GDO’ nun Kanser yaptığı bilimsel olarak onaylandı

Şubat 2013 | Ozlem Yalcin, Gıda Mühendisi
Fransa’da yapılan yeni bir araştırma, GDO’ların zararlarını su
götürmez biçimde gözler önüne serdi. Biyoteknoloji şirketleri, GDO’lara
izin almak için bugüne kadar kısa vadeli klinik test sonuçları
sunuyordu. Ancak, Caen Üniversitesi’nden Profesör Doktor Gilles-Eric
Seralini’nin iki yıllık araştırması, kısa vadeli testlerden çok daha
tehlikeli ve ciddi sonuçları ortaya çıkardı.

Bugüne kadar GDO’larla ilgili yapılan en uzun süreli ve en kapsamlı
klinik testte, farelerde çoklu organ büyümeleri, tümör ve kansere
rastlandı. Araştırmanın sonuçları bugüne kadar verilmiş GDO izinlerinin
ivedilkle iptalini zorunlu kılıyor.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Tarım Kampanyası Sorumlumuz Tarık
Nejat Dinç: “Bugüne kadar hep kısa süreli klinik testlerin GDO’ların
etkilerini ortaya koymaya yetmeyeceğini savunduk. Ancak biyoteknoloji
şirketleri icat ettikleri GDO’ları sadece üç aylık klinik testlere tabi
tutuyorlardı. GDO’lara verilen izinler de tüm itirazlarımıza rağmen bu
kısa süreli testlere dayandırılıyordu. Oysa Prof. Seralini’nin deneyinde
farelerde 13. aydan sonra kanser vakaları görülmeye başlanmıştır. Bu
araştırma, üç aylık klinik çalışmalara dayandırılarak verilen tüm GDO
izinlerinin kategorik olarak iptalini gerektirmektedir. Yapılan bilimsel
çalışmada Monsanto’nun ürettiği NK603 adıyla anılan genetiği
değiştirilmiş mısır çeşidinin kullanıldığını görüyoruz. Sonuçlar NK603
geninin tümör, kanser, organ büyümeleri gibi etkilerinin olduğunu ortaya
koyuyor. Türkiye’de gerek bu çeşide, gerekse bu çeşidi içeren dört
melez genetiği değiştirilmiş mısır çeşidine geçtiğimiz Kasım ayında izin
verilmişti. Bu beş çeşide verilen izinlerin hemen iptal edilip,
ithalatlarının da acilen durdurulması gerekmektedir. Aynı zamanda
glifosat içeren, yani yabani ot ilaçlarına dayanıklı olması için
geliştirilen GDO’lara verilen izinler de iptal edilmeli. Bu araştırmadan
sonra GDO’lu yemle beslenen tavuklara, ineklere mi üzülelim, yoksa
onların ürünlerini tükettiğimiz için kendimize mi üzülelim şaşırdık. Biz
diyoruz ki, bu araştırmanın ışığında Bakanlık ve Biyogüvenlik Kurulu
inekleri kanser, içtiğimiz sütü de bize zehir etmesin, bunun yerine
verdiği GDO izinlerini iptal etsin” dedi.
Potansiyel ve çok ciddi, geri dönüşü olmayan çevresel etkileri
nedeniyle GDO’ya karşıyız. Bize göre, hiçbir bir GDO testi, bu ürünlerin
insan ve hayvanlar açısından güvenli olduğunu garanti edemez.

KAYNAK : greenpeace.org/turkey/tr