Bilmek istediğin her şeye ulaş

Güneş Çevik, 

Doktor

Doktor Güneş Çevik inploid.com'da 0 soru sordu, 5 soru yanıtladı ve 2 takipçisi var.

Kasım 2013

Güneş Çevik bir yanıta alt yorum yaptı

Araştırma destekleyici bir araştırmadır. Oksidan stress demansı hızlandırır, anti-oksidan alımı destek sağlar. Fareler üzerinde yapılan, vermiş olduğunuz referans çalışma, yaşa bağlı kognitif hastalıklarla uyarlanabilir. ancak KONSANTRE elma suyunun miktarı abstract (özet) olduğu için belli değil. Bu zeytin çekirdeğinden kanser ilacı olması gibi; var ama ancak 1 ton çekirdekten 1 hastaya yetecek hammadde çıkıyor. Günde 1 elma mı yoksa 2 kilo elmamı yemeli? Biliyorsunuz ki besin almak ayrı ilaç almak ayrı. Günde 1 elma yemek beslenmedir, ama 2 kilo elma eğer asetil kolini artıracaksa bunu yemek tedavidir ve yan etkisi vardır. 2 kilonun yaptığını 1 elma neden yapmasın diyebilirsin. O zaman eşik sınır diye bir değer olmazdı derim. Elbette ki beslenme özellikle anti-oksidan oranı yüksek beslenme faydalıdır. Ama verdiğiniz cevap, bu işin elma suyu ile çözülebileceği gibi yanlış bir his uyandırıyor, tek bir çalışma ile elmayı Newton' dan çalmamalı buraya koymamalı... Bizim toplumumuz da bu böyle anlaşılmaz. Kırdıysam af dilerim, saygılarımla..
  • Elma suyunda bulunan asetilkolin maddesi Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılan Aricept isimli ilaçta da bulunuyor. Bu madde hatırlatma hızını ve doğruluğunu artırıcı etkiye sahip. Bu nedenle günde bir elma veya elma suyu için.
  • Araştırmaların sonucu kahvenin beynin yaşlanmasına karşı bir tonik görevi olduğunu gösteriyor. Kahve, Alzheimer’ı ilerleten çeşitli kronik hastalıkları yıldırıcı olarak işe yarıyor. Araştırmada, günde 3-5 fincan kahve içen kadın ve erkeklerde Alzheimer gelişme riskinin yüzde 65 oranında daha az olduğu sonucunu ulaşıldı.
  • Akdeniz tarzı beslenmenin yararlarından biri de sizi yaşlanma ve bunamadan daha çok koruması. Bu tarz beslenmeye dikkat edin.
  • Şeker alımını azaltın. Fazla şeker beyinde Alzheimer plakları
    oluşturur. Bu nedenle beslenmede şekeri asgari düzeye indirin.
Kasım 2013

Güneş Çevik bir yanıt verdi.

Sık sık kramp girmesinin nedeni nedir?

Kas kramplarının bir çok nedeni olabilir. En sık sebepleri arasında, aşırı yorgunluk, uygunsuz hareket ve ya sabit duruş (uzun süre oturma, fazla ayakta kalma, sürekli ve tekrarlayan aynı tarz hareketler) , venöz yetmezlik, yeterli sıvı tüketilmemesi, aşırı sıvı kaybı (ishal, terleme, kusma) mineral eksikliği sayılabilir.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Çabuk acıkmanın nedeni neler olabilir?

