Damga Vergisinin Konusu

Temmuz 2016 | Mozambik_prensi, Maliyeci
I. GİRİŞ
Temelinde bir hukuki işlemin olduğu bir kısım kağıtları vergi konusu olarak belirleyen damga vergisi, vergi sistemimiz içerisinde uzun yıllardan beri yer almaktadır. Damga vergisinin temeli 1800’lü yıllara dayanmaktadır. Bugün uygulanmakta olan Damga Vergisi Kanunu 11.07.1964 tarih ve 11751 sayıle Resmi Gazete’de yayınlanan 488 sayılı Kanun olup 01 Kasım 1964 tarihinden beri yürürlüktedir.
Kişilerin hukuksal işlemlerini konu alan damga vergisinin geniş bir uygulama alanı vardır. Diğer tüm vergi türlerinin yükümlülerini ilgilendirdiği gibi, söz konusu vergiler nedeniyle yükümlülüğü olmayanların da karşı karşıya kalabildiği bir vergi niteliği taşımaktadır.
2. Verginin Konusu
Verginin konusu, verginin üzerinden alındığı ve verginin kaynağını oluşturan ekonomik öğedir. Verginin ne üzerinden alınacağı kanun koyucu tarafından ilgili vergi kanunlarından belirtilmektedir. Damga Vergisinin konusu, kanuna ekli 1 nolu tabloda yazılı kağıtlardır.
Bu tabloda sözleşmeler, taahütnameler ve temliknameler, kefalet, teminat ve rehin senetleri, faturalar, makbuzlar beyannameler gibi vergi hukukuna ilişkin kağıtlar bulunmaktadır. Kanun vergiye tabi kağıdın genel bir tanımlanmasını yapmamıştır. Karışıklığa meydan vermemek, vergiye tabi kağıtların içeriğini rahatça tayin edebilmek için kanun vergiye tabi kağıtları ismen saymıştır. Bir kağıdın vergiye tabi olup olmadığını anlamak içinb 1 nolu tabloya bakmak gerekmektedir. 488 sayılı kanuna göre sadece 1 sayılı tabloda yazılı kağıtlardan vergi alınacak, bunlar dışında kalan kağıtlardan herhangi bir vergi alınmayacaktır.
Kanuna ekli (1) sayılı tabloda kağıtlar dört küme altında toplanmıştır.
-Sözleşmelerle ilgili kağıtlar.
-Kararlar ve mazbatalar.
-Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar.
-Makbuzlar ve diğer kağıtlar.
Her kanun gibi Damga Vergisi Kanununun hükümleri de, devletin egemenlik hakkının geçerli olduğu saha ile sınırlıdır.Dolayısı ile, kural olarak, vergiye tabi kağıtlar, Türkiye’deki işlemlerle ilgili kağıtlardır. Yabancı ülkelerde düzenlenen kağıtlar, ancak Türkiye’de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir ve ciro yapıldığı, veya herhangi bir suretle hükmünden yararlanıldığı takdirde vergilenir.Belirtilen durumlardan birinin meydana gelmesi, kağıdın Türk hukuk sisteminde değerleme durumuna girdiğini ifade eder.
2.1. Verginin Mükellefi
Damga Vergisinin mükellefi düzenlenen kağıtları imza edenlerdir. Mükellefin belirlenmesinde imza edeni aramak yeterli olup o kişinin düzenleyip imza ettiği kağıdın kurallarından yararlanıp yararlanmadığını aramaya gerek yoktur.İmza edenler gerçek ya da tüzel kişi olabilir.
İmzadan amaç, bir kişinin gerek kendi el yazısı ile ve gerekse mührü ya da parmak izi ile kimliğini belli edecek bir işarettir. Tüzel kişileri temsil edenlerin imzaları yerine bu kişiliği belli edecek herhangi bir işaret imza yerine geçer.
Kişilerin aralarında düzenleyip birbirlerine verecekleri kağıtların damga vergisi yükümlüsü o kağıdı imza eden kişidir.Genel olarak kağıt tek kişi tarafından imza edilir. Fakat bazı durumlarda vergiye tabi kağıt birden çok kişi tarafından imzalanabilir. Bunun tipik örneği sözleşmelerdir.İmza edenlerin birden çok olması durumunda damga vergisi yükümlülüğü imza edenlerin tümüne birden doğar.
Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ilişkin kağıtların damga vergisini kişiler öder.Kişinin resmi dairelere vereceği kağıtların damga vergisini zaten o kağıdı düzenleyenler ödeyeceğinden burada genel kurala aykırılık yoktur.
Ancak, resmi dairenin imzalayıp kişiye verdiği kağıtların vergisinin yükümlüsü kişilerdir. Ayrıca, resmi daire ve kişinin birlikte imzaladıkları kağıt için de verginin tamamını yine kişi ödemek zorundadır.
Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ilişkin kağıtların damga vergisini kişiler ödediğinden, sözleşmenin karşı yanı 2 kat damga vergisi ödemek zorundadır. Örneğin; bir kamu kurumuna ait bir oteli işletmek isteyen bir uluslar arası otel zinciri ile iki örnek bir sözleşme imzalanması durumunda, sözleşmede geçen parasal tutarlardan dolayı uluslar arası otel zincirinin dört kat damga vergisi ödemesi gerekecektir. Bu durumun, yabancı yatırımların çekilmesi açısından caydırıcı etki yaptığı açıktır.
Yabancı ülkelerle Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye’de bu kağıtları resmi dairelere ibraz eden, üzerinde aktarma (devir) ve ciro işlemleri yapanlar ya da herhangi bir suretle kağıdın kurallarından yararlananlar öder. Örneğin; yabancı ülkelerden gelen kontrgarantilerin damga vergisini Türkiye’de bu kağıdın kurallarından yararlanan, diğer bir deyimle, karşılığında bankadan teminat mektubu ya da kredi isteyen gerçek ya da tüzel kişi tarafından ödenmesi gerekir.
Devletler hukuku kurallarına göre Türkiye’de bulunan elçilik ve konsoloslukları yabancı ülke topraklarında gibi kabul etmek ve aynı işleme tabi tutmak gerekir. Çünkü, bu elçilik ve konsolosluklar yabancı ülke kurallarına tabidir.
3.İstisnalar
Damga Vergisi Kanunu’nun sistematiği itibariyle, verginin konusuna giren kâğıtlar önce (1) sayılı Tabloda sayılarak belirlenmiş, daha sonra bu sayılmış kâğıtlardan (2) sayılı Tabloda sayılan resmî daireler, kişiler ve kurumlar tarafından düzenlenmiş olan ve özellikleri belirtilerek sayılmış olan kâğıtlar ise vergiden istisna edilmiştir. (2) sayılı Tablonun bölümlerinin alt sıralamasına baktığımızda; kişilerden resmî dairelere verilen/alınan, işçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili olan, ticarî ve medenî işlerle ilgili kâğıtların sıralandığı bölüme, çeşitli tarihlerde çıkarılan kanunlarla yeni istisna edilen kâğıtların eklendiği ve böylece istisna edilen kâğıtlar kapsamının da sürekli genişletildiği görülmektedir.
4. Vergilendirmede Kağıtların Durumu
Bir kağıdın vergiye tabi olup olmadığını belirlemek için (1) sayılı tabloya, vergiden istisna olup olmadığını belirlemek içinse (2) sayılı tabloya bakmak gerekmektedir. Eldeki kağıtların bu tablolarda sayılan ve istisna konularına girip girmediğini kestirmek içinse o kağıdın niteliğine bakmak gerekmektedir.
Bir nüshadan fazla olmak üzere düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette damga vergisine tabidir.Ancak, poliçe ve emre yazılı ticari senetlerin yalnız tedavüle çıkarılan nüshaları vergiye tabi tutulur.
Bir hukuki işlem nedeniyle birden fazla kağıt düzenlenmesi durumunda, her kağıt damga vergisine tabidir. Örneğin, sözleşme 3 nüsha düzenlendi ise her bir nüsha ayrı ayrı vergiye tabidir. Ancak kağıtların fotokopileri vergilendirilmez.
