Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yıldızlar

YÖNLENDİR Yıldız

Mart 2015

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

Çarpışan Yıldızlar On Yedinci Yüzyıldan | Erhan Kılıç

Aralarında ayın haritasını da çıkaran Hevelius ve Cassini’nin de yer aldığı bazı büyük on yedinci yüzyıl gökbilimcileri 1670 yılında gökyüzünde görülen yeni..
Ocak 2015

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yıldız, Beyaz Cüce ve Nova-Felaketin Şafağı | Erhan Kılıç

Burada beyaz cüce ortağı yıldızdan madde çalmakta.Bu noktada büyük ihtimalle bir nova gerçekleşecektir.Novalar pek bilinmez ve duyulduğunda süpernovalar ile...
Ocak 2015

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

NGC 1097 Sarmal Galaksisi | Erhan Kılıç

Sarmal Galaksi NGC 1097, bizden 45 milyon ışık yılı uzaklıkta, Ocak Takımyıldızı yönünde bulunmaktadır. Mavi sarmal kolları, pembe renkte yıldız oluşum...
Aralık 2014

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

Güneş'ten Yılbaşı Işığı - Günel Patlaması | Erhan Kılıç

Nasa'nın Güneş'i devamlı gözlemleyen Güneş Dinamikleri Gözlemevi 19 Aralık günü bu görüntüyü yakaladı. Güneş patlamaları güçlü radyasyon patlamalarıdır....
Aralık 2014

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

Üç Dakikada Güneşin Üç Yılı | Erhan Kılıç

Nasa bilim insanları Güneş Dinamikleri Gözlemevi'nden (SDO) güneşin üç yıllık gözlemlerinin verilerini birleştirip mükemmel bir video oluşturdular....
Ekim 2014

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eski bir yazım. Yazalı neredeyse 1 sene oluyor. O zamandan bu yana bir kaç şey dışında pek bir değişiklik olmadığından tekrar yayınlamanın zararını görmüyorum.

KARANLIK MADDE AVINDA SON DURUM | Erhan Kılıç

Uzun zamandır karanlık maddenin arayışları devam ediyor ve henüz onun ne olduğuna dair hiçbir ilgi ele geçmedi diyebiliriz. ...
Ekim 2014

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

Evrenin Zaman Çizelgesi -Bölüm 2- | Erhan Kılıç

Merhaba arkadaşlar. Daha önceki yazımın (Evrenin Zaman Çizelgesi -Bölüm 1-) devamı olan bu yazımda geriye kalan beş evreyi yazacağım. Bunlar sırasıyla...
Ekim 2014

Ahmet Avcı, bir soruya yanıt verdi.

Nerdeyse sonsuz sayıda yıldız olmasına rağmen gece gökyüzü neden siyahtır?

Sn Nazlı Derya Öztürkmen sorunun cevabını vermiş zaten;

Belki şu formülü de ilave ederse, neredeyse cevap tamamlanmış olur, -matematiksel yazılışını bulmak lazım tabi. (resim halinde bulursam sonra eklerim.)

Ulaşamayanları yok saysak bile(çok uzakta olduklarından), ulaşan ışıkların(geriye kalan) yine göğe bakıldığında bir sonsuzluk görünümü vermesi lazım ışıl ışıl. O halde başka bir şey daha var demek ki bu görünüme yol açan;

''Işığın şiddeti, mesafenin karesi ile ters orantılı. '' Bu da gözle görülemeyecek kadar zayıf şiddete düşmeleri anlamına gelmekte.

Malum bir sebep de, gözlerimizin kapasitesi. Teleskopla bakıldığında mesela şöyle;

Astronomi

Şayet gözlerimizin yerinde, köpekbalıklarında elektrik alıcılarına benzer duyu organlarımız olsaydı, radyo frekanslarını, manyetizmayı algılayabilseydik, kuşkusuz neredeyse sonsuz bir aydınlık görebilecektik göğe baktığımızda. (Bir çok uzak yıldız zaten yaydığı frekans ile gözlemlenebilmekte)
Ekim 2014

Erhan Kılıç  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dyson Küresi İle İlgili Yayınladığım Yazım.

