AB: Türkiye'yi gerçekten Erdoğan yönetimiyle tanımlamak doğru mudur? (Does Turkey really identify with Erdogan’s regime?)

Kasım 2014 | Şaman, İnşaat Mühendisi
Şimdi bu da biatçılara batar yine ama bu raporunda AB aslında rezalet RTE yönetimini sadece kendi duyarsızlıklarını eleştirmek için anlatmış. Avrupalı tabii hala humanist, hala olumlu. Biz yanlış yoldayız arkadaş diyor...

"Tayyip Erdoğan'a bir çok Avrupalının güldüğü artık bir sır değil" diye başlıyor, bakalım neden esprilerine değil kendisine gülüyorlarmış: Mutlaka güç savaşına girip nifak yaratacağı için Türkiye AB'de istenmiyor. Artık Türkiye'nin gidişatı AB kriterlerinin tamamen
dışına kaymış vaziyette. 2010'dan bu yana Türkiye seçkin bir İslami Demokrasi olmaktan izole edilmiş, ilişki kurulmaması gereken bir ülke olma yolundadır.
RTE'nin Mısır ve Libya'da Müslüman kardeşleri destekleyerek bu iki ülkeyle olan ilişkilerini paramparça ettiği bir gerçektir.


Yanı sıra RTE komşu Yunanistan'la olan ilişkilerimizi petrol arama vb gerekçeleriyle gerginliğe ve açmaza sürüklemektedir.

Ülkenin İsrail'le olan tüm bağlarının da kopmuş olması yine RTE'nin eseridir.

Suriye başkanı Beşar Esad'a karşı olan tavrı bu ülkeyle ve Irak'la de gerginlikler yaşanmasına sebep olmuştur.

Buna ek olarak Esad'ı devirme ve PKK'yı ezebilme amaçlı IŞİD'e destek olmuş ve sonunda bu kararının oldukça hatalı olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu yaptıkları sadece kendi partisinin ya da hükümetinin problemi olmaktan çıkmış tüm bölgenin problemi haline gelmiştir.

Sonuçta RTE'nin dostu olan tek devlet İran devleti kalmıştır.

Oysa yıllar önce RTE AB ile olumlu politik bağlar kurmuştur. Bir çok siyaset yazarı, gazeteci ve politikacı bu durumu çok beğenmiş ve Türkiye'nin gidişatının Hıristiyan demokrasisinin İslami versiyonu olabileceğini düşünmüştü.

Ama RTE Türkiye'de İslam'ı hayatın her alanına sokmaya çalışmış ve bu çabaları Türkiye'yi demokratik bir ülke olmaktan çıkartıp modern bir İslam ülkesi haline getirmektedir.

RTE 2010'da gerçek yüzünü ortaya çıkartmıştır. AB bu dönüşümü ilgiyle izlemiş ama Türkiye İslam devletinin yükselişine tepkisiz kalmıştır.

İslamofobiden muzdarip bir çok AB ülkesi RTE'nin bu dönüşünden ve artık AB'ye girmek istememesinden memnuniyet duymaktadır. Bu onlar için bir rahatlama olmuştur. Sadece birkaç politikacı RTE'nin Türk demokrasisini tehdit ettiğinin ve bunun AB-Türkiye ilişkileri için iyi olmadığının altını çizdi.

RTE'nin gerici davranışını kabullenmek AB için bir hatadır. Türkiye AB için önemli bir ülkedir ve hala Balkanlar'la Orta Doğu arasındaki stratejik köprüdür. Türkiye RTE değildir. Türkiye'nin AB'ye de yarayabilecek müthiş bir potansiyeli var bunun için burada ödev Türk halkının yeniden AB'ye üye olmayı istemesini sağlamak olmalıdır.


Bu AB raporundan elimden geldiğince özetleyerek tercüme ettim, redaksiyona süper açığım:
neurope.eu/article/does-turkey-really-i. . .