Antik Ocakları reisinden mektup

Nisan 2016 | Uras Eymen, Öğrenci
Merhaba, ben Sokurtes.

Çok eski çağlarda yaşadım. Şu sizin taş kafalı heykelleriniz var ya, işte o adamlar benim çevremdeki insanlardı. Ülkem Haşmetli Yunan Devleti, onun için ölürüm. Ülkem her zaman doğruluk timsali olmuştur. Herkes yanlış yapabilir ama söz konusu ülkem ve atalarım ise yanlışlık yoktur. Ben atalarıma güveniyorum, "ecdadıma" sahip çıkıyorum, onların geçmişte yaptıkları her şey bana o kadar güzel geliyor ki.

Bir de bizim zamanımızda atalarını sorgulayan "hainler" vardı. Mesela Sokrates diye bir adam, değişik düşünceleri vardı, genelde de soru sorardı. Hatta bir keresinde onunla tartışmıştım. Adamın dediğine göre; birilerinin bizim atamız olması, onların doğru olması için yeterli değilmiş. Böyle saçmalık olabilir mi, aklınız alıyor mu? Merak etmeyin zaten, tartışmanın sonunda Antik Ocakları'ndaki arkadaşlarla adamı dövüp haddini bildirdik.

Antik Ocakları demişken aklıma geldi. Çok güzel bir oluşumumuz vardı. Temel mantığı;hasbelkader bir araya gelmiş insanların gaza gelip birlik olması ve kendilerinden olmayanları aşağılamaları, küçük görmeleri falandı... Çok iyi işler yapıyorduk. HYD'de (Haşmetli Yunan Devleti), bize kafa tutabilen çok az kişi vardı. Ülkenin tüm çocukları (özellikle 12-13 yaşında olanlar) bizi çok severlerdi, değişik hitaplarla gururumuzu okşarlardı. Ayrıca bu ocaklarda dindar nesiller yetiştirirdik. Şimdi yine bir düşündüm de çok güzel işler yapmışız ama çoğunluk bizi sevmesine rağmen çok da ciddiye almazdı. Nedenini bilmiyorum.

Ben de dindar bir insandım.Tüm tanrılara, din adamlarına, din adamlarının altındaki din adamlarına ve ülkemin diyanet işlerine gönülden bağlıydım. Böyle yazınca çok fazla kişiye güvendiğimi fark ettim ama olsun onlar hep doğru söylerler zaten. Bir de bu konuda bize karşı çıkanlar vardı. Neymiş efendim kula kulluk yapıyormuşuz, aklımızı kullanmıyormuşuz, tanrıya inanıyorsak madem din adamlarını niye bu kadar önemsiyormuşuz, din tüccarlığı yapıyormuşuz, insanları kandırıyormuşuz... Bu tip şeyler söylerlerdi ama biz hiç ciddiye almadık onları. Azınlıkta olduklarından çok etkili olamadılar ama çocuklarımızın kafalarını karıştırdıklarından bulduğumuz yerde döverdik. Gençliğimde ne pis, şiddetçi adammışım ben de be. Olsun hepsi ülkem ve inançlarım içindi.

Ateş beni çağırıyor, yavaştan mektubu bitirip görevli zebaniye vereyim. Bunlar da çok acımasız yahu, sanki dünyada kötü bir şey yaptık da her gün yan anam yan. Günahlarım bitsinde cennete geçeyim diye sabırsızlanıyorum ama bunların dediğine göre hep burada kalacakmışım. Allah Allah yeminle kafayı yiyeceğim şimdi yahu...

Blog: goo.gl/knogxy