İçki ve politika - Ali Murat İrat

Nisan 2012 | Şaman, İnşaat Mühendisi
Milletin içtiğiyle uğraşmaya başladılar şimdi de. Uğraşanlara bazı hatırlatmalar yapayım istiyorum. Bugüne kadar hiçbir alkolik, bir politikacının tek başına bu ülkeye verebileceğinden daha fazla zarar vermedi. Hiçbir alkolik hiçbir vatandaşı güpegündüz ayı gibi oynatmadığı gibi, saçma sapan nedenler ileri sürüp bir başka ülkeyi savaşla tehdit etmedi. Etse de insanlar gülüp geçerdi.

Bugüne kadar hiçbir alkolik bu ülkenin çocuklarını yine bu ülkenin dağlarında birbirine kırdırmadı. 

Bugüne kadar hiçbir alkolik öğretmenlerini toptan sıra dayağından geçirmedi. 

Bugüne kadar hiçbir alkolik devletin polisiyle yine devletin memurlarının üzerine meydanlarda bir hışım gibi inmedi. 

Ne bu ülkede ne de başka bir ülkede alkolikler toplanıp bir şehrin tam orta yerinde alkol almayanları bir meyhanenin içinde kıstırıp çıraları ateşe verir gibi yakmadı. 

Bugüne kadar hiçbir alkolik bir başka insanın boğazından tutup zorla ona içirmedi. 

Bugüne kadar hiçbir alkolik ramazan ayında zorla rakı içeceksiniz diye insanları bıçaklamadı. 

Bugüne kadar hiçbir alkolik televizyon ekranlarından yakılarak katledilmiş insanlar için hayırlı olsun demedi.

Bugüne kadar hiçbir alkolik bu ülkenin geleceğini karartmak için "ülke yönetimine" el koymadı.

Bugüne kadar hiçbir alkolik suçsuz yere insanları yıllarca hapishanelerde çürütmedi. 

Bugüne kadar hiçbir alkolik kendinden olmayana yaşam hakkı tanımamazlık etmedi. 

Bugüne kadar hiçbir alkolik vatanını bir şişe rakıya satmadı.

Şimdi kalkmış milletin içtiği iki kadehle uğraşıyorlar. Kendine Müslümanım diyen bazıları da bunca hırsızlığı, pisliği, çocuk yaşta fuhuşa sürüklenen kızları, bedenini satan körpeleri, uyuşturucu baronlarının hükümdarlığını, acından ölenleri, dağlarda ölen gençlerini ve bunların aleni müsebbiblerini görmeyip işi gücü bırakıp Müslümanlıklarını bu yolla ispat etmeye çalışıyorlar. Sanki ben 10 yıldır iktidardayım. Ebu Zerr Gıffari ne diyordu gece aç yatıp sabah olunca kılıç çekmeyene insan demem, bırakın Müslümanı. 

Hz. Muhammet "içki kötülüklerin anasıdır" demişti. Ama O, toplumun bütün yapısını değiştirecek kadar devrimciydi. 
Bir de bu yazıda "alkol bağımlılarından" yani alkoliklerden söz ettim. Hani sizin kendilerine dünyayı zindan ettiğiniz ve bu nedenle arada bir, bir-iki kadeh atıp da kahrolası dünyayı unutmak isteyen daha da "masumlardan" değil. 
Unutmayın ki hiçbir alkolik de bu yazıyı yazmaz.

Kısacası milletin içtiğiyle uğraşacağınıza önce birilerinin deveyi hamuduyla yemesiyle uğraşın da yiğit diyelim.