Baş ağrısı deyip geçmeyin...

Aralık 2011 | Sevda, Mimar
   Çok fazla konuşmak istemediğim ama bu gün yaşadığım bir olay sonucu başımızda beliren davetsiz ağrılara dikkat çekmek için yazıyorum bu yazıyı.

   Çoğu zaman önemsemeyiz zaman zaman ağrıyan başımızı. Yorgunluk, stres, soğuk algınlığı gibi nedenlere bağlarız. Bir çoğumuz elimize geçen ağrı kesiciyi alıp rahatladıktan sonra da unuturuz. 
Milletimizin 'bana bir şey olmaz' geleneğinden midir, bilemem ama ben de öyle yapardım.
İş yoğunluğumdan kaynaklanan stres ve gözlerimin aşırı yorulmasına bağlardım. Doğrusu doktora gitmek aklımın ucundan bile geçmezdi. Sonra bir şey keşfettim, biraz uzanınca veya uyuyabilince geçiyordu. Zaman geçtikçe dayanılmaz olmaya başlayan ağrılara rağmen doktora başvurmayı düşünmedim.

   Bir süre sonra algılamamda gecikmeler olduğunu fark ettim. Mesela karşımdaki insan konuşuyor ben duyuyorum ama normal algıma göre gecikmelerle anlayabiliyordum anlatılanı. Ve söylemek istediklerim geç dökülüyordu kelimelere.
Araç kullanırken; ileride kırmızı ışık yandı ve gazdan ayağımı çekmem gerek ya da frene basmak... Ben gecikmeli olarak yapıyordum. 
Herkes ne kadar dikkatsiz olmaya başladığımı söylemeye başladı. 'Aşık mısın kızım sen' diyen yakınlarım endişeli gözlerle izliyordu beni. 

   Yine iş yoğunluğumdan kaynaklı şeyler olduğunu sanarak her fırsatta kendimi dinlendiriyordum. Ama baş ağrılarım bitip tükenmek bilmiyordu. Üstelik her geçen gün daha da şiddetini arttırarak. 
Yakın çevreme ağrılardan bahsettiğimde herkes çok çalıştığımı, kendimi çok yıprattığımı, kendilerinin de aynı sorunu zaman zaman yaşadıklarını falan söyledikleri için ağrıdan gözümü açamasam da normal hayatıma devam etmeye çalışıyordum.
Bu arada küçük küçük tansiyon problemleri de yaşamaya başladım. Yine; aç kaldım, sinirlendim, yoruldum gibi bahanelere sığındım.

   Taa ki bir gün evde düşüp bayılana kadar. Ve şansım varmış ki o gün, asla kaçırmamam gereken önemli bir toplantım vardı. Gecikince endişelenen ortağımın bana ulaşabilme çabaları sonuç verip en yakın hastaneye götürmesiyle daha kötü sonuçlardan kurtuldum. Uzun araştırmalar sonunda teşhisim kondu. Beyin tümörü.

   Daha sonra uzun tedaviler vs... Şanslı insanlardan biriyim, hasarsız atlatabildim. Ama şunu öğrendim ki vücudumuzdaki hiç bir ağrı nedensiz değildir. Vücudumuz bir şekilde sinyal veriyor olabilir. Kendi kendimizi tedavi etmek veya önemsememek çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Mürekkep yalamışlığımız ne kadar çok olursa olsun ağrıları ağrı kesicilerle geçiştirmekte ısrar ediyoruz. Bunun yerine en azından bir sağlık ocağına bile gitmek çoğu kez hayat kurtarabilir.