Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yardıma Muhtaç İnsanlar

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Temmuz 2015

Yiğit Koç, bir soruya yanıt verdi.

Maddi durumdan dolayı hayatında hiç tiyatro ve sinema görmemiş öğrenciler var. Bunlar için ne yapabiliriz? Benim tanıdığım 7 öğrenci var bu durumda olan, nasıl yaparız arkadaşlar?

Nerede olduklarını yazarmısınız. Turneye gelirsem davetli olarak ilk oyunlarını izlemeleri sağlayabilirim. BAŞKA ÇOCUK tiyatrosu
Nisan 2015

Portakallı Ördek, bir soruya yanıt verdi.

Maddi durumdan dolayı hayatında hiç tiyatro ve sinema görmemiş öğrenciler var. Bunlar için ne yapabiliriz? Benim tanıdığım 7 öğrenci var bu durumda olan, nasıl yaparız arkadaşlar?

Sinema için aynı şeyi söyleyemem ama Devlet Tiyatrosu bünyesindeki oyunlar çok da pahalı değildir. Sınıfça etkinlik düzenlenip, diğer velilere durum açıklanarak sadece bir-iki lira fazladan toplanılıp gidilebilir.
Mart 2015

Yüksel Tan, bir soruya yanıt verdi.

Maddi durumdan dolayı hayatında hiç tiyatro ve sinema görmemiş öğrenciler var. Bunlar için ne yapabiliriz? Benim tanıdığım 7 öğrenci var bu durumda olan, nasıl yaparız arkadaşlar?

Bir yardım fonu oluşturabilirsiniz. Bunun için reklamını iyi yapmak gerekir. Alanı genişletmek isterseniz bazı yardım kuruluşlarına işbirliği ortaklık isteyebilirsiniz. Sadece kendi başınıza da yapabilirsiniz. Ama genişletmeniz bunu kurumsallaştırmanız daha güzel olur. Bizim de bir katkımız olur.
Ekim 2014

Eskiz, bir soruya yanıt verdi.

Çevrenizde yardıma muhtaç insanlar var mı?

Çağdaş Yaşam Derneği'ne giysi, kitap, eşya yardımında bulunabilirsiniz. Giysileri kendi ellerimle götürdüm. Çünkü evinizden alabilme gibi bir lüksleri fazla yok, böylece derneği gidip yerinde görme şansınız olur. Edindiğim bilgiye göre; giyilebilen iyi durumda olanları muhtarlara yolluyorlar, muhtarlar mahallede ki ihtiyacı olanlara dağıtıyormuş. Etiketi bile üzerinde olan giyilmemiş kıyafetleri kendi dükkanlarında satıyorlar. Kitaplar da aynı şekilde. Eski oda takımı gibi eşyaları ise orada ki görevlilere söylemeniz neticesinde, ihtiyacı olan kişileri haberdar ediyor ve gelip evinizden alıyorlar. En azından ben bunu birebir yaşadım.
Ağustos 2014

Ahmet Caner Sönmez, bir soruya yanıt verdi.

Maddi durumdan dolayı hayatında hiç tiyatro ve sinema görmemiş öğrenciler var. Bunlar için ne yapabiliriz? Benim tanıdığım 7 öğrenci var bu durumda olan, nasıl yaparız arkadaşlar?

Kültür Bakanlığı'na (bakan olursa) yazılabilir ve DT sahnesi olan her şehirde belirli aralıklarla ücretsiz tiyatro etkinlikleri yapılması için istekte bulunulabilir.
Sinema içinse önce şu yüksek bütçeli gişe filmleri furyasından kurtulmalı ve gençlere/çocuklara daha eğitici ve tabi ki bedava sinema gösterimleri yapılabilmeli.
Şehirlerde böyle uygulamalara öncülük edebilecek sinemalar bulunmalı.
Biraz yürek.
Temmuz 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Metin Feyzioğlu

Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma…

Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de…

Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.

Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.

Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır. Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…

“En doğru yol: en dikensiz yoldur” diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma…

Halil Cibran

Not:
Turkiye Barolar Birligi Irak'ta meydana gelen olaylarla ilgili "Irak'ta Yasayan Turkmenlere Yardim Kampanyasi" baslatmistir.

Katkida bulunmak isteyenler için "TBB Irak Turkmen Yardimi" banka hesap numaralari:

Is Bankasi Cetin Emec Bulvari Subesi Sube Kodu: 4269
TL HESAP : 303043 / TR79 0006 4000 0014 2690 303043

Denizbank Cukurambar Subesi
Sube Kodu: 5970
TL HESAP: 2653627-35363 /TR22 0013 4000 0026 5362 7005 82

Destek verenlere, vermeyi düşünenlere, vermek isteyip imkan bulamadığından veremeyenlere teşekkürler
3333
Ocak 2014

Şenol Deniz Ikizer, bir soruya yanıt verdi.