  • Çabuk acıkmak; doğru yiyeceklerle beslenmemenizden kaynaklanabilir.
  • Glisemik indeksi yüksek olan yiyeceklerin tok tutma özellikleri kısa sürelidir. Çabuk acıkmamıza neden olurlar. Bu nedenle bu yiyecekleri doğru bir şekilde tüketmek gereklidir. Örneğin; muzu yoğurtla, patatesi etle ve yoğurtla karıştırarak yemek...
  • Kronik vitamin eksikliği insanın kendisini aç hissetmesine neden olabilir. Bu durum tek yönlü beslenmede veya çok sıkı diyet yapanlarda görülür.
  • Tiroit bezinde bir problem olabilir. Bu organın az çalışması durumunda metabolizma bundan olumsuz etkilenir. Hipotiroidi denen bu rahatsızlık açlık hissetmenize neden olabilir.
  • Açlık-tokluk insülin düzeylerindeki problemler
  • Yeterince sıvı almamak
  • Çok fazla şeker tüketmek
  • Stres ve kullanılan bazı ilaçları açlık hissini meydana getirir.
  • Öğün olarak kahvaltı ve ikindi öğünü kan şekerlerini dengede tutmak ve günü iyi geçirebilmek açısından önemli öğünlerdir. Eğer güne güzel bir kahvaltı yaparak başlamıyorsanız gün içerisinde açlık hissetmeniz normaldir.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Erkeklerde kadınlık, kadınlarda erkeklik hormonu neden bulunur?

Kadınlık hormonu olarak tanınan progesteron; adrenal bezler, üreme bezleri, beyin ve plasenta tarafından üretilir. Progesteronun en önemli işlevi, östrojenle birlikte dişi üreme sisteminin işleyişini düzenlemektir. Ancak, bunun dışında da önemli işlevleri bulunur. Sinaps işlevini ve miyelin kılıfın oluşumunu düzenleyen önemli bir koruyucudur. Bunun yanında, vücut iç sıcaklığını yükseltici bir termojen maddedir. Ayrıca, düz kas tonusunu gevşeterek spazmları rahatlatıcı, antienflamatuar özelliği sayesinde bağışıklık tepkisini azaltıcı, kan pıhtılaşmasını ve tiroit işlevini düzenleyici, kemik oluşumuna yardımcı, enerji eldesinde yağ depolarının kullanımını tetikleyici, hücre içi oksijen seviyelerini düzenleyici etkileri de bulunur. Erkeklerde, çocuklarda ve menopoz sonrası kadınlarda, yalnızca bu etkinlikleri gerçekleştirmeye yardımcı olacak kadar düşük bir miktarda bulunur.

Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteronun da etkisi, yalnızca erkek üreme sisteminin işleyişini düzenlemekle sınırlı değildir. Erkeklerde testis dokusunda üretilen testosteron – kadınlarda yumurtalık dokusunun teka hücreleri ve plasenta da üretildiği gibi- her iki cinsiyette ayrıca adrenal korteksten de salgılanır. Estradiol adı verilen bileşiğe dönüşebilen testosteron, bu formuyla östrojen almaçlarını aktive edici, kıkırdak dokusunda kemikleşmeyi uyarıcı ve özellikle dişilerde yumurtlamayı tetikleyen LH hormonu mekanizmasında olduğu gibi hipotalamus bezi üzerinde geri bildirim oluşturucu etkileri bulunur.

Vücut faaliyetlerinin doğru yürütülebilmesi için iki cinste de bu iki hormonun da belirli miktarda olması zorunludur.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Sol kolun uyuşması nelere bağlı olabilir?

Kol ve bacaklarda uyuşmalar sık sık başımıza gelen bir olaydır. Sol kolun uyuşması halk arasında korkuya neden olur. Kişi kalp krizi geçirdiğini düşünür. Kalp krizi geçirirken ağrı sol kola da vurabilir ancak tek bulgusu bu değildir. Kalp krizinin bir çok bulgusu bir anda gerçekleşir. Doktorun tarifine göre; Ağrı iki göğüsün tam ortasında başlar. Göğüste 20 dakikadan fazla süren boyun, omuz ve kollara yayılan şiddetli ve baskı yapan ağrı, nefes darlığı, öksürük, baş dönmesi ve bayılma, kusma, mide bulantısı, soğuk terleme, çarpıntı, aşırı halsizlik, endişe görülür.

