Bilmek istediğin her şeye ulaş

orcun, 

inploider

♥ history, cinema, photography, sunlight, animals & nature ♥

Eylül 2014

orcunKaan Muhasebe Mali Müşavirlik kişisini takip etmeye başladı

Kaan Muhasebe Mali Müşavirlik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, @kaanmuhasebe

Mart 2014

orcun bu yanıtı beğendi:

Kitap siparişi için en uygun site hangisidir?

Benim en çok kullandıklarım şöyle:
Çok istediğim bir kitapsa ve baskısı da yoksa ya da tükenmişse gittigigiyor kitap kategorisini de inceliyorum (gittigidiyor.com/kitap-dergi).
Eylül 2013

orcun bir yanıt verdi.

Bugün açıklanan demokratikleşme paketi hakkında düşünüyorsunuz?

Demokrasi Paketi ile ilgili düşüncelerim:
  1. Kendisi demokrat olmayan bir liderden ve ona secde eden kullardan oluşan bir partiden demokrasi adına bir şey çıkamaz.
  2. Düşünce suçları, terörle mücadele yasası ile ilgili tek satır yoktur. Sadece yazı yada kitap yazdığı için hapiste bir sürü gazeteci ve yazar vardır. Yani 12 Eylül yasaları aynen devam etmektedir sadece AKP'ye göre ayarlanmıştır.
  3. Vicdani ret ile ilgili hiçbir şey yok !
  4. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri neredeyse imkansız hale gelmiştir.
  5. Artık AKP'ye karşı direnmek, protesto yapmak NEFRET SUÇU kapsamına girmiştir cezası ağırlaştırılmıştır.
  6. Alevilerin inançları için tek bir hak yoktur. Cemevine statü yoktur. Yani AKP mezhebinden değilseniz yasal olarak da haklarınız yok.
  7. Tekke ve zaviyeler artık yasaldır. Şeriatçı, gerici düşünceleri yaymak, öğretmek serbesttir. İstedikleri gibi de yardım toplayabilecekler, ortaya birçok yeni deniz fenerleri çıkacaktır.
  8. Seçim sistemindeki değişiklik batıda AKP, güneydoğuda BDP iktidarına yarayacak şekilde önerilmiştir, öyle de yasalaşacaktır.
  9. Kamusal alanlarda burka, peçe, türban, şalvar giymek artık serbesttir.
  10. Toplantıya sadece yalaka basın alınmıştır ve bir tane gazeteci tek bir soru bile sormamıştır / soramamıştır. Türkiye artık bir ortadoğu ülkesidir, sonuçları da ona göre olacaktır.
Nisan 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

İyi bir girişimci ilk parasını nereden bulur?

İlk parasını nereden bulur diye sorduğunuza göre sermayesi olmayan bir girişimciden bahsediyoruz :) Hemen yanıtlayayım:

Sermayesi olmayan bir girişimci aslında yoktur, daha doğrusu sermayeyi para olarak değerlendirip değerlendirmediğinize göre değişir. Eğer sermayeyi sadece para olarak görmezsek, iyi bir girişimcinin sermayesi hep vardır. Öncelikle fikri vardır ve bu onun her zaman (parası olsa bile) en büyük sermayesidir. Ortaya çıkarmaya çalıştığı iş fikri veya iş modeli vardır ve bu onun en büyük sermayesidir. Belki de sonraları en çok para edecek şey de o olacaktır.

Ancak burada bir açmaz vardır tabii ki, fikrinizi para da eder hale getirmek için paraya ihtiyacınız vardır. İşte bu, girişimciyi araştırmaya ve bir şeyler ortaya koymaya iten nedenlerin başında gelir.

Bu durumda girişimci ihtiyacı olan minimum parayı, ki bu para ortaya en azından bir prototip çıkarmak için gereken para olmalıdır, etrafındaki insanlardan, çalışarak, borç alarak bulur. Bu parayı bulamayan kişi gerçekten de çok zor duruma düşer ve muhtemelen ya fikrini hayata geçirmeyi düşünemez hale gelir veya o fikri bir başkası yapana kadar beklemek durumunda kalır, yani zaman kaybeder..

