YEDİKLERİNİZ İLACINIZ OLSUN

Eylül 2012 | Süleyman Gönülkırmaz, Ziraat Mühendisi
Ünlü Yunan hekimi Hipokrat’ın yemini kadar ilginç ve etkili bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Hipokrat der ki; “yedikleriniz ilacınız, ilacınız yedikleriniz olsun”. Beslenme ve sağlık ilişkisi ancak bu kadar güzel tanımlanabilir.

Hipokrat her canlı organizmanın, yaşayan doğanın iyileştirici güçlerinden yararlanmasını bizlere öğretti. O, iyi beslenme ve kötü beslenme alışkanlıkları ile herhangi bir hastalığın seyrinin bu bağlantıyla ilgili olduğunu gösterdi. Gıdaları ilaç olarak kullanmamızı, gıdaların güçlü bir ilaç olduğunu anlattı.


Alman eczacı Adam Serturner’in 1805 yılında morfini keşfetmesi ve haşhaşın sütlü özsuyundan morfini tek madde olarak izole etmesi kimyevi ilaç tarihinin miladı oldu. Tek aktif maddenin ilk izole başarısı ile ilaç endüstrisi tıbbın üzerinde denetimi çok hızlı sağladı. İlaç sanayi denetimi garantiye almak için bilim adamlarına hazır izole maddeler vererek her türden araştırma ve çalışmaların izole tek maddeler üzerinden yürütülmesini sağladılar ve kolaylaştırdılar. Tek maddenin insan doğasına uygun olmadığı görüşü göz ardı edildi ve küçümsendi. Doğal vitaminler ve doğal maddeler reçete için bir suç haline getirildi.


Her yıl sağlık sistemine akıtılan yüz milyonlarca dolara rağmen, insanlar daha sağlıklı olmuyorlardı. Gelişmiş ülkelerde kanser ve kalp hastalığının artış oranı diğer ülkelerin üzerinde seyrediyordu. Bu durum bilim insanlarını doğal araştırmalara yöneltmiştir. Doğal yiyeceklerde bulunan maddelerin kanser, yüksek tansiyon, kalp hastalığı şeker
hastalığı ve osteopoz gibi ciddi hastalıklara karşı koruyucu etkisi olduğu yaşlanma sürecini geciktirdiği de araştırmalarla öğrenilmiş oldu. Çalışmalar meyve, sebze ve
tahıldan zengin diyetle beslenen ülke ve insanların kansere ve kalp hastalığına karşı daha korunmalı olduğu gösterilmiştir.

Yüksek yağlı düşük lifli diyet bir şekilde kalp hastalığı ve bazı kanser türlerinin gelişme olasılığını arttırdığı bugün daha iyi bilinmektedir. Bitkisel açıdan zengin bir diyetle beslenenlerin kanser veya kalp hastalığı oranları düşüyürsa yiyeceklerdeki her bir
madde vitaminler, mineraller ve diğer kimyasallar özel korumalar sağlıyorlardı.
Bu özellikte bir beslenmeyi bugün Akdeniz insanları ve Giritliler uygulayarak ömürlerine ömür katmaktadırlar. Sağlıklı kişilerin iyi bir zeytinyağını, bir bardak yeşil çayı, haftada en az bir gün balık, iki gün bakliyat yediği, salatasız yemeğin yenmediği, antioksidan özellikleri yüksek meyvelerden nar, üzüm, incir tohumlardan ceviz, fındık, bademin bol yendiği, kışın portakal, limon, mandalina, greyfurt, turunç tüketimini artırdığı, bitki çayı olarak mercanköşk, alıç, tıbbi nergis, adaçayı ve biberiyenin içilmesinin iyi olacağı görülmektedir.


Bugün bitkilerin bütüncül sinerjik yapıları ve tıbba sağlayacağı fayda değerler laboratuvar ve hayvan deneyleri ile fitokimyasalların mucizevi faydaları ortaya tekrar konmaya başlamıştır. Bu gerçek Hipokrat’ı 2000 yıl sonra yeniden bulmamızı sağlamıştır.

Doğal beslenme adına Hipokrat’a binlerce teşekürler, “Sağlıkta” kalın

Süleyman Gönülkırmaz