Deformasyon

Şubat 2012 | İlginc Adam, Yazar
Düz yazılardan denemelere kadar kullanılan en güzel tekniktir bence. Anlatılışın bile değişikliğe ihtiyacı vardır. Sıradan sözler her ne kadarda etkilesi bile okuru sıkar. Sözcükler şekil değiştirir ama anlam değişmez.

Yabancı olarak karşılaştığımız kelimelerin bile cümlelerde etkisi oluyor elbet. Genel türkçe kelimelerin arasında "flashback" gibi bir terim kullandığımda, şu an olduğu gibi cümle içerisindeki anlamdan çok kelime anlamlarına takılıyoruz. Deformasyon aslında düzgün olan bir biçimin şeklini değiştirmesidir. Kimi zaman şiirlerde, kimi zaman makalelerde karşımıza çıkınca, beyni meşgul etmeye başlar ve olayların akışını etkiler. Anlamaya çalışırsak; normal şartlarda bir tabloya baktığımızda, resimin içerisindeki renkler bize çizgileri göstermez yani tabloya detaylı değil bütünlemesine bakarız. Biraz alkol alınca bu renklerin birbirleri arasındaki geçişler daha dikkatimize çarpar. Tamamen sarhoş olunduğunda görebildiğimiz tablonun sadece dağınık bir renk karmaşası olduğudur. Bu şekilde bir bütünün bozulması, deformasyona uğramasıdır diyebiliriz.

Deformasyon kullanarak bir çok düz yazım mevcut ve burada da paylaşmayı düşünüyorum. Bozuk cümleler bazen bize olayları ne kadar farklı bakmamız gerektiğini de vurgular. Şöyle ki, kurallara uygun yaşayan bir insanı düşünelim ve bu kurallar biraz katı olsun;

Örnek kurallar:
  1. Saçlar kısa kesilecek.
  2. Sakal, bıyık ve benzeri yüz temiz olacak, bırakılmayacak.
  3. Klasik bir giyim olacak. (Kumaş takım, beyaz gömlek, yeşil kravat, bayanlarda yeşil fular)
  4. Ayakkabılar takıma uygun olacak.
  5. Kaldırımda yürürken her zaman sağ taraf kullanılacak.
  6. Karşıdan karşıya geçerken ışık yolun ortasında dahil yansa durulacak.
Şimdi gelelim bu saçma kurallara. Özellikle kısıtlama getirdim, deformasyona istemeden uğrayınca çekilen dikkate değineceğim birazdan.
Öncelikle bu kurallara aykırı olan ne varsa yapalım;
Saçlarımızı uzatalım, tarz olacak bir sakal bırakalım, spor giyinelim ve canlı renli olsun, spor ayakkabısı beyaz olsun, kaldırımın boş olan yerlerinde zig zaglı yürüyelim, ışık yansa dahil durmak yerine karşıya hızlı geçelim.
Bu kurallara uyanlar, bu farkı elbet dikkat kesileceklerdir. Yalnız, buna hoşgörü ile bakanların sayısı herzaman azdır. İyi görenler "bende yapabilirim" diyor ve "ama" kelimesini ekliyor. Nedeni var olan kurallar zincirini bozmaktan korkmak.

Hikayeler ve masallar anlatırken, "bir varmış, bir yokmuş" çelişkileri içerisinde başlayarak, alışkanlık zincirimize takılmayacağımız halkaları takmılar zamnında. Zaten açık ve bu bizi yatakda değilde ayakta uyutma politikası olarakta algılanabilir. Hikaye de olsa masalda olsa, bildiğimiz bir gerçek "ya vardır, ya yoktur"....

Hayal gücünü o kadar gizli kurallarla yönetiyoruz ki, hemen hemen hiçbirimiz bu deformasyonla ilgili değiliz. Çünkü, farkında değiliz... Deformasyona uğramış cümleler ile burada bazı kısa hikayeler yazacağım, bakalım bu kadar bilginin ardından, anlamını değiştirebilen cümlelerin aynı anlama geldiğini ve bu cümlelerim hangi kelimeler ile ifade edildiğini farkedebilecek misiniz?

Not: Metindeki cümlelerin çoğunluğu biçim (deformasyon) değiştirmiştir...