Bipolar Hastalık Nedir?

Temmuz 2013 | Devrim Güren, Psikiyatr
Depresyon
Eski isimlendirme ile “Manik depresif” hastalıktır. Bipolar demek, iki uçlu demektir. Yani; bir ucunda depresyon diğer ucunda hipomani ya da mani vardır. Bazen de karışık olarak bir arada olan bir hastalıktır. Depresyon dönemi, klasik depresyonlara göre daha uzun ve ağır seyreder.
Belirtileri:
  • Yaşamdan zevk alamamak,
  • Mutsuzluk,
  • Aşırı bir halsizlik ve uyuklama hali,
  • Günlerce uyuma durumu,
  • Aşırı duygusallık ve çabuk ağlama,
  • Sabırsızlık ve ani öfkeler,
  • Sinirlilik halleri,
  • İştahta azalma ya da aşırı yemek yeme,
  • Cinsellikten soğuma,
  • Yalnızlaşma,
  • Kimseyle görüşmeme,
  • Sorumluluklarını yerine getirememe,
  • İntihar düşünceleri,
  • Her şeyin boş ve anlamsız gelmesi,
  • Alkol, kumar, madde kullanımı,
  • İnternet bağımlılığı gelişmesi riski bu dönemde yüksektir.
Hipomani; kişinin psikolojik ve bedensel olarak normalin üzerinde bir canlılık sergilediği, ancak mani kadar da şiddetli olmadığı bir ruh halidir. En az 4 gün, gün boyu süren, sürekli, kabarmış, taşkın ya da kolay tetiklenip hızla öfkelenebildiği, neşelenebildiği ayrı bir duygu durum döneminin olması gereklidir.
Mani; gerçek durumuyla uyumsuz bir iyilik, neşelilik hali vardır. Her şey çok güzel ve zevklidir hayattan müthiş bir zevk alınır. Kişinin içi içine sığmaz. Sürekli güler, eğlenir kahkahalar atar. Şarkı, türkü, ilahi söyler, eğlenir oynar, dans eder kimseyi umursamaz. Bazen engellendiğinde kızar, taşkınlık gösterir, küfreder.
Bilinçsel alanı:
Manik insan kendini çok değerli, büyük görür. Megolomaniktir. Her şeyi o bilmektedir, önemli projeleri, düşünceleri vardır. Düşüncelerin akışı ve çağrışımları çok hızlanır. Kendinde konuya atlarlar, kafiyeli konuşur; zihni çok açılır. dikkati çok çabuk dağılır, her şeyi görür ve ilgilenir. Bir konuya tam yoğunlaşamaz. Bazen gerçeğin dışına çıkılır.
“Ben erdim, peygamberim, mehdiyim, Atatürk’üm ülkeyi, insanlığı kurtaracağım” diye hezeyanlar ortaya çıkar. Hezeyanlarına uygun sesleri işitebilirler (Halüsinasyonlar) izlendiğini kendisine komplolar kurulduğunu söyleyebilirler her tarafı araştırır, şüphe ile bakar bazen polise başvurur takip edildiğini söyler. Bu durumda olan manik hastalar yanlışlıkla şizofren damgası yiyebilirler, oysa mani düzelince bu “psikotik belirtilerde” düzelir.
Depresyon

Konuşma ve Hareket Alanındaki Belirtiler:
Manik insan sürekli konuşur. Konular bir birinden kopuktur, fikir uçuşmaları vardır. Hareketleri çok artar, yerinde durmaz, sürekli gezer, seyahate çıkar, tanımadığı insanlarla bile hemen samimi olur, şiirler, öyküler yazmaya başlar, resimler çizer, yeni atılımlar yapar, riskli davranışlara girer, aşırı ve gereksiz para harcar. Kendisini ilgilendirmeyen konulara da bulaşır, başını derde sokar. Aşırı alkol, sigara tüketebilir. Çok hızlı ve tehlikeli araba kullanır. Büyük yatırımlara girip zarar edebilir. Ani bir kararla boşanıp yeniden evlenebilirler.
Depresyon

Bedensel Belirtiler:
Uykusu çok azalır, 1 saat bile uyuyamayabilir, ancak uykusuzluktan yakınmazlar. Cinsel dürtüleri, istekleri çok artar. Ayırım yapmaksızın seks ilişkisine girebilirler, çok konuşmaktan dolayı sesleri kısılabilir, aşırı hareketten dolayı kilo kaybedebilirler. Mani tablosunda olan kişi hastalığını kabul etmez. Bunun için çevrenin anlayışlı, nazik bir biçimde yaklaşıp onu ikna ederek doktora götürmeleri gerekir. Bu şekilde hasta ikna edilemezse ne şekilde tedavi ettirilebileceği bir psikiyatriste danışılarak öğrenilmelidir. Mani bir nöbettir ve baskılanabilir, tekrarlanmasın diye koruyucu ilaçlar kullanmak gerekir. Mani nöbetindeki insanın davranışları kişinin kontrolü dışında gelişir. Hasta yakınlarının suçlayıcı yargılayıcı yaklaşmamaları gerekir. Hastaya yapılabilecek en iyi yardım bir an önce tedavisine yönlendirmektir.
Depresyon

