Finlandiya'da Eğitim...

Ocak 2014 | Emel Gerçek, Arkeolog
  • Düşük maliyetler, kısa okul saatleri, ile yüksek akademik başarıyı;
    bireyselliğe, bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim
    programını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla bol
    boş zamanı, eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi hala
    eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor.
İşte size Fin eğitim sistemiyle ilgili 9 şaşırtıcı gerçek.

  • Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7.
    Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor. Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını
    okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.
  • Fin eğitim müfredatı basit ve genel bir çerçeve tanımlamaktan ibaret. Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi
    eğitim-öğretim programlarını şekillendirme haklarına sahipler.
    Öğretmenler de öyle.
  • Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde
    not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar not verme zorunluluğu
    yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller.
    Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.
  • Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders veriyor. Haftada
    iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için
    ayırıyorlar. İlk okulda öğrencilerin ders dışı/teneffüs olarak geçirdikleri zaman
    toplam 75 dakika. Amerika’da bu oran 27 dakikaya kadar düşüyor.
    Türkiye’de ise ortalama 45 dakika.
  • Tüm öğretmenlerin en az master derecesi var ve üniversite başarısı en
    yüksek %10'luk dilim arasından seçiliyorlar. Öğretmenlik toplum gözünde
    statüsü en yüksek mesleklerden biri. Finlandiya öğretmenleri başarılı-başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip. Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim-öğretim programlarıyla kendilerini geliştirmesinin önü açılıyor. Hiçbir
    öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu yok.

  • Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur. Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.
  • Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini
    gözlemleyebilmelerini ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli
    nedeni. İstatistiklere göre çocukların ortalama %30’u eğitim
    hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla destekleniyor. Fin okullarında spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak
    takımlar yok. Rekabet, üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen
    bir şey değil.
  • Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor. Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine
    dayanışıyor. Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı. Bu yüzden
    okulun bir diğerine göre ayrıcalığı yok.
    Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Eşitlik kavramına
    olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa
    olsun aynı sınıflarda okuyor.
  • Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika’yla karşılaştırıldığında
    Finlandiya’da eğitime ayrılan bütçenin daha fazlası sınıf ortamına
    yansıyor. Çünkü öğretmenler de, yöneticiler de hemen hemen aynı maaşı
    alıyor. Bu yüzden Finlandiya’da eğitim maliyetleri çok daha düşük. Ancak 15 yıllık kıdemli bir öğretmen ortalama bir üniversite mezunundan daha iyi kazanıyor.

*Alıntıdır.