Kolun uyuşmasının genel nedenleri neler olabilir?
  • Kola giden sinirlere ve omuriliğe bası uygulanması ( uzun süre üzerine yatmak buna neden olabilir. Bu durum geçicidir.)
  • Ortopedik, kan dolaşımı ile ilgili sorunlar yada sinir hasarına yol açan sinir sistemi hastalıkları ile ortaya çıkabilir.
  • Boyun incinmesi, boyun Tutulması, kas spazmı, boyun Fıtığı neden olabilir.
  • Gergin ve stresli bir yaşantı
  • Kan dolaşımı ile ilgili sorunlardan kaynaklanabilir.
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Diyabetik nöropati ( yüksek kan şekeri seviyelerine bağlı sinir hasarı)
  • Omurilik yaralanması veya tümör ( boyun tümörleri, omurilik tümörleri)
  • Vitamin B12 eksikliği
  • Osteoporoz ( Beslenmede kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, erken menopoz, aşırı alkol tüketimi riski artırır. )
Kasım 2013

Güneş Çevik bir yanıt verdi.

Mide bulantısına iyi gelen ilaçlar nelerdir?

Öncelikle bulantının sebebi araştırılmalıdır. Her şikayet ve ya belirti kötü yorumlanmamalı, tedavi edilmesi gereken bir durum olarak görülmemelidir, önce araştırılmalıdır. Başka bir hastalığın belirtisi yada doğal bir sürecin parçası (gebelik gibi) olabilir. Bu tarz soruların siteye yakışmadığını düşünüyorum. İlaç ismi vermek, tedavi önermek doğru görünmüyor benim açımdan.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Kan yolu ile hangi hastalıklar bulaşır? Nasıl korunabiliriz?

HEPATİT B VE C
Hepatit B den nasıl korunulur?
  • Çocuk doğar doğmaz 1-2 gün içinde ilk aşı yapılır. Daha sonra ki birinci ve ikinci aylarda yapılan aşılarla aşılama tamamlanır.
  • Doğumda aşılama fırsatı bulunamayan çocuklara Hepatit B aşısı, çocuklar yuvaya veya ilköğretime başlarken mutlaka yapılmalıdır.
  • Çocuk Hepatit B taşıyan anneden doğmuş ise hem aşı yapılır hem de hiperimmun globulin yapılır.
  • Evlenmek için nikah memurluğuna başvuranların evlenmeden önce mutlaka Hepatit B aşısı olmaları gerekmektedir
Hepatit C den Nasıl Korunulur ?
  • Hepatit C ye karşı aşı henüz deneme aşamasındadır.
SFİLİZ (FRENGİ)
Korunma yolu
  • Aşısı yoktur,
  • Tanı konulanların tedavisi,
  • Bulaştırıcıların takibi, kontrolü, tedavisi ,
Kişilerin seks konusunda bilinçlendirilmesi ( Beraber olacağınız kimsede sizi tedirgin eden bir belirti ile karşılaşırsanız cinsel ilişkide bulunmayınız) , korumasız cinsel ilişkiden kaçınılması çok önemlidir.
AIDS (KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK YETMEZLİĞİ SENDROMU)
Korunma yolu
  • Cinsel ilişki en önemli bulaş yoludur ve HIV her tür cinsel ilişki ile bulaşır. Cinsel ilişkide mutlaka koruyucu kılıf (Kondom, Prezervatif) kullanın.
  • Kan naklinde AIDS test yapılmamış kanı asla kullanmayınız.
  • Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, dövme aletleri, akupunktur iğneleri, jilet, makas kullanmayınız ve size de kullanılmasına asla izin vermeyiniz.
  • HIV pozitif kişi, test sonucunu öğrendikten sonra kesinlikle kan vermemelidir.
  • HIV'li sperm sıvısı, genital sıvı, kan bulaşmış alet ve eşyanın yaralı dokuya teması ile de HIV bulaşabileceği unutulmamalıdır. Yaralarınızı bantla kapayarak kendinizi koruyunuz.
Kasım 2013

Güneş Çevik bir yanıt verdi.