İslam dininde yeni yıl kutlaması konusunda ne düşünüyorsunuz? Yoksul çocuklara hediye dağıtılması amacıyla yapılan yeni yıl kutlaması sizce doğru mudur?

İçten gelen her kutlama her iyilik doğrudur. Eğlenin dini kurallarınıza göre, düşüncenize göre isteginiz göre kim nasıl eğlenmek istiyorsa eğlensin bunun için bahaneye gerek yok iyilik yapmak içinde öyle oda içten gelir.
Ocak 2014

Solsoledo, bir soruya yanıt verdi.

İslam dininde yeni yıl kutlaması konusunda ne düşünüyorsunuz? Yoksul çocuklara hediye dağıtılması amacıyla yapılan yeni yıl kutlaması sizce doğru mudur?

Öncelikle Noel/ Christmas (yani şükran günü) ile "yeni yıl" kutlamasını birbirinden ayırmak gerekir. Noel Hıristiyanlar yarafından, yani Hz. İsa'nın doğum günü olarak kabul edilen gün, 25 Aralık'ta kutlanır ve aslında Hıristiyanlık'la da hiçbir ilgisi yoktur. Zira noel geleneklerinin Hristiyanlık'ta hiçbir temelinin olmadığı, İncil'de ve başka kutsal kitaplarda, Hz. İsa'nın doğum gününün kutlanması gerektiği ya da doğumunun 25 Aralık'ta olduğuna dair hiç bir bilgi bulunmadığı biliniyor. Ancak bütün dinlerin kökenlerinde, ritüel esaslarında saklı olduğu gibi, Noel de Hıristiyanlığa bir pagan inancının devamı/ uzantısı olarak girmiştir.
Güneşin gökyüzünde güneye doğru hareket ettiğini, günlerin gittikçe kısaldığını gören ve güneşin tekrar geri dönmeyeceğini düşünen eski insanlar, güneşin tekrar kuzeye geri dönmesi için güneş tanrısına güç vermek ve onu tekrar hayata döndürmek için büyük ateşlerin yakılması, yeşil ağaçları çobanpüskülü, sarmaşık ve ökseotu gibi bitkiler ile süslemek gibi çeşitli ritüeller ve törenler düzenlemişler. 21 Aralık kış gündönümünde, yılın en kısa gündüzünün yaşandığı günde, güneşin güneyde (oğlak dönencesine güneş ışınlarının dik geldiği zaman) durmuş gibi göründükten sonra tekrar kuzeye doğru hareket ettiğini ve günlerin de uzamaya başladığını gören insanlar bu ayinlerin başarılı olduğunu düşünüp, bunu da kutlamaya değer görmüşler. Bu durum binyıllarca böyle devam etmiş, taa ki Constantine, Hristiyanlığı Roma İmparatorluğu'nun resmi dini ilan edene kadar...
Hristiyanlığı kabul etmeden önce büyük oranda pagan olan Roma halkı'nın hükümdarı Constantine, 4. Yüzyılda Hristiyanlığı Roma İmparatorluğu'nun resmi dini olarak duyurur ve dinin insanlar üzerindeki gücünü bilen biri olarak, daha fazla insanı kontrol altına almak amacıyla (paganların Hristiyanlığa geçisini kolaylaştırmak için veya Hristiyanlığı paganlaştırmak için, kim bilir) halkın çoğunluğunun dini olan paganizmi Hristiyanlık ile bütünleştirir. O dönemden sonra pagan ritüellerine ve idollerine Hristiyan isimler verilir, paganların kutsal günleri Hristiyan bayramları olarak değiştirilir ve Hz. İsa, güneş tanrısı Sol Invictus'un yerine geçirilerek Dürüstlüğün Güneşi olarak adlandırılr. Papa 1. Julius Hz. İsa'nın doğum tarihinin 25 Aralık olduğunun ortaya çıkarılmış olduğunu da duyurunca "the Mass of Christ" veya "Christ's Mass" (mass=ayin, tören) zamanında Roma Güneş Tanrısı'nı Mithras'ın doğumu yerine artık Christ'in doğumu kutlanmaya başlanır (Doğuş da neredeyse tüm paganlarda ana-tanrıça ve çocuğunun doğumuna odaklanan aslen Babil kökenli inanıştan gelmektedir ve bu inanış da Hristiyanlık'ta Meryem-İsa'ya adapte edilmiştir) .
Hediye verme, ağaçları süsleme, şarkı söyleme, noel kütüğü, ökseotu gibi noel ile ilgili geleneklere bakarsak hepsinin çeşitli pagan halklarının kış gündönümlerindeki bayramlarından ve kutlamalarından Roma Katolik Kilisesi tarafından Hristiyanlığa uyarlanmış olduğunu görürüz.
