimizi emanet edebileceğimiz çok az kişi var. Dinimizin bu konudaki tavrını biliyorsunuzdur umarım.
-İsraf: Bence çok büyük olan bir problem. Dünya'da yemeğimizi, suyumuzu, eşyalarımızı, hayatımızı israf etmeden kullansak, bu Dünya bu nüfusun 3 katını rahatça kaldırır. "... Yİyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. "(7-31), "fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. "(6-141), "... gereksiz yere saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı nankörlük etmiştir. "(İsra 26-27), "Akmakta olan bir nehirde abdest alsan bile suyu israf etme"(Hz. Resulullah s.a. v.)
-Taciz, tecavüz: Bu konuyu da açıklama ihtiyacı duymuyorum.
Ekim 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Gelecekteki muhtemel Üçüncü Dünya Savaşı için en kötü senaryoyu düşünecek olursak; nükleer silahlarla ülkelerin bir birini yok ettiği bir ortamda, dünya üzerinde bu durumdan en az etkilenecek ve insanların hayatta kalma olasılığının en yüksek olabileceği bölge neresi olurdu?

Su savaşları olabilir. Tabii deniz suyundan efektif su elde etme teknolojilerini geliştirmezsek. Nükleer silahlar bence kullanılmayacak. Nükleer silahların asıl amacı onların karşı taraf tarafından kullanılmasını önlemektir. Büyük devletler küçük devletlere zaten nükleer silahlarla saldırmayacaktır, küresel ticaret küresel müşterilere ihtiyaç duyar. Onları köle gibi çalıştırmak yerine topluca öldürmek saçma olur. Büyük devletler ise zaten nükleer saldırılara nükleer karşılık verecekleri için birbirlerine nükleer silahlarla saldırmayacaklardır. Bu arada nükleer silahlanma tabi ki büyük devletler tarafından kontrol altında tutulmalı ve hiçbir şekilde fanatik grupların eline geçmemeli. Düşünsenize IŞİD'in elinde bir kaç atom bombasını... Bence en güçlü devlet olma sırası Çin'e geçti ya da savaş çıkana kadar geçecek hatta belki de Çin en güçlü olduğu için savaş çıkacak. Mesela Çin bir gün Amerikan ekonomisini çökertecek, hepsi bir anda 3. Dünya ülkesi vatandaşları gibi fakir olacak ve bunun üzerine Çin'e saldıracaklar. Sanırım eğer öyle büyük bir savaş çıkarsa ve başımızda da çılgın bir lider olmaya devam ederse en güvenli yerler Amerika Çin savaşına karışmayacak Avrupa ülkeleri olacaktır. Çin'in Avrupa'ya gelmesi çok zor olur, malum arada Rusya var. En güvenli yerler muhtemelen kuzey batı Avrupa ülkeleri olacaktır. Orta doğu'da kalmanızı tavsiye etmem, bu coğrafya nedendir anlamıyorum (savaşanlar sürekli din diyor, Türkler din öyle bir şey değil diyor) ama savaşmaya her daim hazır. Bence güney Amerika da bütün hır gürden uzak kalabilecek. Tabii bu yerlerin hiçbiri yüzde yüz güvenli olamaz o nedenle madem Antarktika seçenek değil Grönland güvenli kalacaktır. Bir de o zamana kadar küresel ısınma nedeniyle sıcaklıklar da biraz artmış olur.
Ekim 2014

Düşünce Hırsızı, bir soruya yanıt verdi.

Gelecekteki muhtemel Üçüncü Dünya Savaşı için en kötü senaryoyu düşünecek olursak; nükleer silahlarla ülkelerin bir birini yok ettiği bir ortamda, dünya üzerinde bu durumdan en az etkilenecek ve insanların hayatta kalma olasılığının en yüksek olabileceği bölge neresi olurdu?

Doğrusu muhtemel üçüncü dünya savaşı için benim öngördüğüm senaryo, küresel ısınmadan ileri gelecek olan iklim değişikliğinin ve deniz seviyesi yükselmelerinin dünyayı yeni bir anlayışla kaplanacak olan sömürü ortamına sürükleyeceği yönünde olacaktır. Bu da tükenmek bilmez bir kaynak kullanım isteğinin (yine) insanlığın en belalı düşmanı olacağı sonucunu doğuracaktır ki bu hem sonuç hem de sebeptir bir yerde.
Nisan 2014

Serkan Köse  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

World Vision - The Zambia Project

I had the pleasure of shooting this piece for World Vision. To say it was an eye opening trip would be an understatement. As crazy as it is to imagine drinking…
Aralık 2013

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle dinin geçmişte yaptığı gibi insanlığa büyük zararlar verme riskine mi giriyoruz?

Dünya tarihinde görülmemiş katliamlar günümüz teknolojisinde geliştirilmiş ve seri üretimine girişilmiştir. Bilim ve Teknoloji. Mantık çerçevesinde her ikisininde birbirine paralel gelişmesi gerekir. Hatta öncelik teknolojinindir ki bilim dallarında daha detaylı icatlar geliştirilebilsin. Ama yok işte adamlar seri banlarda çalışan teknolojiler geliştirirken üretimde çalışan insan sayısı gittikçe azaltılıyor. Makineler insanların yerini hızla almaya çok uzun yıllar önce başladı. Dünyada bu durum büyük bir işsizlik artışına neden olduğu gibi nüfus patlamasına da neden oldu.