Şeker hastalarının ekşi elma yemesi yararlı mıdır?

Meyveye nasıl tatlı tadını veren meyve şekeri (fruktoz) ise, ekşi tadı veren madde de farklı bir maddedir (sitrik asit gibi) . Meyve içeriğindeki sitrik asit yüksek ise ekşi tad algılanır. Bu durum meyvenin az şeker içerdiğini göstermez, sadece tad farklılığına yol açar. Elma sarı, kırmızı ya da yeşil olsun şeker oranı yüksek bir meyvedir. Diyette önerilen miktarda alınmalıdır.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Şeker hastalarının ekşi elma yemesi yararlı mıdır?

Elmanın ekşi veya tatlı olması bir şey değiştirmez çünkü meyvelerde meyveye ait şeker yine vardır. Meyvenin ekşi olması, daha fazla tüketilebileceği veya kan şekerini yükseltmeyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle diyet çerçevesine ekşi ya da tatlı aldırmaksızın uyulması gerekir. Diyette ne varsa o!
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Hipertansiyondan korunmak için ne yapılmalıdır?

  • İdeal ağırlığınıza gelin ve bunu koruyun. Şişmanlık hipertansiyon için önemli bir risk faktörü.
  • Haftada 5 gün, 30 dakikalık orta yoğunlukta bir fiziksel aktivite kan basıncınızı dengeler ve korur. Kardiyak aritim/ani ölüm riskini azaltır.
  • Sigara içmeyin. Başta kanser olmak üzere, kronik bronşit, felç ve koroner kalp hastalıklarına neden olan önemli bir risk faktörü... İçiyorsanız bırakın.
  • Az şekerli besinler tüketin.
  • Tuz ve sodyum alımını kısın.
  • Az yağlı süt ve süt ürünleri tüketin.
  • Kullandığınız yağlarda doymamış yağ asidinden zengin bitkisel sıvı yağları tercih edin.
  • Posa tüketimini arttırın.
  • Alkol tüketimini azaltın.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Hipertansiyondan korunmak için ne yapılmalıdır?

Hipertansiyon; basit olarak yuksek kan basinci demektir. Normalde istirahat halindeki bir yetiskinde bu deger 120/80 mmhg dir. Hipertansiyon hastalarinda ise bu deger 140/190 mmhg ve uzerinde seyreder. Hipertansiyondan korunabilmek icin; tuz aliminin kisitlanmasi, ideal kilonun korunmasi, sigara kullanilmamasi, alkol alinmamasi, duzenli egzersiz ve stresi kontrol yontemleri kullanilmalidir. Ilac disi yontemlerle tansiyon istenen duzeye dusurulemiyorsa cesitli tansiyon dusurucu ilaclardan size en uygun olanini doktorunuz sececektir. Duzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

İlaç dışı yöntemlerle ağrı kontrolünü nasıl sağlarız?

Ağrı; vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan hasar ve insanın geçmiş deneyimleri ile ilgili hoş olmayan duyum ve davranış şeklidir. Ağrı olgusu kişiden kişiye, kültürden kültüre farklılık gösterir. İlaç dışı yöntemlerle ağrı kontrolü;
  • Sıcak ve soğuk uygulamalar
  • Masaj
  • Mentol uygulaması
  • Sık sık pozisyon değiştirme
  • Akupunktur
  • Teropatik dokunma ( tedavi edici )
  • Kas gevşetme teknikleri ( yoga, egzersiz vs.)
  • Dikkati ağrıdan başka yöne çekmek
  • Ağrı beklentisini değiştirmek
  • Düş kurmak
  • Müzik dinlemek
  • Meditasyon yapmak
  • Hipnoz ve terapi
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

AIDS, oral seksle bulaşır mı?

