BOR MADENLERİ DE SATILIYOR

Mart 2012 | Cem Deyupoğulları, İş Ve Meslek Danışmanı
Son günlerde gündem yoğunluğunun Suriye ve Pozantı olayları ile “Emekçi Kadın Hakları” gününün öne çıkmasıyla halkımız, üzerinde yaşadığı zenginliklerin birer birer elinden sinsice alınarak önce yerli işbirlikçi yandaş taşeronlara daha sonra yabancı şirketlere devrinin tezgâhının haberlerinden uzak düşmektedir.

 Artık birkaç tane kalmış olan ulusalcı haber kaynağı da olmasa bunları öğrenme olanağı da bulunmayacak; tam bir karartma uygulanmakta… Daha önce sürekli olarak “Bor madenleri özelleştirme dışında kalacak…” diyen yetkili Bakanlar, şimdi; 

“Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” taslağını, 5 Mart 2012 tarihinde Bakanlar Kurulu’na sunarak, Bor madeninin de özelleştirilmesinin önündeki engeller de kaldırılıyor.

Anayasa ve 2840 sayılı Yasa değiştiriliyor

10.06.1983 tarih ve 2840 sayılı “Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 2. maddesi: “Bor Tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır. Bu madenler için 6309 sayılı Maden kanunu hükümleri çerçevesinde verilmiş 

olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine verilmiş olan ruhsatlar iptal edilmiştir” ifadeleriyle durum açıkça belirlenmiş ve bor ve türevleri kamu malı olarak devletin mülkiyetine, hüküm ve tasarrufuna bırakılmıştır. Ancak bütün bunlara karşın bu güne kadar konu sürekli saptırılmış; “Hizmet Alımları”yla; kurumda bu işleri yapacak yeterli elemana rağmen ve bu güne kadar Eti Maden İşletmesi’nin çalışmaları 

görmezden gelinerek, işler ihaleler yoluyla yapılmış; kurum ve kamu zarara uğratılmıştır. 1982 Anayasası’nın 168. maddesindeki hükümler “Tabii servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzel kişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletilmesinin Devletin 

gerçek ve tüzel kişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzel kişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzel kişilerin uyması gereken şartlar ve devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.” Burada Anayasa hükmü son derece net i

fadelerle doğal servetlerin ve kaynakların satılmasının, iyeliğinin devredilmesi söz konusu olmadığını belirtiyor. Bu durumu aşabilmek için iktidar, şimdiye kadar kiralama yoluna başvurmak taydı. 49 ya da 99 yıllığına kiralayarak özelleştirmeyi 

sağlayarak, hem Anayasa’nın 168. maddesindeki işletme hakkının devrini ve hem de 3996 sayılı Yap-İşlet-Devret Yasası hükümlerinden yararlanıyordu. Ancak bundan böyle Anayasa’nın 168.maddesi kaldırılarak bu engelde aşılmış olacak. Ülkemiz büyük zaman kaybı içinde yok ediliyor.

Rio Tinto ve BHP Billiton’un marifetleri: Bor, borax, trona

Dünya bor rezervlerinin %72’ine sahip ülkemiz, bu madenlerini 1889 yılından bu yana sömüren Rio Tinto şirketine yeni imtiyazlar vererek yine devretmektedir. Bor üretiminden %7 oranında ve sadece ham maddesinden yararlanmaktayız. Ancak verilen imtiyazlarla bu olanakta elden gitmiş oluyor. Bu şirketin ruhsatlarını yalnızca Atatürk iptal etmiştir. Başbakan Erdoğan’ın, 2005 yılı Avustralya gezisi 

sırasında BHP-Billiton’la Türkiye borlarını işletme ve pazarlama konusunda görüşmeler yaptığı iddiaları kamuoyunda yer aldı. 90 milyar dolar mal varlığı, petrol ve enerji alanlarında dünya devlerinden olan BHP-Billiton firması, ABD sermayeli Rothschild ailesine ait Anglo-Amerikan kökenli Rio Tinto Şirke- ti’nin Avustralya’daki uzantısı durumundadır. Türkiye-Avustralya Yatırımlarının Karşılıklı 

Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın 10’ncu maddesi: BHP-Billiton’un, Türkiye’ de potansiyel bir yatırımcı olup, dünya rezervlerinin 2/3sini elin de bulunduran Türkiye’nin bor madenlerinin işletilmesi ve pazarlanması konusunda uzun dönemli planları bulunmaktadır. White Mining Şirketi de Türkiye’deki kömür maden ciliği projesi ile ilgilenmektedir. Türkiye’deki yeni Maden Kanunu ve Yabancı Yatırım 

Kanunu Türki- ye’yi Avustralyalı yatırımcılar için daha çekici bir hale getirmiştir. Rio Tinto’nun işlettiği bor, borax ve bor tuz yatakları, Balıkesir, Susurluk, Bandırma, Balya, Sultançayırı civarındadır. Ankara Eryaman, Sincan, Güdül, Kazan, Beypazarı ve Eskişehir Sivrihisar yöresinde trona (doğal soda) ve bor maden sahalarına sahiptir. Bu alan yaklaşık 450-500 km2 olup, yaklaşık 1.5 Malta Adası 

büyüklüğünde. ABD, 130 yıldır işlettiği kendi bor rezervleri bitmekte olduğu için Türkiye’ deki bor yataklarını istemektedir. Çünkü bor tıptan uzay teknolojisine kadar her alanda kullanılmaktadır. Geleceğin petrolü olacaktır. Bunun için Türkiye’yi Irak gibi işgal etmeye bile değer, diye politikalar, ülkemiz üzerinde kışkırtma uygulamak, artık gayet doğal sayılıyor. Türkiye’nin stratejik konumu, Dicle ve Fırat içinde hesaplar yapması söz konusu olması, onun amaçlarını hızlandırmasının önem kazandığının belirtisidir. BOP’un yolunun da Türkiye’den geçtiği de ortada iken…

Orhan ÖZKAYA