Ancak gerçek bir girişimci bu kaynağı yaratmak durumundadır ve bir girişimci fikrini hayata geçirmek için engelleri birer birer aşmak durumundadır. Burada devreye giren bir unsur var ki o da Türkiye gerçeği. Şimdi eskisi gibi değil belki ama Türkiye hala gerçekten zor bir ülke ve zor olduğu kadar da fırsatlar ülkesi diyebiliriz. Yani kolay tarafları var ve çok zor tarafları var, ve bence hala zor tarafları bu kolaylıkların önünde olduğu için yeteri kadar bu konuda gelişememiş durumdayız.

Girişimci ilk parasını bu şartlarda tabiri uygunsa bulmaz, yaratır. Kendine ona ve fikre inanacak insanlar bulur ve onlardan borç alarak başlar, veya fikri için çalışarak para biriktirmeye çalışır.

Sonraki aşamada elde prototip vardır ve hem girişimcinin kendisi hem de fikre para yatırmasını umut ettiği insanlar için elinde bu işin ne olduğuna ve nerelere gidebileceğine dair gösterge olabilecek bir protototip oluşur. Bu noktadan sonra melek yatırımcının işe sizin bakamadığınız noktalardan bakması ve değerlendirilebilir bulması ölçütünde yatırım bulursunuz. Melek yatırımcı gerçekten de melek gibi olmalıdır (şahsi görüşüm). Size sadece para vermez, vizyonunu, ön görülerini ve buna ek olarak network'ünü açar.

Üçüncü aşamada ise kapıyı aralamışsınızdır ve fikriniz hayata geçmeye başlamıştır, elinizde artık ürün olmalıdır. Ve bu ürün sizi artık kitlelere ulaştırmaya başlamıştır, bu kitlenin size katabileceklerini gördüğünüzde gerçekten inanamayabilirsiniz, çünkü her yeni kullanıcı size sıfırdan ürününüzle ilgili objektif fikir sunabilme potansiyelini taşır. Eğer bu noktada işinizi iyi şekillendirebilirseniz başarıya hedeflerinize ulaşmanız mümkün olacaktır.

Uzun sözün kısası, girişimci ilk parasını bulmaz, gerekirse yaratır, ancak girişimcinin sermayesi iş fikridir ve onu paraya dönüştürür.
Nisan 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

Profesyonel bir siteyi fikrini kaptırmadan güvenilir bir şekilde nasıl yaptırabilirsin?

İyi bir ücret ödeyerek. Yazılım söz konusu ise daha da iyi bir ücret ödeyerek. Ödemelerinizde kredi kartı yerine nakit çalışma yaparken bir yandan da iyi bir sözleşme ile haklarınızı garanti altına almak ve dahi yapımcılarla ortak olma yoluna gitmek akılda bulundurulabilir.
Nisan 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

Profesyonel bir siteyi fikrini kaptırmadan güvenilir bir şekilde nasıl yaptırabilirsin?

Bir ofis açıp iş ilanı vermekle başlayabilirsiniz. Ciddi bir projeye başlayacaksanız ciddi insanlarla, ciddi ortamlarda çalışmanızın projeye yararı olacaktır. Bu sayede fikrinizi de elemanlarınız ve sizin aranızda kalır.
Nisan 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

Profesyonel bir siteyi fikrini kaptırmadan güvenilir bir şekilde nasıl yaptırabilirsin?