Evet. HIV virüsü kanla ve bazı vücut salgılarıyla bulaşır. Oral seks sırasında ağız içindeki mikroskobik kesikler, diş etlerindeki küçücük bir yara virüsün vücuda girmesine neden olabilir. Sadece HIV değil, herpes virüsü ve pek çok cinsel hastalığın oral seksle bulaşması muhtemeldir.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Kanser hastalarında kabızlık nasıl önlenir?

Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kabızlık veya ishal etkisi gösterebilir. Kullanılan serumlu ilaçların %70-80'i tuzlu serumlardır. Bunlar, ilaçların yanında yüksek miktarda kullanıldığı için kabızlığa neden olabilir. Eğer hastanın şeker sorunu yoksa normal ilaç uygulamalarından sonra farklı serumlarla ya da sindirimi daha kolay ve posalı gıdalar tercih edilerek kabızlık önlenebilir.

Radyoterapide ise etki tam tersidir. Özellikle batın denilen karın ışınlamalarında veya pelvis ışınlamalarında belli bir dozdan sonra hastalarda ishal görülebilir. Bu ishalin hangi tedaviden itibaren oluşacağını doktor bilir ve tedbirini ona göre alır. Böyle zamanlarda da bol sıvılı, sindirimi kolay gıdalar tercih edilir.
Kasım 2013

Güneş Çevik bir yanıta alt yorum yaptı

Aricept içerisinde ki madde Asetil kolin değildir. Donazepil'dir. Asetil kolinesteraz inhibitörüdür (asetil kolin2in parçalanmasını engeller). Asetil kolin oral yolla (ağız yoluyla) alınabilen ve kullanılabilen bir madde olsaydı,(hali hazırda üretilebilen bir maddedir) Alzheimer tedavi edilirdi.
Nasıl bir araştırmacı olduğunuzu anlayamadım ama, vermiş olduğunuz bilgilerin doğrulukla bağdaştığını düşünmüyorum. Daha araştırmacı olmalısınız.
Alzheimer genetik geçişli bir hastalıktır. Yaşlılığa bağlı bunama (senil demans) ile karıştırılmamalıdır. Hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak mümkündür. İlaç tedavisi bu hastalarda ana seçenektir. Ancak Alzheimer hastalığı olabilme ihtimaliniz varsa ve bunu biliyorsanız hastalığın geç ve yavaş ilerlemesini sağlama olasılığınız vardır. Araştırmalar sonucu görülmüştür ki, hafıza egzersizleri yapan (matematik, fıkra ezberleme, bulmaca çözme vb), çok okuyan, eğitim seviyesi yüksek olan insanlarda hastalık daha geç dönemde çıkmakta ve yavaş ilerlemektedir.
  • Elma suyunda bulunan asetilkolin maddesi Alzheimer hastalığı tedavisinde kullanılan Aricept isimli ilaçta da bulunuyor. Bu madde hatırlatma hızını ve doğruluğunu artırıcı etkiye sahip. Bu nedenle günde bir elma veya elma suyu için.
  • Araştırmaların sonucu kahvenin beynin yaşlanmasına karşı bir tonik görevi olduğunu gösteriyor. Kahve, Alzheimer’ı ilerleten çeşitli kronik hastalıkları yıldırıcı olarak işe yarıyor. Araştırmada, günde 3-5 fincan kahve içen kadın ve erkeklerde Alzheimer gelişme riskinin yüzde 65 oranında daha az olduğu sonucunu ulaşıldı.
  • Akdeniz tarzı beslenmenin yararlarından biri de sizi yaşlanma ve bunamadan daha çok koruması. Bu tarz beslenmeye dikkat edin.
  • Şeker alımını azaltın. Fazla şeker beyinde Alzheimer plakları
    oluşturur. Bu nedenle beslenmede şekeri asgari düzeye indirin.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Çocuklar kıl kurdundan nasıl korunur?

