Bilmek istediğin her şeye ulaş

Women from earth

Haziran 2017

IstbanuKadın Erkek İlişkileri konu başlığını takip etmeye başladı.

Kadın Erkek İlişkileri

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Haziran 2017

IstbanuMüzik konu başlığını takip etmeye başladı.

Müzik

Müzik en genel tanımı ile sesin biçim ve anlamlı titreşimler kazanmış hâlidir. Başka bir deyiş ile de müzik, sesin ve sessizliğin belirli bi...

Haziran 2017

IstbanuKitaplar konu başlığını takip etmeye başladı.

Kitaplar

Kitap, bir kenarından birleştirilerek dışına kapak takılmış yani ciltlenmiş, (kâğıt, parşömen vb. malzemeden üretilmiş) üzeri baskılı sayfal...

Haziran 2017

IstbanuAşk konu başlığını takip etmeye başladı.

Aşk

Aşk, bir başka varlığa karşı duyulan derin sevgi. Sevgi kuramının kurucusu Psikanalist Erich Fromm, sevgiyi, insanlığın sorunlarına bir yanı...

Mayıs 2017

IstbanuFilmler konu başlığını takip etmeye başladı.

Filmler

Film, tarihi bakımdan ilkin hareketli resimlerin kaydı ve gösterilmesi için kullanılan bir terimdi. Ancak daha sonra genelleştirilmiştir. Fi...

Mayıs 2017

IstbanuSinema konu başlığını takip etmeye başladı.

Sinema

Sinema, herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla kar...

Mayıs 2017

IstbanuGirişimcilik konu başlığını takip etmeye başladı.

Girişimcilik

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Mayıs 2017

IstbanuGenel Kültür (Muhabbet) konu başlığını takip etmeye başladı.

Genel Kültür (Muhabbet)

Genel Kültür bilgilerinin derinlemesine incelenebildiği tartışılabildiği uzmanlık ağıdır.

Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

Var ya da yok fark etmez, sevgilinizden hangi güzel kelimeleri duymak isterdiniz?

Duymak istemediğim kelimeleri söylemediği sürece her kelimesi güzeldir...
Şubat 2012

Istbanu bir yanıt verdi.

Yeni kimliklerde din hanesinin kaldırılması doğru mu?

Kaldırılmasını  mantıklı buluyorum.Kimlikteki bütün bilgiler bilimsel yani kanıtlanabilir...Bir insanın kimliğinde müslüman yazabilir ama bunun geçerliliği ne derecededir.Bu din ibaresini yeni doğan bir birey için doldurulması hangi mantıkla yapılır? Yani kimliklerde bulunan din ibarelerinin gerçeği yansıtmayacağını düşündüğümden gereksiz buluyorum...Ayrıca din konusu insanlar için çok hassas bir konudur.Ayrımları,farklılıkları vurgulamaya gerek yok.İnsanlar inançlarını içselleştirebilmeli.
Şubat 2012

Istbanu bir yanıt verdi.

Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

14 şubatı yalnız geçirmek için tek neden?

Bir cogunun aksine istedigim kisiyle istedigim yerde olabilmekk
Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

14 şubatı yalnız geçirmek için tek neden?

Sevgilisiyle geçirenlerin de mutlu olmadığını bilmek!
Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

14 şubatı yalnız geçirmek için tek neden?

bende kedi ve çiğer ilişkisi  yapıyor 14 şubat o yüzden gereksiz saçma derken bile  bi çelişki yok değil yani :)

Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

14 şubatı yalnız geçirmek için tek neden?

 günlere anlam yüklemenin saçmalığından ve zorunlu hatırlamanın- hatırlanmanın anlamsızlığından. 
Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

Kelt ne demektir? Kelt ulusları hangileridir?

Tarihöncesi ve ilkçağ döneminde yaşayan Avrupa kavimlerinin bir bölümüdür. Dört bin yıl kadar önce Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa'dan göç ederek özellikle Britanya Adaları'na, İspanya'ya ve Galya'ya yerleştiler. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir.
Sayısız göçleri sırasında Yunanlıların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler. Keltler tarih öncesi ve ilkçağ dönemlerinde yaşamış Avrupa kavimlerinin bir bölümüne verilen isimdir. Dört bin yıl kadar önce Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa'dan göç ederek özellikle Britanya Adaları'na, İspanya'ya ve Galya'ya yerleştiler. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir. Sayısız göçleri sırasında Yunanlıların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığı ve çömlekçiliği geliştirdiler. Onların yaptığı yollara sonradan Romalılar taş döşeyecekti.