Yazılımcı açısından konuşuyorum. Soru sahibi yazılımcı mıdır yoksa proje sahibi midir bilmiyorum ama bu yazdıklarım tüm proje sahiplerine gelsin.
  1. Benim iş ahlakım zaten o projeyi çalmama müsaade etmez.
  2. Profesyonel bir site istiyorsanız profesyonel olmanız gerekir. Randevuya geç kalan, epostaya geç cevap veren, projeyi anlatmaya üşenen proje sahibi profesyonel değildir.
  3. Planlı olun. Sitenin planlarını yazılımcıya gitmeden önce hazırlayın. Sayfalar tasarlanmış olsun, istediğiniz özellikler yazılı olarak belirtirmiş olsun. Nereye tıklayınca ne olacağı önceden belli olsun.
  4. Hiçbir yazılım projesi yaptırınca bitmez. Projeyi yayına alınca da yazılımcının işi bitmez. İnşaat yapmıyoruz sonuçta. "Bir an önce" yayına alınması, projenin bittiği anlamına gelmiyor.
  5. Bizi yönlendirme tenezzülünü göstermeniz lazım. Üşengeç olmayın. "Şuna benzesin" diye değil "şöyle şöyle olsun" diyebilecek kadar saygınız olsun kendi isteklerinize.
  6. Ne istediğinizi baştan söyleyebilecek kadar planlı olmalısınız. Yoksa yazılımcıyı kızdırma ihtimaliniz yüksektir. Son kontrollerde köklü bir değişiklik istemeniz saygısızlıktır. Sadece yazılımcıya değil, projeye de saygısızlıktır.
  7. Projeyi yazılımcıya anlatmak için bir cümleden çok daha fazlası gerekir. Yazılımcı "benden ne istiyorsunuz" diye sorduğunda saatlerce konuşabilmelisiniz, ama bu süreyi projeyi överek değil yazılımcıdan istediklerinizi anlatarak geçirebilmelisiniz.
  8. İsteklerini "alışveriş sitesi istiyorum" (burada "alışveriş" yerine istediğinizi koyabilirsiniz) cümlesiyle aktarabildiğini sanan bir insan profesyonel değildir.
  9. İşi ucuza getirmeye çalışmayın. İsteklerinize saygı duymamızı istiyorsanız emeğimize saygı duymanız gerekir. Ucuz etin yahsini sert olur. "Paran kadar konuş" cümlesi bu durumu anlatmak için birebirdir. Para veremiyorsan sonuç bekleyemezsin. Ben bu işi ekmek parası için yapıyorum, senin projen "ultra mega süper ötesi" olduğu için değil.

Mart 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

Mobile app geliştirmede native'in yerini HTML5 alabilecek mi?

Hayır, bunun üç nedeni var.

İlki performans. HTML5 hiçbir zaman native uygulama kadar hızlı olamayacak.

İkincisi, her platform kendine göre kullanıcı alışkanlıkları ve bir tarzı var. Bir uygulama ile tüm platformlar için geliştirdiğiniz uygulama belki istediğiniz işi yapar ama kullanıcının gözünde platforma özel yazılmış bir uygulama kadar değer görmez.

Son olarak da işletim sisteminin sunduğu tüm imkanlardan faydalanamaz.
Mart 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

Dejavunun tıbbi bir açıklaması var mıdır?

Deja-vu'nun kelime anlamı; " önceden görülen "dir. Deneyimleyenlerin açıklamasına göre tanıdık olmaması gereken görüntünün abartılı derecede önceden bilinmesi durumudur.

Fenomen oldukça karmaşık olsa da nasıl olduğuna dair birkaç teori mevcuttur. Deja-vu sıkça 6. his ya da metafizik, reenkarnasyon gibi konularla bağdaştırılsa da bilimsel açıklaması vardır. Bu olay beynin hafıza merkezi ile alakalı bir yanılsamadır. Şöyle ki; incelenen örneklerde yaşanan olay daha önceden yaşanmışlık hissini verse de, hiçbir örnekte daha önce yaşanan olayın nerede, nasıl, ne zaman yaşandığına dair bilgiler bulunmamaktadır.

Beynin, yorgunluk veya başka sebeplerden dolayı bir görüntü, ses, vb. herhangi bir girdiyi, giriş anı sırasında algılayamamasından kaynaklanabilir.

  • İlk teori beyindeki kısa-zamanlı hafıza (şu ana ait bilgileri kaydeden) ve uzun-zamanlı hafıza (geçmişe ait bilgileri kaydeden) merkezlerinin farklı olmasıdır. Kısa zamanlı hafızada görünen daha kaydedilememişken uzun zamanlı hafızada kaydedilirse kişi bu anı daha önce yaşadığı hissine kapılabilir. Bu sinir aksonlarındaki küçük sapmalardan kaynaklanır.
  • Deja-vu deneyiminin bir hastalık belirtisi olup olmadığı da merak edilen bir konudur. Şizofreni, kişilik bozuklukları, anksiyete gibi nörolojik bozukluklarla ilişkili olabileceği düşünülen bu deneyim, bu bahsedilen hastalıklarla bir bağlantı göstermemiştir. En büyük yakınlık temporal lob epilepsisi ile olmuştur. Araştırmalar göstermiştir ki, temporal lob krizleri gelmeden hemen önce Deja Vu yaşanabilmektedir. Bu yakınlık, nörolojik düzeyde anomoli yaratacak elektrik akımlarının Deja Vu'ya neden olduğu sonucunu güçlendirmektedir.
  • Farmakolojik araştırmalar dopaminergic etkilerin Deja Vu görülme ihtimalini artırdığını göstermiştir. Amantadine ve phenylpropanolamine içerikli gribin semptomatik tedavisinde kullanılan bazı ilaçların karıştırılması sonucunda Deja Vu deneyimini belirgin şekilde arttırdığı rastlantı eseri tespit edilmiştir.
Mart 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

