BONGIORNO

Nisan 2014 | Güneş Banu Kocatepe, Öğrenci İşleri Müdürü
BONGIORNO; Bayılıyorum yazı bloglarında ‘’gezelim-görelim’’ köşesi yapanlara. Çünkü ayrı bir yeti lazım. Gezip görmek iyi de, bunu anlatmak zor.

Yazımızın sebebi ziyareti; geçen haftaki İtalya turu. Ben öyle görgüsüzler gibi ballandıra ballandıra anlatmak istemiyorum. Sadece çok keyifliydi bunu bilin yeter. Turumuz büyük İtalya turu idi. Kuzeyinden girdik, güneyinden çıktık. (ROMA – VENEDİK – FLORANSA – TOSCANA - SAN GİMİNİGONO-MONTEKATİNİ - TREVİSO – PADOVA – PALIO – SIENA - PİSA VS).

13652

13652

13652

İmkanınız var ise atlayın gidin, gezin, görün, Ülkemizde ki eksikleri , fazlaları bir daha düşünün. Bunları düşünürken size neler düşüyor onuda düşünün. Elinizi taşın altına koymadan ahkam kesmek yok, tamam mı?

Ben fazlasıyla Milliyetçi ve bardağın dolu tarafının gören bir hatun olarak nedense hep kendimizin fazlalarını gördüm. Objektif olamadığımı düşünenler için bir kaç anektot paylaşmak isterim. Sonuçta onların artı olduğu konularda gene hep eğitim ön plana çıkıyor. Bizler o işi halledersek, inanın, gıpta edilen sevilen taktir gören bizler oluruz.

Özetle; benim penceremden İtalya, gerçekten doğasıyla, tarımıyla, sanata yaklaşımıyla, estetiğe verdiği önemle Dünyanın birinci sıralarına çıkmayı hak etmiş. Avrupa Birliği üyesi olduğundan, batı gibi hijyeni çözmüş, sokaklar temiz (büyük şehirler hariç), ita amirleri, kolluk kuvvetleri bilgili ve güler yüzlü, kendi diline sahip çıkmış şöyle ki gerekmedikçe başka dil ile konuşmayı tercih etmiyor,kasabalarında siesta mantığı hala var ama bu sürekli kebap yapıyorlar,çalışmıyorlar anlamına gelmesin hepsi sekiz saat çalışıyorlar sadece arada kendilerine es veriyorlar.

Kitap evleri sabah kadar açık, ancak bize sürekli öğretilen gözümüze sokulan metrolarda bile okuyan insana sekiz gün boyunca rastlamadım. Sanırım bu manzarayı görmek için Kanada – Norveç taraflarına gitmek gerekecek.

Mutfakları Dünya mutfağı listelerinde baş sıralarında olsa da ben Türk mutfağını gelip görsünler diyerek, mutfaklarınında hakkını vereceğim. Gonoççi diye patatesli unlu bir
pastaları, hamur işleri var, gelip Sivasın Hengelini yesinler bence.


Toplu taşıt araçlarının bizden farkı yok, memleketimiz de bu aşamalara gelmiş çok şükür.

At sporunun ata sporu olmasından dolayı, fayton kültürünü devam ettiriyorlar, tek fark, atlar bakımlı, sağlıklı, kullanıcıları bayan. !!!

Engelli vatandaşa hizmet büyük, öyle ki Floransada kör vatandaşlar için şehir körler alfabesi ile maket haline getirilmiş. Yollar, rampalar engelliler için dizayn edilmiş.

Hayvansever çok, iki kişiden birinde köpek var, köpekçikler eğitimli, dışkıları sahipleri tarafından toplanıyor, sokaklarda başka hayvan yok. İlginç değil mi? Pet-shoplarında bizim gibi zavallı kediler köpekler kafeslerde durmuyor, sadece hayvanlara uygun aksesuarlar satılıyor. Bu açıdan taktirimi kazandılar.

Hayatı piano piano dedikleri gibi yavaş, slowly yaşıyorlar. Kendilerini bizim gibi paralamıyorlar.Yemekleri, yürüyüşleri, konuşmaları sakin. Ne mutlu onlara...