Bir kağıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu ve bu akit ve işlemler hiçbir surette bağlı ve aynı addan doğmadıkları takdirde her akit ve işlem için, ayrı ayrı damga vergisi hesaplanır. Bir kağıtta toplanan işlemler birbirine bağlı bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisi en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınır. Örneğin; bir kağıtta kira ve satış sözleşmesinin bulunması durumunda her bir işlem ayrı ayrı vergiye tabi tutulur. Ya da sözleşmelerde yazılan kefalet şerhi bulunması durumunda, söz konusu sözleşmelere yazılan kefalet şerhleri ayrıca damga vergisine tabi tutulur.
Bir kağıtta toplanan anlaşma veya işlemler bir asıldan doğduğu takdirde vergi, en yüksek vergi alınması gerektiren akit ve işlem üzerinden alınır. Bir kağıtta yer alan sözleşme ve işlemlerden birisinin maktu diğerinin oransal vergiye tabi tutulması durumunda, vergilendirme biçimi dikkate alınmaksızın ödenmesi gereken en yüksek tutar dikkate alınacaktır. Örnek; adi kefalet şerhleri.
Kağıtlara konan imzaların birden fazla olması durumunda damga vergisi her imza için ayrıca ödenmeyecektir. Çünkü, kağıdın tamamlanması ancak birden fazla imza ile gerçekleşmektedir. Örneğin; taahhütnameler birden fazla borçlu tarafından imzalansa bile kir kez damga vergisi ödenir.
Bu düzenleme, kağıdı imzalayanları verginin ödenmesinden sorumlu tutan Damga Vergisi Kanununun 24’üncü maddesi kuralıyla uygunluk göstermektedir.Anılan 24’üncü maddenin ikinci fıkrasında, kağıtları imza edenler birden fazla ise birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara vergi ve cezanın tamamından, imza edenlerin zincirleme sorumlu oldukları kuralı yer almaktadır.
5. Vergileme Ölçüleri ve Oran
Damga Vergisinde iki tür vergileme ölçüsü kullanılır. Bunlar nispi ve maktu ölçülerdir.Nispi vergide kağıtların türü ve mahiyetine göre, üzerinde yazılı belli para, matrahı oluşturur.Maktu vergide ise kağıtların mahiyetine göre matrah belirlenir.
Düzenlenen kağıtların içerdikleri belli tutarların dikkate alınması suretiyle yapılacak oransal vergilendirmenin kapsamında yer alan kağıtların ikili bir ayrım ile ele alınması olanaklı bulunmaktadır. Bu çerçevede yapılacak ayrımlamanın ilk ayağında, belli tutarı içermediklerinde maktu, belli tutarı içerdiklerinde oransal vergilendirilecek kağıtlar, ikinci ayağında ise, her durumda oransal vergiye tabi kağıtlar bulunmaktadır. Damga Vergisinde oran binde ile belli edilir.
Maktu vergi miktarları dikkate alınmak suretiyle vergilendirilen kağıtların ise, üçlü bir ayrım içerisinde ele alınması olanaklı bulunmaktadır. Bu ayrımı bir bedeli içerip içermediğine bakılmaksızın maktu vergiye tabi olanlar, içerdikleri bedelin kademelerine göre maktu vergiye tabi olanlar, belli parayı içermediklerinde maktu, belli parayı içerdiklerinde oransal vergiye tabi olan kağıtlar olarak yapılması olanaklıdır.
Damga Vergisi Kanunu belli para deyimini, kağıtların içerdiği ya da bunlarda yazılı rakamların oluşturacağı parayı anlatacağını belirtmektedir.Belli para saptaması bazen hesaplamayı gerektirebilir. Hesaplama sonucu bulunan tutar damga vergisi matrahını oluşturur. Örneğin; Yıllık olarak 3000 ABD Doları karşılığında 3 yıllığına kiraya verilen bir işyeri kira sözleşmesinin damga vergisi kiraya verme tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak bulunur.
Damga vergisine tabi bir kağıdın, oransal olarak vergilendirilebilmesi için ya kağıda bağlı işlem bedelinin kağıtta açıkça belirtilmiş olması ya da bedelin matematiksel olarak hesaplanmasına olanak sağlayan rakamların kağıtta yer almış bulunması gerekmektedir.
