Bursa

Ağustos 2012 | Özlem Dirik, Endüstri Mühendisi

Bursa'ya sırf Idobus bileti 1 TL diye diye gittik arkadaşlarla (@Baku, @hakank, @cenin, @serkan, @artemis, @feelnightmare, @sewrus)! iyi ki de gitmişiz, bir günlük gezide Bursa'nın çoğu yerini gezdik ve yiyebileceğimizin maksimumunu yedik.

Gezimize 7:30'da Kabataş İskelesi'nde başladık. Buradan İdobusun feribotuna binerek 2 saat sonra Güzelyalı İskelesi'nde indik. Gezinin en zor kısmı Güzelyalı iskelesinden Bursa merkeze ulaşma kısmıydı. Araba kiralayacağımız için önce burada kiralık araba şirketi aradık, başarılı olamayınca iskeleden kalkan otobüsle metroya, metro ile de merkeze gittik. Merkezde araba kiralayıp (günlük 80 TL) kahvaltı için Cumalıkızık'a gittik. Araba ile yarım saatte ulaşılan Cumalıkızık oldukça sevimli bir köy.

Gezi

Arnavut kaldırımlı eski cumbalı evlerin bulunduğu bölge 700 yıldır yaşam alanı. Restorasyondan sonra turizme açılan minik köyde tepeye uzanan dar yol boyunca sağlı sollu kahvaltırıcılar, kafeler bulunuyor. Biz de kahvaltımızı eski bir konaktan kafeye dönüşen otontik yer sofralarıyle eski günlerini hatırlatan Bulan Konağı'nda yaptık. Kişi başı 15 tl'ye gözlemeden menemene, her türlü reçel peynir zeytin ve çeşitlerini içeren zengin bir kahvaltı menümüz vardı.

Gezi

Kahvaltıdan sonra Cin aralığı denilen tek bir insanın sığabileceği aralıktan geçip, Cumalıkızık sokaklarını dolaşarak köy meydanına ulaştık. Köydeki teyzelerin yaptığı reçellerden alarak aşağıya,köy meydanına geri yürüdük. Zaten çok küçük bir köy olduğu için yarım saatte bütün köy yürünebiliyor. Köyden çıkmadan önce türk kahvesi için aşağıda mola verdik.

Gezi

Sonra arabamıza binerek herkesin çevresinin büyüklüğü hakkında efsaneler anlattığı Uluçınar parkına gittik (Merak ettiğimiz için denedik, çevresi sekiz kişinin elelele tutuşarak oluşturduğu çember büyüklüğünde) Parkta ortada buraya gelmemize vesile olan ulu çınar devasa cüssesiyle, etrafında ise çepeçevre masa sandalyeler, mangal yapanlar, gözleme yiyenler ve çay içmek için gelmiş olan birsürü insanla doluydu. Çınarın hemen üst tarafındaki kafe ise gözülmeye değer bir Bursa manzarası sunuyordu. Burada yan masada gördüğümüz meyve tabağından istedik. Böyle bir meyve tabağı olamaz! Muz,çilek,kivi üzerine şerit şerit kaymak konulmuş üzerine de bal ve ceviz dökülmüş. İlki 2 dakikada bittiği için ikinci tabağı söyledik. Buraya gidip de yemeden dönülmez.

Parktan sonra sonunda Bursa merkeze döndük. Kısaca Ulu camiyi ve bakırcılar çarşısını gezdik. Bakırcılar çarşısının içinde biraz oturduktan sonra İskender yemek için hemen çarşının az ilerisindeki ünlü İskendercide sıraya girdik. Yaklaşık yarım saat bekledik ama değdi. İskender gerçekten lezzetliydi. Midemizde kalan son boşluğa da İskenderi yerleştirdikten sonra geri dönüş yolculuğu için Güzelyalı'ya döndük ve 21:30 feribotu ile İstanbul'a geri döndük.

1 günlük Bursa gezisi, kesinlikle dolu dolu geçti. Direkt feribot ile de ulaşım çok kolay olduğu için haftasonu için tercih edilebilir. Bursa'dan Cumlalıkızık görülmeden, Uluçınar'da meyve tabağı yenilmeden de dönülmemeli:)