Çoğu zaman birbirine rakip kabileler ve klanlar halinde toplanmış olan Keltler, gerek yaşama biçimi, gerek kültür yönünden özgün bir halktı. Ürünlerin koruyucusu sayılan kır tanrılarına taparlar, geleneklerin koruyucusu olan hem kâhin, hem yargıç niteliğindeki din adamlarının (drüitler) yönetiminde yaşarlardı.

M.S. I. yy.da Romalılar tarafından kısmen yıkılan Kelt uygarlığı, gene de, Ortaçağ'a kadar yaşayageldi. Bugün bile, bazı Breton ve İrlanda törelerinde bu uygarlığın varlığını sürdürdüğü görülür.

Keltler ve İlginçlikler:
Keltlerin Hint - Kafkasya halkları gibi bu bölgelerde ortaya çıktıkları varsayılır. Zamanın kavimler göçü incelendiğinde bu şekilde bir tesbit yapılmış. Keltlerin genelde Kırım ve çivarında ortaya çıktıkları ve buradan geldikleri görüşü hakimdir. Keltler buralardan dağılarak bazıları Balkan ülkelerinin olduğu bölgelere, bazılarıda alpler bölgesine geçtiler. Romada çok büyük miktarda toplanmaları neticesinde Roma devleti tarafından buradan sürüldüler. Romadan kovulanlar Orta Anadoluya göç ederek burada Galatya isimli ülkeyi kurdular. Romadan kovulanların önemli bir kısmıda Danimarka ve Almanyaya ulaştılar. Ancak bu bölgelerde yeni hakimiyet kurmaya başlayan Cermen kavimleri büyük kıyımlarla bu bölgelerden geri çekilmeleri sağladılar. Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg topraklarına girenler ise bu bölgelerin kismen boş olması nedeni ile daha rahat yerleştiler. Galya bölgesi yoğun biçimde Keltlerin akınına uğradı. Burada kendi yerleşik topluluklarını oluşturmaya başladılar. Geri kalanlar ise İspanya, Portekiz, Fransa, Hollanda, Belçika, ve Lüksemburgdan Büyük Britanya ve İrlandaya geçtiler. Bu bölgelerde kendileri kadar güçlü olmayan kavimler olduğu için tamamen bölgelere hakim oldular. Kelt dilleri Britanya ve Fransada günümüze kadar geldi. İrlanda Kelt dili ve İrlanda Gal dili, İskoçyada İskoç kelt dili, Man adasında konuşulan Manx dili, Galler bölgesinin Gal dili ve Cornwallde
Cornwall dili bunlardan günümüze ulaşa bilenlerdir. Kelt kültürü istilacıların
( İstilacıların Kelt kültürünü nasıl ve neden yok ettiklerine ileride değineceğim.) daha az ulaşabildikleri İrlanda ve Gallerde daha az yıpranmış ve etkilenmiştir. Buralarda Kelt kültürü halen bazı özelliklerini koruyabilmiştir (küçük bir ip ucu Karadeniz bölgemizde çalınan Tulum ile bu bölgelerde çalınan Gaydanın benzerlikleri Kelt topluluğunun nereden nereye gittiğini gösterebilir). Keltler İS 1. ve 2. yüzyıllarda en üst seviyede bir sosyal düzene sahiptiler. C. S. Coon bunu en araştırmalarında ortaya koymuştur.
İrlandanın başkralının altında beş adet daha kral bulunurdu. Onların altında da
eyalet kralları, onun altında Bayır ve tepelerin kralları, onların altında soylular oluşan 4 takım, onların altında Çiftlik sahipleri, onların altında işçi ve esnaf sınıfı, en sondada toprak işleyen köylüler yer alırdı. Bizim inceleyeceğimiz en ilginç sınıf ise Druidler'dir. Druidler eğitimliler sınıfında yer alan bir sınıftı. Mısırın Rahipleri gibi bir sınıftılar. Kendi aralarında geniş bir hiyerşileri vardı. Yüce Kralın, diğer kralların, soyluların ve çiftlik sahiplerinin birbiri ile sorunları arasında ara buluculuk yapar, sorunlara çözüm bulurlardı.

