Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yasa

Mal

Yasa Ağı ile ilgili ilk açıklamayı siz girin.

Şubat 2016

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yazı uzun okumak istemeyebilirsiniz ama yazar madem yargı hükümleri geçerli olmuyor biz de yargı kararlarına, yasalara, anayasaya uymak zorunda değiliz diyor. Haklı mı sanki?

Hepimiz için yeni bir umut kapısı - Diken

Ocak 2015

Abdullah Gürel, bir soruya yanıt verdi.

Yaklaşık bir yıldır aralıklı olarak kimliğini bilmediğim bir sapık tarafından facebook üzerinden rahatsız ediliyorum ve sapık artık beni tehdit etmeye başladı. Ciddi sebeplerden ötürü de ailemin haberi olsun istemiyorum ve bu sebeple savcılığa başvuramıyorum. Bunu nasıl halledebilirim?

Asıl ondan kurtulmanız savcılık ama siz ailem duymasın diye bunu yapmak istemiyorsunuz bu yüzden şikayet etmeniz de işe yaramayacak ve telefonunuza ulaşmış bunu gizli bir şekilde polis yoluyla halledebilirsiniz veya siz bir hacker tutarak siz de onun elindeki bilgilere ulaşabilirsiniz...
Aralık 2014

Serdar Sezer, bir soruya yanıt verdi.

Yaklaşık bir yıldır aralıklı olarak kimliğini bilmediğim bir sapık tarafından facebook üzerinden rahatsız ediliyorum ve sapık artık beni tehdit etmeye başladı. Ciddi sebeplerden ötürü de ailemin haberi olsun istemiyorum ve bu sebeple savcılığa başvuramıyorum. Bunu nasıl halledebilirim?

Şahıs sizinle iletişime geçtiğinde print screen ile yazışmaların ekran görüntülerini alabilirsiniz ve sonrasında Siber Suçlarla Mücadele Şubesine başvurabilirsiniz. Sizden şahsın iletişim kurduğu profilleri ve mesajları göstermenizi isterler. Muhtemelen şube, bu kişi sizinle iletişime geçtiğinde rol yaparak onun kimliğine ulaşmanızı önerecektir. Kimliği belli olunca da gerisini onlar hallederler zaten.
Aralık 2014

Muhammed İkbal, bir soruya yanıt verdi.

Yaklaşık bir yıldır aralıklı olarak kimliğini bilmediğim bir sapık tarafından facebook üzerinden rahatsız ediliyorum ve sapık artık beni tehdit etmeye başladı. Ciddi sebeplerden ötürü de ailemin haberi olsun istemiyorum ve bu sebeple savcılığa başvuramıyorum. Bunu nasıl halledebilirim?

Eğer engelleme veya Facebook'tan uzaklaşma gibi yöntemler işe yaramıyorsa; Sapığı tanımıyor ve "ciddi" bir şekilde rahatsız ediliyorsanız ailenize haber verip savcılığa şikayette bulunmak doğru olacaktır.
Ekim 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Haziran 2014

Gonca Köse, bir soruya yanıt verdi.

Kürtajda yasal süreçler nasıldır?

Kürtajda genel olarak uygulanan kural 10. Gestasyonel haftayı aşmamış olmasıdır. Bunun dışında yaş ve medeni halde kürtaj konusuna dahil edilir.
  • 18 yaşını doldurmamış bir gebe 10 haftayı geçmeden ailesinin onayı ile kürtaj yaptırabilir. Ayrıca hakim kararı ile de yaptırabilir.
  • 18 yaşını aşan kadınlar kimsenin rızasını almadan kürtaj yaptırabilirler. Kurum yada kişiden onay almasına gerek yoktur.
  • Tıbbi zorunluluk ya da gebelik bir suç mahsülü oluşmuşsa 20. Haftayı aşmamışsa kürtaj yapılabilir. Yine 18 yaşından küçük için aile onayı alınır. Evli ya da bekar olmasına bakılmaz.
  • Evli bir kadın için eşinin rızasını almak gerekmez. 18 yaşını doldurmuşsa kendi rızası yeterlidir. Eğer eş rızası arayan bir doktor olursa başka bir doktora başvurun. Çünkü yalnızca gebe kadının rızası yeterlidir.
Nisan 2014

Hakan Köse  yeni bir  gönderide  bulundu.

YSK'nın yapısı değiştirilecek. siyaset.milliyet.com.tr/degisiklik-yolda...

Değişiklik yolda! İşte AK Parti'nin önerisi... - Milliyet Haber

YSK'nın yapısında değişiklik yolda... Seçim sistemiyle birlikte Yüksek Seçim Kurulu'nda da dizayn düşünen AK Parti'nin önerisi şu: YSK 15 üyeli olacak ve 4 üyeyi seçimlerde en çok oyu alan 4 parti belirleyecek.
Mart 2014

Zeki  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bilgi Üniversitesi’nde Yeni İnternet Yasası ve Etkileri Tartışıldı

13310

İstanbul Bilgi Ünivesitesi’nde 17 Mart Pazartesi günü “İnternet Yasası ve Etkileri” paneli düzenlendi. Panelde çokça tartışılan yeni internet yasasının getirdiği dezavantajlar ile bireysel ve sektörel açıdan etkileri ele alındı.