Bir işlemden maktu damga vergisi alınması öngörülmüşse karşısında miktarı, oransal damga vergisi alınması öngörülmüş ise, yine karşısında oranın yazılarak kağıt vergiye tabi tutulur. Oransal vergiye tabi kağıtlarda, örneğin kira sözleşmesinde aylık kira bedeli ve kira sözleşmesinin süresi belirlenmiş ise, bunların çarpımı sonucu ortaya çıkacak olan toplam kira tutarı, Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/1-c pozisyonu uyarınca damga vergisine tabi olacaktır.
Vergiye tabi kağıdın yabancı para türünden düzenlenmesi durumunda ise, kağıt üzerinde yer alan dövizin, kağıdın düzenlendiği tarihteki TC Merkez Bankasınca saptanan ve duyurulan cari döviz satış kuruna göre hesaplanacaktır. Damga vergisi miktarının “en yüksek tutarı” aşıp aşmaması konusu buna göre dikkate alınacaktır.
Yapılan düzenlemeyle (1) sayılı tablodaki her bir kağıt için hesaplanacak damga vergisi tutarına bir üst sınır getirilmektedir.Ancak, tabloda bazı kağıtlar için özel olarak belirlenmiş üst sınır bulunduğundan bu sınırların yeni düzenleme ile getirilen yeni sınır içindeki yerlerini koruması da sağlanmış olmaktadır.
Belli bir parayı içeren sözleşmelerin devri halinde ve akreditif mektup ile telgraflarda süre uzatıldığı aslından alının verginin dörtte biri alınır.
6. Verginin Ödenmesi
Damga Vergisi Kanununda verginin nasıl ödeneceği belirtilmiştir. Bu ödeme şekilleri şunlardır.
· Basılı damga konulması suretiyle ödeme
· Makbuz verilmesi suretiyle ödeme
· İstihkaktan kesinti yapılması suretiyle ödeme
6.1. Basılı Damga Konulması Şekliyle Ödeme
Damga vergisi basılı damga konulması şekli ile de ödenebilir.Basılı damga konularak ödemede, kağıdın tabi olduğu damga vergisinin bedeli yüzde beş noksanı ile nakden idareye ödenerek, kağıt üzerine damga vurulması suretiyle vergi ödemesi yapılır. Vergisi basılı damga konulması şekliyle ödenecek kağıtlar kanunda belirtilmiştir. Bunlar;
· Makbuz ve ibra senetleri, (I sayılı tabloda kaldırılmıştır.)
· Faturalar,(I sayılı tabloda kaldırılmıştır.)
.Ulaştırma ile ilgili kağıtlar,
· Elektrik, havagazı, telefon ve su abonman mukavelenameleri,
· Maliye Bakanlığının müsaadesi alınmak şartıyla vergiye tabi diğer kağıtlar.
6.2. Makbuz Verilmesi Şekliyle Ödeme
Damga Vergisi, esas itibariyle kanunda sayılan haller dışında makbuz karşılığında ödenir.Makbuz mükabili ödeme damga vergisinin genel ödeme şeklidir. Kağıt için herhangi bir ödeme usulü belirtilmemişse, makbuz mükabili ödenecektir. Ayrıca Maliye Bakanlığı gerek göreceği kağıtların vergisini makbuz verilmesi biçiminde ödetmeye yetkilidir.
Damga vergisini makbuz karşılığı ödeyecekler 16 nolu DV Tebliğinde sayılmıştır.
  • İl Özel İdareleri-Belediyeler
  • Döner Sermayeli Kuruluşlar
  • Bankalar
  • KİT ve İDT’ler
  • Özerk Kuruluşlar
  • Diğer Kamu Kurumları
  • Anonim Şirketler
Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların;
Sürekli DV mükellefiyeti vardır.
Damga vergisi defteri tutmaları ve bu defterleri notere veya ticaret sicil memurluğuna tasdik ettirmeleri gerekmektedir. Bu tebliğ kapsamındaki mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisi ertesi ayın 23. Günü akşamına kadar vergi dairesine damga vergisi beyannamesi ile bildirilir ve 26. Günü akşamına kadar ödenir.
