Evrim nasıl oluşmaya başlar?

Nisan 2012 | Gonca Köse, Öğrenci

Hayvanlar bizden çok önce denizin bağrında doğdular… Olağan üstü bir çeşitliliğin sağladığı üstünlük sayesinde kavga ve yasaları ile kendilerini kabul ettirdiler. Yer küreyi ilk ele geçirenler göklerde yaşıyorlardı: İlk böcekler. Hayvanların tarihini anlatmak bir bakıma zamanı alt üst etmektir. Yer küre 4,5 milyar yaşındadır.O dönemde yeryüzü henüz akışkan bir kitle halindedir. Katılaşması da 1 milyar yıl daha alacaktır. ‘’Prokaryot” denen çekirdeksiz ve tamamen oksijensiz yaşayan tek hücreler bu dönemde belirdiler. Günümüzde ise, her enlemde, her ortamda, kutup çöllerinden ineğin işkembesine bizim bağırsaklarımıza kadar her yerde varlar. Yaşamlarını mayalanmış şekeri karbona çevirerek sürdürürler…Daha sonra başka yaşam biçimleri de gelişecektir. Klorofille birleşime girebilen, içlerindeki güneş enerjisini emebilen (fotosentez ilkesi keşfedildi..) hücreler gelişmeye başlar. Bütün bunların yanında yerkürede bir atık üretilmeye başlar: Bu atık Oksijen’dir. Oksijen dünyanın ilk yaşadığı çevre kirliliğidir diyebilir miyiz? Yaklaşık 2 milyar yıl boyunca yaşam sudaki bakteriler ve gözle görülmeyen yosunlarla sınırlı kalmıştır. Arkadan başka bir tür tek hücreli varlıklar gelir.“Ökaryot hücre” Ökaryotlar, çekirdeğinde kalıtımsal mirası içeren hücredir. Ayrıca canlı maddeyi çevreye karşı koruyan bir sugeçirmez zara sahiptir artık…Glikozun tüketilmesi kalori biriktirilmesini kolaylaştırdı ve şekerin yakılması hareket için gerekli enerjiyi sağladı. Artık daha özgür olunabilirdi… Hareket edebilme yeteneğinin hayvan evriminin başlangıcı sayılması gerekir. Bu bir tür hayatta kalma yoludur. Hayvan dünyasının, bitki dünyasından tam olarak ayrılmasının Prekambiyen dönemde yani günümüzden 1 milyar 600 milyon yıl önce gerçekleştiği sanılıyor… Ancak ökaryot hücrelerin yavaş yavaş mı yoksa aniden mi ortaya çıktığı bilinmiyor. Peki... İlk hayvanlar neye benzer? Yaprak kurtlarına. Yumurta akını andıran bedenleri, ana eksen boyunca yan yana konmuş parçacıklardan oluşur. Sonra hemen arkalarından başı ve kuyruğu olan başka kurtlar gelir. Bugün hayvanlar alemindeki çeşitlilik 2-3 milyon tür…Kaynakların sınırlı olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla türler arasında bir yarış başlar. Bu yarış aynı türün bireyleri arasında, aynı türün toplulukları arasında ve elbette farklı türden topluluklar arasında kıyasıya yaşanır. Bunların içinde en korkutucusu hangisidir? Tabii ki aynı türün bireyleri arasında olandır. Çünkü aynı besin ve enerji kaynaklarını ararlar. Her birey diğerinden farklı olduğu için de her biri yarışa taşıdığı üstünlük veya zayıflık kadar hayatta kalabiliyorlar. Eğer taşıdıkları üstünlükler kalıtımsal ise, başka bir deyişle gelecek nesillere aktarılabiliyorsa, topluluk içinde bu bireylerin otomatikman sayısı artıyor. İŞTE EVRİM BUDUR ! Yaşamın temelinde ve yazgısında evrim geçirmek vardır. Tanımı gereği yaşam, zaten kendini yeniden üretmektir. İlk çok hücreli omurgasızların ortaya çıkışından 120 milyon yıl sonra ilk omurgalı balıklar gün yüzüne çıkmıştır. Bu ilk omurgalı balıklar, günümüzün balıklarına hiç benzemezler…İlk balık kırıntısı 530 milyon yaşındadır ve Güney Çin’de fosil olarak bulunmuştur.Evrim Teorisi

Kabaca özetleyecek olursak; Eklemlilerin katı bir dış iskeleti var, o arada başka bir hayvan kümesi kasların tutunabileceği parçalı, kıkırdaksı bir omurga geliştiriyor… Derken kıkırdaklı balıklar gün ışığına çıkıyor yani köpekbalıkları ile kedibalıkları ve ardından da kemikli balıklar geliyor. Günümüzden 400-350 milyon yıl önce kemikli balıklarda değişime uğruyorlar. ortam ne olursa olsun tüm canlı formlarında olağanüstü bir çeşitlilik görülüyor. Adeta yaşam patlıyor…