5651 sayılı yasanın içeriğinden uygulanış biçimine, internet ekosistemindeki etkilerinden düşünce özgürlüğüne getirdiği sansürlere birçok konunun masaya yatırıldığı panelde İstanbul Bilgi Ünivesitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Leyla Keser Berber, Dr. Mehmet Bedii Kaya, İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Murat Volkan Dülger, Hürriyet Dijital Medya Koordinatörü Bülent Mumay ve Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Av. Kürşat Ergün sunum yaptı.

Akademisyenler ve hukukçuların internet yasasını hem toplumsal, hem sektör hem de hukuk açısından ele aldığı panelde yasanın daha çıkmadan uygulanmaya başladığı konusunda görüşler aktarılırken yasanın medya üzerindeki kısıtlamalarına da değinildi. Ayrıca hukukçular verilerin ikisene arşivlenmesi konusuna da değinerek bunun depolanan bu kullanıcı bilgilerin belirli toplulukların ve hükümetin eline geçmesi anlamına geldiğini ve böylelikle kişisel verilerin korunması diye bir durumun ortadan kalktığını vurguladılar.

TİB’in tek yetkili konumuna gelmesi ve sitelere erişimin kaldırılmasının bir mahkeme değil yürütmenin atadığı bir bürokrat tarafından dört saat içerisinde karar verilmesi konusunun da eleştirildiği panelde bu durumun haber alma özgürlüğü açısından büyük sorun teşkil ettiği dile getirildi.

Yasanın getirdiği en büyük kısıtlamalardan birinin düşünce özgürlüğü olduğu vurgulanırken bir ülkenin refah seviyesinin düşünce özgürlüğüne bağlı olduğu ve internet yasasının bunun önündeki en büyük engel olduğu da panelde öne çıkan konulardan biri oldu.

sosyalmedya.co
Şubat 2014

Recep Şahin Sargın, bir soruya yanıt verdi.

Kriptolu telefon ne demektir? Devlete ait kriptolu telefonları kimler kullanabilir?

Dinlemeyen telefonlar ama bizimkiler sisteme biraz yabancı galiba çözememişler kripto olayını.
Şubat 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

İnternet - Yılmaz Özdil

Değerli gençler...

Develer tellal, pireler berber iken, Samsun cigarasının içinden odun çıktığı günlerde... İstanbul’la Ankara arasında alo diyebilmek için santrala yazdırıp altı saat beklediğimiz, cep telefonunun sadece Kaptan Kirk tarafından kullanıldığı, sokaklarda ayı oynatıldığı, kalantorların anca 124’e bindiği, Anadol’un inekler tarafından yenildiğine inanılan, salça sürülmüş ekmek dilimi dönemlerinde... Mutfak zeminlerinin muşamba kaplandığı, tencere kalaylattığımız, arapsabunu kokulu zamanlarda...


Avaramu’yu ezberleyen kızlar Raj Kapoor’a hastayken, Ömer henüz turist bile değilken, Vahi Öz’e güldüğümüz, zavallı Ayşecik’in zengin babasından habersiz, kötü kalpli üvey anne yanında çileler çektiği, n’ayır n’olamazlı yıllarda... Mesut Bahtiyar’dan şarkılar dinlediğimiz, Cem Karaca’nın İzmir fuarını zangır zangır salladığı, Özay Gönlüm’ün yaren’ini tıngırdattığı, yerli Elvis Erol Büyükburç’la kalipso kralı Metin Ersoy’un gazinoları inim inim inlettiği, Cemal Kamacı’nın kroşe patlattığı, Metin Oktay’ın ağları deldiği, Neil Armstrong ay’a falan ayak basmadı, hepsi Hollywood tezgâhı diye iddiaya girilen, kasetleri acayip kapışılan Arif Susam’ın oo­ooo Recep bey de burdaymış diyerek sintizayzır çaldığı günlerde, Ümit Besen’in masasının ayağı kırık, pantolonların paçası bol, Kastelli bankerken...

