Bilmek istediğin her şeye ulaş

Valilik

YÖNLENDİR Vilayet

Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Vicdan, olmayanlarda sızlamıyor anlaşılan... İzmir Vali Yardımcısı: Soma'da aklını kullanan hayatta kaldı.

İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Harputlu, bir sempozyumda yaptığı konuşmada Soma'daki facia ile ilgili "Aklını kullanan hayatını kurtardı" ifadelerini kullandı.

1389

İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Harputlu, Ege Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Temel Bilimler Sempozyumu’nda Soma’da yaşanan maden faciası hakkında ilginç açıklamalarda bulundu. Harputlu, “Soma’da hayatta kalan aklının kullanandır. Düşünebilen, aklını kullanan hayatını kurtarmıştır” dedi.

Egedesonsöz'den Sinan Doğan'ın haberine göre toplantının açılışında konuşan Vali Yardımcısı Harputlu, konuşmasına Soma’da hayatını kaybeden madenciler için başsağlığı dileyerek başladı.

Harputlu’nun daha sonra verdiği örnek, salonda şaşkınlıkla karşılandı.

Harputlu, “Hepinizin dikkatini çekmiştir. Bazı kurtulan kişiler kurallara uymayarak, tabiri yerindeyse, hayatlarını kurtarmışlardır. Çünkü akıllarını kullanmışlardır. Hayatta kalan aklını kullananlardır. Orada yönlendirenler, hazırlanan planlara göre tahliye yollarını gösterenler, şunu gösterenler, bunu gösterenler, her şeyi hazır şablona uygun yapanlar insanları gaz sızıntısına yönlendirmiştir. Düşünebilen, aklını kullanan geri dönmüş, hayatını kurtarmıştır” dedi.

kaynak: radikal.com.tr/turkiye/izmir_vali_yardi...

Milletimiz hep mi böyle kötüydü, bunlar paralel evrenden falan mı geldi?
Kasım 2013

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Adana Valisi Hüseyin Avni Coş’un 'Allah belanı versin diyen o gavatı al' diye polise talimat vermesi, sonrasında 'gavat' değil ama 'kavas' demiş olabileceğini söylemesini, sizce milletin Valisinin bu tarz bir davranıştan sonra ceza almıyor olması nasıl açıklanabilir?

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil'den gündemi meşgul eden 'gavat' olayına farkı bakış açısı...

Finlandiya’ya giden Tayyip Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan ve her yer Taksim sloganları atan vatandaşlar tarafından protesto edildi.

Finlandiya’dan İsveç’e geçen Tayyip Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan ve ‘Andımız’ı okuyan vatandaşlar tarafından protesto edildi.

*

Eskiden yurtdışına giden başbakanlarımız, bölücü örgüt veya soykırım diyasporası tarafından protesto edilirdi. Şimdiki başbakan, ellerinde Türk bayrakları bulunanyurtseverler tarafından protesto ediliyor!

*

Neredeyse herkes cebinde Atatürklü Türk bayrağı taşıyor, ki, yolda bakana makana denk gelirsek açıp gösterelim diye… Kırmızı plakalı makam aracı gören, bağıra bağıra10’uncu Yıl Marşı söylemeye başlıyor. VIP salonlarının kapısında adeta nöbet tutuluyor, kafayı dışarı çıkaran ıslıklanıyor. Yalaka basınımız yazmıyor ama, yolcular yuhaladığı için uçaktan inmek zorunda kalan bakanlar var.

*

Şemsiye açmadan üniversitelere giremiyorlar artık… Kampuslarda, amfilerde sağanak var.

*

Stadyumlara giremiyorlar. En son, Kadıköy’de 50 bin kişi Mustafa Kemal’in askerleriyiztezahüratı yaptı. Tribünlerdeki protestolar duyulmasın diye, maçlar sessiz film şeklinde yayınlanıyor. Basketbol salonlarında yuhalanıyorlar, tenis kortlarında ıslıklanıyorlar, Kırkpınar’ın er meydanı Ne Mutlu Türküm Diyene’yle inledi, Gazi Koşusu’nu seyretmeye geldiler, hipodromda yuhalandılar.

*

Canlı yayınlar canlı bomba’ya döndü; kimin, nerede patlayacağı belli olmuyor. Bizim penguenci haber kanalı mesela, geçenlerde Boğaz Köprüsü’nden canlı yayın yaptı, şahane organizasyon falan diye anlatıyordu, vatandaşın biri zart diye el frenini çekti, kameranın önüne geçti, lanet olsun diye bağırdı.