Bir Yıldızı Yakalamanın Yöntemleri - Dyson Küresi | Erhan Kılıç

Bana çok uzun zaman önce gibi gelen süre önce, Kardashev Cetveli hakkında (Kardashev Cetveli-Tipler Ve Medeniyet) yazı yazmıştım. Orada sınıf II seviyesindeki..
Ekim 2014

Erhan Kılıç, bir soruya yanıt verdi.

Kuasar nedir?

Kuasarlar ya da diğer adıyla yıldız benzeri radyo kaynağı (quasi-stellar radio sources) evrendeki en parlak ve keşfedilebilen en uzak objelerdir. O kadar parlaklar ki, o kadar enerji yayıyorlar ki güneş sistemimizin büyüklüğünde olmasına rağmen samanyolu galaksisinin 10 veya 100 katı kadar enerji yayabiliyor. Kuasarlar o kadar uzak ki (Dünyadan 10-12 milyar ışık yılı uzaklıkta keşfedilenler mevcut) onları bir yıldız gibi görebiliyoruz normal teleskoplarla. Fakat radyoteleskoplarla incelendiği zaman normal bir yıldıza göre çok büyük bir miktarda radyo yayınımı görülüyor. Bundan dolayı isimleri yıldız benzeri radyo kaynağı yani kısaca kuasardır. Kuasarlar evrendeki en büyük kırmızıya kaymaya sahip objelerdir. Evrenin genişlemesinden dolayı bir obje bizden ne kadar uzaksa o kadar büyük kırmızıya kayıyordur yani uzaklaşıyordur. Bazı kuasarların bizden saniyede 240.000 km hızla (Işık hızının %80’i!!) uzaklaştığı tahmin edilmektedir.

Peki tam olarak nedir bu kuasar? Aslında başlıkta da belirttiğim üzere pek bilinmiyor. Evrenin ilk bir kaç milyar yılında ilk galaksi oluşumları olduğu tahmin ediliyor. Hatta belki de bizim samanyolu galaksimiz zamanında bir kuasardı belki de ve merkezindeki süper kara delik bundan kaynaklanmaktadır. Bu güçlü radyo kaynağının sebebi ise süper kara deliğin büyük miktarlarda madde yutarken (senede 10 güneş kütlesi diye tahmin ediliyor) olay ufkuna girmeden önce maddelerin giderek hızlı dönmesi ve sürtünmesi ile aşırı ısınması ve bunun sonucunda da x-ray, ışık, gamma ışınımları ve radyo dalgaları yaymaya başlaması olarak tahmin ediliyor. Karadelikten ışık bile kaçamadığına göre bu ışınımların merkeze girmeden olay ufkunun çevresinde oluştuğunu anlayabiliriz.
İlk zamanlarda kuasarların ak-delikler olduğu düşünülüyordu. Yani karadeliğin zıttı. Bu düşünceye göre başka evrenlerdeki karadeliklere giren maddeler bu ak-deliklerden çıkıyordu ve evrenimize taze madde girişi sağlıyordu. Fakat bu popülerliğini yitirmiş bir düşünce artık. Aynı zamanda bir bakıma nötron yıldızları ile karşılaştırma yapabilecek benzerliğe sahiptir. Nötron yıldızları da (pulsar olanları) kendisinden oldukça büyük radyo yayınımı yapan objelerdir.

Yazım: erhankilic.pro/evrenin-en-kudretli-fakat... .
Haziran 2014

Serhat Ergüven, bir soruya yanıt verdi.

Kuasar nedir?

