ANTALYA’YI SEVİYORUM

Nisan 2015 | Süleyman Gönülkırmaz, Ziraat Mühendisi
Tarihin içinde mavi denizde yüzme fırsatı sağlayan Olympos’u seviyorum.
Toroslarda çınarların altında el değmemiş bir Ulupınar bulmayı, Toroslara yaslanıp, bir gösteriyi Aspendos’ta seyretmeyi, eşsiz bir zenginlik ile tarihi bana sunan Antalya Müzesini, her meyveyi ve sebzeyi yetiştiren bereketli altınovalarını, şehrin sokaklarında baharı müjdeleyen turunç ağaçlarını seviyorum.

Denizin kumul ile buluştuğu Patara sahilini, denizden ormana bir yay gibi uzanan Ayışığı Plajını, Kaleiçi sokaklarında kaybolup yeniden bulmayı, güneşin denizin içine battığı Side’yi, baraj ve ırmak ile yaşayan, şelaleler kenti Manavgat’ı, şehrin içinde yaz-kış bize nefes veren Konyaaltı plajını, baharda topraklarının renk renk yabani çiçeklerle dolu olmasını, Pamfilya Başkenti Perge antik şehrini, batık kent Kekova’yı, Ahşap Tahıl Ambarlarının süslediği Bezirgân Ovasını seviyorum.

Kaya Mezarlıklarına ev sahipliği yapan Kalkan dağlarını, Likya yollarını bozulmadan içinde saklayan Torosları, kralların antik liman kenti Faselis’i, içinde tarihi ve doğayı barındıran Termessos Milli Parkını, su ile vadinin Toroslarda görsel şöleni Köprülü Kanyonu seviyorum.
Tüm dünya insanını kucaklayan, ANTALYA’YI SEVİYORUM
besthaber.com.tr

2015/04/21/
antalyayi-seviyorum/