ARLINGTON ROAD/ Arlington Yolu aka. Korkunç Politika, Mark Pellington, 1999, ABD, Dram, Gizem

Haziran 2012 | Solsoledo, Akademisyen
Hani bazı filmler vardır filmi arkadaşlarınıza, çevrenize anlatırken
sonunu anlatmak istersiniz bir an önce; "Lan sonunda da şöyle oluyordu,
çok fenaydı yaa! " demek istersiniz ama diyemezsiniz, anlatamazsınız bir
türlü filmin sonunu, hayır, Shyamalanvari şok edici, beklenmedik bir
finali olduğu için değil; daha başka, bambaşka, hatta yazılmış bütün
film senaryolarında görmeye alıştığımız bazı 'son/final' kurallarını ve
klişelerini ters yüz ettiği içindir bu. Böyle bir 'son veya final'
anlatılamayacağı, sadece seyirci tarafından görülür/ seyredilir ve
yaşanırsa farkının, öneminin (ve güzelliğinin diyeceğiz ama güzelliğinin
demeye dilimiz varmıyor) anlaşılabileceği içindir. Film her anında bize
biraz daha umut verirken sonuna dair, sonunda bizi düşüreceği
umutsuzluğu da zerre kadar açık etmemektedir. Bizim de sonunu
söylememekte/ yazmamakta kendimizi zor tuttuğumuz (ki bu kurulan
cümlelerden de anlaşılabilir) Arlington Yolu işte böyle bir filmdir.
Başından sonuna kadar ince ince işlenen senaryo, kullanılan bütün
klişelere rağmen (bir terör saldırısına kurban gitmiş FBI ajanı kadın,
bunun acısını yaşayan hafiften sıyırmak üzere olan- veya öyle sanılan-
ve üniversitede tarih profeserü olan bir koca, onların küçük çocukları
ve yeni taşınan garip komşuları) ulaşılan sonuç itibariyle hepimizi kısa
süreli komaya sokmaktadır!

Michael Faraday, üniversitede terörizm üzerine dersler veren bir tarih
profesörüdür ve bir süre önce FBI ajanı olan karısını bir saldırıda
kaybetmiştir. Biraz da bunun etkisiyle yoğunlaştığı terör konusunda
gittikçe paranoyak bir hale gelmektedir ve tam bu aşamada 9 yaşındaki
oğluyla (ve arada sırada onlarda kalan sevgilisiyle) beraber yaşadığı
banliyödeki evlerinin karşısına yeni bir aile taşınır. Filmin açılışında
Michael arabasıyla evine giderken, yolun ortasında kanlar içinde bir
çocuğun koşturduğunu görür ve onu alıp acil servise götürür. Her ne
kadar bir ailenin kendi çocuklarını böyle bir komploya dahil
edemeyeceğini düşünsek de biz, Michael'ın bu hareketi onu büyük bir
komplonun(? ) içine çekecektir. Karşı eve yeni taşınan komşularının Brady
isimli oğlu olan bu yaralı çocuk, daha sonra Michael'ın oğluyla yakın
bir arkadaşlık kuracak ve bu vesileyle her iki aile de birbiriyle
yakınlaşma fırsatı bulacaktır. Öyle ki bir süre sonra Michael'ın oğlu
Grant, komşularının evinden çıkmamaya başlayacak ve babasından
göremediği şefkatin yerini, annesini kaybetmenin oluşturduğu boşluğu ve
bir kardeşin arkadaşlığını bu komşu ailenin fertleriyle dolduracak,
üstelik bu duygusal bağlılığın derecesi de gittikçe artacaktır. Biraz
bunun, biraz da karısını bir terör saldırısına kurban vermenin etkisiyle
iyice paranoyaklaşan Michael, bir gece misafirliğe gittiği komşusunun
çalışma masasında bir takım mimari planlar görür; her ne kadar komşusu
Oliver bunun üzerinde çalıştığı bir alışveriş merkezi olduğunu söyleyip
hemen planları kaldırsa da, Michael ona inanmaz. Bu planların, içinde
ofisler olan bir binaya ait olduğunu düşünen Michael, Oliver'ın bunun
bir 'alışveriş merkezi' olduğunu söylemesinden şüphelenerek onun
hakkında araştırma yapmaya başlar. Bu arada Michael'ın derslerinde FBI
binalarına düzenlenen terörist saldırıları inceleyip, bunlar hakkında
yorumlar yaptığını da hatırlatmakta da fayda var. Dışardan bakınca
mükemmel bir aile görüntüsü veren ve kendi oğlunu da aralarına almayı
başaran yeni komşuları hakkında araştırma yaptıkça şüpheli sonuçlara
ulaşan Michael, onların bir terörist gruba dahil olduklarını ve yeni bir
eylem hazırlığı içinde olduklarını düşünmeye başlar. Ancak Michael'ın
bu düşüncesi bize öyle yansıtılır ve ulaştığı sonuçlara komşuları öyle
açıklamalar getirir ki, sadece biz değil başta karısının eski ortağı
olmak üzere FBI'da çalışan arkadaşları ve dostları da Michael'ın yavaş
yavaş paranoyanın esiri olmaya başladığını düşünürler.

Aslında basit bir konusu olmasına ve son model teknolojik efektler
olmamasına rağmen başından sonuna kadar merak ve umutla kendisini
izlettiren bir film Arlington Yolu. Her ne kadar finale doğru 'kimin, ne
olduğu' anlaşılsa da, bu sefer de insanın aklına 'Eee, şimdi ne olacak
da herşey düzelecek? ' diye bir kurt düşürmekte ve finalinde de, tabiri
caizse, o kurtu bize yutturmaktadır.

Filmin tanıtım cümlesinde de dendiği gibi,"Bu mükemmel hayat, mükemmel arkadaşlıklar, mükemmel düzen, bu mükemmel yer hep bir sırrı saklamak içindir. ".

hayatinizboyuncaseyretmenizgereken.blogspot.com/2012/06/arlington-road-arlington-yolu-aka.html