Ares'in arabasına koştuğu atlar, Thanatos ve Hades'tir. *

Nisan 2013 | Şevki Yeşilpınar, Felsefe Öğretmeni
Yeni yılın ilk yazısı karamsar bir yazı olmasın diye iki gündür yazmadım. Ama görünen köyün kılavuz istemediği bir ortamda da sahte pembeliklerden söz edemedim, bağışlayın.

Benzer karamsarlıkları düşünen her insanda gördükçe de için aslında biraz daha karardı. Ama umudun tam da böyle zamanda bu karamsarlıkların taban yaptığında yeşerdiğini bilen biri olarak, öncelikle karamsarlığımı paylaşmadan edemedim. On yıldan fazla bir zamandır Amerika Birleşik Devletleri tarafından biçimlendirilen Ülkem yönetimi, “komşularla sıfır sorun” konsepti ile öyle bir noktaya geldi ki, ABD genel vali atasa bu kadar başarılı olamazdı. Başka bir deyişle Ares, uygun atları koşmuştu arabasına. Yaklaşık on yılda bir kriz yaratarak orta sınıfları işçi sınıfı saflarına doğru sürükleyen kapitalizm, yeni bir kriz peşinde bu aralar. Tüm yönetilenleri toplumsal piramidin dibine doğru sürüklemekte ısrarcı olan kapitalizm, geçen yıl planladığı krizin son sahnesi bu yıl sahneleyecek gibi görünüyor. Sahnelenen krizin çözümü Ortadoğu’da büyük çaplı bir çatışmadan geçiyor. Bu kez 2003’ten biraz daha geniş bir coğrafyada ve biraz daha nükleeri artmış silahlarla hem de. Ares’in tek korkusu 2001’de olduğu gibi, başlayan yangının kendi topraklarına sıçraması. Onun için acele etmiyor. Krizin ateşini kontrol altında tutarak yavaş yavaş arttırıyor. Bu açıdan bakmadıkça Ortadoğu'da olanları anlamak mümkün değildir.

Gelelim Hades’in yanında arabaya koşulan Thanatos’un yaptıklarına ve yapmak istediklerine. Önce evi temizlemek lazım. Parthenon** tam istedikleri gibi. Yasa çıkarmak için kendi parti milletvekilleri yeterli. Anayasa değiştirmek gibi nitelikli çoğunluk gerektiren durumlarda ise Erespos*** zaten dünden hazır ve nazır! Ama dışarıdaki çatlak sesleri susturmak gerekir. Bu nedenle öncelikle gazetecileri ve toplumun düşünce önderlerini “bertaraf” etmek gerekiyor. İçeri attığınız gazetecileri de orada bu işler bitinceye kadar tutmanın yolu, mevcut yargı sistemini düzenlemekten geçiyor. Yargıya istediğiniz biçimi verdikten sonra işiniz bir hayli kolaylaşacaktır. Gazeteciler orada kaldıkça, dışarıdakiler de susturulmuş oluyor kendiliğinden. Susmayanlar varsa, gazete patronları ya da sorumlu müdürleri o da olmadı başka birileri ve hatta gazetecilerin kendileri bile susturur onları.
On yılı aşkın bir süredir uygulanan toplum mühendisliği bu senaryo üzerine kurulu. Şimdiye kadar da oldukça başarılı görünüyor. Ancak toplumsal gerçeklik fiziksel gerçeklikten biraz farklıdır. “Evdeki hesap çarşıya uymaz” bazen. Bir bakarsınız, hiç ummadığınız bir gazeteden veya yazardan çatlak sesler gelebilir. Tam onun hallederken “birkaç kendini bilmez” ODTÜ’lüden gelir çatlak sesler. Polis gereken dersi verir öğrencilere. Öğretmenlerin dersi vermek de size kalır haliyle. Ama o da ne? Dersi pek anlamamış galiba bu "zındıklar" ve "kara cübbeliler"! Neyse şimdilik final sınavları var azıcık ortalık süt liman...

Siyaset (Türkiye)

*Ares: Savaş Tanrısı
Thanatos : Ölüm Tanrısı
Hades: Yeraltındaki Ölüler Şehrinin Tanrısı

** Parthenon Atina’da insanların hamisi tanrıça Athena’ya adanmış bir tapınak. (Akropolis)

*** Erespos: karanlık tanrısı

Not: Bu yazı 2 Ocak 2013 günü sevkiyesilpinar.blogspot.com/2013/01/aresin-arabasna-kostugu... adresinde yayınlanmıştır. Ve ne yazıktır ki zaman yazıyı haklı çıkaracak örnekleri sunmaya devam etmektedir.