İnsanlar
2013 yılı itibariyle Dünya nüfusunun 7. 5 milyara ulaştığı belirtilmektedir. Ve insana verilen değer gittikçe düşmektedir. Aynı zamanda insan hakları da aynı paralelde sadece bu kalabalık dünya nüfusunu kontrol altında tutmak için sözde varlığını sürdürmektedir.
Teknoloji günümüzde en yakın bildiğimiz savunma adı altında silah sanayisinde kullanılıyor. Hatta dünya açlık sınırının 100 katı üzerinde bir para harcanıyor 1 yıl içerisinde bu savunma sanayisine. Toplar, gemiler, tabancalar, füzeler, nükleer başlıklar bılaa bılaa bılaaa... Hala yaşadığımıza şükretmeliyiz aslında. Kapitalist sistem evet harika bir sistemdir; Demokrasi sağlıklı işletildiğinde. Günümüz şartlarında bu sistem iflas edeceğinin sinyallerini açık bir şekilde vermektedir.
Aslında bundan çok uzak olmayan bir zaman diliminde (80 yıl gibi) bu sistemin yerini TAM KÖLELİK SİSTEMİ alacaktır.
  • Günümüzde teknoloji hangi aşamadadır ve insanlığı nasıl tehdit ediyordur?
  • Günümüze kadar bir insanla bir bilgisayarı ayıran tek nokta bilgisayarın insanlar gibi kokuları alma ve ayırma yetilerinin olamamasıydı.
  • Bir misket büyüklüğünde havada uçabilen kamera sistemine sahip icatlar geliştirilmiş durumda. İçlerine nitrogliserin eklenebiliyor.
  • Bunlar kiralık böcek katillerdir. Tabii nasıl?
  • Her insanın kendine özgü bir kokusu vardır. Vatandaşlık nosu gibi. Bugün kar örneklerimizin bulunduğu sistemler yakın zamanda veri tabanımızı oluşturacaklar. Herkesin numaralandırılmış DNA kodu belli olacağından imha edilmek veya yakalanması istenen kişinin kodu görev talimatı anlamında bu KATİL BÖCEKLERE bildiğiniz SMS gibi gönderilecektir.
  • Kısacası bizi bizden biri olarak kırıp parçalayan polislere de yarın gerek kalmayacak.
  • Bu teknolojiyi elinde bulunduranlar geçmişte Japonya'yı 2 bombayla yerle bir etmekten çekinmedikleri gibi o günler geldiğinde Terörist olarak gördükleri İslam Alemini de tek kalemde 1 Milyardan 10 binlere düşürmekten de hiç çekinmeyeceklerdir.
Ekim 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Kapalı Maraş (Varosha) hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Aslında Rum kesiminin çözümsüzlükte kararlı olduğunu gösteren bir hadisedir. Nitekim Annan Planı'nda bölgenin denetimi Rum yönetimine bırakılacaktı. Fakat Rum kesimi Annan Planı'nı tamamen reddedince bölge tarafsız kaldı, ne bölgeyi istediler ne de verdiler. Eğer sadece bu bölge planın içeriği olsaydı Rumlar elbette burayı alırlardı. Fakat Rumların istediği "Türksüz toprak". Bu nedenle Kapalı Maraş da bundan nasibini alan bir sorun sadece.
Temmuz 2013

Uğur Çakmak, bir soruya yanıt verdi.

Herkesin memnun olabileceği bir yönetim biçimi mümkün müdür?

Çok net olarak hayır çünkü okadar farklı insanı tek bir yönetim şekliyle memnun etmek mümkün olmaz. Kaldı ki öyle bir ideolojide yok. Şuan için en iyisi demokrasi ama onunda birçok problemi açığı var.
Temmuz 2013

Samet Polat, bir soruya yanıt verdi.

Mısır ordusunun sokağa inmesini nasıl karşılıyorsunuz?

Mursi de askerle geldi kimse sesini çıkarmadı işine gelince dış mihraklar işine gelince darbeciler
Temmuz 2013

Göksel Kurtuluş, bir soruya yanıt verdi.

Mısır ordusunun sokağa inmesini nasıl karşılıyorsunuz?

Mısır'da ordu hiçbir zaman elini siyasetten çekmediği için doğal ve beklenen sonuç olarak karşılıyorum. Mısır halkının siyasal dikta ile askeri dikta arasında seçim yapmaya zorlanması da trajik bir demokrasi anlayışı olsa gerek.
Temmuz 2013

Gündüz Ayar, bir soruya yanıt verdi.

Mısır ordusunun sokağa inmesini nasıl karşılıyorsunuz?

Hitler de seçimle gelmişti. Ama seçimle gitmedi. Neden? Demokrasiyi kaldırdığı için. İkinci Dünya Savaşı sonunda 20 Milyon insanın canına kıydıktan sonra gitti. Demek ki bazen seçimle gitmeyi beklemek iyi değil.
Temmuz 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Haziran 2013

Samet Polat, bir soruya yanıt verdi.

AFRİKA yazıp Afrika'ya 5 TL yardımda bulunmak için 5601'e gönderin.

Bıkmadınız soygundan sömürüden karşınızda deniz fenerleri dururken hala oraya buraya diye safça gönderdiğiniz şeylerin aslında kimin cebini doldurduğuna bakmamaktan bıkmadınız
Haziran 2013

Samet Polat, bir soruya yanıt verdi.

Afrika açlıktan tükenmek üzere, ama dünya sessizce seyrediyor bebeklerin ölümünü. Çok acımasız bir hayat. Afrika'yı tüm dünya elele verse kalkındıramaz mı acaba?

İşlerine gelmiyor çünkü üçüncü dünya ülkeleri olmasa ömrü tükenmiş teknoloji artıklarını nereye pazarlayacaklar ?
Daha fazla

152 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.