Eski Roma'da da kış gündönümü öncesinde ve sonrasında insanların, tarım tanrısı Saturn'u ve Güneş tanrısı Mithras'ı onurlandırdıkları Saturnalia isimli kış festivali kutlanırdı. 17-23 Aralık'ta yemeklerle, içkilerle, insanların birbirlerine şans hediyeleri vermeleriyle neşeli bir biçimde kutlanan festivalden hemen sonrası, yani 25 Aralık tarihi de güneş tanrısının doğum günü olarak kabul edilirdi. Noel'in 25 Aralık tarihinde, neşeyle ve hediyelerle kutlanmasının kaynağı budur. Ayrıca Saturnalia festivalinde sokaklarda şarkı söyleyen insan grupları da bugün söylenen noel ilahilerinin ve şarkılarının temelini oluşturur (christmas carols) . Ağaç süsleme geleneğine bakarsak da, kış gündönümünde Romalıların evlerini yapraklarını dökmeyen ağaçlarla ve defne dallarıyla süslediklerini ve bu ağaçlara, birçok ağacın yapraklarını döktüğü kışın bile yeşil kaldıkları için ölümsüzlüğün bir sembolü olarak değer verildiğini görürüz.
Kuzey Avrupa paganları da "Yule" veya "Yule-tide (Yule zamanı) " adı verilen kış gündönümünü şölenlerle kutlardı. Ağaçlar ve diğer yeşil bitkiler baharın geri döneceğini hatırlatmak için süslenir ve güneşin gelecek yıl da doğması için güneş tanrısını cesaretlenirmek amacıyla ağaçlara elmalar ve mumlar asılırdı. Kuzey Avrupa'da sarmaşık, çobanpüskülü ve defne evlerin süslenmesinde ve dini ritüellerde kullanırken, her zaman yeşil kalan ağaç dallarının da kötü ruhları kovduğuna inanılırdı. Kutlamalarda ağaçların kullanılmasın tarihi Druidlere kadar gider. Noel ağacının günümüzdeki formunun da Almanya kaynaklı olduğu ve Kraliçe Victoria'nın Alman eşi Prens Albert'in etkisiyle İngiltere'de de yaygınlaştığı bilinmektedir. Amerika'ya ise 17. Yüzyılda ulaşan Noel Ağacı bu yüzyılın ortalarında dünyanın büyük bir bölümünde süslenir hale geldi.
Noel kütüğü (yule log) de karanlık zamanlarda güneşi hatırlatması için yakılan büyük ateşin içine atılırdı. Ökseotu altında öpüşmenin kaynağı da keltik-nordik ritüeller ve mitolojisidir. Druid inancına göre kutsal bir ot olan, medikal özellikler ve doğaüstü güçlere sahip ökseotu, pagan Romalılar tarafından da bereket rütüellerinde kullanılırdı ve evlerin içlerinin de yeşilliklerle süslenmesi, kış süresince, sıcak baharın ve yaz aylarının yakın zamanda geleceğini hatırlatırdı.
Bizim Noel Baba olarak adlandırdığımız Santa Claus nam-ı diğer St. Nicholas ise aslen 4. Yüzyılda Antalya'nın Demre ilçesinde doğmuş ve fakirlere hediyeler vermesiyle tanınan bir psikopostur. Fakat Santa'nın, Kuzey Avrupa mitolojisindeki yaşlı, uzun beyaz sakallı bir adam olarak betimlenen Asgard'ın yöneticisi Odin ile birçok benzerliği vardır. Odin göklerde uzun mesafeleri alabilen sekiz bacaklı atı Sleipnir ile gezip av partileri düzenleyen bir tanrı. Kış zamanında çocuklar çizmelerini Sleipnir için havuç veya saman ile doldurup ocağın yanına koyarlarmış. Odin de bu çocukları ödülendirmek için çizmelerinin içine hediye bırakırmış. Bu gelenek, Hristiyanlık zamanında devam ederek fakirlere hediye dağıtan St. Nicholas ile özdeşleştirilmiş ve sekiz bacaklı Sleipnir zamanla Santa'nın rengeyiklerine dönüşürken, günümüzde şömine kenarlarına çizme yerleştirme geleneği de şöminelere çorap asma haline gelmiş. Hollandalılar New Amsterdam'a geldiğinde bu geleneklerini ve St. Nicholas için kullandıkları Sinterklaas ismini beraberlerinde getirmişler, bu isim de zamanla Santa Claus olmuş. Bugünkü Noel Baba ise Coca Cola'nın reklam kampanyası için yeniden tasarlanmış hali.