Druidler Rahiplik, Hakimlik, Doktorluk, Öğretmenlik, Şairlik, Astrologluk ve Büyücülük yaparlardı. Genelde kendi geliştirdikleri bir alfabe olmasına rağmen Yunan alfabesini kullanmışlardır. Kendi geliştirdikleri ve oldukça eski bir alfabe olan Dikey ve Yatay kalem vuruşlarından oluşan harflerin meydana getirdiği Ogham Alfabesi günümüzde çözülmesine rağmen bu alfabe ile yazılmış metinlerin ne demek istedikleri anlaşılmamıştır. Gizli bir şifrrelem tekniği gibi kullanılan metinler üzerinde geniş araştırmalar devam etmektedir. Druidlerin bilgilerini genelde yazarak değil ezberleyerek birbirlerine öğrettikleri tesbit edilmiştir.

Kadim tüm uygarlıklarda bu tip öğretim tekniği kullanıldığı için Dridlerinde bu
şekilde davranmaları doğal karşılanabilir. Ancak Kelt Folk şarkılarında bile
anlaşılamayan bazı ezber kavramlar olması bir takım gizli bilgilerin Druidler
dışında kimse tarafından öğrenilememesi istenmiş olabileceğini gösteriyor. Druidler bu tip bir eğitimi temel aldıkları için iyi eğitimli bir Druid yaklaşık 20 -25
yılda yetişebilmektedir. Kadınların da kabul edildiği toplulukta kadın duridlerede Druidess denmekte. Druidlerin rahip sınıflarında olduğu kendi aralarında da sınıfları vardı. Bu sınıflardan bazıları Ozanlar ve Kahin-şairlerdir. ( Bards ve Ovates ) Druidler dinsel uygulamalarını şiirler üzerinde ve şairler ile yapmışlardır. Şairlerin medyumluk yaptığı ve büyü ile ilgilendikleri bilinen bir gerçektir. Tüm bunların toplamına Druidizm dendi.

Hristiyanlık öncesi Britanya ve Galyada tamamen egemen bir kültür
geliştirdiler. Druidler Eğitimleri için Galyadan Britanyaya gitmekte idiler. Druidlerin ana merkezi Angleseyde Büyük bir Druid okulu olduğu bazı kaynaklarda geçmektedir. Julius Caesar İÖ 55 te İngiltereyi istila edmiştir. Bu istila ile Druidler Romaya bağlanmış ve kontrol edilebilmeleri sağlanmıştır. Resmi din
Hristiyanlık oldukdan sonrada tüm Druidler Rahip ve Rahibeleri oluşturmuştur.
Çok ilginç değilmi bir dini kabul ettikten sonra hazır olan bir sınıf tamamen
bu dinin en üst rütbelerine egemen olabiliyor. Bu tüm kadim uygarlıklarda aynen
devam ediyor. Din değiştiren tüm topluluklarda eski rahip sınıfları yeni dinin
rahip sınıfına geçebiliyor. Saksonyanın fethi öncesinde burada bulunan halkın
barbar olduğu ve bir düzenleri olmadığı ispat edilmeye çalışılmış olmasına
rağmen yukarıda anlattıklarım ile bunun hiçte böyle olmadığı anlaşılabilmektedir.

Tunç çağını hızlı bir biçimde geçerek Demir çağını yakalamışlar muhteşem zırhlar ve aletler yapabilmişlerdir. Kelt kültürünü barbar kültürü olarak göstermeye çalışan İngilizler ise her yerde bu kültürü yok etmeye çalışmaktalar Keltler kendi aralarında sınıflarını gösteren işaretler ve renkler taşırlardı. Druidlerin Altını kullandıkları ve ziynet eşyaları yapabildikleri bulunan arkeolojik buluntularda tesbit edilmiştir. Druidizm arkeloglar tarafından tam olarak çözülebilmiş değil. Bu iş için yarım yüzyıldır çalışılmakta ancak halen birçok nokta aytılatılmış değişdir. İngilizlerin birçok eski bilgiyi yok etmeleri nedeni ile aralarında kesin bağları kurmak oldukça güç olmaktadır. Druidlerin Stonehenge ve Kiklopik anıtları inşa ettikleri ve bunları gökyüzünü gözlemek için kullandıkları tesbit edilmiştir.

