Bilişim "Stratejik" Sektör Olmalı

Aralık 2012 | Ali Cambaz, Bilgisayar Mühendisi
Bilişim sektörünün, Güney Kore ve Hindistan gibi coğrafyalarda ekonomiye kattığı değer & sürdürülebilir gelişmeye kazandırdığı ivme ortadadır. Bahsi geçen ülkeler, 1980'li yıllarda bilişimi stratejik sektör olarak benimsemişler ve neticelerini günümüzde kaldıraç etkisi biçiminde görmektedirler. Güney Kore'nin bilişim alanındaki ihracat rakamları, 2009 yılı için 1.4 milyar dolar seviyelerindedir. Türkiye (maalesef) bugünkü koşullarda, katma değeri düşük üretim kapasitesine sahip durumdadır. Klasik bir örnek olan; bir ufak "çip" için, kamyon dolusu gıda ürünü ihraç etmek zorunda olduğumuz gibi.

Küresel rekabette, katma değeri yüksek ürün ve hizmetlerin ülkelerce benimsenmesi, teşvik edilmesi neticesinde sürdürülebilir ekonomik büyüme yakalanabiliyor. AR-GE'yi teşvik eden devletler, emek/performans değeri yüksek yenilikçi projelerle kalkınmayı hızlandırmaktadır.

OECD'nin yapmış olduğu "2060'a Bakış: Uzun Vadeli Global Büyüme Olasılıkları" raporuna göre, Türkiye, şu anki büyüme oranları ile devam eder ise;2023'te dünyadaki en büyük 14. ekonomisi olacak, bu da demek oluyor ki; hükümetin koymuş olduğu hedeflere ulaşmak mümkün gözükmüyor.
Konu hakkında, özet videoyu izlemek istersiniz alt kısımdan ulaşabilirsiniz:



Eğer ekonomiyi geliştirmek adına "bilişimin katma değerli gücü" kullanılmaz ise, 2060 yılında gelebileceğimiz sıra ancak 12'incilik olacak.

Genç nüfusu ile tüm platformlarda büyük bir potansiyele sahip olduğu ifade edilen Türkiye'nin, elindeki imkanları doğru politika ve projelerle yönlendirmesi gerektiği aşikardır.

FATİH projesi ile ülkemizde bilgi tabanlı eğitim sisteminin altyapısı kuruluyor, ancak sistemin yayılımını sadece akıllı tahtalar, tabletlerde ibaret görmemeliyiz. Eğitim veren personelden, öğrencilerin kullanımına kadar, yetkinlik bazlı değerlendirme/iyileştirmeye odaklanılmalıdır.

Türkiye İstatistik Kurumunun, Hane halkı bilişim teknolojileri kullanım araştırmasına göre; internete erişim oranı %43'lere ulaşmış durumdadır. 2007'den günümüze iki kat artış gösteren oranlarda büyüme söz konudur. Bu erişim ile düzenli olarak internet üzerinde faaliyet gösterme oranı ise %90'lardadır.

Bu verilerden yola çıkarak, tüm sektörlerin altyapısını sağlayan ve kurumların hizmet sunmadaki vazgeçilmez bir parçası haline gelen "bilişim" kavramı daha öncelikli ele alınmalı, yerel ve merkezi yönetimlerce "stratejik öneme sahip" olarak adlandırılmalıdır.