Bilmek istediğin her şeye ulaş

Zarar

Zarar, bir mal ve hizmet üretiminde elde edilen gelirin maliyetten düşük olma durumudur. Bu ilişkinin ters olması durumunda kâr ortaya çıkar.

Ağustos 2016

Birkan Aydin, bir soruya yanıt verdi.

Bir laptop bilgisayar günde ortalama 5 saat üzeri açık dursa zarar görür mü?

Benim bugüne kadar sahip olduğum tüm dizüstü pc 'lerde masada açık bırakıyorum ve çok uzun bir süre açık olarak kalıyor. Bazen iş yerinden evdeki bilgisayarıma bağlanmam gereken durumlar oluyor. Bendeki tüm dizüstü pc'lerin ömrü 2 yılı geçmedi. İki yıl sonra, ya wifi adaptörü yanıyor. Ya usb portları yanıyor ya da kuzey chipseti gidiyor. Wifi adaptörünü değiştirirsem 6 ay, usb portlarını değiştirirsem 2 ay, kuzey chipsetini değiştirirsem ance 3 ay daha çalışıyor, daha sonra arıza kendisini tekrarlıyor ve ben bilgisayarı değiştirme yoluna gidiyorum. 4. Dizüstü pc'den sonra, evde bir adet masaüstü bulunduruyorum.
Ağustos 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kontrollü Miktarlarda Alkol İçmek Beyin Hücrelerini Öldürür Mü?

21
Mit: "Alkol içip durma, her seferinde beyin hücrelerini öldürüyorsun, yazık değil mi? "


Gerçek: Bildiğimiz anlamıyla "alkollü içecek" tüketimi ile beyin hücrelerinin ölmesi arasında doğrudan bir ilişki kurabilen hiçbir araştırma bulunmamaktadır. Alkolün aşırı dozlarda tüketildiğinde zararlı olduğu, kontrollü tüketimi halinde genellikle yararlı olduğu kadar net bilinen bir gerçektir. Ancak aşırı alkol tüketiminin beyin hücrelerinin ölümüyle ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Saf alkol, birçok hücre gibi beyin hücrelerini de öldürür ve bu yüzden dezenfektan olarak kullanılır; ancak eğer ki saf alkol tüketmiyorsanız (ki genelde kimse tüketmez), böyle bir sorunla karşılaşmazsınız. Ancak yapılan araştırmalar göstermiştik ki, "alkollü içecekler" içerisinde bulunan alkol yüzdesi göz önüne alınırsa, bir bireyin kendisini öldürmeden önce beyin hücrelerine doğrudan zarar verebilecek miktarda alkol alması olanaksızdır. Dolayısıyla bu miti doğru kılacak kadar alkol tükettiğinizde, zaten ölmüş olacaksınızdır.

Bilgi-1: Alkollü içecek tüketiminin beyin hücrelerine zarar veremeyeceğini ilk defa ispatlayan kişi 1993 senesinde yaptığı araştırma ile Grethe Jensen olmuştur. Sürekli ve yoğun olarak alkol tüketimi yapan bağımlılar ile alkolü hiç tüketmeyen kişilerin beyinlerindeki nöronların sayıp eşlediklerinde, gerek sinir hücresi yoğunluğu, gerekse de genel sayı bakımından arada hiçbir fark tespit edilememiştir. Sonrasında yapılan birçok diğer araştırma da, bu sonuçları doğrulamıştır. Dolayısıyla alkol bağımlılarında görülen ölümcül sorunların hiçbiri, beyin hücrelerinin ölmesi ile alakalı değildir.