Britanya ve Galyada çok geniş alanlarda bu yapılar yer almıştır. Yapıların hangi hesapla ve düzenle yapıldıkları varsayımlarla anlaşılmaya çalışılsa da tam bir çözümü bulunmamıştır. En son bulgular ile Druidizm bir ağaç kültüydü bunun nedenleri şöyle sıralanabilir;

Avrupanın geniş bir alanın Meşe ağaçları kaplı olması nedeni ile insanların bu Meşe ağaçlarından etkilenerek bir Meşe kültürü oluşturdukları. Meşe ağacının meyvesi döneminde avrupada birçok ailenin temel besin malzemesi idi. Eski roma ve yunan uygarlıklarında yer alan Tanrıların kralı Zeus meşe tanrısı idi. Tüm bunların ortak noktasında geniş bir kült oluşturan Druidler bu ağaç kültüne Druidizm ismini verdiler. Tüm bunlar bilim çevrelerince kabul edilen görüşler, ancak aslında Kelt kültüründe birşey gizlenmiştir. En basitinden Stonehenge ve Kiklopiklerin neden yapıldığı sorusu gün gibi ortadadır, bunun bir ağaç kültürü olduğu varsıyımı bana göre yanlıştır.
Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

Müzik notaları nasıl bulunmuştur?

Bu çok derin bir konu belki de ilkel müzikten başlayıp anlatmak lazım mümkün olduğu kadar kısaca bildiklerimi yazayım.
Öncelikle bilinmesi gereken tek sesin akordu olmaz. Yani elinizde 1 telli çalgı var ise o sesin akordu kulağınıza yada sesinize en uygun sesi çıkardı gerginliktir. Ne zaman ki çalgınıza 2. bir tel daha eklerseniz işte o zaman akord ihtiyacı duyarsınız örnek ise 3 telli kopuz dur ve müzikal tarihte 3 telli çalgılara geçmek oldukça uzun bir zaman almıştır. Ancak modern müziğin akordu sistemini kilise müziklerine borçluyuz bugünkü klavye dediğimiz elektronik cihazların atası olan havalı orglar ve 10 çizgili ilkel bir notalama yöntemi ile kilise korosunun akustiğine en yakın ses la sesi olarak isimlendirilmiştir. Chorus denilen klavye sesi de budur zaten. Ne zaman ki 35 yaşında ölen Franz Schubert diye bir adam çıkıp bu ilkel akordu matematikle birleştirerek mükemmel ses ve 5 çizgili nota düzenine sokar, işte o zaman la sesi 440 hz standart akorda kavuşur ve kromatik olarak da diğer notalar ses değerlerine kavuşur. Yani notaların bildiğimiz hale gelmesi ve 5 çizgi ile yazılabilmesi özelliğine Franz abi sayesinde kavuşmuşuzdur.
Şubat 2012

Istbanu bir yanıt verdi.

Hayatımızı seçimlerimiz mi, rastlantılar mı, yoksa kader mi belirler?

Kader seçimler sunar sana.. Sen kaderin sınırladığı seçimlerini yaparsın. Rastlantı sadece araçtır. Sen bir olayın gerçekleşmesini rastlantıya bağlarsın fakat hiçbir olay rastlantı olacak kadar basit değildir kaderde.
Şubat 2012

Istbanu bu yanıtı beğendi:

Teknoloji ile sosyalleşir miyiz yoksa yalnızlaşır mıyız?

Sosyal bir yalnızlık çekeriz. Bkz : Gamer filmi
Şubat 2012

Istbanu bir yanıt verdi.

Hangi enstrümanı çalıyorsunuz ve hangi tarzı kullanıyorsunuz?

Viyolonsel.Klasik müzik,Türk Sanat Müziği
Daha Fazla