Bilinçli Yaşamanın Somut Örneği

Mayıs 2013 | Gonca Köse, Öğrenci
İnsan hayatının öneminin her zaman büyük olduğunu söylerler. Kime veya neye göre değerli olduğuna kişi karar verir ve hayatını buna göre yaşamaya hakkı vardır. Ancak hayatını nasıl yaşaması gerektiğine sahip olamayan bir bireyin sağlık hakkının elinden alınması gibi bir hakka kimsenin sahip olduğunu düşünmüyorum. Kişilerin barındırdıkları nefis ve egoistlik bazen bir cana mal olabilir.

Stajımın ilk haftalarıydı ve aıdsli bir hastanın staj yaptığım serviste yattığını öğrendim. Benim başımdaki sorumlu hemşire o hastaya uygulanacak tedavileri benim yapmamamı söyledi. Mümkünse odasına girme diye de ikaz etti. Bu hastalığın kabaca kan yolu ve cinsel ilişkiyle geçtiğini bildiğim için abarttıklarını düşündüm ve odasına girdim. Bunun böyle olduğunu benden daha iyi bilenlerin, kendi canları söz konusu olduğunda amaçsız bir korkuya kapılmalarını da anlayamadım.

Asıl konu bu aidsli kadına hastalığı eşinin bulaştırmış olması ve yeni doğan bebeğinde hiv taşımasıydı. Bebek daha fazla bağışıklık yönünden zayıflamasın diye anne sütünden ve anneden uzak tutuluyordu. Bunun bilince olmayan baba hala bebeği neden vermediklerini sorup bağırmaya başladı (alınan öyküde daha önce yaşayan çocukların sağlıklı olması babanın hiv pozitif olması daha sonradan bu hastalığa yakalandığını kesinleştirdi).

Üzgünüz senin zamanında yaptığın bilinçsiz ve korumasız bir davranış, ölümcül hastalığa yakalanan bir anneye ve ölmek üzere olan bir bebeğe mal oldu. Demeyi çok isteyen biri vardı.

Kimseyi yargılamak gibi bir düşüncem olmadığını belirtip, bu
hastalığın kuluçka süresinin 6 yıl olduğunu da belirtmek isterim...