Çocuk haklarını çalan devlet

Kasım 2012 | Serhat Demir, Siyasal Analist

İHD Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Mehmet Güzel, 183'ü AKP döneminde olmak üzere son 24 yılda 563 çocuğun katledildiğini söyledi. Güzel, son dönemlerde çocukların tutuklanmasında yaşanan artışa ve cezaevlerindeki uygulamalara dikkat çekti. Diyarbakır Barosu da bunların yanı sıra özellikle uluslararası sözleşmelere konan çekincelerle Kürt çocuklarının anadil haklarının gaspedilmeye devam edildiğini bildirdi. Türk devleti, katlettiği Kürt çocuklardan Uğur Kaymaz ile ilgili AİHM süren davada 8 aydır sorulara yanıt vermedi. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi'nin yayınlandığı 20 Kasım 1959 günü, BM tarafından Dünya Çocuk Hakları Günü olarak ilan edildi. İHD Amed Şubesi Çocuk Komisyonu Üyesi Mehmet Güzel, konuyla ilgili DİHA'nın sorularının yanıtladı. En temel hak olan yaşama hakkının çocuklar için dahi uygulanmadığını dile getiren Güzel, Kürt illerinde bu hak ihlallerinin had safhada yaşandığını belirtti. Çocukların en önemli haklarından biri olan anadilde eğitim hakkının sistematik bir şekilde ve devlet politikası gereğince her gün ihlal edildiğinin altını çizen Güzel, şu bilgileri verdi:



İlk 6 ayda 10 çocuk"Türkiye'de AKP hükümeti döneminde 183 çocuk yaşamını yitirdi. Bu senenin ilk 6 ayında öldürülen çocuk sayısı ise 10 oldu. 1988 yılından 2012'nin ilk 9 ayına kadar 561 çocuk çatışmalarda, çöplükte oynadıkları bombalar, Ceylan Önkol'da olduğu gibi karakoldan atılan havan topları ya da Uğur Kaymaz gibi bedenine sıkılan 13 kurşun ile yaşamlarını yitirdi."İHD raporlarına göre 2010'da gözaltına alınan çocuk sayısı 286, tutuklanan ise 95; 2011 yılında ise gözaltına alınan çocuk sayısı 739, tutuklanan ise 214; 2012 yılının ilk 6 ayında gözaltı 122, tutuklanan ise 34 oldu. Toplamda ise 2010, 2011 ve 2012'nin ilk 6 ayında gözaltına alınan çocuk sayısı bin 147 çocuk olurken, tutuklanan çocuk sayısı ise 343 oldu.
En çok çocukları etkiledi
Son 24 yılda 563 çocuğun katledildiğini belirten Güzel, İHD'nin raporunda yer alan çocuk ölümlerini şöyle sıraladı: "1988'de yaşamını yitiren çocuk sayısı 1, 1989 yılında 2, 1990 yılında 21, 1991'de 15, 1992 yılında 117, 1993 yılında 79, 1994 yılında 99, 1995 yılında 11, 1996 yılında 7, 1997 yılında 7, 1998 yılında 5, 1999 yılında 12, 2000 yılında 3, 2001 yılında 1 çocuk yaşamını yitirdi. AKP'nin iktidara geldiği yıl olan 2002 yılında 18, 2003 yılında 12, 2004 yılında 12, 2005 yılında 12, 2006 yılında 23, 2007 yılında 9, 2008 yılında 17, 2009 yılında 21, 2010 yılında 16, 2011 yılında 33, 2012 yılının ilk 6 ayında ise 10 çocuk."
Türkiye'nin çekincesi
Türkiye'nin bildiriye 27 Ocak 1995 yılında imza attığını hatırlatan Güzel, ancak anadilde eğitim hakkı ile ilgili maddeye çekince koyduğunun altını çizdi. En önemli hakkın bildirinin yaşama hakkı olan 6. maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğini belirten Güzel, AKP döneminde çok sayıda çocuğun yaşamını yitirdiğini kaydederek, "Zaten en temel hak risk altında ise diğer hakların uygulanması daha zordur. Devlet çocukların yaşama hakkına büyük bir özen göstermelidir" dedi.
Anadil hakkı
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi de dün Adli Yardım Bürosu'nda basın toplantısı düzenledi. Çocuk Hakları Merkezi Sözcüsü Av. Erdem Kaya, "Çocukların eğitim, ifade özgürlüğü, kendi kültürünü yaşatma ve kendi dilini kullanma haklarını içeren 17-29 ve 30'uncu maddelerine koyduğu çekince, Türkiye'nin çocukların haklarına sınırlılık getirebilen bir devlet olması hepimiz için üzüntü vericidir. Bu çekinceler nedeniyle Türkiye'de bazı çocuklar, eğitim hakkından tam olarak yararlanamıyor. Bu da onların devlet tarafından ayrımcılığa uğradıklarını, yani devletin BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ikinci maddesini ihlal ettiğini göstermektedir" dedi.
BM'nin raporu
Kaya, bu konuda BM Çocuk Hakları Komitesi'nin Türkiye'ye ilişkin raporunda devletin temel yaklaşımının, çocuklar açısından hala sorunlu ve ayrımcı olduğunu gösterdiğini ifade etti. Yine aynı komitenin bölgede yaşanan işkence, kötü muamele ve yaşam hakkı ihlali yönündeki gözlemine ilişkin beyanında, "Özellikle siyasi faaliyetlerde bulunan ve derneklerde yer alan Kürt çocukları olmak üzere, çocuklara karşı hapishanelerde, karakollarda, araçlarda ve sokaklarda şiddet ve kötü muamelede bulunulduğuna ve işkence edildiğine ilişkin hazırlanan raporlar konusunda derin endişelerini ifade etmektedir" diye ifade edildiğini hatırlatan Kaya, şunları kaydetti: "Terörle Mücadele yasasına muhalefetten yargılanıp mahkum edildiği, işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, yaşam hakkından ve anadilde eğitimden sözleşmeye aykırı olarak mahrum bırakıldığı bu anda BM Çocuk Hakları Komitesi ile aynı kaygıları taşıyoruz."


Siyaset (Türkiye)