Bilgi-2: Alkol tüketiminin kontrollü miktarda ve düzenli olarak yapılması durumunda yaşlılığa bağlı zihinsel bozulmaların önüne geçtiği görülmüştür. Bunlardan en tipik olanı, İtalya'da yapılan bir çalışmada 65 yaş üzeri insanlardan ömrü boyunca hiç alkol tüketmemiş olanların %29'unda zihinsel bozulmalara rastlanmıştır. Öte yandan, aynı yaş grubunda olup da düzenli olarak ve kontrollü miktarlarda alkol tüketenlerde görülen zihinsel bozulma oranı %19 civarında kalmıştır. Bu ve bunun gibi araştırmalar, kontrollü ve düzenli alkol tüketiminin sağlığa faydalı olabileceğini göstermektedir. Ancak "kontrollü ve düzenli"nin tanımının bireysel olarak düzgün yapılması çok önemlidir ve genellikle günde 1 kadeh şarap ya da haftada 3 şişe bira gibi, sanıldığından daha seyrek miktarlara denk gelmektedir.

Bilgi-3: Öte yandan, alkol tüketiminin miktarı ve düzeninin kontrol edilememesi durumunda doğabilecek zararları saymakla bitmez. Örneğin, her ne kadar alkol tüketimi beyin hücrelerini öldürmüyorsa da, bu hücrelerin birbiriyle iletişim kurmalarını önleyebilmektedir. Bu da, nöronların dendrit denen sinyal alıcı uçlarının zamanla zarar görmesine ve iletimde sıkıntılar yaşamasına neden olabilmektedir. Muhtemelen alkolün beyin hücrelerini "öldürdüğüne" dair mit, bu bozulmalara dayanan araştırmalardan doğmaktadır. Beynimizde bulunan 100 milyar civarındaki sinir hücresi (ki bunların %10 civarı gliya hücresi denen destek hücreleridir), alkolün bu sorunlu etkilerini kısmen de olsa maskeleyebilecek yapıdadır. Yapılan araştırmalar, en ileri düzeyi alkol bağımlılarında bile alkolün bırakılmasından sonra dendritlerin iyileştiği ve eski kapasitelerine geri dönebildikleri gösterilmiştir. Dolayısıyla bağımlılık seviyesine çıkılmadığı müddetçe, beyne alkolle zarar verilmesi oldukça güçtür.

Bilgi-4: Yine bağımlılık düzeyine çıkıldığında görülen sorunlardan biri, Wernicke-Korsakoff Sendromu adı verilen ve kafa karışıklığı, koordinasyon sorunları, halüsinasyonlar, hafıza problemleri, göz sorunları ve hatta koma veya ölümle sonuçlanabilecek sorunlarla karakterize edilen bir sendromdur. Bu sendrom sırasında alkolün aşırı miktarlarda ve çok uzun süreler boyunca tüketilmesi dolayısıyla B1 Vitamini (tiyamin) eksikliği oluşur. Gerçekten de, alkoliklerin %80'inin B1 Vitamini eksikliği sorunu yaşadıkları bilinmektedir. Alkol, vücudun tiyamini emmesini zorlaştırır. B1 Vitamini'nin eksilmesi, sinir hücrelerinin ölmesine neden olabilir. Bu da, mitin doğmasındaki temel kaynaklardan birisidir. Ancak dikkat edilebileceği üzere, bu sorun alkol tüketiminden değil, alkol bağımlılığına bağlı olarak gelişen tiyamin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Üstelik yapılan diyet araştırmaları, çoğu alkoliğin tiyamin eksikliğinin alkolün emilimi azaltmasından ziyade, aynı zamanda alkoliklerin diyetlerinin de bozuk olmasından kaynaklandığını göstermektedir. Dolayısıyla günlük ve sıradan tüketim için beyin hücrelerinin ölümüyle alkolü ilişkilendirmek bu açıdan da mümkün değildir.

Bilgi-5: Mitin temel aldığı gerçeklerden bir diğeri de, aşırı ve uzun süreli alkol tüketiminin beyin hücrelerini öldürmese bile, yeni beyin hücrelerinin oluşumunu engellemesidir. Ancak yapılan hayvan deneylerinde, alkol bağımlılığının kaldırılması ve alkol tüketiminin durdurulması sonucunda beynin daha önceden alkol sebebiyle üretemediği hücreleri de üretecek kadar fazladan çalıştığı görülmüştür. Tabii ki, eğer ki beyninizin bunu sağlayabileceği kadar süre tanımazsanız ve abartılı süreler boyunca alkol tüketirseniz, böyle bir iyileşme görülemeyecektir.