İhtiyarilik hakkını kullanarak mükellefiyet tesis ettirmeyen mükellefler, düzenledikleri veya taraf oldukları kağıtlara ilişkin damga vergilerini Damga Vergisi Kanununun 22/b bendine göre kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen 15 gün içinde ilgili vergi dairesine damga vergisi beyannamesi ile bildirecek ve aynı süre içinde ödeyeceklerdir.
6.3. İstihkaktan Kesinti Yoluyla Ödeme
· Genel bütçeli idareler,
· İl özel idareleri, belediyeler,
· Bankalar,
· İKT ile bunların teşekkülleri, müesseseleri, ödemelerinde kullanılan nisbi vergiye tabi makbuzlar ve bu mahiyetteki kağıtlara ait vergiyi, ödemenin yapılması yada avansın itası sırasında, istihkaktan kesinti suretiyle ödeyebilir.
İstihkaktan kesinti suretiyle ödenecek kağıtlar;
- Hizmet erbabına maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, tazminat, ikramiye ve harcırah gibi adlarla yapılan istihkaklar ve avans ödemeleri.
- Resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler.
Genel Bütçeli daireler dışında kalan ve istihkaktan kesinti yapmak durumunda olan daire ve müesseseler tarafından bir ay içinde kesilen vergi, ertesi ayın 23. günü akşamına kadar ödemenin yapıldığı yer vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirilir ve 26. Günü akşamına kadar ödenir.
7. Vergi ve Cezada Sorumluluk
Birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlarda vergi ve cezanın tamamının ödenmesinden, imza edenler müteselsilen sorumludurlar.
Vergiye tabi kağıtların damga vergisinin ödenmemesinden veya eksik ödenmesinden dolayı alınması gereken vergi ve cezadan, kağıtları ibraz edenler sorumludur.(mükellefe rücu hakkı olmak üzere)
Sürekli damga vergisi mükelleflerinin taraf oldukları işlemlerde, damga vergisini beyan ve ödeme sorumluluğu bu kişilerdedir. Verginin ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, vergi için diğer tarafa rücu hakkı olmak üzere, vergi, ceza ve ferileri sürekli mükellef olanlardan alınır.
Resmi daireler ve noterlerce düzenlenerek kişilere verilen veya dairede bırakılan ve damga vergisi hiç alınmayan veya noksan alınan kağıtların vergisi mükelleflere, cezası düzenleyenlere aittir.
Vergi ve ceza, kağıtları düzenleyenlerden alınır.(Vergi için mükellefe rücu hakkı saklıdır.)Noterler damga vergisi ödenmemiş veya eksik ödenmiş kağıtları vergi ve cezası ödenmeden tasdik eder veya suret çıkarırlarsa, noterlere, mükellefe kesilen ceza kadar bir ceza, VUK 355 inci madde hükmüne istinaden de özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
8.Sonuç
Damga Vergisi günümüzdeki vergiler içerisinde uygulaması en eski dayanan vergiler içerisinde yer alır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablo günümüz karmaşık ticari ilişkilerini kavramaya uzaktır.Gelişen teknoloji ile birlikte bir çok yeni işlemler ortaya çıkmıştır. Damga Vergisi Kanununun günümüz ilişkilerini kavrayabilecek şekilde tekrardan düzenlenmelidir.

KAYNAKÇA


-488 sayılı Damga Vergisi Kanunu
- Mehmet TOSUNER, Zeynep ARIKAN, Türk Vergi Sistemi
-Yılmaz Özbalcı, Damga Vergisi Kanunu Yorum ve Açıklamaları
-Mehmet BAYDEMİR Damga Vergisi
-Mehmet ÖZGEN, Yönetim ve Kira Sözleşmelerinde Uygulanan Damga Vergisinin Yabancı Sermayenin Türkiye’ye Gelmesini Engelleyici Etkisi
- Sebahattin ERİŞİR, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 12, Özel S., 2010
-M. Ezhan DOĞRUSÖZ, ”Yabancı Ülkelerde Düzenlenen Kağıtlarda Damga Vergisi”, Yaklaşım Dergisi
- Süleyman YÜKÇÜ, 4369 Sayılı Kanunla Damga Vergisine Getirilen Üst Sınır, Yaklaşım Dergisi