*

Bundan böyle “gavat” kelimesi geçince hep hatırlanacak olan valinin durumuna, bi de bu gözle bakın lütfen… Dikkat edin olay anının görüntülerine, AKP’nin valisi sanki kendisini uğurlamaya gelmişler gibi, el sallıyor, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlar yuhhhh diye bağırıyor, ıslıklıyor, vali makam aracına binip sirenlerle eskortlarla, yanında koşan sivil polislerle kaçmaya çalışıyor, vatandaşlar beddua ederek kovalıyor.

*

Sevilmeyen hükümet her zaman vardı ama, sokaklarda bayraklarla kovalanan hükümet ilk kez görülüyor.

*

Çünkü… Bürokrasinin, medyanın, hatta muhalefet partilerinin AKP’lileştirilmesi, dünya siyaset tarihinde görülmemiş bir dayanışma biçimi yarattı. Kendilerinden olmayanı “korkutmaya” ve “yalnızlaştırma”ya çalıştılar. Hiç bu kadar “cesur”, hiç bu kadar “kalabalık” olunmamıştı.

Hürriyet
Eylül 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Recep Yazıcıoğlu kimdir?

Valilik
Recep Yazıcıoğlu, Trabzon/Köprübaşın’da 2 Haziran 1948’de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni tamamladıktan sonra 1968'de Aydın'a maiyet memuru olarak atandı. 1971-1984 yılları arasında sırasıyla Kalkandere, Bahçe, Hamur, Ayvacık, Kırıkhan, Alaca, Akçakoca ilçelerinde kaymakamlık görevinde bulundu. 1975 yılında da asteğmen olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığında askerlik görevini tamamladı. Kişiliği ve görev yaptığı bölgelerde halka olan yakınlığı nedeniyle, sıradışı fikirleri ve enerjisiyle, ayrıca bambaşka görüşleriyle Süper Vali olarak anıldı. Ayrıca Star tv'de Recep Yazıcıoğlu Köprüsü 'nün konu edildiği Köprü adlı dizi film yayınlanmıştır. Recep Yazıcıoğlu, 8 Eylül 2003 yılında Ankara/Polatlı’da hayatını kaybetmiştir.
Eylül 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Haziran 2013

Murat Emecan, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye gibi bir ülkenin başbakanının, bakanının, valisinin yada belediye başkanının göz göre göre yalan açıklamalar yapmasını nasıl karşılıyorsunuz?

İktidarın demokraasi getiriyoruz demesinden çok hilafete özenmesinden ziyade ortaya çıkan durumlar olarak karşılıyorum.
Haziran 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye gibi bir ülkenin başbakanının, bakanının, valisinin yada belediye başkanının göz göre göre yalan açıklamalar yapmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Bütün politikacıların yanlış ve yanlı önermeleri, söylemleri olabilir. ama bu hakları değildir bu onların ahlak seviyelerinin düşüklüğünden kaynaklanır.

Bazılarının Göz göre göre yalancı konumuna düştükleri aşikar olmakla beraber asıl vahim olan bunun toplum hafızasında bırakacağı etkidir.

Bana göre vali, devlet, başbakan ideolojik hükumettir. Başbakanın oy avcılığı yaparak köşe bucak yalan söylemesi ayıp olduğu kadar normaldir. İsteyen inanır istemeyen inanmaz ama bir valinin yalan söylemesi asla affedilir değildir. Unutulmamalıdır ki valiler politikacı değildir. Valiler, Halk tarafından vaatleri doğrultusunda seçilmezler.

Valiler Atamalı devlet memurlarıdır, bunların söyledikleri yalan devletin saygınlığını azaltırken bir başbakanın söylediği yalan kendi partisinin ve şahısın saygınlığını azaltır. Bu sebeple saygın parti ülkemizde YOKTUR. Ama saygın valiler hala aranırsa bulunabilir.
Haziran 2013

Cihan Sari, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye gibi bir ülkenin başbakanının, bakanının, valisinin yada belediye başkanının göz göre göre yalan açıklamalar yapmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Bu soruda ilginç olan "Türkiye gibi" ifadesidir. Soruyu yazan her Türkiye vatandaşının ilgilisini bu soruya yöneltmeye çalışmıştır. Kendi fikrine ortak aramaktan başka bir şey değildir.

