Eğitim Sistemimiz Nereye Gidiyor.

Mart 2012 | B. Bagoglu, Üniversite Öğrencisi
Eğitim sistemimiz nereye gidiyor? Yükselişe mi yoksa çöküşe mi geçti?

Öğrencilerimiz daha çocukluklarını yaşayamadan SBS ile tanışıyorlar ve çok erken yaşlarda sınav yarışına başlıyorlar. Yapılan araştırmalar dersaneye gitme yaşının 10′a düştüğünü belirtiyor. SBS yılları geçtikten bir kaç sene sonra bu kez daha büyük bir yarış başlıyor, ÖSS. ÖSS’de geçtikten birkaç sene sonra da KPSS.

Bu tabloyu kısaca özetlersek; 10 ile 30 yaş arası insanımız dershaneye bağımlı hale getirilmiş durumda. Çocuklar çocukluklarını yaşayamıyor, yetişkinler en üretken çağlarında KPSS ile uğraşıyorlar. Bu durum insanımızın psikolojisini alt üst etmekten başka hiçbir işe yaramıyor. Bu ara basında çok fazla duyduğumuz, Muğla’nın Fethiye ilçesinde dersane borcu yüzünden intihar eden 18 yaşındaki genç ve yine sınav stresinden dolayı geçtiğimiz günlerde Adana’da intihara kalkışan üç kuzen de bu durumun bir sonucu.

Birer eğitim yuvası olması gereken dershaneler maalesef birer ticarethaneye dönüşmüş durumda. O halde okullar niye var? Bu durumun yaşanmasının en büyük nedeni ise eğitim sistemindeki çeşitlililik, ikililiktir. Anadolu liseleri, Fen liseleri, kolejler, normal okullar…

Çocuklukta SBS, gençlikte ÖSS ve yetişkinlikte KPSS.

Çocuklukta SBS, gençlikte ÖSS’ye giren öğrencilerin büyük bir bölümü, bu kez yetişkinlik yıllarında ise KPSS’ye girecektir. KPSS’ye giren adayların büyük bir bölümü ise öğretmenlerdir. Memur olmak isteyenler de KPSS’ye girmektedirler. Sistem öyle çarpık işlemektedir ki, bazı bölümler KPSS’de 100 tam puan alsalar dahi atamaları olmamaktadır. Aslında onların önünde bir de büyük bir belirsizlik vardır. Milli Eğitim Bakanlığı hangi branşlardan alım yapacağını önceden açıklasa, bu insanlarımız en azından koskoca bir senesini sınava harcamayacak ve kendi alanına yönelebilecektir.

Bizim eğitim sistemimiz gençlerimizi psikolojik bir baskı altına sokmakta, onları ölüme ve intihara sürüklemektedir. Yine geçtiğimiz haftalarda KPSS’den dolayı genç bir öğretmen intihar etmişti. Yıllarca yapılan yanlış uygulamalardan vazgeçelim. Milli Eğitim Bakanımız en büyük kaynağın eğitime harcandığını söylüyor. Kuşkusuz fiziki alt yapıya, dersliklere, yeni okullara ihtiyacımız var. Ancak bunlardan daha önemli olan kaliteli eğitim gibi ihtiyaçlara öncelik verilmeli. İhtiyaçlar önceliklere göre halledilmeli. Dershaneler ticarethana olmaktan çıkarılmalıdır.