Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yarışma (Televizyon)

Televizyon

Yarışma, insanların belirli bir hedefe ulaşmak için sergiledikleri mücadelelerin toplamı. İnsanların doğumu bile bir yarışma ile başlar. Binlerce spermin arasında galip gelen sperm yumurtayı döller ve hayatın başlangıcı vukuu olur. Yarışma ve yarışmalar insanlar için vazgeçilmez bir olgudur. İnsanın içerisindeki bencillik duygusu ve hırs duygusu insanın kodlarından gelen yarışma duygusunun ortaya çıkmasına neden olur. Aile içerisinde kardeşler arasında mücadele, okulda öğrenciler arasında mücadele, işte çalışanlar arasında mücadele hep insanın içinde sahip olduğu yarışma duygusundan kaynaklanır. Sistemin getirdiği bazı kurallar da insanın içerisindeki yarışma duygularını tetikler. Örneğin; ÖSS, OKS, KPSS gibi sınavlar öğrencilik hayatında insanın benliğinde derin izler yaratır ve yarışma psikolojisini üzerinden atamamasına neden olur. İnsanın benliğinde sahip olduğu kazanma ve başkalarını ekarte etme çabası, günümüzde yarışma sektörünün doğmasına neden olmuştur. Günümüzde özellikle televizyon yarışmalarını yapan organizatörler, insanın içerisinde sahip olduğu çeşitli duyguları kullanarak yarışma üretirler. Bu konuyu örneklendirir olursak da. Adıyaman Vilayetin de hala yaşamakta olan Yalçın Akarslan adın daki genç bir şaiirin hayat öyküsünü verebiliriz. Ozan Tura Yayınlarının Şiir yarışmasına 1012 şiir ile katılmış ve 100 ödüle layık görülerek Şiir Kitap ı Türkiye geneli baskısı tamamlanmıştır.Bu şaiir bahsini ettiğim başarı aksanına göre zora bir yarışmada ki başarısının insanlarda ki başarı ve becerme seviyesini en güzel bir şekilde ıspaatlamıştır. Yarışmaları şöyle kategorize edebiliriz: Resmi ve çok katılımlı müsabakalar; Spor müsabakaları Seçimler Bireysel müsabakalar; Sınavlar Televizyon yarışmaları Güzellik yarışmaları Radyo yarışmaları Şans yarışmaları Seçimler İlgili Siteler: Yarışma Haberleri * sonkatilim.com

Kasım 2016

Merve Kaya , bir soruya yanıt verdi.

Televizyondaki yarışma programları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Valla ben düşünüyorum. Yaptıkları tek şet tv başında toplumu ehlilleştirip beyin yıkamak.
Aralık 2015

Betül Defne, bir soruya yanıt verdi.

Televizyondaki yarışma programları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence yarışmalar iyidir. Her konudan bir yarışma yaparlar. Mesela yüzme yarışmaları. Bazıları o yarışmaları izleyince yüzmeye hevesi gelir. Yüzme öğrenmek ister. Sonra da öğrenir. Bu onun yararınadır. Günün birinde boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalırsa kendini kurtarabilir. Benim başıma gelmeyen şey değil çünkü. Bir ara tam boğuluyordum da bu yarışmaları izleyip heves etmiştim yüzmeyi, yüzme bildiğim için kurtuldum. Sonra bilgi yarışmaları var. Belki de yazılıda çıkacak bir soruyu sorar. Bilmediğin halde yarışmadan aklında kalır o sorunun cevabı yazılıda da kağıda işaretlersin doğru cevabı : D Mesela kelime oyunu. İnsanın kelime hazinesini geliştirir. Kimsenin bilmediği kelimeleri bile bulursun orada. Koşu yarışmaları da var mesela.. Onların koşup birbirlerini yenmeye çalıştığını gördükçe heyecanlandırsın. Birini seçersin o kazansın diye sanki sen yarışıyormuşsun gibi kazanmak istersin. O kaybetse bile o heyecan seni çok eğlendirir sonuçta. Sonra sen de artık koşmak istersin. Koşmak spordur ve spor da yararlıdır. İşte bu şekilde sana azıcık bir yarar sağlar sonuçta. Ben bilmem eşim bilir ve at yarışmaları gibi yarışmalar da insanı eğlendirmek için olan yarışmalardır. Canın sıkıldığında bu yarışmaları izlersin. Can sıkıntın giderse bunun da biraz yararı dokunmuş olur. Bazıları benim fikrime katılmıyor olabilirler. Hatta yarışmaların gereksiz olduğunu da düşünebilirler. Onlarda kendilerine göre haklılar tabi. Ama bi kaç kere izleseler onlara da bi yararı olur bence.
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Televizyondaki yarışma programları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tutturamadılar bu işin ayarını. Yurtdışını bilmem ama bizim televizyon dünyamızda böyle. Gerçi artık bir çok yarışma yurtdışından fikir haklarına bedel ödenerek alınıyor.

