Hükumetten pes artık dedirtecek yeni sağlık yasası

Şubat 2014 | Şaman, İnşaat Mühendisi
Yeni yasa acil sağlık servisinin sağlanmasını kısıtlıyor. Hükumet yasanın ruhsatlı sağlık uzmanlarının acil durumlara müdahale etmesini engellemeyeceğini söylerken, sağlık sektörü çalışanları yasanın nasıl uygulanacağını sorguluyor.

Eylemcileri öldürmeye ant içmiş sayın yüce hükumetimiz sayesinde artık sokakta ölseniz, bakanlıktan yetkisiz bir doktor size dokunamayacak...

Acil durumlarda verilen sağlık hizmetlerini düzenleyen yeni yasa, bu gibi koşullarda tedavi sağlayan sağlık uzmanlarının haksız yere hedef alınmasına sebep olabileceğini söyleyen hekimlerim itirazlarına rağmen Ocak ayının sonunda yürürlüğe girmişti.

1911

Yaralı bir eylemci 15 Haziran 2013 tarihinde İstanbul'daki bir otelde kurulan geçici revirden sedyeyle taşınıyor. Yeni düzenlenen yasaya göre sağlık personeli kritik durumlarda artık sadece acil servis olay yerine varıncaya kadar yaralılara müdahale edebilecek. [AFP]

