Haksız Tahrik

Haziran 2012 | Şebnem Avşar, Hukuk Öğrencisi
Haksız tahrik ; bir kimsenin haksız bir fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli bir elemin etkisi altında kalarak suç işlemesi halidir. Haksız tahrik kusurluluğu azaltan bir haldir. Burada cezada tamamen verilmemezlik yoktur, indirim söz konusudur. Bu indirim de Türk Ceza Kanunu madde 29 da yer almaktadır :" Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. "

765 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 51
de ; ikili bir ayırım vardır. Burada ağır haksız tahrikve hafif haksız tahrikolmak üzere tahrikin dereceleri söz konusudur. Ağır haksız tahrikte ceza indirimi daha fazla olurken ; hafif haksız tahrikte ceza indirimi daha az olur. Örnek verecek olursak ; basit bir küfürde hafif haksız tahrik uygulanıyordu ancak ardı ardına ağır küfürde veya bir kimsenin bir yakınının öldürülmesi gibi durumlarda ağır haksız tahrik uygulanıyordu.
Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 29 da ağır-hafif haksız tahrik derecelendirilmesi kaldırılmıştır ama madde 29 da "... dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. " ifadesi yer almaktadır. Uygulamada 'dörtte birinden' dediğimizde hafif haksız tahriki uygulayıp daha az ceza indirimi yapılırken ; 'dörtte üçüne' dediğimiz ise ağır haksız tahriki uygulayıp daha fazla ceza indirimi yapılmaktadır.
Aslında tahrik derecelerinin kaldırılmasına rağmen uygulamada değerlendirme yaparken  765 sayılı TCK'da ki derecelere göre uyguluyoruz.


Haksız Tahrikin Şartları

1) Tahrik teşkil eden bir fiilin bulunması

Buradaki fiili 'haksız fiil' olarak düşünmemeliyiz ; 'haksız tahrik' olarak düşünmeliyiz. Her türlü hareket olabilir ancak bu haksızbir davranış olmalıdır.

Tahriki oluşturan fiilin mutlaka faile yöneltilmesi gerekmiyor. Örneğin ; Bir yakınının öldürülmüş olması, doğrudan faile yöneltilmiş değildir. Ancak failin elem ve acı duyması söz konusudur.

2) Bu tahrik (fiil) haksız olmalı

Fiilin suç oluşturması gerekmez,haksızolmalıdır. Örneğin; kadın kocasına aleyhine boşanma davası açması üzerine adamın kadını dövmüş olması durumunda Yargıtay burada kadının yasal hakkını kullandığını ve bunun haksız tahrik sayılamayacağını belirtmiştir.

Akıl hastası, bir kimsede elem oluşturacak tahrik oluşturabilir mi? Oluşturabilir çünkü haksız tahrikte suç oluşturabilmesi söz konusu değildir. Hareketin haksız olup olmaması dikkate alınır. Bu sebeple; akıl hastası tarafından olan bir hareket haksız tahrik oluşturabilir.

3) Fail bu fiil sebebiyle öfke veya şiddetli elem haline sürüklenebilir olmalı

Fail haksız tahrikin neden olduğu öfke veya şiddetli elemin etkisindeyken ve bu durumun tepkisi olarak suçu işlemiş olmalıdır. Yani ; haksız tahrikin oluşabilmesi için bu öfke veya şiddetli elemin sürüyorolması lazım. Etkisi altında olmalıdır. Örneğin; A'nın B'ye küfür etmesi üzerine 2 hafta sonra B, A'ya yumruk atarsa burada haksız tahrik söz konusu olmaz çünkü etkisini kaybetmiştir.

4) Failin işlediği suç bu ruhi durumun tepkisi olmalıdır.

İşlenen suç ile ruhi durum arasında illiyet bağı olmalıdır.

Haksız tahrik ile işlenen fiil arasında bir oranaranır mı? Bu kusurluluğu kaldıran bir hal ya da hukuka uygunluk sebebi değildir. Bu kusurluluğu azaltan bir haldir. Bu sebeple;oran aranmaz.