Muavinli dolmuşçuların Orhancı­Ferdici diye birbirini solladığı arabesk sabahların, Barış Manço’nun lambaya püf dediği elektrik kesintili akşamlarında, mum ışığının gölgesinde parmaklarımızı eğip bükerek duvarda tavşan yaptığımız, yün fanilaları soba askısında kuruttuğumuz, Killing okuduğumuz, başka eğlencemiz olmadığı için radyoda arkası yarın’lara kulak kesildiğimiz, ki, uyarlayan ÇetinKöroğlu, efekt Ertuğrul Ömer’dir, ayıptır söylemesi Arzu Okay’ın rüyalarımıza girdiği, tak fişi bitir işi gecelerinde... Martin Luther King yaşarken, Sadun Boro’nun kısmet’iyle dünya turuna çıkmasına heyecanlanıp, Avanak Avni’yle tanıştığımız, Zübük’ün kaleme alındığı, sutyen’in bile nerdeyse porno kabul edildiği, Altan Erbulak’ın muhteşem sarışın yavrular, esmer bombalar çizdiği, Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrumlu süngerci zannedildiği, otomobillerin arkasına bugün bile hâlâ ne manaya geldiğini bilmediğim STP’lerin yapıştırıldığı, şehirlerarası otobüslerde sigara içildiği, damalı taksiler çağında...

Keban bile yokken, İbrahim Tatlıses demirciyken, nüfus 40 milyon, Hababam öğrencileri ilkokuldayken, tırışkadan tayyare MTA Sismik­1 Hora’nın uzay mekiği muamelesi gördüğü teknoloji fukaralığında... Turnike atmayı Beyaz Gölge’den öğrendiğimiz, Doktor Richard Kimblebabamızın oğluymuş gibi, şerefsiz Falconetti’ye küfür ettiğimiz, polisimizi Komiser Colombo, hukukumuzu Avukat Petroçelli’den ibaret sandığımız, kapı gibi adam McMillan’ın aids’ten ölene kadar eşcinsel olduğunu bilmediğimiz hayal kırıklıklarında... Kunta Kinte gibi zenci olmadığı halde, Isaura’nın neden köle olduğunu anlayamadığımız, yamuğunu gördüğümüz arkadaşlarımıza n’aber lan Ceyar diye seslendiğimiz, saat kurup, sabahın kör karanlığında kalkarak, uykulu gözlerle Muhammed Ali’nin maçını seyrettiğimiz, onunla birlikte kelebek gibi uçup arı gibi soktuğumuz masum tiryakiliklerde...

İstanbul’da basılan gazetelerin, bırak tee Diyarbakır’ı, şuracıktaki Bursa’ya bile anca ertesi gün ulaşabildiği, sadece TRT’nin var olduğu, dansözün yılbaşında bile çıkamadığı, haberleri Jülide Gülizar’ın Zafer Cilasun’un okuduğu, bizim ahali akıl edemez diye düşündüklerinden olsa gerek, televizyonunuzu kapatmayı unutmayın diye uyarı yazısı koydukları, necefli maşrapa zavallılığında...

Çamaşır makineleri merdaneli, Haile Selasiye Habeşistan imparatoruyken... Gerçeklerin üstünü örtmek, duyulmasını engellemek, belki mümkündü. Bugün, imkânsızdır. Dünyanın algılanamadığının, kavranamadığının kanıtıdır. İnternetin yasayla engellenebileceğini düşünmek... Komiktir.

Bakın mesela, Abdullah Gül internet yasağını onayladığını bile internetten duyurdu! Olsa olsa fıkra olur.

Ve, dönüp bakıyoruz geriye... Wi­fi’larımız, iPad’lerimiz, akıllı telefonlarımız, çanak antenlerimiz yoktu ama, daha mutluyduk galiba.

Çünkü, iktidar yalakası gazeteciler her zaman vardı ama, hiç olmazsa birazcık yontulmamışlara köşe verilmiyordu. Halkın bilgilenme ihtiyacı’nın yasaklanabileceğini zanneden odun’lar sadece cigaradan çıkıyordu.


kaynak: hurriyet.com.tr/yazarlar/25847934.asp
Şubat 2014

Faruk Altınay, bir soruya yanıt verdi.

Torba yasa nedir?

Torba yasaların ana amacı iktidarların açık şekilde tek olarak geçiremiyecekleri yasaları, bir araya getirip arasına toplumun hoşuna gidicek yada kronikleşen bir kaç sorununu çözen yasayıda ekleyip öyle geçirmeye çalışması şeklidir. İktidar bu işi referandumdada yaptı, yargıyı ele geçirmek için yapılan düzenlemelerin arasına engellileri ve kadınlara pozitif ayrımcılık getiren yasayı sıkıştırıp verilen demeçlerde sadece bu pozitif yasalar öne çıkarılarak diğer yasalarıda sümen altı edilerek halkın önüne sundular.

Şuanki torba yasasında da işsizlik fonunu hükümetin isteyeceği şekilde kullanarak gaspedilmesi, belediye çalışanlarının istenildiği gibi sürgün edilebilmesi gibi çok tehlikeli ve kamu menvati olmayan yasaları olduğu gibi. Ssk ve vergi borçlarınını faizinin silinmesi gibi halkın beklediği yasalar mevcut. Binaleyh iktidar kurnazlık yada kime göre ahlaksızlık yapıp kamu yararı olan yasaları kullanıp kamu zararı olan yasaları geçiriyor.

Olay basitce İçinde acı biber olan lokum'u yurttaşa yedirmek olarak özetlenebilir.
Daha fazla

6 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.