Biri bana bunu açıklayabilir mi?..

Ekim 2013 | Şaman, İnşaat Mühendisi
Bugün Cumhuriyet Bayramı, kız kardeşimle kalktık Taksim'e gittik, çok sakindi. İstiklal'den Tünel'e doğru yürüdük. Tüm ara sokaklar çevik polis doluydu. Tünel'e vardığımızda gördük ki çok daha fazla polis orada bekliyor. Bir kaç tane de TOMA onlara refakat ediyor. Derken TGB'liler de Tünel meydanına geldiler. Bu arada polis dağılmamız için uyarı yaptı ve bizi kalkanlarla iterek oldukça sıkıştırdılar. Bir süre sonra tiz sesli bir polis dağılmazsak gazlayacakları uyarısında bulundu ve kimseyi Taksim yönünde İstiklal'e bırakmadılar. Orada şehrimizin güzide yaya bölgesinde yürüyerek Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak isteyen bir kalabalık vardı. Sonuçta dünyada cumhuriyetçiliğin teröristlikle özdeşleştirildiği tek cumhuriyet bizimki olsa gerek. Bir süre sonra da gazı yedik tabii, bir kaç kez dağıldık ve geri toplandık, defalarca gaz yedik. Yani abartmayayım, ilk defa gaz bombası atmadılar sadece ellerindeki tüpten sıktılar. Ardından TGB'li kardeşlerimiz Karaköy'e oradan da ayakkabıyla girdiler, seks yaptılar, içki içtiler camiinin yanındaki otoparka gideceğimizi söylediler. Bu arada tabii ki binlerce kişiydik ve mecburen hem yolun bir tarafını hem de tramvay yolunu kapadık. Marşlar söyleyerek yürüdük. Dolmabahçe'de otoparkta yine bir kaç marş söyledik, taze yasaklanmış andımızı içtik ve dağıldık. Çoğu kişinin yolu Beşiktaş'dı yalnız burada da sayın devlet büyüklerimiz bizim Beşiktaş'a gitmemizi engellemek için yolu sıra sıra çeviklerle kapatmışlardı. Bir süre "polis yolu aç eve gidelim" sloganı attık ve polis fotoğrafçıları anlaşılan tiplerimizi çok beğenmiş olacak ki bir sürü fotoğraf çektikten sonra kapattıkları yolun kenarından insanların tek sıra halinde geçebilecekleri kadar çekildiler. Herkes barışçıl bir şekilde yoluna devam etti.

Şimdi soruyorum, Tünel'de ellerinde Türk bayraklarıyla toplanan bizler neden terörist muamelesi gördük. Kimsenin sonuçta Cumhuriyetimizin 90. Yılını kutlamak hariç bir niyeti yoktu. Neden böyle bir kutlama için ideal mekan olan, ayrıca yaya bölgesi de olan İstiklal'de kutlamamıza izin verilmedi. Biz onların bayramında kimseyi gazlamadık, hiçbir şey yapmadık hatta onları kutladık. Bir hafta önce o kadar hayvan boğazlamış olmalarına rağmen bu kana susamışlık neden hala devam ediyor? Kutlamamızı şehir trafiğini alt üst etmeden İstiklal caddesinde yapmamızın mahsuru ne olacaktı? Sayın başbakanımız Japonlara yaptırttığı oyuncak trenine bakmamızı mı istiyordu? Neden oyuncağını illa da Cumhuriyet Bayramımızda açtı? Kaldı ki trene nelerin baktığını hepimiz biliyoruz, biz insanız, halkız, cumhuriyetimize bakmayı tercih ettik, bunun için oyun arkadaşı bulamamış kötü bir çocuk gibi bizi gazlatması mı gerekiyordu. O gazın, o kadar polisi seferber etmenin, vergi paralarımızı bu şekilde çarçur etmenin ne anlamı vardı? Dolmabahçe'de yol neden kapatıldı ve neden yarım saat sonra tek sıra halinde geçebileceğimiz kadar açıldı? Oradan normal insanlar olarak geçmemizin mahsuru ne olacaktı. Madem açacaklardı, neden kapattılar demiyorum, onu gezi parkı aç kapa olaylarından sonra sormaz olduk ama madem açıyorlar neden tek sıra halinde geçebileceğimiz kadar açtılar? Şimdi bir de aç kapadan sonra az aç mı moda oluyor?Elimizde vatanımızın, cumhuriyetimizin bayraklarıyla onları havada sallamak suretiyle terörist eylemde bulunurken fotoğraflarımızı çektiler, şimdi fişlenip terörist mi ilan edileceğiz? Yoksa tekrar elimizde bayrakla (kendi bayrağımız ha, bu ülkenin, devletin, halkın, cumhuriyetin bayrağı) yakalanırsak tutuklanacak mıyız? Evlerimize gelip Türk bayrağı var mı diye arama mı yapacaklar? Polisimiz kaç para maaş için bu pis işleri yapıyor?

Bir de orada çalışan mühendisler zemindeki oturmaların birkaç yerde tünel parçası kaldırılıp altına kum eşelenmesi suretiyle telafi edildiğini beyan etti. Oturmaya karşı yapının altına kum eşelemek siz demir yolu üzerindeyken gelen treni görmemek için arkanızı dönmenize benzer. Hesaplanamamış olduğuna göre oturma kumdan değil (ki kum oturması anlık olur) alttaki daha az geçirgen katmandan oluyor belli ki. Yani oturma devam edecektir, en iyi ihtimalle bir sonraki depreme kadar yapı sağlam kalacaktır. Tabii ben sadece inşaat mühendisiyim, sayın başbakanımız bu işleri muhakkak ki bizlerden daha iyi bilir ki odamızın yetkilerini de kendine aldı. . .

Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.