Fakat tüm bu kutlamaların pagan geleneklerinden kaynaklandığını bilen Püritenler, Christmas'ın kutlanmasına karşı çıktılar ve İskoçya'da 16. yy'da Christmas'ın kutlanması yasaklandı. ABD'nin ilk yıllarında da özellikle Massachusetts gibi New England eyaletlerinde Püritenlerin etkisi büyük olduğundan Noel kutlanmıyordu. 16. Yy'dan 19. Yy'a kadar Noelin kutlanması Püritenler'in Britanya ve ABD'deki etkisi nedeniyle Anglo-Saxon dünyasında yasak olarak kaldı. Son yüzyılda ticari hamleler ve kitle iletişimin de etkisiyle Noel kutlamalarında popülarite patlaması yaşadı ve bir çok ülkede yeni yılın gelişi ile kutlanmaya başlandı.
Sonuçta her ülke ve kültürde uygulamalar farklı olmuşsa da temsil etiği şey aynıydı: Kışın etkisinin azalmaya başladığı kış gündönümünde doğanın ve hayatın geri dönüşünü kutlamak. Bu yüzden tüm pagan halklarda kış güdönümünün hemen sonrası olan 25 Aralık tanrıların doğumgünü olarak görülmüştür çünkü bu gün, günlerin uzamaya başlaması ve doğanın yenilenmesi ile birlikte yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülmüştür.
Kısaca Noel, kendi inançlarından vaz geçmek istemeyen ama Hıristiyan olmak zorunda kalan halkların, kendi geleneklerini din içinde yaşatmalarından kaynaklanmış bir kutlamadır. Ve zamansal veya takvimsel bir yeni yıldan çok, doğasal yeni yılın kutlanmasıdır (malum o zamanlarda takvimler doğaya göre şekilleniyordu) ... Diğer taraftan bizim ülkemizde de yapılan "yeni yıl" kutlaması tamamen zamansal/ takvimsel bir kutlamadır ve bu kutlamaların ne Hıristiyan İsa'nın doğumu ile ne de pagan gündönümü bayrmlarıyla ilgisi vardır. Ha, burada ama ikisi çok yakın tarihler diye düşünülebilir. Bu gayet normaldir, çünkü az önce de dediğim gibi, bizim bugün kullandığımız takvimler, doğanın hareketlerini baz alarak yapılmış takvimlerden güncellenmişlerdir. Ayrıca "ağaç süsleme" geleneği bugün bir batıl inanç olarak bizim inançlarımızda da yaşamaktadır. Ağaçlara çaput bağlayarak dilekte bulunmak bunun yansımasıdır. Yine Noel Baba'nın Anadolu'lu Demreli olduğunu düşünürsek, bir şekilde ona sahip çıkmanın da yanlış olmayacağını düşünüyorum. Zira bu istendiğinde turizmimiz için bile kullanılabilir...
Ek olarak, kendini Müslüman olarak addedenlerin de yeni yılı "Mekke'nin Fethi" olarak kutladıklarını belirtmekte de fayda var. Bence bir şeyi kutlayacaksan, onu başka kisvelere büründürmeden kendi anlamıyla kutlamak lazım (aksi taktirde gülünç bir durum yaşanıyor) ; ilk olduğu şekliyle, bir pagan bayramı olarak mesela...

Kaynak: 1. aysunacarhazer.blogspot.com/2010/12/duny...
2. blog.milliyet.com.tr/inanclarimizin-kok...
Ocak 2014

Fatma Yıldızhan, bir soruya yanıt verdi.

İslam dininde yeni yıl kutlaması konusunda ne düşünüyorsunuz? Yoksul çocuklara hediye dağıtılması amacıyla yapılan yeni yıl kutlaması sizce doğru mudur?

İslam dininde yılbaşı kutlaması diye birşey yok. Yardım adı altında insanlar nefslerini tatmin ediyorlar; ''yılbaşı kutlamıyoruz yardım ediyoruz'' diyorlar. Sadece korkularını haklı bir yönle bastırmaya, kamufle etmeye çalışıyorlar. Yardım için özel sayılan bir güne mi ihtiyaç var ki yılbaşı özel bir gün değil!!! Amaç yardım etmekse, amaç Allah rızasını kazanmak ise bunu İslam dininin gereklerine göre yapmak gerekir.
Daha fazla

12 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.