Bunun dışında soruda yanıtlanacak bir durum yoktur. Batuhan Bulut'un açıklamasındaki gibi, siyasilerin yalan söylemesi kadar normal bir şey olmaz...
Amerika gibi ülkede veya Trinidad Tobago gibi ülkede siyasetçiler yalan söylemez mi? Türkiye gibi ülke olunca bir şey değişmez. Siyaset her yerde siyasettir, siyasi de her yerde siyasidir...
Haziran 2013

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Vali Mutlu bu haberden mutsuz olacak

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi, Gezi Parkı olayları sırasında basın emekçilerine yapılan saldırılardan dolayı şiddet uygulayan polisler, İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü hakkında suç duyurusunda bulunacak.

Sendika suç duyurusuyla ilgili kamuoyuna şu çağrıyı yaptı:"Gezi Parkı direnişi sırasında polisin kullandığı gaz bombaları, tazyikli su, plastik mermilerle yaralanan; polis tarafından coplarla, tekmelerle dövülerek gözaltına alınan; hakarete uğrayan, gaz maskesi zorla çıkarılan, çektiği fotoğrafları silmeye zorlanan, görev yapması engellenen basın emekçileriyle birlikte,
Şiddet uygulayan polislerin yanı sıra, başta İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü olmak üzere, bu şiddetin sorumlusu yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz!
Basın emekçilerine saldırı, halkın haber alma hakkına, basın ve ifade özgürlüğüne saldırıdır. Kınıyoruz! Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz.
Başta meslektaşlarımız olmak üzere, tüm duyarlı kamuoyunu, suç duyurusu öncesi adliye önünde yapacağımız basın açıklamasına destek vermeye çağırıyoruz.
Saygılarımızla,
TÜRKİYE GAZETECİLER SENDİKASI İSTANBUL ŞUBESİ
TARİH: 24 Haziran Pazartesi
SAAT: 11.00
YER: Çağlayan Adliyesi"

Haber Kaynağı: OdaTv.com

Bu da mı penguen?..
Haziran 2013

Gürkan Çakıcı, bir soruya yanıt verdi.

Hüseyin Avni Mutlu'yu Gezi Parkı olayları ve geçmiş görevlerini göze alarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle soruda yer aldığı üzere geçmiş dönemlerini ele almak lazım. Hüseyin Avni Mutlu, Diyarbakır'da kaymakamlık ve valilik yapmıştır. Diyarbakır'daki görevinde, gözaltına alınmasını istediği 6 kişiden, gözaltına alındıktan sonra bir daha haber çıkmamış ve bunlar faili meçhul olarak kayıtlara geçmiştir. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine göre bu, yaşama hakkının ihlalini oluşturmaktadır ve gerçekten de bir idari makam tarafından 21. yüzyılda hala bu tip şeylerin gerçekleştiriliyor olması şaşılacak bir şeydir.

Bunun haricinde yine bu görevinde, 14 yaşındaki çobanlık yapan bir kız çocuğunun terörist 'sanılıp' havan mermisi ile vurulmasına sebebiyet vermiştir. Dünyada sanrılara yer yoktur. Bakınız bunlardan bir tanesi ufak bir çocuğun hayatına mal olmuştur. Diyarbakır gibi kaynayan bir ilde görevini layıkıyla yerine getirememiş bir valinin İstanbul'a atanmasını da başbakanla 20 yıllık arkadaşlıklarına bağlamak gerekir.

Avni Mutlu, Gezi Parkı'nda masum bir eylem olarak başlayan göstericilere saban saat 05.00'da gaz bombaları atmış ve çadırlarını yaktırmıştır. Bu çok açık bir şekilde insan hakları ihlalidir ve izahı yoktur. Buradan büyüyen olay maalesef başka insanların ölümüne ve maddi manevi başka zararlara yol açmıştır. İnsanlara uygulanan şiddetin arkasında da kendisi vardır ve işkence suçlarına sebep olmuştur. Bunun yanında halka verdiği yanlış bilgiler de cabasıdır. İşte bu durum içinde, doğal olarak Mutlu'nun içine girdiği hemen her süreci yönetemediği çok açıktır. Şahsi kanaatim istifa etmesi yönündedir.
Daha fazla

1 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.