Uyarı ve Bilgi-6: Burada söz konusu olan alkol bağımlılığı değil, sıradan ve kontrollü alkol tüketimidir. Alkol bağımlılığını savunabileceğimiz veya sağlık için zararlarını göz ardı edebilmemizi sağlayan hiçbir araştırma bulunmamaktadır. Alkol bağımlılığı her haliyle kötü ve derhal aşılması gereken bir durumdur. Üstelik alkol bağımlılığı, her zaman "İstemesem içmem. " seviyesinde kendini göstermeyebilir. Eğer ki böyle düşünüyorsanız, ancak yine de her gün ve çok miktarda alkol tüketiyorsanız, farkında olmadan çoktan bağımlı hale gelmiş olabilirsiniz. Benzer şekilde, alkol bağımlılığında illa kişinin sarhoş olması gerekmez; kimi zaman ayık kalabilecek kadar içenlerde de alkol bağımlılığının çoktan geliştiği durumlar görülebilir. Dolayısıyla eğer ki eş-dost görüşmelerinde "sosyal içici" olarak bilinen şekilde tüketmiyorsanız ve her gün, düzenli olarak ve "günde 1 kadeh veya haftada 3 şişe" seviyesinin ötesine geçiyorsanız, alkol bağımlılığı sorununuz olabilir. Hatta bu seviyenin altında bile kimi zaman bağımlılığın geliştiği görülebilir. Dolayısıyla böyle bir sorundan şüpheleniyorsanız, en kısa sürede bu sorunun üzerine eğilmenizi tavsiye ederiz.

Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)


kaynak: evrimagaci.org/fotograf/56/6300
Haziran 2014

İmran Çukadar, bir soruya yanıt verdi.

Nargile mi daha zararlıdır sigara mı?

Bu günlerde bir kamu spotu yayınlanıyor. Ve çok ta iyi bir yerden giriş yapmışlar. Çay bardağı ve nargile. Hiç zararı olmasa bile ben şahsen o reklamdan sonra en azından nargile kullanmayı bırakırdım. İleride acı çekeceğimizi bile bile günün keyfini sürmek o anın tadını çıkarmak çok iyi görünebilir ancak; gün gelip sağlık sorunları ile karşı karşıya kaldığımızda aynı düşünmeyeceğimiz kesin.
Haziran 2014

Russel Westbrook, bir soruya yanıt verdi.

Nargile mi daha zararlıdır sigara mı?

Tömbekli nargile ile ıslak tütünlüler karıstırılmasın
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de en yaygın kullanılan uyuşturucu türü nedir?

Anamaddesi hint keneviri olan esrar ve ana maddesi MDMA olan extacy'nin Afganistan'daki afyonla ne alakası olduğunu pek anlamamakla beraber (ikisinin de afyonla alakası yoktur, afyondan üretilen uyuşturucu eroindir), yurdumuzda en çok tüketilen uyuşturucuların ot (kenevir), gubar (sıkıştıtılarak tabaka haline getirilmiş kenevir reçinesi) ve extacy olduğunda hemfikirim. Yalnız son zamanlarda artan refah seviyesiyle kokain tüketimi de alıp başını yürümüştür. Artan torbacı ahlaksızlığıyla sözde yapay THC olan Bonsai tüketimi de orta okullara kadar inmiştir. Bunların yanı sıra ülkemizde halen eroin tüketimi de yaygındır, işte bunun Afganistan'la bağlantısı vardır. Diğerlerinden ot ve gubar yerli üretim, extacy ya yerli üretim ya da Hollanda gibi uyuşturucuların daha serbest olduğu Avrupa ülkelerinden, kokain Kolombiya'dan, bonsai ise Jamaika'dan ithal edilmektedir. Ayrıca son zamanlarda bol bol da methamfetaminin yakalandığı haberlere konu olmaktadır. Bu uyuşturucunun yapımı tehlikeli ama ilkel şartlarda mümkündür.
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Lazer epilasyonda gönderilen ışınların derinin ne kadar altına gideceğinin garantisinin verilmemesi bir insanlık suçu mudur?

