De Providentia: Tanrısal Öngörü

Ekim 2012 | Aykut Kardaş, CAD Designer

Bu adam hiç bir zaman kaderine karşı zafer kazanacak değerde görülmemiştir; çünkü kader kendisini bütün korkaklardan çeker ve sanki şöyle der:

"Onu kendime ne diye rakip alayım? Hemen silahlarını bırakacak; ona karşı bütün gücümü kullanmama hiç gerek yok; şöyle hafifçe kaşlarımı çatsam savrulup gider, bakışlarıma dayanamaz. Siz bana kendisiyle mücadele edebileceğim değerde birini bulun; yenilmeye dünden hazır bir insanla dövüşmek bana utanç verir."

Sayfa: 43

Devletin nezareti altında karılıp hazırlanan o zehri, adeta ölümsüzlük iksiriymiş gibi bir dikişte içti ve ölene kadar ölüm üzerine sohbet ettiği için Socrates'e kötü davranıldığını mı düşünüyorsun? Kanı soğuyup soğukluk yavaş yavaş bedenine yayılıp da damarları büzüldüğü için mi kötü bir davranışa maruz kalmıştır? Oysa mücevher işli kadehlerle kendilerine içkiler sunulan adamlara bakınca biz Socrates'i ne çok kıskanmalıyız; her şeye katlanmak üzere yetiştirilen, hadım edilmiş ya da cinsiyeti meçhul bir hizmetkar tarafından, şarapları altın bir kapta karla karıştırılıp kendilerine sunulan o adamlara bakınca! Bunlar ne içse yüzlerini buruşturup kusacak, öyle rahatlayacaktır ve ağızlarında sırf safra tadı kalacaktır; o ise kendisine sunulan zehri keyifle seve seve içecektir.

Sayfa: 49

Yoksulluğu aşağılayın; kimse doğduğu an ki kadar yoksul yaşayamaz. Acıyı aşağılayın; ya ferahlayacaktır ya da sizi ferahlatacaktır. Ölümü aşağılayın, sizi ya sona ulaştırır ya da başka bir yere taşır. Talihi aşağılayın; ona ruhunuza saplayacağı bir mızrak vermedim. Her şeyden öte, siz istemedikçe hiçbir şeyin size ele geçirmemesine özen gösterdim; çıkış yolu açıktır. Dövüşmek istemiyorsanız kaçıp gidebilirsiniz. Sizin için zorunlu olmasını istediğim olaylar içinde bir tek ölümü kolay kıldım.

Sayfa: 71

Ölmek dediğimiz olay ruhun bedenden ayrılmasıdır, o kadar kısadır ki, hızını hissedemezsin bile. Ya bir düğüm gırtlağı sıkar, ya su nefesi tıkar, baş aşağı düşer biri, çarpınca sert toprağa parçalanır gider, soluk alıp verirken bir duman yutarsın, canından olursun; nasıl gelirse gelir ölüm, ama hızlı gelir. Utançtan yüzünüz kızarıyor mu? Bu kadar çabuk olan bir olaydan onca zamandır korkuyorsunuz..!

Sayfa: 73

De Providentia: Tanrısal Öngörü / Notlarım

-Seneca