Film İncelemeleri - Şeytan ( The Exorcist, 1973 )

Mayıs 2014 | Mustafa Uğur Şen, Senarist
William Friedkin'in 1973 yapımı The Exorcist filmi; feminizm, kadın bağımsızlığı ve cinselliği ile ilgili korkuların kadının ruhunun şeytan tarafından ele geçirilmesi metaforu ile aktarıldığı bir filmdir. The Exorcist şeytanın tehdidinde çözüm olarak ataerkil ideolojinin tekrar iktidarını kurmasını gösterir.

Film, Regan Mc Neil adlı 12 yaşında bir kızın ruhunun şeytan tarafından ele geçirilmesini anlatır. Regan'ın bir sinema oyuncusu olan annesi Chris, kocası tarafından terk edilmiştir. Aile bir babadan yoksundur ve bu yüzden saldırıya açıktır. Chris, küçük kızı Regan'la sekreteri ve hizmetçileriyle mutlu bir aile görüntüsü vermektedir. Bence öncelikle Regan hakkında ki en rahatsız edici şey adıdır. Regan, Kral Lear'ın ' bir yılandan daha keskin dişleri olan ' canavar kızlarından bir tanesinin adıdır. Böylelikle Regan, Hıristiyanlıktaki kadının boyun eğmezliğinin, gem vurulmamış cinsel açlığının ve ihanetinin sembolü olan yılanla özdeşleştirilir. Şeytanın, filmin başında Irakta'ki kazılarda ortaya çıktıktan sonra Amerika'da bir kızın ruhunu zapt etmesi ilginçtir. Amerika özellikle o dönemde kadın bağımsızlık hareketinin en etkili olduğu ülkedir. Mikro düzeyde Mc Neil ailesinin durumunu makro düzeyde ABD toplumuna uyarlıyabiliriz. Şeytan, yaşamak için ataerkilliğin kalelerinin düştüğü, cinsel devrimin yaşandığı, boşanmaların arttığı bir toplumu seçmiştir.

Regan'ın şeytana esir düşmüş olarak gösteren tüm sahnelerin kadın cinselliğini aşağılayıcı imgeler içerir. Bu imgeler aktif cinsellikleri için kadınları cezalandırmayı savunan cadılık ideolojisini hatırlatacak şekilde kadın cinselliğini tehlikeli, kontrol edilmesi gereken bir şey olarak sunar. Bu eril bir cinsel kaygı belirtisidir. Şeytan çıkarma ayini de kadının tehditkar cinsel gücünü bastırma çabasıdır. Bu tür gizli güç ve şeytan filmlerinde kadınlar şeytanın ve kötü gizli güçlerin dünyaya geçiş yaptıkları bir kapı işlevi görür. Williams'da Regan'ın, kadınların erkekler tarafından yönetilmesini sağlayıp tıp, din, annelik gibi ataerkilliğin en önemli kalelerine saldırır.



Filmde dikkat çeken iki önemli nokta, babadan yoksun ailenin saldırıya açık olması ve kadının şeytanın dünyaya gelişine aracılık etmiş olmasıdır. Film babasız bir ailenin uğradığı felaketle başlar, annenin bu felaket karşısında aciz kalıp bir erkeğin ( Peder Damien ) yardımına başvurması ile sürer ve erkeğin problemi çözmesi ile son bulur. Peder Damien Carras ailedeki babanın yokluğunu doldurur. Chris ve Damien bu olay sırasında yakınlaşırlar. Anne panik içinde ne yapacağını bilemez. Tek çare olarak, yalvararak babanın yardımını ister. Babasız aile modeli başarısızlığa uğramıştır. Baba olaya karışır, kendisini feda ederek aileyi kurtarır.

Regan, korku filmlerinde kadının sıkça görülen özelliklerini kendisinde toplamış gibidir. Kadının cinselliğine duyulan korku ve kadının güzelliğinin arkasında sakladığı korkunç yüzü. Kadın cinselliği filmin çıkış noktasıdır. Regan, şeytan tarafından ele geçirildiğinde 12 yaşındadır. Ergenliğe henüz girmiş ve cinselliğini yeni kazanmıştır. Regan, kendisini hipnotize etmeye çalışan adama saldırıp cinsel organlarını ısırmaya çalışır. Masum kadın cinselliği altındaki iğdiş edici canavar vurgulanmış olur. Regan'ın filmin başlarındaki masum güzelliği kaybederek filmin sonlarına doğru iğrenç, korkunç bir hal alır. Filmin sonunda şeytandan kurtulduktan sonra Regan itaatkar ve tatlı bir kız olmuştur. Rahiplerden birine gülümser, öperek uzaklaşır. Bunu ataerkil otoriteye teslim olmanın kusursuz bir örneği sayarız.