Dali Atomicus fotoğrafı nasıl çekilmiştir?

Düzenlenmemiş hali aşağıdaki şekilde olan bu fotoğraf biraz yardımcı olabilir. Ancak yine bu kareyi yakalamak 26 fotoğraf karesine mal olmuş ve dikkatli bir planlama sonrasında da yoğun bir karanlık oda çalışması ile bu mükemmel ana ulaşılmıştır. Kediler için biraz üzücü sadece :)
Fotoğrafçılık
Mart 2013

orcunDuygu Uzunalı kişisini takip etmeye başladı

Duygu Uzunalı, Mimarlık Öğrencisi, @duyguuzn

Mart 2013

orcun  bu yazıyı beğendi:

Hayatımın Bir Döneminde İlgilenmek İstediklerim

Hayat çok hızlı.. Yaş ilerledikçe de daha da hızlanıyor. Sayısız isteğim ve hayalim var. Hayatım boyunca bir şeyler ile yoğun olarak mutlaka ilgilendim. Her döneminde. Küçükken maketlerle uğraşırdım saatlerce, sonra bisikletlerle, vs. diye bugünlere kadar geldik. Şimdilerde ise inploid :).

Yaşamım izin verirse tüm bunlardan da zamanım olursa veya hayatımın bir yerine alışkanlık olarak yerleştirirsem aşağıdaki bazı konular ile ilgilenmeden ölmek istemiyorum. Ben istemiyorum ama bakalım hayat izinv erecek mi onu da zaman gösterecek :).
  • Robot sistemleri daha çok uçanlardan:

  • Brain Computer Interface - Düşünce ile makine yönetimi:

  • Motosiklet Sürüş ve Koruma Aparatları üzerine yenilikçi cihaz ve tasarımlar

  • Model uçak ve helikopter

  • Ev Tasarımları
  • Mobil Uygulamalar
  • Artırılmış Gerçeklik (inploid.com/post/girisim-fikirleri-1-artirilmis-gerceklik-ve...)
Şimdilik bu kadar :). Daha neler eklenecek zamanla kimbilir.
Şubat 2013

orcun bir yanıt verdi.

2000'lerin başlarında ve ortalarındaki Windows Messenger hakimiyetini kuşkusuz hiçbirimiz inkar edemeyiz. Ancak günümüzdeki kullanımı, öncesine göre açıkça düşüştedir. Bunu neye bağlıyorsunuz?

  1. Windows Messenger mobil platforma uyum sağlayacak şekilde yenilenemedi, genel olarak Microsoft mobil platform için hem telefon hem tablette yeterince yenilikçi olamadı ve geç kaldı. (Bu yüzden anında mesajlaşma uygulaması olarak mobil platformda başarılı olan Skype'ı satın alarak Windows Messenger hesapları ile entegre etti. Skype'a messenger hesabınızla giriş yapabilirsiniz, arkadaş listeniz aynen geliyor.)
  2. Sosyal ağların iletişim ve mesajlaşmaya imkan veren özellikleri ve mobil uygulamaları.
Şubat 2013

orcun bu yanıtı beğendi:

Japonlar ve Çinliler arasındaki farklar ve benzerlikler nelerdir?

Fiziksel özellikler
Aslında Avrupalı ve Amerikalı kişiler Çinli ve Japonların dış görünüşlerinin tamamen aynı olduğunu düşünürler. Ancak Asyalılar için durum daha farklı, onlar çekik gözlü birinin Japon mu Çinli mi yoksa Koreli mi olduğunu kolayca ayırt edebiliyorlar.