Kişisel temizlik ve ortam temizliği önemlidir. Çocuklara bu konuda özellikle el yıkama alışkanlığının kazandırılması, bulunduğu ortamların temiz tutulması (çarşaf, yastık, yorgan gibi sürekli kullanılan eşyaların dezenfektasyonu) çok önemlidir.
Kasım 2013

Güneş Çevik bir yanıt verdi.

Kronik hastalıkları önleyebilir miyiz?

Kronik hastalık çok geniş bir tanım olmuş. Söyleyeceklerim her kronik hastalık için geçerli olmamakla birlikte, toplumda yaygın görülen, hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalıkları, obezite gibi durumlar için daha geçerlidir. Kesin olarak önlemek mümkün olmamakla birlikte, yaşam biçimini düzeltme, uygun beslenme, ilaç tedavisi ve hastalığın seyrini kötüye götürecek etkenlerden mümkün olduğunca uzak durarak, hastalığın şiddetini azaltmak ve yaşam süresini uzatmak mümkündür. Geçmişte yukarıda bahsetmiş olduğum hastalıkların ve benzerleri organ hasarlarına bağlı ölümlere erken dönemde neden olmakta idi. Günümüzde diyet, ilaç tedavileri ve aktiviteler ile bu ve benzeri hastalıkları olan kişilerin yaşam süresi ortalama 15-20 yıl artmıştır.
Kasım 2013

Güneş Çevik bu yanıtı beğendi:

Kronik hastalıkları önleyebilir miyiz?

Ölümlerin %60'ından kronik hastalıklar sorumludur. Bu ölümlerin %80'i düşük ve orta düzey ekonomiye sahip ülkelerde olmaktadır. Ülkemizde 20 milyon kişide kronik hastalık bulunmaktadır. Bunların 13 milyonu kalp - damar hastaları, 4 milyonu Diyabetes Mellitus ( Şeker Hastalığı) ve 3 milyonu da Koah'tır.
Kronik hastalıklarda risk faktörlerini dikkate aldığımız zaman kendimizi koruyama almış oluruz. Peki risk faktörleri nelerdir?
  • Sigara ve tütünlü olan her şeyin kullanımı
  • Beslenmenin yetersiz ve sağlıksız olması
  • Hareketsiz yaşam şekli
  • Alkol tüketiminin fazlalığı
  • Tansiyon, Kolesterol ve kan şekeri yüksek olan kişiler
  • Obesite
Bu risk faktörleri bakıldığında normal olarak zaten yapılmaması gerekenlerdir. Bizler bunlardan kaçındığımız sürece sağlıkla paralel bir yaşam sürebiliriz. Yalnızca bu risk faktörlerine dikkat ettiğimizde; İnme durumlarından ve tip 2 diyabetten % 80 oranında kaçınabiliriz. Kanserden de 1/3 oranında korunabiliriz. Bu oranlar küçümsenmeyecek kadar büyük oranlardır.

Yapmamız gerekenleri sıralayacak olursak;
- Öncelikle işe sigara ve alkolden uzak durarak başlamalıyız.
- Düzenli egzersiz yapmalıyız. (Haftada 3 kez en az 30 dk yürüyüş.)
- Kilomuzu sürekli kontrol altında tutmalıyız.
- Tuzu, şekeri ve unu kısıtlamalı mümkün olduğunca uzak durmalıyız.
- Doymamış yağları tüketmeliyiz.
- Tansiyon, kolesterol ve şeker takiplerini yapmalıyız buna uygun olarak diyetimizi düzenlemeli gerekli olduğunda ilaçlarımızı almalıyız.
Kasım 2013

Güneş ÇevikAğrı (Tıp) konu başlığını takip etmeye başladı.

Ağrı (Tıp)

Ağrı (Kürtçe: Qerekîs, Qerekilîs ve Qerekose; Eski ismi: Karaköse), Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan şehir ve Ağrı ilinin merkez...

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Açlık

64 Kişi   10 Soru

Hastalıklar

420 Kişi   275 Soru

Ağrı (Tıp)

82 Kişi   24 Soru