HADİSLER İSLAM'IN YUMUŞAK KARNIDIR

Mart 2013 | Süleyman Sırrı Sözal, Emekli Öğretmen
İslam’da bir hadis tutkunluğu ve aşırı ilgisi var. Bilindiğigibi Dinimizin gerçek dayanağı Kur'an'dır. Gerçektir. Tek bir harfi dahi değişmeden günümüze 1400 yılı aşarak korunarak gelmiştir.Bu koruma 15 / 9 ayeti ile Rabbimizin garantisi altındadır. Kur'an'la karışmaması için Peygamberimiz sağlığında sözlerinin yazılmasını yasaklamıştır. Ölümünden 10 - 20 sene sonra
büyük bir hadis derleme çabası başlamıştır. Bazı kötü niyetliler dünyevi
arzularını gerçekleştirmek için uydurma ve sahte hadisler yazmağa başlamışlardır.
Günümüze kadar ulaşan hadis sayısı 200 - 300 binler civarındadır. Bunların % 90
ının uydurma ve sahte olduğu araştırmacılar tarafından belirlenmiştir.
Hadislerin Kur'an hükümlerine ve ruhuna uygun olması gereklidir. Çünkü
Peygamberimizden Kur'an'a aykırı biz söz çıkması mümkün değildir. Fakat hadis
adı altında günümüze kadar gelen söylentilerin büyük çoğunluğu Dinimize ve
Peygamberimize yakışmayan tevatürlerdir, sözlerdir. Müslümanların
Peygamberlerine olan düşkünlüğü ve sevgisi sebebiyle onun ismi verilen sözler
irdelenmeden araştırılmadan kabullenilmiştir. Sonuçta da dinimiz gerçek
ekseninden çıkarılmıştır. Örnek olarak ehlibeytin sevilmesi konusunda 50 bin
hadis tevatür edilmiştir. Tamamı sahte ve uydurmadır. Peygamberimiz benim
yakınlarımı sevin demeyecek kadar yüce ahlaklı ve ulu bir kişidir. Günümüze
kadar gelen 200 - 300 bin hadis tevatür edildiğini yukarıda belirttik.
Peygamberimiz bilindiği gibi 40 yaşında görevle şereflendirilmiştir. Vahiy de
22 sene 2 ay 22 gün sürede tamamlanmış ve vahyin sonuçlanmasından kısa bir süre
sonra vefat etmişlerdir. Şimdi hesaplayalım Bu süre yaklaşık 194 bin saat
tutmaktadır. Hiç uyumasa, dinlenmese ve her saat bir hadis lütfetse bu sayıda
hadise ulaşılır mı? Lütfen Müslüman kardeşlerim Allah'ın bize lütfettiği akıl
nimetini devreye sokalım. Daha araştırıcı ve bilinçli olarak dinimizi
yaşayalım, uygulayalım. HADİSLERİ KUR'AN'IN ÖNÜNE GEÇİRMEYELİM!



Geleneksel İslam kabulünde Hadisler yani Peygamberimizin
sözleri İslam Dininin Kur’an yanında temel kaynağı kabul edilmektedir. Bunun yanlışlığını
üç senedir süren Milliyet Blog üyeliğimde 5-6 yazımda belirtmiştim. Şimdi bu
bilgi ve görüşümün dayanağı bilgileri kısaca hatırlatarak söze başlayayım:

^^^^^ Kur’an Allah sözü, Hadis ise insan sözüdür. Hiç
ikisi aynı değerde kabul edilebilir mi ?

^^^^^ Peygamberimiz - Kur’an’la karışmaması için - kendi
sözlerinin yazılmasını yasaklamış, sağlığında bu söze uyulmuştur. Vefatından
sonra üç halife döneminde de bu yasağa riayet edilmiştir. Ancak ölümünden 200
yıl sonra sistemli bir şekilde hadis yazımına başlanmıştır.

^^^^^ Kur’an ayetleri Allah’tan iner inmez ezberlenmiş
ve yazılarak kayıt altına alınmıştır. Hadisler ise söylendiği, rivayet edildiği
andan çok uzun süre sonra yazılmayaya başlanmıştır. Bir insan sözünün söylendiği
andan kısa bir süre sonra başkaları tarafından bir diğerine aktarılırken oluşan
iletim hataları malumdur.

^^^^^^ Kur’an 15/9 ayeti ile korunması Allah’ın
garantisi altındadır. Hadislerin için ise doğruluğu için bir garanti yoktur.

^^^^^^ Hadisler ancak Kur’an’ın metnine ve ruhuna uygun
olduğu ahvalde kabul edilebilir. Fakat aşağıdaki örneklerdeki gibi Kur’an
hükümlerine uygun olmayan ve bazan da tamamen zıt olan sözler Kur’an’la eşdeğer
bir kaynak olarak kabul edilebilir mi ?

^^^^^^ Peygamberimiz Kur’an’ın kendisine inmeğe
başladığı yani Peygamberlik görevi verildiği andan itibaren yaklaşık olarak 22
seneden biraz fazla süre yaşamıştır.Ortada yaklaşık iki milyon hadis
dolaşmaktadır. Bu süre zarfında uyumadan günün her an ve dakikası bir hadis
lütfetse bu kadar hadisin oluşması fiilen mümkün değildir.

