Aşk Dediğiniz

Şubat 2012 | Muhammed Bekci, Üniversite Öğrencisi
Seversiniz ya da sadece siz seversiniz. Herkesin " Aşk " diye bahsettiği o şey sizi de tutsak etmiştir artık kendine. Bir zehir gibi bütün vucudunuzu esir almıştır. Bütün his ve duygularınız onun hakimiyetindedir artık. Her geçen gün zehirler sizi, eski anılarınızı hatırlatır, mutsuz olduğunuz zamanlar geliverir gözlerinizin önüne. Acı çekersiniz. Onu her gördüğünüzde daha fazla acı.

O sadece sizin olmalıdır. Aşkın kuralıdır bu. 3 kişilik değildir, ya sizi seçmelidir ya da başkasını. Onun size " Aşkım " dememesi çıldırtır sizi. Dayanamazsınız, artık her şeye rağmen o sizin olmalıdır. Ona bütün sevginiz ve saflığınızla " SENİ SEVİYORUM! " diye haykırmanın vakti gelmiştir. Yanına gidersiniz koşarak ve çekinerek. Yıllarca konuşmayı bilen diliniz o gün konuşmayı unutmuştur, yıllardır dik duran bedeniniz o gün eğilmiştir. Çünkü aşk böyledir, bunları gerektirir. Derin bir nefes alır, gözlerinin içine bakıp " Seni seviyorum. " dersiniz. Vucudunuz rahatlar hemen, sanki çok büyük bir dertten kurtulmuş gibi bir oh çekersiniz. Olacağı odur. O da size karşı boş değildir, ve size sizi sevdiğini söyler.

Artık sevgilisinizdir. Birlikte sevdiğiniz şeyleri yapmayı, sevdiklerinizden konuşmayı, sevdiklerinizden dinlemeyi kural haline getirmişsinizdir. Birbirinizi tamamlayan iltifatlar ardı sıra gelir " Seni seviyorum. " demeden edemezsiniz mesela. Ama bilmezsiniz ki ayrılık kavşağına giden o yolda araç " Seni seviyorum. " ve yolcusu da sizsinizdir.
Çok hızlı geçer günler, artık ayrılık kavşağına gelmişsinizdir. Ya ayrılıktan gidilecektir ya da olacaklara göğüs gerip bu aşk devam edecektir. Sonra aşkın keskin hançerinin diğer yüzü görülür. " Öyle dese, böyle giyinse, şöyle yapsa. " lar peşi sıra gelir. Siz öyle diyemezsiniz, böyle giyinemeziniz, şöyle yapamazsınız. Siz onun sizi öyle kabullendiğini sanırsınız ama öyle değildir. Dayanılmaz hale gelir artık bu aşk, gücünüze gider onun söyledikleri ve ardı sıra gelmeyen istekleri. " Seni seviyorum. " aracından inmiş, " Güle güle. " nin sessiz otobüsüne binmişsinizdir artık. Sinsi gülümsemesiyle şöförünüz ayrılıktır.

Bitmiştir artık aşkınız. Size " O artık bunu seviyormuş. " dediklerin de " Bana ne! " dersiniz yüreğiniz kan ağlarken. Bana ne...
Aşk diğer oyunlarını da oynamayı bırakmaz size. O en güzel anılar koyulur tek tek önünüze. Birlikte izlediğiniz bir film, birlikte dinlediğiniz müzik, denizi izlediğiniz o bank size onu hatırlatır. Artık gözyaşlarının sırası gelmiştir. Ağlarsınız, ağlarsınız ve ağlarsınız... Ta ki tekrar aşık olana denk...