Kuasarların ne olduğuna dair altı adet sav vardır, bunlar:

1. Kuasarlar, güçlü bir manyetik alana bağlantılı olarak hızla dönen olağanüstü kütleli dev atarcalardır;
2. Kuasarlar, galaksinin göbeğinde yoğun birikimli milyonlarca yıldızın çok yanlı çarpışmalarından ileri gelmektedir. Bu çarpışmalar sonucunda, büyük kütleli yıldızların dış katmanları yırtılarak, iç kesimlerinin milyonlara varan derecedeki ısısı ortaya çıkıyor;
3. Bir önceki savın benzeri bu sava göre, kuasarlar öylesine yoğun birikimli yıldız galaksileridir ki; yıldızların birindeki süpernova patlaması başka bir yıldızın dış kaymanını yırtarak onu da bşr süpernova yapar ve zincirleme tepkimeyle yıldızlarda patlamalar meydana gelir;
4. Kuasarlar maddeyle anti-maddenin birbirini şiddetle yok etmesinden güç kaynağı almaktadır ve bu gücü korumaktadır;
5. Böylesi bir gökadanın göbeğindeki karadeliğe gaz, toz ve yıldızların düşmesiyle çıkan enerji bir kuasardır;
6. Kuasarlar
beyaz deliklerdir. Yani karadeliklerin arka yanları. Evrenin öteki yanlarında, hatta belki de başka evrenlerde kara deliklere hortum gibi emilen maddenin görüntüye dönüşmesidir.

not: Kulüp toplantılarında (astom) ak delik nedir? Sorusu gelmişti. Bir açıklama yapılmıştı, pek anlayamamıştım. Araştırdım kuasarlarla ilgiliymiş. Kuasarlarla ilgili bütün savları yazmak istedim, akdeliğin bunlardan sadece birisi olduğunu anlatabilmek için. Yazı Carl Sagan'a aittir.


Haziran 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Eylül 2013

Merve Boyacıyılmaz, bir soruya yanıt verdi.

Yıldızlar neden parlar?

Bir araya toplanan yıldızların oluşturduğu gökadalar görünür evrenin hâkimidir. Günışığı dahil olmak üzere Dünya üzerindeki enerjinin çoğunun kaynağı, bize en yakın yıldız olan Güneş’tir. Diğer yıldızla , Güneş’in ışığı altında kalmadıkları zaman yani geceleri gökyüzünde görünürler. Yıldızların parlamasının nedeni çekirdeklerinde meydana gelen çekirdek kaynaşması (füzyon) tepkimelerinde açığa çıkan enerjinin yıldızın içinden geçtikten sonra dış uzaya ışınım (radyasyon) ile yayılmasıdır.

Mayıs 2013

Nazlı Derya Öztürkmen, bir soruya yanıt verdi.

Nerdeyse sonsuz sayıda yıldız olmasına rağmen gece gökyüzü neden siyahtır?

Bu soru Olbers Paradoksu olarak bilinir aslında. Paradoksa adını veren Alman astronom Wilhelm Olbers'tir. Bu paradoks için kozmolojinin konusu olan bir çok model ile cevap aranmaya çalışılmıştır. Fakat şuana kadar çalışan ve paradoksa çözüm olarak kabul edilen en iyi model uzaktaki yıldızların ışıklarının henüz bize ulaşmamış olmasıdır. Evrenin yaşı kabaca 13 milyar yıldır. Bu 13 milyar ışık yılı ötedeki yıldızları göremeyeceğimiz sonucunu verir. Eğer sonsuz sayıda yıldızın tüm ışığı bize ulaşmış olsaydı belki aydınlık geceler yaşardık.
Üstelik belirtmekte fayda var bu çözüme bir filozof veya astronom değil belki de daha önce duyup hatta şiirlerini okuduğunuz Edgar Allan Poe ilk olarak ulaşmıştır. Evrenin ivmelenerek genişlediği keşfedildikten sonra bu paradoksa çok daha acı bir yaklaşım yapılmıştır. Nispeten yakın galaksiler de bizden giderek uzaklaşıyorlar. Milyarlarca yıl sonra gökyüzünün şuan olduğundan çok daha karanlık olacaktır. Neyseki bu gerçekleştiğinde buralarda karanlık gecelerde yalnızlık çekecek insan kalmaz.
Daha fazla

20 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.