Yeni yasaya göre acil durumlarda sadece ruhsatlı sağlık çalışanları müdahalede bulunabilecek ve acil hizmetlerin olay yerine varmasıyla bu müdahalelerine son verecekler. Yasaya uymayanlar bir ile üç yıl hapis cezası ve 20,000 TL'ye kadar para cezasına çarptırılacak.
Yasaya karşı çıkanlar sözkonusu yasanın geçen yaz düzenlenen Gezi Parkı eylemlerine bir tepki olarak doğduğunu söylerken, hükümet yetkilileri konunun bu olaylar yaşanmadan önce görüşülmekte olduğunu belirtiyor. Gönüllü doktorlar, hemşireler ve tıp öğrencileri binlerce yaralı eylemciyi tedavi edebilmek amacıyla biri Divan Oteli'nin bodrum katında olmak üzere Gezi Parkı yakınlarında revirler kurmuştu.
İlk tasarı acil durumlarda yaralı kişilere - ruhsatlı sağlık personeli de dahil olmak üzere - herhangi bir kişinin müdahalesini yasaklıyordu. Cumhuriyetçi Halk Partisi (CHP) tarafından yapılan itirazlar üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), ''yetkili kişiler tarafından acil servis olay yerine varıncaya kadar sağlık servisinin sağlanması istisnası ile'' ifadesinin eklenmesini kabul etti.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "acil durumlarda hekimler hastaya müdahale edebilecek. Doktolar, müdahale etme hakkına sahipler ancak tedavi koşulları sağlandıktan sonra yapacakları herhangi bir müdahale kabul edilemez'' dedi.
Müezzinoğlu yasa tasarısının kabul edilmesinin ardından yaptığı bir konuşmada Gezi protestolarının yapıldığı alanın 2,000 metrekare içerisinde dört tane hastane olduğuna ve buna rağmen gösteriler sırasında doktorların hastalara bir otelin bodrum katında müdahale ettiklerine dikkat çekti.
Müezzinoğlu "Yasanın ilk tasarısını Gezi olayları öncesinde hazırladık. Gezi Parkı eylemleri sırasında hizmet veren doktorlar hakkında soruşturma açılcaktır'' dedi.
Türk Tabipler Birliği (TBB) Genel Sekreteri Bayazıt İlhan, SES Türkiyemuhabirine Gezi Parkı eylemleri sırasında yaralanan kişilerin hastanelere ''polis tarafından fişlenmekten korktukları için'' gitmediklerini söyledi.
İlhan, Sağlık Bakanlığı ve emniyetin hastanelerden Gezi olayları sırasında yaralanan eylemcilerin isimlerini bildirmelerini istediklerini de sözlerine ekledi.
İlhan, "Şimdi bakanlık yaralı kişilerin acil sağlık hizmeti almalarını tamamen engelliyor'' dedi.
Avrupa Doktorlar Daimi Komitesi (CPME), Dünya Tabibler Birliği (WMA), İngiliz Tabipler Birliği (BMA) ve Alman Tabipler Birliği (GMA) Cumhurbaşkanı Abdullah Gul'e yasa tasarısı hakkındaki endişelerini bildiren mektuplar gönderdi. Mektuplarda Gül'den yasayı veto etmesi istendi ancak Cumhurbaşkanı Ocak ayı sonunda yasayı imzaladı.
Avrupa Doktorlar Daimi Komitesi, mektubunda "Yasa acil tıbbi yardımı suç haline getirecek ve doktorlar acil tıbbi müdahaleye ihtiyacı olan Türk vatandaşlarına yardım ettikleri için ağır para cezası ve hapis cezasına çarptırılacak'' görüşünü savundu.
Avrupa Doktorlar Daimi Komitesi yasa tasarısında belirtilen ve yetkili personel tarafından sağlanan acil servisin sadece ''resmi sağlık görevlilerinin olay yerine varması ve sağlık hizmetinin daimi hale gelmesine kadar'' izin verilmesini öngören ifadeyi de eleştirdi.
Mektupta "Kimin ne zaman tıbbi müdahalede bulunabileceğini düzenleyen bu tür belirsiz ve gereksiz şartlar acil tıbbi ilk müdahale ekiplerinin nedensiz şekilde tutuklanmalarına ve cezalandırılmalarına neden olacaktır'' denildi.
SES Türkiye'ye yaptığı yazılı açıklamada Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan, ''Hekimlerin herhangi bir yerde karşılaşacağı acil hastaya müdahale etmesinde kısıtlama oluşacağı görüşü hiçbir şekilde doğru değildir'' dedi.
Şencan, ''Ne yazık ki kanun metni yeterince incelenmeden sadece muhalif görüşü esas alarak yorum yapılmaktadır'' dedi.
Şencan aynı zamanda ''... ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler” cümlesi ve ''ruhsatsız kişiler'' ifadesinin hekimlerin acil bir hastaya müdahale edebilmesi için ayrıca bir ruhsat gerekmediğine dikkat çektiğini söyledi.
Şencan ''Hekimlerin acil bir hastaya müdahale etmesi, veya herhangi birisine amatör danışmanlık vermesi hekim olmanın verdiği otomatik bir yetki ve sorumluluktur'' dedi.
Şencan sağlık hizmeti verenlerin gerekli eğitimleri almış ve ruhsatla yetkilendirilmiş olmaları gerektiğini de sözlerine ekledi.
BM Sağlık Hakları Özel Raportörü Anand Grover Aralık ayında yayınladığı bir açıklamada yasanın ''doğal afetlere açık ve eylemlerden muaf olmayan bir demokrasiye sahip bir ülkede acil tıbbi yardımın mevcudiyet ve ulaşılabilirliği üzerine son derece olumsuz bir etkisi olacağını'' belirtti.
Dünya Tabipler Birliği Genel Sektereri Otmar Kloiber benzer bir açıklama yayınlayarak ''depremlerden sel baskınlarına, protestolardan eylemlere kadar tüm acil durumlarda acil tıbbi müdahaleye yönelik uluslararası standartlar resmi medikal taşımacılığı değil yaralı veya hastanın tıbbi bakımını temel almaktadır. ... [Sağlık personelinin] müdahale edilmeden ve müdahale korkusu olmadan mesleki sorumluluklarını yerine getirebilmeleri gerekmektedir'' ifadelerini kullandı.
Şencan yapılan eleştirilere değinerek ''Deprem veya başka bir doğal afet ya da acil müdahale gerektiren bir hasta ile karşılaşıldığında hekimin davranışı ve uygulaması konusunda tüm dünyada kabul edilmiş standart uygulama davranışı dışında herhangi bir değişiklik olması beklenmiyor ve istenmiyor'' dedi.
SES Türkiye muhabirine konuşan doktorlar bu konudaki endişelerini dile getirdi.
Sağlık uzmanlarına eğitim sunan Senoloji Akademisi (SENATÜRK) ile çalışan hekim Ahmet Erkek, yasanın hipokrat yeminine aykırı olduğunu söyledi.
Erkek "Yeni yasaya göre doktorlar kendi görev mekanları veya başka bir deyişle sözde yetki alanları dışında oldukları zaman hastalara müdahale edemez. Bir doktor için 'görev yeri' diye bir şey yoktur. Doktorlar ihtiyaç halinde herhangi bir yerde hizmet vermelidir'' dedi.
Erkek, yasanın ağır cezalara sebebiyet verme potansiyeli nedeniyle ''doktorların bir acil durumda sessiz kalmayı tercih edeceklerinden korktuğunu'' söyledi.
Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'den beyin cerrahı Yardımcı Doçent Hakan Erdoğan, yasadaki ''... acil servis olay yerine varıncaya kadar... '' ibaresinin belirsiz bir ifade olduğunu söyledi.
Erdoğan "Bir doktor bir hastaya müdahale ettiği zaman koşullar yerine getirilinceye kadar bu tedavinin sürmesi gerekmektedir. Ancak yasa acil servisin olay yerine varmasıyla herşeyin yeni baştan yapılacağını belirtiyor'' dedi.
Erdoğan yasanın ciddi karışıklıklara sebebiyet vereceğinin açıkça görüldüğünü de sözlerine ekledi.

Hakan Erdoğan, "Uygulamada ne olacağını bekleyip görmeliyiz'' dedi.
Yeni yasa acil sağlık hizmetlerinin sağlanmasını nasıl etkileyecek? Fikirlerinizi yorumlar kısmında paylaşın.

kaynak: turkey.setimes.com/tr/articles/ses/articles/features/departments/national/2014/02/13/feature-01