Bipolar bozukluk her yaş grubunda görülebilir. En sık 15-25 yaş arasında yoğunlaşır. Ailesinde aynı hastalık ya da başka bir duygu durum bozukluğu olan bireylerde daha sıklıkla görülür. Âmâ mutlaka her bireyde olacak diye bir geçiş yoktur.
Hasta yakınlarının bu hastalık hakkında bilgilenmeleri çok önemlidir. Belirtilerini tanımaları ve gidişatın nasıl olacağını tahmin edip, önceden önlem almaları gerekmektedir. Hastalığın biyolojik kökenli olduğu ve hastaların kontrolünde olmadığı gerçeği iyi kavranmalıdır. Hastalara sevgiyle, şefkatle, tatlı dille, ama açık ve kararlı bir dille yaklaşılmalıdır. Zıtlaşmalar, inatlaşmalar ve fiziksel şiddet olmamalıdır. Doktorlarla mutlaka iletişim halinde olunmalıdır. İlaç kullanımında ve doktor seanslarında destek olunmalıdır. Özellikle depresif dönemde çok unutkan olduklarından, hasta yakınları ilaçlarının takip etmelidirler.
Bipolar hastalık, şeker ve tansiyon hastalığı gibi devamlı ilaç kullanmayı gerektiren biyolojik genetik kökenli bir hastalıktır. Tedavide ki amaç; kişinin ne depresyon ne de hipomani ve mani yaşamamasıdır. Ancak tedaviye rağmen bazen bu gerçekleşmeyebilir. Farklı tedavi seçenekleri devreye sokulur. Bugün için geliştirilen çok iyi ve yan etkisi az ilaçlar vardır. İlaçsız tedavi mümkün değildir.
Bipolar hastalar; kendilerine çok engel olunduğunda, sert konuşulup aşağılandıklarında saldırgan olabilirler. Onlarla çok açık, dürüst ve net konuşmak gerekmektedir.
Depresyon döneminde çoğunlukla “atıl” durumdadırlar. İşlerini yapamazlar, sorumluluklarını yerine getiremezler. Bu nedenle onlara yardımcı olmak ve beklentileri azaltmak şarttır. Yanlarında olduğunuzu her zaman hissettirmek ve destek olmak tedavilerini olumlu etkiler.
Mani döneminde ise çoğunlukla hastalıklarını kabul etmediklerinden ve çok coşkulu, keyifli olduklarından isteklerine göre hareket ederler. Bunun yanında aşırı alış veriş yaparlar, ellerine fazla para ve kredi kartı vermemek, âmâ harçlıksızda bırakmamak gerekir. Bu dönemde ne yapıp edip tedaviye yönlendirmek ona yapılacak en büyük iyiliktir. Çoğunlukla tedaviyi ret ederler, kaçarlar. Kanuni ve hukuki bazı yolları kullanmak gerekirse, doktorla istişare halinde uygulamaya geçmek doğru olur. Mani döneminde artmış, abartılı bir yaşam söz konusudur. Hastayı ikna edecek, ya da sözünü dinleyecek, belki korkacağı aile ve arkadaş-dost çevresinden birisiyle tedaviye götürmek gerekebilir.
Depresyonda iken ve normal haldeyken onları bilinçlendirmek önemlidir. Hastalık kişinin elinde ve iradesinde olmadığından ve sık tekrarlayabildiğinden devamlı ilaç kullanmaları gerektiği anlatılmalı ve ikna edilmelidir. Asla uykusuz kalmamalıdırlar, gece işlerinde çalışmamalıdırlar. Uykusuzluk bu hastalığı tetiklemektedir. Düzenli bir iş ve yaşamlarının olması sağlanmalıdır.
Depresyon

Tedavi edilmediği durumda ağır bir seyir izleyebilen bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir. Sonbahar ve kış, depresif durumun, ilkbahar aylarıysa manik atakları gözlendiği aylardır. Duygu durumların yoğunluğu ve süresi kişiden kişiye büyük ölçüde değişir. Bipolar bozukluk tedavisinde duygu durum düzenleyicisi (lityum karbonat, valproat vb.) ilaçlar kullanılır. Yinelenen bir patoloji olması nedeniyle duygu durum düzenleyici ilaçlar doktor kontrolünde ömür boyu alınması gerekebilir. Tedavi sırasında düzenli olarak psikiyatrist kontrolünde lityum veya valproat kan testleri yapılır. Serum ilaç seviyesine göre psikiyatri uzmanı ilaç dozunu belirler. Manik atak döneminde 0.8-1.2 mEq/l, uzun dönemli idame tedavisinde ise 0.8-1.0 mEq/l serum lityum seviyesi hedeflenir. Bazı epileptik ilaçlar ve antipsikotiklerde bipolar bozukluk tedavisi için kullanılmaktadır. Tedavi sonrasında Lityum tabletlerinin bazı yan etkileri görülebilir, bulantı, kusma, sık su içme gereksinimi, ellerde titreme ve kilo alma gibi. Hatta uzun süreli doz aşımlarında (4-5 Ay gibi.) Lityum birikmesine bağlı ölümle sonuçlanan vakaların olduğuda bilinmektedir. Hamilelik dönemleri süresince doktor kontrolünde lityum kullanımına ara verilmelidir. Lüzum halinde ilaç değişimi alternatif olabilir. İlaçla tedavi, hastalığın kontrol altına alınması içindir. Bipolar bozukluğun sağaltımı, genelde kişinin depresyon etkilerine daha açık olması sonucunu getirir. Kişi, bir psikiyatrist doktor ve psikolog yardımıyla, depresyon eğilimlerine karşı bir savunma geliştirmelidir. Yine de manik ataklar önlense bile, kişide genel bir durgunluk gözlenebilir. Kişi, bu eğilime karşı da hazırlıklı olmalı, yoğun depresif süreçlerde gerektiğinde müdahale edilmelidir.
Depresyon