Bunlara aklıma gelenler, gelelim sekiz boyunca ülkemi özlediğim helal olsun bize dediğim konulara. Katılırmısınız katılmazmısınız bilmem ama ben söyleyeceğim.
  • Kahvaltı kültürleri berbat, bir kruvasanla güne başlıyorlar, zeytin memleketi olmalarına rağmen zeytin yemiyorlar. Oteller dört-beş yıldızlı olduğu halde, yenilen kahvaltı menüsü, incecik kaşar peyniri (arkası görünen cinsten), tereyağ, reçeller, domuz jambonu, kruvasan ve sallama çay. Eeeee demeyin oldumu bize şimdi bu. Nerede yeşil zeytin, siyah zeytin, hadi tarımın süper, nerede tam tahıllı ekmeklerin, nerede domates salatalığın, hayvancılığın tavan yaptı ise, yumurta nerede? Çay zaten ayrı dert, gelir gelmez biz Türklerin yaptığı ilk şey demleme çaydır diye düşünüyorum. İşte artımız , varan bir...
  • Hayat çok pahalı orada, bizim ülkemiz gerçekten bolluğuyla bereketiyle hem ucuz hem kaliteli. Adamların hayata bakışı farklı olduğundan yeme kültürleri de değişik, tek bir dilim pizza ile ya da pasta, makarna ile öğün geçirebiliyorlar. Eğer güzel bir yerde oturarak yemeyi tercih ederseniz bir tabak makranaya, pastaya en az 60 Euro bayılırsınız. Üstelik de bizde ki gibi, siz istemeden salata, garnitür, su, cart curt gelmez. Birde ilave bunları isterseniz eller cebe, varan iki...
  • Güler yüz, özellikle de turistlere bizdeki gibi candan tavır, eda beklerseniz, avucunuzu yalarsınız. Bir arkadaşımız fazla kuruvasan aldı diye fırça yedi, kıytırık otel çalışanından. Gözünü seveyim memleket insanımın, hepsine kucak açıyoruz, üstelikte parasını yurdunda ödeyip, gelip bizim beş yıldızlılarda krallar gibi yaşadığında bile safça, turist geldi diye sevinecek kadar safız. Hepsine iyi davranıyoruz, onların dilini konuşacağız diye kurslara gidiyoruz, kendimizi paralıyoruz. Pazarlık yapsalar dahi anlayışla karşılıyoruz. Yap bakalım İtalyan yakışıklısına, bu bize kaça olur de, Cem Yılmaz gibi, kovalamasa da beş karış suratla dediğine diyeceğine pişman ederler seni. No correctly, no correctly, varan üç...
  • Giyim konusunda , Pazarları hem iğrenç, hem kalitesiz, çapula çupula dünyanın parasını istiyorlar.Gelsinde memleketimin pazarının kalitesini görsün.Bizim paralarda onalrın Versacesini bulmassam namerdim. J)) Varan dört...
  • Dilencimiz bile kaliteli, gülmeyin vallahi, ipini koparan dileniyor. Memleketimdekiler yok anam yok dediğinde böyle bunlar gibi yapışmıyorda, varan beş...
  • Hırsızlık diz boyu, hemde aleni, sarıp sarmalanıp çıkmasann , donuna kadar alıyorlar farkına varmıyorsun, gözünüs eviyim Türk hırsızının, seviyeli J) ), varan altı...
  • Venedikte pis sularda gezip hava atacağımıza, gelin adalara modalara, vapolettaları, bizim takalar gibi. Gözünü seviyim, yatımın, gemimin, varan yedi...
Bunlar ilk etapta aklıma gelenler. Nefis bir tur rehberi ile (teşekkürler İlhami Güngör, derya gibi engin bilginle aydınlattın bizleri), yaptığım güzel bir seyahatti, sizlerle paylaşmak istedim.

Gezmek görmek güzel, ama ne olur bizim memleketimizi de küçümsemeyelim, biraz kıymet bilelim.

At sporu bizimde ata sporumuz, layıkıyle yapalım, binalarımız neden öyle olmasın, müzeler, ibadet yerleri neden onlar gibi olmasın değil mi? Deniz Ticareti neden artmasın? Neyse...

Çok okuyan mı, çok gezen mi diyenlere, ikisi de şart diyerek,

Sevgiyle... .

G.Banu KOCATEPE
Nisan 2014