Lazer epilasyonda ben bile biliyorum ki kılların yani kadınlarda tüylerin kökleri yakılıyor ki kökler adı üstünde bir zeminin altında kendilerini o zemine sabitlemiş yapılardır. Bu durumda zemin toprak değil de deri olmaktadır. O köklerin yakılabilmesi için tabii ki en azından köklerin altına kadar ulaşan ışınlar kullanılmalıdır.
Şubat 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Asidi kaçmış kola içmek zararlı mıdır?

Kola kötülemek uzun zamandır sosyal medyada moda yalnız kolada bulunan karbonik asit, Fanta, Sprite, Uludağ, Çamlıca gibi bilumum gazozda olduğu gibi masum görünen maden suyu ve sodasında da aynı şekilde mevcuttur. Ben hayatta kola içmem diye Facebook hesabım yok dermişçesine övünüp soda içenler sadece kolada fazlaca bulunan şekerden korunmuş olurlar ki gazozlarda da bol miktarda mevcuttur.
Şubat 2014

Derya Kaya , bir soruya yanıt verdi.

Asidi kaçmış kola içmek zararlı mıdır?

Zararlı deyil bence ne olsa asidi kaçmış
Şubat 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Alkolün ne kadarı trafikte zararlıdır?

Bir bira bile dikkatinizi dağıtacağı, sizi cesaretlendireceği için yeri geldiğinde zararlı olabilir.
Aralık 2013

İlginc Adam, bir soruya yanıt verdi.

Nargile mi daha zararlıdır sigara mı?

Dahasını bilmem ama ikisi de zararlı, en zararlısı puro bence. . .
Aralık 2013

Kübra, bir soruya yanıt verdi.

Nargile mi daha zararlıdır sigara mı?

Bence ikiside zararlı tavsiye etmem
Kasım 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Margarinin zararları nelerdir?

  • Koroner kalp hastalığı riskini 3 kat daha fazla artırır.
  • Kötü kolestrolü yükseltir.
  • İyi kolestrolü düşürür.
  • Anne sütünün kalitesini düşürür.
  • Bağışıklık sistemini zayıflatır.
  • Pankreasın insülin tepkisini azaltarak şeker hastalığına yol açar.
  • Kanser riskini 5 kat artırır.
Ekim 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Sezaryen doğumun zararları nelerdir?

  • Sezaryen sonrasında bacak damarlarında pıhtı oluşması ve akciğerlere pıhtı atma riski normal doğuma göre fazladır.
  • Sezaryen doğumdan hemen sonra anne bebek etkileşimini geciktirir veya engeller.
  • Anne normal doğuma göre daha geç iyileşir.
  • Ağrı, normal doğuma göre daha fazla olur.
  • Sezaryen geçiren annenin sonraki doğumlarında plasentanın rahim ağzına yerleşmesi veya rahim duvarına yapışması gibi komplikasyonlar daha sık görülür.
  • Sonraki doğumlarda normal doğum oranı çok düşüktür.
  • Bebekte solunum sıkıntısı riski daha fazladır. Normal doğumda bebek doğum kanalından geçerken uğradığı basınç sayesinde akciğerlerindeki su dışarı atılır ancak sezaryende bu gerçekleşmediği için solunum sıkıntısı ortaya çıkabilir.
  • Bebekte meme emme başarısı daha düşüktür.
  • Bazı araştırmalar sezaryenle doğan çocukların astıma daha sık yakalandığını ortaya koymuştur.
  • Annede ameliyata bağlı oluşabilecek yapışıklıklar nedeniyle ileride kısırlık problemi yaşama riski daha yüksektir.
Ekim 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Nargile mi daha zararlıdır sigara mı?

Nargile daha zararlıdır. Çünkü sigaraya göre daha fazla nikel, kobalt ve kurşun içerir. Sigarada 30-80 ng. Kurşun bulunurken, nargilede 6870 ng. Kurşun bulunur. Aynı şekilde sigara dumanında 45-125 ng. Arsenik bulunurken nargile dumanında 165 ng. Arsenik bulunur.
Daha fazla

8 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.