Atatürkçü'den Ümmetçiye Tarih Anlayışı

Ekim 2013 | Solsoledo, Akademisyen
Atatürkçü cumhuriyetçiler Osmanlıya, İslamcı ümmetçiler cumhuriyete bok atma derdinde; ama kimse orta asyadan cumhuriyete uzanan tarihimize bir bütün olarak sahip çıkma derdinde veya bakma derdinde değil. Yeri geldiğinde "1071" diye tutturanların sadece Osmanlıyı ecdad olarak bellemeleri, Osmanlı'dan öteye geçememeleri, beylikler dönemini, Selçukluları, Hunları vs. Yok saymaları elbette bir Türklük değil ümmet ve hilafet peşinde koşmalarındandır. Aynı şekilde yeni bir devlet teşkil etmeye çalışan Cumhuriyet de bizi Osmanlı'dan koparmıştır. Bugünse durum, kendilerini Assurlar'a bağlamaya çalışan Kürtler, Sümerler'e bağlamaya çalışan Türkler veya cumhuriyeti yıkmak için kendilerini islam ümmetine bağlamaya çalışanlar gibi, herkesin kendi tarihini yeniden yazmasına kadar gelmiştir. Oysa tarihimiz de, bu topraklarda yaşayan halklar gibi birdir; ve herkesin kendi tarihini yazmaya çalışması birliğin ve dirliğin bozulmasıdır. Aslında yazılmaya çalışılan tarihler, hepimizin ortak tarihinin bir aşamasıdır.
Elbette tarihi "resmi" ve "gayriresmi" tarih diye ayırabilirsiniz. Sonuçta tarihi yazmak ve yazmaya çalışmak onu resmileştirmenin asıl şeklidir.