FERNANDESS

Mayıs 2014 | Güneş Banu Kocatepe, Öğrenci İşleri Müdürü
Dün maçta, Fernandes’e yapılan saldırı şaşırttı beni. Herkes şaşırdı, Türk futbolunda bir ilk olabilir.

Adamın birinin elini kolunu sallaya sallaya, sahaya inip içinden geldiği gibi davranması, öfke kontrolü problemi. Gerçekten şaşırtıcı. Gerçi yaka paça götürdüler ama, malum yasalar gereği yirmi dört saat sonra bırakırlar bunuda. Fernandes de korkudan altına yapmakla kalır. Korktuysa tabii...

Hani biz misafirperver bir millettik. Elin adamına ayıp olmadı mı şimdi.

Kendimce bu ve bunun gibi bir sürü şeyi sorguladıktan sonra aklıma bu saldırganın benim iş mahalime gelmesini dilemek oldu. Adam gibi işini yapan Fernandeze saldıracağına gelip şurada bir iki kişiye saldırsa ne olur sanki. (Tembellere sözüm)

Aman şaka şaka hemen hindi gibi kabarmayın. Şiddete karşıyız.

Bazı işler var ki, ağzınızla kuş tutsanız hep ihalenin size çıkması durumu oluyor. Hele işiniz öğrenci psikolojisi (kırmızıyla yazsam da, anlayamadığım bir psikloloji çeşididir.) dahilinde eğitimcilik ya da yöneticilikse vay halinize.

Sadece ‘’kendi penceresinden bakan’’ bakmayı görev sayan bir öğrenci grubu direk karşınızda olur.

Her lafa bir lafları vardır. Kurallar delinmek içindir. Siz delinmesin diye kendinizi paraladığınız her konuda karşınıza ‘’toma’’ gibi çıkarlar.

Soran, sorgulayan nesil hepimizi gururlandırıyor ama biraz mantık , biraz eseme herkesin faydasına olmaz mı?

Nasıl oluyorda öğrencilik hayatı bitince bir anda mantık abidesi oluyorlar, kural koyucu , hatta ; uygulayıcı oluyorlar, şaşırtıcı gerçekten. Süreç deyip geçiyoruz. Çoğu zaman izah ediyorum asla başımdan savmıyorum, çünkü işimi severek yapıyorum. Fakat bazen tavırları gerçekten yorucu ve üzücü oluyor.

Bu Fernandes olayından buraya nasıl geldim ama sanırım çok dolmuşum.

Öğrencilerin bir psikolojisi olduğunu kabul ediyorum ama gençleri biraz sağduyu ve mantığa davet ediyorum. Bu dersten kalmışım demek , diyebilme vicdanı varken hoca beni bıraktı diyen gençlik,geleceğimiz size emanet, gözünüzü seveyim.

Dürüst, anlayışlı, sorgulayan , öfkesiz günlere.

Sonunuz ve sonumuz Fernandese yakın olmasın, aman ha...

Sevgiyle...

G.Banu KOCATEPE
Aralık 2013-12-16