Japonlar

Bu resim farklı ırklardan benzer dış görünüşe sahip bayanları göstermektedir. Resimdeki kişiler soldan sağa Çinli,Koreli ve Japondur. Bakıldığı zaman en büyük fark ten renklerinde olduğu görülmektedir. Genel olarak bakıldığında Çinliler Japonlardan daha uzundur ve Japonlar bakıldığı zaman daha tıknaz ve gürbüz dururlar. Çinlilerin saçları ve kaşları daha seyrektir Japonlara göre. Japonların gözleri birbirine daha yakındır.Çinlilerin gözleri ise daha çekiktir. Yüz ifadelerine bakıldığı zaman Japonlar pozitif,kibirli ve dogmatik dururken Çinliler durgun, kibar ve rahat dururlar. Japonlar dik ve sert bir şekilde yürürken Çinliler ise rahat ve bazen ayaklarını yere sürüyerek yürürler.

Japonlar

Coğrafya ve Nüfus
Japonya bir Doğu Asya'da bir ada ülkesidir ve 3000 tane adadan oluşur. Çin'in toprakları ise Japonya'ya göre oldukça büyüktür. Çin halkı 1 milyar 340 milyon nüfusa sahipken Japonya 130 milyon nüfusa sahiptir. İki ülke de metrekareye düşen insan sayısı bakımından dünyada en üst sıradadırlar.

Japonlar

Dil
Her iki ülke de Kanji alfabesini kullanır ancak dilleri birbirinden oldukça farklıdır. Çinliler Çin-Tibet dil ailesini kullanırken Japonlar Ural-Altay dil ailesini kullanmaktadırlar. Çince ve Japonca her ikisi de dünya da önemli bir yere sahiptir ve oldukça yaygındırlar. Çince şu an dünya üzerinde en çok konuşulan dildir. Her beş kişiden birinin Çince bildiği tahmin edilmektedir.
Japonlar

Kültür
Her iki halk da geleneklerine oldukça bağlı yetişirler. Hem Çinliler'de hem Japonlar'da aile,gelenek ve onur oldukça önemlidir ve saygı duyulur. Her iki ülkenin mutfakları da birbirine benzerlik gösterir. Pirinç her iki mutfakta da ana besin maddesidir. Chow Mein ve Noodle Çin mutfağı ile özdeşleşmişken Sushi ve Sashimi Japon mutfağının ürünleridir. Japonlar'da deniz ürünleri oldukça popülerdir ancak Çinliler'in menüsü oldukça geniştir. Çinliler yağı ve ızgara ürünlerini sık kullanırlar.

Din
Japonlarda en yaygın dinler Shintoizm ve Budizm dinlerdir. Japonya'da yaklaşık 250 bin Hristiyan bulunmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti'nde ise halkın yarısı Budisttir. Budizmden sonra en yaygın din Taoculuk'tur. Bir çok Tao dinine inanan kişi aynı zamanda Budizm dinine de inanmaktadır. Çin'de 30 milyon Müslüman 50 milyon Hristiyan bulunmaktadır. Halkın %14 ise herhangi bir dine inanmadığını belirtmişlerdir.
Şubat 2013

orcunBurhan Çetinkaya kişisini takip etmeye başladı

Burhan Çetinkaya, Yazılım Geliştirme Uzmanı, @Burhan

software developer @inploid , ceit @YeditepeUni , interested in #bodybuilding #happiness

Şubat 2013

orcun bir yanıt verdi.

Apple ürünlerinde neden flash player yok?

Söylemediği ama asıl sebeplerden birisi de:
Apple mobil cihazlarında Flash'a destek verseydi, browser üstünden oynanan flash oyunları da desteklemiş olacaktı ve kendi oyun yani AppStore ekosisteminin büyümesine büyük zarar vermiş olacaktı.
Şubat 2013

orcunRedeye kişisini takip etmeye başladı

Redeye, Avukat, @Redeye

Nevbet-i köhne-fürûşân dergüzeşt. Nev fûrûşânîm ü in bâzâr-i mâst
Docendo discitur = Öğrenerek öğretilir.