Aşağıdaki örneklerdeki gibi ‘’ uydurma ‘’ olduğu kesin olan
binlerce hadis ne yazık ki bu güne kadar en ciddi yazar ve düşünürlerin ve
hatta Diyanet İşleri Başkanlığımızın kitaplarında bulunmaktadır. Bırakalım
binleri on bin leri, hadis olduğu rivayet edilen bir tek sözün dahi yanlışlığı
kesin olsa tüm hadis rivayetlerini reddetmeğe sebeptir.

Aşağıdaki uydurma hadisler, güvenilir hadis yazarları
eserlerinden alınmıştır. Bir de güvenilir olmayan hadis riveyetçilerininin
derlediği sözleri düşünün.

Yani kısacası, Din Allah’ındır. Kur’an’da dinin tek
kaynağıdır.

KUR’AN: ‘’ Dinde zorlama yoktur. ‘’ ( 2/256 )

HADİS: ‘’ Dinini değiştireni öldürün ‘’ ( Nesei
7-8/14, Buhari 12/1883 )


KUR’AN: ‘’ Doğrusu
hiçbir günahkar bir başkasının günah yükünü yüklenmez. ‘’ ( 53/18 )


HADİS: ‘’ Ölü ailesinin kendisi için ağlamasından
dolayı azaba uğratılır. ( Buhari – K Cemiz 32-33-34 )


KUR’AN: ‘’ Ben, sizden erkek olsun, kadın olsun
hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizdensiniz. ‘’
( 3/195 )


HADİS: ‘’ Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane
karga arasında alaca karga bir gibidir. ‘’ ( Buhari 9/1391 )


KUR’AN: ‘’ Gerçekten Allah kendisine ortak
koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise dilediğini bağışlar. ‘’ ( 4/48
)


HADİS: ‘’ Cehennemde en
şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır. ‘’ ( Buhari-Tesavir, 89 )


KUR’AN: ‘’ De ki; ‘ Allah’ın
kulları için çıkardığı süsü ve temiz rızıkları kim haram etmiş ? ‘ De ki;
‘Bunlar dünya hayatında iman edenler için, kıyamet günün de ise yalnızca
onlarındır. Bilen bir topluluk için biz ayetler böyle detaylı anlatırız. ‘’ (
7/32 )


HADİS: ‘’ Altın ve ipek ümmetimin
kadınlarına helal, erkeklerine ise haramdır. ‘’ ( Müslim 2 /16 )


KUR’AN: ‘’ Bundan sonra yeri
yumurta biçimine soktu. ‘’( 42/11 )


HADİS: ‘’ Dünya balığın
üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler olur. ‘’ (İbni Kesir
Tefsiri 2/29 / 68/1’in açıklamaları )


KUR’AN: ‘’.... O’ nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur. ‘’ ( 42/11 )

HADİS: Allah ahirette
peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir. ‘’ (
Müslim – İman 302, Buhari 97/24, 10/29,
Hanbel 3/1 )


Yahudilik ve Hıristiyanlık dini mensupları kutsal kitapları
Tevrat ve İncil’i bilindiği ve Kur’an’da da işaret edildiği gibi tahrif
etmişler yani bozmuşlardır. Müslümanlar Kur’an’ı, "Onu biz getirdik,
koruyucusu da biziz." ( 15/9 ) ayeti ile Allah’ın koruma garantisi altına
alındığı için tahrif edememişlerdir. Fakat Peygamberimiz sağlığında yasakladığı
halde ölümünden bir müddet sonra onun ismini vererek hadis yazarak, daha
doğrusu uydurarak, dini bozma işlevinden geri kalmamışlardır. Bunun sonucu
olarak da sam dini gerçek kaynağından çıkarılmış ve bu günkü tanınamaz hale
getirilmiştir.

Gelenekler dinleştirilmiş, sünnet ve hadis adı altında dine
sokulmuştur.

Tabii ki sünnet ve hadise karşı değiliz. Kur’an’a uygun olmak şartıyla.

Ama Kur’an’ın yanında bunlar gerçek ve emin kaynak değildirler. Kur’an vahiyle
beraber ezberlenmiş ve yazılarak kayıt altına alınmıştır. Ama sünnet ve hadis
rivayetleri Peygamberimizin vefatından uzunca bir süre sonra yazılmaya
başlanmıştır.

Aynı konuda 4-5 hadis rivayeti vardır. Ve birbirleriyle
tutarlı değildir. Kur’an hükümlerine ters hükümler içeren rivayetler vardır.
Kur’an’ı en iyi bilen Peygamberimizin ağzından Kur’an’a aykırı bir söz çıkması
mümkün değildir. Ama Müslümanların peygamberlerine aşırı düşkünlük ve sevgisi
sebebiyle O’nun adı verilen her söz incelenmeden, irdelenmeden benimsenmiş,
hadis olarak kabul edilerek bu günlere kadar gelmiştir. Hatta en tanınmış din
düşünür ve yazarlarının eserlerine dahi uydurma hadisler girmiştir. Sözün özü HADISLERİSLAM’IN YUMUŞAK KARNIDIR.