Eskiden TRT vardı, tek kanal, devletin vitrini. Ben yaşım itibariyle 12 Eylül döneminin izlerini taşıyan günlerdeki yayınları hatırlarım en eski. Yarışmalar bilgi yarışmasıydı ama gel gör ki yarışmacılar rahat değillerdi. Yanit dese solcu, cevap dese sağcı diye damgalanacaklar diye, cevabını veremedikleri sorulara 'anımsayamadım', 'bilmiyorum' gibi cevaplar vermek zorunda kalıyorlardı. TRT'de yarışma programına çıkmak da mangal gibi yürek isterdi. Örneğin, yarışmacı konumundaki bir edebiyat öğretmeni ola ki bir edebiyat sorusunu bilemedi, ertesi gün tüm Türkiye işi gücü bırakır bu şahsı kınardı. Bülend Özveren'in bayan 'hostes' arkadaşlarıyla sunduğu 'Ben Bilirim'in yanısıra, iyi bir spiker olmasına rağmen yüzü kolay kolay gülmeyen Çetin Çeki'nin sunduğu bir yarışmayı da hatırlarım. Soru bankasında kategori vardı: Uzman, Amatör, bir de orta seviye ama bu seviyeye ne isim vermişlerdi şimdi hatırlamıyorum.

TRT'de yılların eskitemediği yarışma tabii ki 'Bir kelime bir işlem'di.

Özel kanallar, aman Allah'ım. Adeta ergen bir çocuğun gerdeğe girmesi gibi patladılar. Meclis kürsüsünde bile tartışmalara neden olan yılbaşında dansöz oynatma meselesi artık hiç sorgulanmıyordu. İlk özel kanal yanlış hatırlamıyorsam bir yılbaşı gecesinde dört dansöz oynatmıştı ekranda. E tabii bu kanallarin yarışmaları da yakası bağrı açılmadık şekilde olurdu. Yıldo 'kafadan kopuyor', Güner Ümit gaza basıp frene basamayınca tv kanalını yıllardır hor görülen ve yanlış anlaşılan bir mezhebin mensupları darmadağın ediveriyorlardı.

Erol Evgin, Beyazıt Öztürk aileleri yarıştırdılar, 100 cevap içerisinde en popüler olanlarını açtırdılar.

Spikerlerin yüzü güldükçe, hosteslerin etekleri kısaldıkça yarışmalardaki bilgi seviyesi de düştü.

Acun Ilıcalı'nın 'Var mısın, yok musun'u galiba BKM Mutfak'ta bir skecin konusuna ilham verdi.

Ha bir de yarışma desek mi demesek öyle bir şeyler var, adını tam konduramıyorum. Biri sizi gözetliyor haberiniz olsun, belki ıssız bir adada akşam kamp ateşinin etrafında bikinilerinizi giymiş, kaslı, baklavalı erkekleri çekiştiriyorsunuz. Asuman Krause (doğru mu yazdım soyadını ?) büyük biraderi sunuyor.

Ara sıra yolumuzu şaşırıp, dilinin kesinlikle kemiği olmaya Mehmet Ali Erbil'i bulup çıkarıyoruz. Neyse canım, ben bilmem eşim bilir.
Aralık 2015

Bora Kasap, bir soruya yanıt verdi.

Televizyondaki yarışma programları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok çeşitli yarışma programları var. Ama şahsen ilgilendiğim kısım olan bilgi yarışmaları hakkında bir yorumda bulunabilirim. Bana kalırsa bilgi yarışmalarında bilgiyi seven insanları televizyona bağlayan nokta televizyondaki yarışmacıyla yarışmaları ve bilmedikleri şeyleri öğrenmeleridir. Lakin bir diğeri de, aile olarak ya da arkadaş vb birileriyle beraber izlendiğinde yanımızdaki insanlarla yarışma durumumuz oluyor. Her ikisi de egosal bir eğlence yaratıyor. Hoş bir eğlence biçimi. Fakat izlediğimiz yarışmalar buna odaklı olmuyor genelde. Genelde birisi yarıştırılmaktadır ve onun ne kadar para kazanacağını izlemekteyizdir. Çünkü yarışma programını seyirciyi yarıştırma odaklı hazırlamazlar. Halbuki aslında böyle yapmalıydılar, çünkü bilgi yarışmalarının asıl izlenme sebebi yarışmacının değil seyircinin yarışıyor olmasıdır. Bu durumda bir bilgi yarışması programında bir yarışmacı olması ve bu yarışmacının bir miktar para kazanacak olması gibi bir format içermeyen ve soruları direk seyirciye soran versiyonu hem izlenme oranını artıracaktır hem de prodüksiyon maliyetini düşürecektir.
Aralık 2015

Çağla Ğnal, bir soruya yanıt verdi.

Televizyondaki yarışma programları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Televizyondaki yarışma programlarının gerçekçiliği eksik çoğu zaman.
Şubat 2015

Emre Kendirci, bir soruya yanıt verdi.

Neden farklı şeyler üretmek (en azından denemek) varken, saçma sapan televizyon programları bile yabancı ülkelerden kopyalanarak bizlere sunuluyor?