Şubat 2013

orcun  bu yazıyı beğendi:

Global Game Jam İstanbul 2013

Oyunder (1) ekibimiz sayesinde katılmış olduğum bu etkinlikte, itiraf etmeliyim ki hayatımda ilk defa VIP babında kabul görmüşlükten mütevellit, yahut yerküremiz üzre insanların bir anda aynı konuya odaklanarak çalışma şevkinden etkinlenmişlikten veya belki de sadece seçilen çalışma konusunun (2) dikkat çekiciliğinden ötürü dayanamayarak klavyeye sarılma ve yazma isteği içinde buldum kendimi.

Gerçekten de azimli bir ekibin, güler yüzlü çabalarının meyvesi olan (Microsoft merkezinde gerçekleştirilen startup weekend etkinliklerini aratmayan) bir maraton bugün itibariyle başlamış bulunuyor. Dünyanın pek çok ülkesinde ve başka başka şehirlerinde yakın zamanlı başlamış bulunan bu etkinliğin (3) İstanbul ayağında, yarışmacılar için bu gerekli ve neşeli ortamı oluşturarak, Türkiye Oyun Sektörünü tahkim edenler arasında yer alan Bahçeşehir Üniversitesi BUG (*) karargahına ne kadar teşekkür etsek yine de az kalabilir... Keza o yun denen müessesenin ne radde önem arz ettiğini bilmeyenler varsa başta Huizinga olmak üzere Mehmet Ali Kılıçbay (4), Metin And (5) ve Bernard Suits (6) gibi yazarların eserlerini bir gözden geçirmelerini tavsiye edebiliriz.

Etkinliğe olan ilginin yanı sıra (günümüzde disiplinler arası çalışmaların ürünü ve multimedya eseri kabul edilen) oyunların yapım süreçlerinde gereken sanatsal çabanın farkına varmışlığın bir sonucu olarak sadece biz yazan çizen tayfa misali satırlar, kodlar arasında gezenler değil ama başta sanat olmak üzere diğer alanlarda faaliyet gösteren kişilerin de bir araya gelmiş olması üzerinde durup düşünülmesi gereken noktalar arasında yer alıyor.

Yarışmacı arkadaşlarımız etkinlik kapsamında matrak sunumlar eşliğinde verilen bir tema etrafında kümeleşerek (halen listenin sonunda da yer alsa artık yaratıcı endüstriler arasında görülerek hak ettiği önemi kazanmaya başlayan) oyun geliştirme süreçlerini deneyimleyecek; umuyorum ki birlikte çalışmanının öneminin farkına ve zevkine varacaklar.

Hepsine bu maceralarında başarılar; hızlı atlanan level'lar diliyorum. Bölüm sonu canavarlarının bileklerini bükün emi. May the games be with you all (7).

(1) Oyun Tasarımcıları, Geliştiricileri, Yapım ve Yayıncıları Derneği
oyunder.org/

(2) yarışmanın farklı ülkelerde eş zamanlı başlamamış olmasından ötürü temanın ne olduğuna dair internet aracılığı ile yorum yapılması istenilmiyor olduğu için şimdilik açıklayamıyorum; müsade edildiğini öğrendiğim anda güncellemesini yapmaya çalışacağım.

GÜNCELLEME: Çalışma konusunun açıklanmasını beklerken, az sonra açıklıyoruz, söylemek üzereyiz gibi ifadelerle insanları heyecanlandırıp birden "kalp atışı ritmi" olarak verilen temayı gerilimi arttırmak için kullanılan bir efekt sandım bir an. Ama sonra ilk aklıma gelen yapılan bir takım deneylerde insan gruplarının belirli bir konu üzerine odaklanması sağlandığında ortaya çıkan olumlu sonuçları üzerine okuduklarımı hatırlayarak sevindim doğrusu. Keza biz oyunların ölmezleri için sahneler kurgulayacak arkadaşlara, yaşam ritmi üzerine düşünmenin salık verilmesi şahsi kanaatimce tartışılıp değerlendirmeye alınması gereken bir durumdur...

(3) Bilmeyenler için bir not: bu bir oyun geliştirme yarışmasıdır.
(*) bug.bahcesehir.edu.tr/
(4) bkz. Felsefesiz Sanat Oyunsuz Tarih
(5) bkz. Oyun ve Bügü
(6) bkz. Çekirge, Oyun, Yaşam, Ütopya
(7) Oyunlar sizinle olsun.
Şubat 2013

orcunİOS Development konu başlığını takip etmeye başladı.

İOS Development

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Daha Fazla