Bunun en iyi örneği Acun Medyadır. Onun haricinde pek yeterli derecede imkan yok gibi. Oyun gibi düşünelim yahu. Bir online oyun geliştirilir ve isteyen Ülkelerde ki firmalara satılır. Onlarda geliştirir vs.
Ocak 2015

Bazarov, bir soruya yanıt verdi.

Neden farklı şeyler üretmek (en azından denemek) varken, saçma sapan televizyon programları bile yabancı ülkelerden kopyalanarak bizlere sunuluyor?

Tv izlemiyorsanız neden bunu dert ettiğinizi anlamadım. Ayrıca, bu durum tv izlemeyi bıraktığınız için sizi sevindirmiş ya, bu niye? Tebrik mi bekliyordunuz tv izlemeyi bıraktığınız için? Kötü tv programları, aldığınız karar üzerinden kendinizle gurur duymanız için harika fırsatlar mı sundu, nedir? Ben hayatımdan tv'yi çıkarmış olsam kendime daha önemli dertler bulmayı denerdim. Neyse.. Bunlar sizi ilgilendiren konular. Ben cevaba geçeyim.

Ben format satın alıp uyarlamayı çok mantıklı buluyorum. Ben de bir yatırımcı olsam, tutup tutmayacağı şüpheli olan bir girişim için kafamı yormak yerine başarısı ispatlanmış hazır bir formatı alırdım. Neden aksini yapayım ki? Acun halka bir şey katmayı umursuyor mu sanıyorsunuz. Herif "kutumda mavi hissediyorum, büyük hissediyorum, el ele tutuşalım, ondan geriye sayalım" diyerek milyon dolarları götürebiliyor daha niye özgün olmaya, yaratıcı olmaya falan kassın? Kendisini günahım kadar sevmesem de başarılı olduğunu görmezden gelemiyorum. Benzer şekilde, saçma sapan programları alıp yayınlamasını da faydalı bulmasam bile kendi açısından gayet mantıklı buluyorum.
Ocak 2015

Balık, bir soruya yanıt verdi.

Neden farklı şeyler üretmek (en azından denemek) varken, saçma sapan televizyon programları bile yabancı ülkelerden kopyalanarak bizlere sunuluyor?

Diyelim farklı bişey yaptın ne oluyor biliyormusun
Hemen yurtdışından çağrı yapılıyor, teklifi alanda "gitmem , yapmam" demeyince (çok azı istisna) sanki yurtiçinde farklı bişey yapmıyoruz da hep yurtdışı yaparmış gibi görünüyor. Kendi kabiliyetlerinden çok yanlarına aldıkları kabiliyetler yardımıyla üretiyorlar. Bu durumda yurtiçindeki kuruluşların taklitten başka aklına bişey gelmiyor.

Dikkat edersen bir hollywood yapımı film bittiğinde en son yapımcıların isimleri geliyor. O isimlerin büyük bir bölümünde yabancı isimleri görüyoruz. Google, Facebook vs. yazılımcılarının vs. soyisimlere dikkat et, büyük bölümü amerika dışından gelme insanların veya ailenin çocukları. Zuckenberg diye amerikalı soyismi duydun mu hiç?

Futbolda dikkat etmiştirsin bir futbolcu iyi oynamasıyla birlikte hemen yurtdışına yönleniyor... Kısacası orjinalin yerinde durması lazım ki taklite ihtiyaç duyulmasın.
Ocak 2015

Fortuna Zafer, bir soruya yanıt verdi.

Neden farklı şeyler üretmek (en azından denemek) varken, saçma sapan televizyon programları bile yabancı ülkelerden kopyalanarak bizlere sunuluyor?

Türkiye'de format üretilemiyor. Tüm dünya televizyonlarında farklı isimlerle izlediğiniz programların hepsi başta Hollanda olmak üzere Amerika'da format şirketleri tarafından üretiliyor. Türkiye'de bana ait FORTUNA FORMAT adı altında çalışmalar yapan bir markamız var. Bugüne kadar Türkiye'de üretilerek yayınlanan en fazla 2-3 (format diyebileceğimiz) program var. Diğerlerinin hepsi yabancı uyarlamadır. (Lütfen soruları yanıtlarken bilginiz dahilinde yazınız. Kafadan atma fikirlerle bilirkişi gibi cevaplar vermeye çalışanlar var) En doğru bilgiyi bu başlık altında yazmıştım. Linkten okuyabilirsiniz.

Türkiye'de Yurtdışına Satılan İlk Televizyon Formatı Hangisi?
fortunatv.blogspot.com.tr/2013/04/fortu. . .
Aralık 2014

Bahadır Şentürk, bir soruya yanıt verdi.

Ağustos 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

İhsan Varol, 'Kelime Oyunu'yla Yeni Kanalında - onedio.com

İhsan Varol 'un sunumuyla ekrana gelen 'Kelime Oyunu' yarışması Fox TV 'ye transfer oldu. Varol, Gezi olayları sırasında, yarışma programında polis şiddetine ve hükümete gönderme yapan sorular ...

847 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

1 Kelime 1 İşlem

11 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Şarkı Yarışması

6 Kullanıcı   3 Soru   11 Yanıt

Canlı Para

2 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Bilgi Yarışması

3 Kullanıcı   3 Soru   2 Yanıt